Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair konuşan Amed Barış Anneleri Meclisi üyeleri, ‘Önderliğimiz elini uzattı gerisi onlarda. Onlar da ‘umut ilkesi’ni uygulayarak ellerini uzatsınlar’ diye belirtti
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın birinci yılı geride kaldı. Bu kapsamda 27 Şubat’ta yeni bir mesajı yayınlanan Abdullah Öcalan, ikinci aşamaya geçildiğini belirtti. Kamuoyunun pür dikkat takip ettiği mesaja dair Amed Barış Anneleri Meclisi üyeleri konuştu.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yeni fotoğrafının kendisinde büyük bir umut uyandırdığını belirten Güler Yüksekbağ, “Önderliği görünce yeni bir dünya görmüş gibi oluyoruz ve diyoruz ki; Önderliğin yeri İmralı Adası değil, onun yeri halkının içidir” dedi. Abdullah Öcalan’ın fikirlerini ve düşüncelerini halkına ve örgütüne bire bir aktarması gerektiğinin zamanı geldiğini belirten Güler Yüksekbağ, “Aynı zamanda devletin, ‘terör’ söylemlerini de kabul etmiyoruz. 50 yıldır haklarını talep eden bir halkız. Bu sorunun adı, ‘terör’ değil, Kürt sorunu olmalı. Bu söylemleri kabul etmiyoruz. Onun için devletin dilini de değiştirmesi ve Kürt sorununu çözmesi gerekir” diye konuştu. Umut ilkesinin uygulanması gerektiğini belirten Güler Yüksekbağ, “Bu bir lütuf değil zaten uygulanması gereken bir şeydir. Onun için bir an önce yürürlüğe girmesi ve uygulanması gerekir” dedi.
‘Devlet adım atmalı’
Nazime Boltan, “Biz bu kapsamda başta Önderlik olmak üzere tüm siyasi tutsakların fiziki özgürlüklerinin sağlanmasını istiyoruz. Önderliğimiz elini uzattı, şuan her şey onların elinde. Onlar da umut ilkesinin uygulayarak ellerini uzatsınlar” ifadelerini kullandı. Abdullah Öcalan’ın ve tutsakların bırakılmasını talep eden Feride Mafrak, “Devlet artık adım atmalı. Bugüne kadar biz adım attık şimdi sıra onlarda. Kürtlerin başı diktir” dedi.
‘Terör söyleminden vazgeçilmeli’
Devletin Kürtlere “terör” diye hitap etmesine tepki gösteren Makbule Açıkgöz, “Eğer ‘terör’ diyorlarsa barıştan yana değiller. Biz inanıyoruz ki bu barış süreci bütün Kürtler için güzel şeylere vesile olur. Zaman artık kandırma zamanı değil. Kürtler kandırılmaz. Bir Kürt dahi kalsa yine bu umutla ilerleriz. Bizler barış elinin tutulmasını Önderliğin ve tüm tutsakların bırakılmasını istiyoruz” diye konuştu.
‘Kürtler bir olmalı‘
Reşahat Ada, umut ilkesinin uygulanması gerektiğini belirterek, “4 parça Kürdistan ve tüm dünyaya çağrımdır; Önderliğimiz özgür olmadan ne dağlar, ne çöller, nede zindanlar özgür olabilir. Tek umudumuz Önderliğimiz. Bir damla kanımız kalana kadar, Önderliğimizin ve davamızın arkasındayız. Biz bu davamızı bırakmıyoruz. Devlet neden adım atmıyor” diye sordu.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

