Site icon Serbest Görüş

AKP medyası tapulara tüy dikti!

Necip F. Bahadır


NECİP F. BAHADIR | YORUM

İktidar medyası ne yapmaya çalışıyor? Adalet Bakanı Akın Gürlek’i aklamaya çalışırken ‘daha da sıvadı’ veya ‘tüy dikti’. Gürlek, Sabah gazetesine dönüp, “Dost musun, düşman mısın?” diye sorsa yeri. Seleflerinden Cemil Çiçek çok söylerdi; “Ahmak dostun olacağına akıllı düşmanın olsun!” diye.

Akın Gürlek’in mal varlığında ne keramet varmış be! Muhalif gazetecilerin ipini pazara çıktı. Babası da bir ara CHP’de siyaset yapan Nevşin Mengü, “Belki aileden kaldı… Bize ne?” diyebildi. Gazeteciliğe ihanet etti ve bir cümleyle kendini bitirdi. İki Barış’la birlikte tapu enkazının altında kaldı.

Doğrusu böyle bir savunma Gürlek’in aklına bile gelmedi. Aileden kaldıysa çıkar göğsünü gere gere gürlerdi. Tüm soru işaretlerini ortadan kaldırıverirdi. Tartışma o an biterdi. Kaynağı belli olduktan sonra mal mülk sahibi veya zengin olmak ne suç ne de ayıp! Böyle diyemedi, aksini söyledi; “Fakir ve yoksul bir aileden geldim…”

Ders notlarını satarak harçlığını çıkaran bir öğrenci olduğunu itiraf etti. Eğer tapu meselesi olmasaydı, ‘fakir ailenin zeki ve çalışkan çocuğu’ olarak sevilir ve takdir toplardı. Tapular bütün sempatisini aldı götürdü.

Şecaat arz ederken merd-i kıptî, sirkatin söylermiş. Sabah ve avanesi şecaat arz ederken yanlışlıkla Gürlek’e kötülük yaptı? O haber ve yayınlar bir ahmaklığın sonucu mu? Gürlek’in ahmak bir dostu olarak mı onu böyle bir üslup ve içerikle savundu?

Hadi ilk haber hataydı, peki ikincisine ne demeli? Hiç mi uyaran birileri çıkmadı? Bu haberlerin Gürlek’in aleyhine olduğunu söyleyecek birileri olmadı mı? Şu başlığa bakar mısınız; “Yetkisiz sorgu itirafı!”

Başlık bu… ‘Bakan Gürlek’in kayıtlarına yasadışı biçimde bakmışlardı’ bir başka ifade. Hepsi de açığa alınmış. İtiraf şu; “4 kayda ulaşıp Ayşegül’e gönderdim.”

Onların iddiasına göre Gürlek’in tapu verileri usulsüz ele geçirilmiş ve CHP lideri Özel’e ulaştırılmış. Bu haberle Sabah, Gürlek’in tapularını ve mal varlığını doğrulamış olmuyor mu?

Aynı metin aynı başlıkla Albayrak’ların Yeni Şafak’ında da yer aldı. O da hangi akla hizmet ettiğinin farkına varmadan durumdan vazife çıkardı. Gürlek’in tapularını usulsüzce sorgulayan isimlerden Diyar Akdağ, “Böyle bir suça bilerek karışmadım. Ayşegül K’nın beni kullandığını görevden uzaklaştırılınca anladım!” demiş. Yakınları arasında yıllar önce ölmüş PKK’lılar filan varmış. ‘İtirafçı’ olmak istiyormuş. Gazete söz konusu kişiye, “Özel’in Gürlek’le ilgili söylemlerinin doğru olmadığını, iftira olduğunu düşünüyorum.” bile dedirtmiş. Türk’ün file ‘ben fareyim’ dedirtmesi gibi bir şey bu…

Diğer 3 kişinin de bağlantıları araştırılıyormuş. ‘İrtibat ve iltisakları’ olabilirmiş. Onlara da çok geçmeden bir kulp bulunur. AKP veya Goebbels yöntemi bu; “Asla savunmada kalma… Saldırıya geç ve karşı tarafı suçla…”

Terör örgütleriyle irtibat ve iltisak bulunursa CHP’nin de iç yüzü ve bağlantısı ortaya dökülmüş olacak. AKP ve CHP’nin doğrudan Öcalan’la ilişkisi var. Bahçeli gün geçmiyor ki gülücükler göndermesin. Erdoğan, İmralı’ya giden milletvekili heyetinin taşlarını döşedi. Meclis’i Öcalan’ın ayağına götürdü. İmralı’nın kapılarını açtı. Sabah hala ‘irtibat ve iltisak’ haberleriyle meşgul.

