Tutsak Nurullah Sertkaya, Kırşehir S Tipi Cezaevi’nde 30 yıllı aşan süreyle cezaevinde tutulan hasta tutsakların tahliyelerinin ertelendiğini, su sınırlaması, kitap ve gazetelere erişimlerine engellerin sürdüğünü ifade etti
Kırşehir S Tipi Cezaevi’nden tutsak Nurullah Sertkaya, yaşanan hak ihlallerini insan hakları savunucusu Nuray Çevirmen Aykol’a gönderdiği mektupla anlattı. Sertkaya, yaşamını yitiren gazeteci Hüseyin Aykol’un Yeni Yaşam gazetesinin İçeriden Köşesi’ni devam ettiren Nuray Çevirmen Aykol’a gönderdiği mektupta, söz konusu cezaevinde tutsak tahliyelerinin İdare ve Gözlem Kurulları’nın keyfi uygulamaları ile ertelendiğini belirtti. Tutsakların temel hakları olan etkinliklerden mahrum bırakıldığını belirten Nurullah Sertkaya, kendilerine verilen suyun haftada iki defa ve tutsak başına 40 litre olarak verildiği ifade etti.
10 tutsağın tahliyesine engel
Nurullah Sertkaya mektubunda kendisi ile birlikte 10 tutsağın tahliyesinin İdare ve Gözlem Kurulu tarafından ertelendiği bilgisini vererek, “Tutsak Ebubekir Yulu, 30 yılını doldurmuş biri. Engellemelerle birlikte şuan 33’üncü yılına girdi cezaevinde. Tutsak Yulu, bu sürede prostat, bel, boyun fıtığı, bağırsak ve mide hastalıkları ilerlemiş durumda. Son yapılan tetkiklerde damarlarının tıkalı olduğu tespit edilmiş, anjiyo olmuş, ama damarları açamadıkları için yaşamına belki mal olacak bir risk ile karşı karşıya kalmaktadır. Aynı şekilde Cemil İvrendi’nin tahliyesi de engellendi ve 31’nci yılına giriyor. Cemil İvrendi de ağır kalp hastası, yaşlı ve gittikçe sağlık durumu kötüleşmektedir” ifadelerini kullandı.
Kitaplar ve gazete verilmiyor
Nurullah Sertkaya, cezaevi kütüphanesinde nitelikli kitapların bulunmadığını, kütüphaneden faydalanamadıklarını ve istedikleri kitaplara erişemediklerini dile getirdi. Yeni Yaşam, Evrensel ve Birgün gibi gazetelerin kendilerine verilmediğini aktaran Nurullah Sertkaya, TV kanallarında da aynı sorunu yaşadıklarını, sadece iktidara yakın TV kanallarını izleyebildiklerini aktardı. Nurullah Serkataya, “Talepte bulunmamıza rağmen olumlu bir cevap alamamaktayız” diye belirtti.
Cezaevinde su sorunu
Yaşadıkları en önemli sorunun su olduğunu, paslı su ile banyo yapmak zorunda bırakıldıklarını belirten Nurullah Sertkaya, “Soğuk su gün içinde iki kez o da belli aralıklarla veriliyor. Verilen sıcak su ise paslı ve kötü kokulu akıyor. Haftada iki defa kişi başı 40 litre sıcak su verilmektedir. Bu miktar ile ne banyo yapılabilir ne de elbiselerimizi yıkayabiliyoruz. Gerekçe olarak suyun azalması söylense de, baraja yakın bir yerde olmamıza rağmen baraj suyu yerine sürekli kuyu kazarak soruna çare bulma arayışı var. Suyun paslı akması zaten kullanabilme olanağı vermemekte, suyla banyo yaptığımızda gün içinde vücutta aşırı kaşıntılar yaşamaktayız. İleriki süreçlerde hangi hastalıklara neden olacağını bilmiyoruz” diye belirtti.
Aileler mağdur ediliyor
Söz konusu cezaevinde sürekli olarak tutsakların koğuşu ile görüş günlerinin değiştirildiğini ve bu durumun bir işkence haline geldiğini aktaran Nurullah Sertkaya, şunları dile getirdi: “Bizlerin her 6 ayda bir koğuşları değiştiriliyor. Temizlediğimiz koğuştan alınıp, en kötü ve kirli koğuşa gönderiliyoruz. Götürüldüğümüz koğuşların birçok temel malzemelerini kendi paramız ile tamir etmek zorunda kalıyoruz. Yine Görüş ve telefon günlerimiz sürekli değiştiriliyor. Bu durum ailelerimizin de mağduriyet yaşamasına neden oluyor. Biz aynı memlekette olanların görüşlerinin aynı güne getirilmesi talebinde bulunduk ancak talebimizin tersini yaparak, mağduriyet yaratmada sınır tanımıyorlar.”
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

