Site icon Serbest Görüş

Wan’da hava kirliliği artışı: Sebep olduğu hastalıklar var


Wan’da hava kirliliğinin ciddi derecede arttığını söyleyen Çevre Mühendisi Şeref Sayın, hem çevre hem de toplum sağlığının ciddi anlamda tehdit altında olduğunu belirtti

Wan’da özellikle kış aylarında artan hava kirliliği kent sakinlerinin sağlığını tehdit ediyor. Kalitesiz kömür kullanımı, artan araç sayısı, yeşil alan yetersizliği ve fosil yakıt politikaları kentin havasını ağırlaştırırken, uzmanlar ciddi sağlık risklerine dikkat çekiyor. Kent merkezinde sabah ve akşam saatlerinde hissedilen yoğun duman, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik solunum hastalığı bulunan yurttaşlar için ciddi risk oluşturuyor.

Çevre Mühendisi Şeref Sayın, Wan’daki hava kirleticilerin başında karbondioksit, azot oksitler, sülfür oksitler, partikül maddeler, amonyak ve metan gazlarının geldiğini ifade etti. Şeref Sayın, söz konusu kirleticilerin, ulaşım, sanayi tesisleri ve konutlarda kullanılan yakıtlardan kaynaklandığı belirterek, özellikle fosil yakıt kullanımının kirlilik üzerindeki etkisine dikkat çekti.

‘2024’teki 116 günlük aşım ciddi bir kirlilik göstergesidir’ 

Kentte uzun süre yalnızca tek ölçüm istasyonunun olduğunu, Eylül ayına kadar sadece bir cihaz üzerinden veri alındığını aktaran Şeref Sayın, “Mevcut istasyonlarda yalnızca kükürtlü oksit (SO2) ve partikül madde (PM10) parametrelerin ölçümü alındı. Diğer kirleticilere ilişkin veriler elde edilmiyor. Bu durumun hava kirliliğinin bütünlüklü analizini engelliyor yani envanter eksikliği olduğunu söyleyebiliriz. Verilere göre PM10 sınır değeri, 2022 yılında 93 gün, 2023 yılında 64 gün, 2024 yılında ise 116 gün aşıldı. Mevzuatta yıllık aşım sınırı 35 gün, 2024’teki 116 günlük aşım ciddi bir kirlilik göstergesidir” dedi.

Kömürle ısınan mahallelerde risk yüksek

Doğalgaz altyapısının kentin tamamına yayılmadığını dile getiren Şeref Sayın, “Kentin yaklaşık yüzde 40’lık kesimde halen kömür kullanılıyor. Özellikle kömürle ısınan mahallelerde hava kirliliği daha yoğun hissediliyor. Akşam saatlerinde oluşan sis ve duman tabakası bunun somut göstergesi. Hava kirliliğinin etkenleri çok fazla kömür ve taş ocakları, sanayi faaliyetleri, karbondioksit, azot oksitler, sülfür oksitler, partikül maddeler, amonyak ve metan gazları kirleticiler arasında yer alıyor. Ancak ölçüm cihazlarının yetersizliği nedeni ile ulaşım ve sanayi kirliliğini net olarak ortaya koyamıyoruz” dedi.

‘Hava kirliliğinin sebep olduğu ciddi hastalıklar var’ 

Hava kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki etkisinin dikkate alınması gerektiğini hatırlatan Şeref Sayın, “Hava kirliliğinin sebep olduğu ciddi hastalıklar da var. Hava kirliliği, astım ve kronik rahatsızlıkları tetiklediğini aynı zamanda bronşit ve kalp hastalıklarının yanı sıra akciğer kanserine yol açtığını uzmanlar söylüyor. Hava kirliliğinin yalnızca tek bir kirletici üzerinden değil, tüm parametreler dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekiyor. Yeni kurulan ikinci ölçüm istasyonu ile birlikte önümüzdeki yıl daha sağlıklı veriler elde edebiliriz” dedi. Şeref Sayın, son olarak, belediyeler, çevre birimleri ve sağlık kuruluşlarının ortak çalışma yürütmesi gerektiği söyleyerek, özellikle organize sanayi bölgelerinde filtreleme sistemlerinin denetlenmesi, emisyon değerlerinin şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılması çağrısı yaptı.

Kaynak: MA

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version