Sabah ve Yeni Şafak’ın haberlerinden tapu kayıtlarının sahte veya düzmece olduğu sonucunu çıkaracak bir Allah’ın kuluna rastlanır mı? Önyargılı olabilir fakat okuyucunun haberi yazan ve yayına koyan kadar ahmak olacağını sanmam. AKP sözcüsü bu iki gazete Gürlek’in mal varlığını doğruladı. Fakat verilerin hukuk dışı yöntemlerle ele geçirildiğine dikkat çekti. O kadar…

‘Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve yaymanın’ mevzuatta cezası var. Fakat herkes biliyor ki, devlet kurumları delik deşik, medyada vatandaşın özel bilgilerinin pazara düştüğünü gösteren ne çok haber çıktı. Bu meselenin başka boyutu…

Fail uzakta olamaz!

Sabah ve Yeni Şafak’ın haberleri bir ahmaklığın sonucu mu yoksa bir hinlik mi söz konusu? İki gazetenin de her ne kadar aklı ve vicdan sahibi kişiler tarafından yönetilmediğinin farkında olsam da ben ikinci seçeneğe daha yatkınım. Ortalama zekaya sahip biri o haberlerin Gürlek’in kalesine atılan gol olduğunu bilir.

Haberler Gürlek’in tapularını aklamış olmadı. Soru işaretlerini daha da arttırdı. Ve saçma sapan metinle konuyu gündemde tuttu. Gürlek’in AKP’nin içindeki iktidar veya taht kavgasının neresinde yer aldığını kestiremiyorum. Bu haberler içerideki kavganın dışarıya vuran yüzünden başka şey değil. Parti içi kavgalar çok sert ve kanlı olur. Parti yıpranacakmış kimsenin umurunda olmaz.

Tapu belgeleri çok uzaktaki 3-4 kişinin işi olamaz. Fail büyük ihtimalle devletin içine kadar uzanabilecek bir AKP’li el… Ali Yerlikaya olağan şüphelilerden biri… Veya onun çevresinden başka bir isim. Ha Süleyman Soylu ya da Saray’dan birileri de olabilir. Suçlu aranacaksa içeriye bakılmalı, dışarıya değil.

Ayrıca da tüm o tapular CHP’li belediyelerin sınırları içinde değil mi? Emlak vergisini belediyeye ödemiyor mu Gürlek? Liderler dosyası ve açığı olan partililerini sever. İpleri elindedir ve istedikleri gibi yönlendirebilirler çünkü. Melih Gökçek örneğinde olduğu gibi… Gökçek kendisine güvense, eli sağlam olsaydı, Erdoğan’ın maskarası olur muydu? Ben Gürlek’in açığa çıkan mal varlığından Erdoğan’ın pek rahatsız olmadığı kanaatindeyim.

Bu arada MHP’nin yayın organı TürkGün’den Gürlek çıkışı geldi. Parti yöneticileri Gürlek’i savunmuş, arkasında durmuştu. Bahçeli’nin danışmanı Yıldıray Çiçek TürkGün’deki yazısında, Özel’in çağrısına benzer bir dil kullandı ve şöyle dedi; “Akın Gürlek’in kapsamlı bir basın toplantısı düzenleyerek tapu kayıtları ve e-devlet verileri üzerinden kamuoyunu ayrıntılı şekilde bilgilendirmesi gerekmektedir”

Bu Yıldıray Çiçek’in şahsi görüşü olamaz. MHP’deki havanın da Gürlek’in aleyhine değişmekte olduğunun habercisi…

Akın Gürlek iddiaları susarak geçiştiremez. Tüm sorulara cevap vereceği geniş katılımlı basın toplantısı kaçınılmaz. Bu kadar tapuyu siyaset de adalet gibi bir bakanlık da kaldırmaz, kaldıramaz.

Görünen o ki Gürlek’in mal varlığı öyle kolay kolay gündemden düşmeyecek. İktidar medyası, durumu daha da içinden çıkılmaz hale getirdi. Bahçeli’nin danışmanı Çiçek, CHP gibi ‘çık konuş çağrısı’ yaptı.

Liderler açığı olanı sever… Onların da bir ‘taşıma kapasitesi’ var. Günün sonunda Gürlek’in yükü Erdoğan’a bile ağır gelebilir. Belki geldi bile ve tüm bu tartışmanın fitili o yüzden ateşlendi.

Gürlek bu kadar ağır yükle o koltukta oturamaz. Otursa da bakan olarak gün yüzü göremez. Tapular son nefesine kadar peşini bırakmaz. Asıl hesap öte tarafta…

O tapulara kim bilir ne tür adaletsizlikler ve ne tür zulümler sermaye yapıldı?

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version