Site icon Serbest Görüş

Ailesinden 3 kişi ‘Umut ilkesi’ni bekliyor: AİHM kararları uygulanmalı


Babasıyla birlikte ailesinden üç kişinin ‘ağırlaştırılmış müebbet’ hapis cezası ile cezaevinde olduğunu belirten Sezgin Bayram, ‘umut ilkesi’nin tüm ısrarlara rağmen uygulanmamasına tepki göstererek, ‘AİHM kararlarına uyulmalı’ dedi

“Umut ilkesi” tartışmalarının devam ettiği bu süreçte, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son olarak yaptığı “umut ilkesi” ve “statü” açıklamasının ardından herhangi bir somut adım atılmış değil. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) verdiği karara rağmen, İmralı’da tutulan Abdullah Öcalan ve dört bin siyasi tutsak hakkında herhangi bir karar alınmadı. Avukatların ve halkın çağrılarına rağmen, iktidarın bu konudaki sessizliği devam ederken, yakınları “ağırlaştırılmış müebbet” hapis cezası alan aileler, umut hakkının bir an önce uygulanması ve hukuka uygun adımlar atılması çağrısında bulundu.

Bu ailelerden biri de herhangi bir delil olmaksızın yakınları “ağırlaştırılmış müebbet” hapis cezası alan Bayram ailesi. Amed kent merkezinde yapılan silahlı bir eylem gerekçesiyle 2008 yılında evleri basılan ve çok sayıda ferdi gözaltına alınan aileden 12 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yapılan yargılamanın ardından aileden üç kişiye “ağırlaştırılmış müebbet” hapis cezası verildi. Avukatların olmadığı duruşmada verilen karar, önce Anayasa Mahkemesi’ne (AYM), ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşındı. Aileden Neytullah Bayram, Murat Yıldeniz ve Halis Yıldeniz’e ceza verildi. 2008 yılından bu yana cezaevinde olan ve kronik hastalıklarına rağmen tahliye edilmeyen üç isim, “umut ilkesi’nden faydalanamıyor.

Ailesinden 3 kişi cezaevinde

Babası Neytullah Bayram, dayısı Murat Yıldeniz ve kuzeni Halis Yıldeniz ile birlikte binlerce tutsağın “umut ilkesi”nden hakkından mahrum bırakıldığını belirten tutsak yakını Sezgin Bayram, AİHM kararlarının uygulanması gerektiğini vurguladı. Uygulanmayan bu hakkın hem tutsakları hem de aileleri mağdur ettiğine dikkat çeken Sezgin Bayram, “Halkın sürece daha fazla güven duyması için bu hakkın uygulanması gerekiyor” dedi

Bu hakkın yalnızca siyasi tutsaklar için değil, tüm tutuklular için geçerli olması gerektiğini vurgulayan Sezgin Bayram, konunun hem hukuki hem de insani boyutuna dikkat çekerek şunları söyledi:  “Sonuçta bir insan, hiçbir umudu olmadan zindan koşullarında yaşayamaz; bu açık bir ölüm sebebidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’a ilişkin dosyada da benzer bir karar aldı ve bunun derhal yürürlüğe girmesi gerektiğini söyledi. Başta Sayın Abdullah Öcalan olmak üzere bütün siyasi tutsakların bu haktan faydalanması gerekiyor.”

Hasta tutsaklar serbest bırakılmalı

“Umut ilkesi”nin doğrudan tahliye anlamına gelmediğini belirten Sezgin Bayram, sürecin aşamalı olarak işletilebileceğini şöyle ifade etti: “Salt bu hak yasalaştığında, umut hakkı çerçevesinde herkesin özgürlüğüne kavuşacağı anlamına gelmiyor. Aşamalı olarak değerlendirilip, cezalarda indirim, sağlık koşullarına bağlı şartlı salıverme ya da ev hapsi gibi uygulamalarla yaşam bulabilir. Bizim de istediğimiz, başta hasta tutsaklar olmak üzere, Sayın Abdullah Öcalan dahil tüm arkadaşlarımıza bu hakkın uygulanmasıdır. Daha önce ağır hasta bir tutsak vefat etti; benzer durumda olan binlerce arkadaşımız var ve bu hakkın onlara da uygulanması gerekiyor.”

 

Hukuk uygulanmalı

Bu tür düzenlemelerin toplumsal etkilerine de değinen Bayram, şunları söyledi: “Bu süreçte, umut hakkı ve yasal düzenlemeler, insanların özgürlüğüne kavuşması açısından elzemdir. Aynı zamanda, halkın, özellikle Kürt halkının bu sürece güvenini artıracak uygulamalardır. Aynı koşullarda hukukun uygulanmasını talep ediyoruz.

Zaten yasal tutuklamalara sebep olan dosya boş; herhangi bir hukuki gerekçesi yok. Salt o zamanki sürecin verdiği etkiyle belki bir eylem gerçekleşti. O eylemin ardından aile suçlandı ve aileye karşı öç alma durumu oldu.”

Dosyanın içeriği boş

Bu noktada birçok kişinin hukuksuz şekilde tutuklu bulunduğunu ileri süren Sezgin Bayram, şöyle konuştu: “Çoğu arkadaşımız PKK’ye dayandırılarak ceza aldı. Ama bugün ortada olmayan, kendini feshetmiş bir örgüt yapısı var; bundan dolayı da onun bir tutsağı olamaz. Yasal olarak da bu dosyaların hepsinin içeriği boşaldı. Süreci güçlendirecek, halk içindeki umudu ve kardeşlik ruhunu büyütecek yasal düzenlemelerin yapılması lazım. Talebimiz, derhal yasal düzenlemelerin hayata geçirilip bütün arkadaşlarımızın salıverilmesidir.”

Kaynak: ANF

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version