Site icon Serbest Görüş

Enes Kanter’in cümlesi ve bir ömrün özeti

Enes Kanter’in cümlesi ve bir ömrün özeti


AHMET KURUCAN | YORUM

Bazen bir cümle, uzun uzun yazılmış kitapların, yapılmış yüzlerce konuşmanın söyleyemediğini söyler.

X platformunda yayımlanan ve “NBA oyuncusu Enes Kanter Freedom’ın, Hocaefendi ile ilgili Amerika’da hazırlanan belgeseli yayınlandı. Belgeselde, Hocaefendi ile ilk karşılaşmasından vefatına kadar geçen sürece dair unutulmaz hatıralarını ve Hizmet Hareketi’nin küresel etkisini anlattı.” cümlesiyle duyurulan 11 dakika 29 saniyelik kısa videosunda kurduğu cümle tam da böyle bir cümle: “I am who I am because of him. (Ben bugün kimsem, onun sayesinde öyleyim)”

Bu cümlenin üzerinde kısaca durmak istiyorum. Bana göre bu cümle, bir minnet ifadesi olmasının yanında bir insanın hayatının hangi ellerde yoğrulduğunu, hangi fikirlerle şekillendiğini, hangi değerlerle istikamet bulduğunu anlatan enfes bir beyan.

Enes Kanter’in anlattıklarını dinlerken, daha önce fark ettiğim bir şeyin zihnimde çok daha netleştiğini gördüm. O sadece NBA’de bir zamanlar oynamış bir sporcu değil artık; aksine o, bir dönüşümün, bir değişimin somut bir örneği.

Nasıl mı?

Kendi ifadeleriyle çocuk yaşta çevresinden nefret söylemleri duyan, “Yak, yık, ötekini düşman gör” diye yönlendirilen bir zihin… Ama sonra bir kitapla, bir fikirle, bir bakış açısıyla tanışıyor.

Ve o zihin, insanı insan olarak gören bir ufka açılıyor. İşte tam da burada “Ben bugün kimsem, onun sayesinde öyleyim.” cümlesinin ağırlığı ortaya çıkıyor.

Perspektifi biraz daha genişleteyim ve kendimi de dahil ederek söyleyeyim; Enes Kanter’in hikâyesi bir istisna değil. Bilakis, Hizmet’i tanıyan, Hocaefendi’nin fikirleriyle temas eden herkesin ortak cümlesi bu.

Şöyle ki; kimileri Hocaefendi ile birebir tanışmıştır. Kimileri sadece bir kitabını okumuştur. Kimileri bir sohbetini dinlemiştir. Kimileri ise onu hayatında bir kez bile olsun görmemiştir. Ama sonuç değişmez. Eğer onun düşünceleri, yorumları ve ortaya konulan Hizmet projeleri sayesinde zihni bir değişime uğramışsa, “Ben bugün kimsem, onun sayesinde öyleyim” cümlesini kurar.

Nasıl oluyor bu?

Cevabı basit: Hocaefendi’nin söylem ve eylemlerinde, ortaya koymuş olduğu ideallerde; o idealleri dünyanın yüzlerce ülkesinde hayata taşıyan eğitim, diyalog, insani yardım vb. projelerin her birinde bir insan inşası söz konusu. Dolayısıyla kaç ülkede hizmet varsa o ülke sayısınca bir organizasyondan söz etmiyoruz. Aksine bir düşünce zemininden, bir değerler manzumesinden ve hepsinden önemlisi insanın iç dünyasına dokunan bir eğitim ve öğretim anlayışından söz ediyoruz.

Enes Kanter’in ifadesiyle farklılıkları masaya bırakıp ortak noktaları bulma çabasından… İnsanları diniyle, diliyle, rengiyle, cinsiyle değil; insan oluşuyla görmeden… Nefret yerine merhameti yerleştirmeden… Evet, bunların hiçbiri teorik idealler değil; hayata dokunan, insanı ve toplumu dönüştüren prensipler.

Bunun en somut örneklerinden birini Enes Kanter, farklı dinlerden, farklı renklerden, farklı kültürlerden insanların aynı soyunma odasında bir araya gelip sahaya çıkmaları üzerinden şöyle anlatıyor: “Sahaya çıktığımda onların hiçbirini farklı görmüyordum. Sadece takım arkadaşlarımı görüyordum.”

İşte bu, teorinin pratiğe dönüşmüş hâli.

Bir başka dikkat çekici nokta ise Hocaefendi’nin yaklaşımı. Bir sporcu geliyor karşısına. Onu kendi kalıplarına sokmaya çalışmıyor. Onun dünyasına giriyor. Basketbolu öğrenmeye başlıyor. Bağ kuruyor. Yani insanı olduğu gibi kabul edip oradan yükselten bir yaklaşım. Bu, pedagojik olarak da sosyolojik olarak da son derece derin bir bakış açısıdır.

Bir de “Ailenle bağını koparma.” tembihi var Hocaefendi’nin. Enes Kanter’in hayatında yaşadığı en büyük kırılma anlarından biri… Türkiye’de bulunan ailesine yapılan zulümler, baskılar esnasında, “Ailenle bağını koparma.” demesi…

Bir davanın, bir idealin içinde bile insanı insan yapan en temel değeri önceleyen bir bakış açısıdır bu. Bu da o sistemin karakterini gösteriyor.

Enes Kanter’in anlattıkları bir şahitliğin ifadesi. Bir neslin nasıl yetiştiğine, nasıl dönüştüğüne dair canlı bir şahitlik hem de. Ve bugün dünyanın dört bir yanında, birbirini hiç tanımayan insanların aynı cümleyi kurmasının sırrı da burada yatıyor.

Haddimi aşarak bu kısa videoyu izlemenizi tavsiye ederim. Sadece Enes Kanter’in hayatından bir kesiti anlamak için bu tavsiyeyi yapmıyorum. Bugün hâlâ dünyanın dört bir yanında binlerce insanın kalbinde yaşayan o fikri, o ruhu, o insan anlayışını anlamak için izlemenizi isterim. Kendinizi düşünün izlerken. Kendiniz gibi binlerce insanı düşünün.

Evet, bazen bir cümle bir ömrün özeti olur. Ve bu cümle, tam da öyle bir cümle: “Ben bugün kimsem, onun sayesinde öyleyim.”

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version