Site icon Serbest Görüş

İran sınırında açıklama: Bölgede barışçıl çözüm tesis edilmeli


Göç Araştırmaları Platformu, İran sınır kapısında yaptığı açıklamayla uluslararası kurumlara çağrı yaparak, ‘Tüm sivillere yönelik saldırıların derhal durdurulmasını bölgede barışçıl, demokratik ve insan haklarına dayalı bir çözümün tesis edilmesini talep ediyoruz’ dedi

İsrail ve ABD’nin İran’a dönük saldırılarına ve oluşabilecek göç dalgasına ilişkin Göç Araştırmaları Platformu, Wan’ın Serav (Saray) ilçesindeki Kapıköy Sınır Kapısı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamaya DEM Parti, DBP ve Demokratik Kurumlar Platformu üyeleri katıldı.

Mezopotamya Göç İzleme Derneği (GÖÇ-DER) Eşbaşkanı Mehmet Vecih Aydoğan, Ortadoğu’da başlayan savaşla birlikte göç krizinin başladığını belirterek, “Son günlerde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılar, bölgede zaten kırılgan olan barış ve istikrar ortamını daha da ağır bir krize sürüklemiştir. 28 Şubat’ta başlayan saldırılar ve ardından İran’ın gerçekleştirdiği misillemelerle birlikte Ortadoğu’da gerilim hızla tırmanmış, çatışmalar birçok ülkeyi etkileyebilecek geniş bir bölgesel kriz riskini ortaya çıkarmıştır” dedi.

‘Göç hareketliliği başlamıştır’

İran’a dönük devam eden saldırılar sonucunda çok sayıda yerleşim alanının hedef alındığını ve yüzlerce insanın yaşamını yitirdiğini kaydeden Mehmet Vecih Aydoğan, “Devam eden bombardımanlar sonucunda çok sayıda yerleşim yeri hedef alınmış, yüzlerce sivil yaşamını yitirmiş, binlerce insan yaralanmış ve temel yaşam alanları ağır biçimde tahrip edilmiştir. Çatışmaların ilk günlerinden itibaren on binlerce insan yaşadığı kentleri terk etmek zorunda kalmış, özellikle İran’ın batı bölgelerinden ve büyük şehirlerinden Türkiye başta olmak üzere komşu ülkelere doğru bir göç hareketliliği başlamıştır” dedi.

‘Sivillere yönelen şiddet meşru değildir’

Saldırıların sürmesi durumunda büyük bir göç dalgasının yaşanacağı uyarısında bulunan Mehmet Vecih Aydoğan,  “Yaşam alanları bombalanan, güvenlikleri ortadan kaldırılan insanlar hayatta kalabilmek için yerlerinden edilmektedir. Bölgedeki askeri gerilimin sürmesi halinde yeni ve daha büyük göç dalgalarının yaşanacağı açıktır. Öte yandan, İran yönetiminin kendi sınırları içerisinde yaşayan Kürt nüfusa yönelik gerçekleştirdiği saldırı ve baskı uygulamalarını da açık bir şekilde kınıyoruz. Sivilleri hedef alan, halkların temel hak ve özgürlüklerini ortadan kaldıran her türlü askeri operasyon ve güvenlikçi politika kabul edilemezdir. Kürt halkına ve bölgede yaşayan tüm topluluklara yönelik hak ihlallerinin derhal son bulması gerekmektedir. Kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin sivillere yönelen şiddet meşru değildir” diye ifade etti.

Göç etmek zorunluluğunda kalan sivillerin barınma, beslenme, sağlık koşulları devletin sorumluluğunda olduğunu söyleyen Mehmet Vecih Aydoğan, “Uluslararası insan hakları hukuku ve insancıl hukuk kuralları, savaş ve çatışma koşullarında dahi sivillerin korunmasını zorunlu kılmaktadır. Göç etmek zorunda kalan sivillerin güvenliğinin sağlanması, barınma, beslenme, sağlık ve diğer temel ihtiyaçlarının karşılanması devletlerin hem hukuki hem de insani sorumluluğudur. Bu insanlar herhangi bir siyasi gerilimin tarafı değil; yaşam hakkı ihlal edilen masum sivillerdir” dedi.

Uluslararası kurumlara çağrı

Uluslararası kurumlara sivil haklarını koruma çağrısında bulunan Mehmet Vecih Aydoğan,  “İlgili tüm kamu kurumlarını ve uluslararası mekanizmaları, göç etmek zorunda kalan sivillerin haklarını korumaya, ayrımcılığı önlemeye ve gerekli tüm insani tedbirleri ivedilikle almaya çağırıyoruz. Savaştan ve baskı politikalarından kaçmak zorunda bırakılan insanlara kapılarımızı açmak bir tercih değil, insan olmanın gereğidir. Tüm sivillere yönelik saldırıların derhal durdurulmasını bölgede barışçıl, demokratik ve insan haklarına dayalı bir çözümün tesis edilmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Açıklamanın ardından konuşan DEM Parti Milletvekili Mahmut Dündar ise, Ortadoğu’da devam eden savaşlara işaret ederek, “Ulus devlet mantığı bu halklar üzerinden asimilasyon ve yok etme politikaları uygulanıyor. Devletler, halkların haklarını demokratik yollardan çözemedikleri için maalesef emperyalistlerin alanı haline geliyor” dedi.

Kaynak: MA

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version