CUMALİ ÖNAL | YORUM
Son günlerde yine adından söz ettirmeye başlayan ve Somali’nin başkenti Mogadişu sırtlarında olduğu öne sürülen El Şebab, sahip olduğu katı ideolojisiyle dünyadaki en tehlikeli örgütler arasında gösteriliyor.
Somaliland’ın İsrail tarafından tanınması, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki sert rekabetin Yemen’den Afrika Boynuzu’na kayması, bölgede Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan’ın, BAE ve İsrail’e karşı bir eksen oluşturma gayretleri ve Etiyopya’nın yeniden denize açılma söylemini yeniden çok güçlü bir şekilde dillendirdiği bir ortamda El Şebab da bir denge unsuru olmaya çalışıyor.
Tam ismi Hareket el Şebab el Mücahidin yani Mücahid Gençlik Hareketi, kısaltılmış haliyle el-Şebab. Somali, Somaliland, Cibuti gibi Somali dili konuşan ülkelerle, Etiyopya ve Kenya’nın Somali dilini konuşan bölgelerini Büyük Somali çatısı altında şeriat kurallarıyla yönetilen bir devlet kurmayı amaçlıyor. Örgütün kökleri, Somali’de 1991’de başlayan iç savaş ortamında Ortadoğu’da eğitim görmüş Selefi düşüncedeki aşırılık yanlılarınca kurulan El İttihad al-Islami (İslam Birliği) örgütüne dayanıyor.
2006’da Somali’nin önemli bir kısmını ele geçiren İslami Mahkemeler Birliği (ICU) adlı radikal bir örgütün gençlik kolu olarak varlıklarını sürdürdüler.
ABD desteğiyle Etiyopya’nın ICU‘yu Mogadişu’dan çıkarması asıl el Şebab’ın da doğuşuna zemin hazırladı. Örgüt milliyetçi ve anti Etiyopya söylemlerini kullanarak binlerce militan elde etti. 2008’de El Kaide’ye biat ettiğini duyurdu.
Somali’deki Afrika Birliği’ne bağlı misyon (AMISOM) kanlı müdaheleler sonrası örgütü başkent Mogadişu’nun yanı sıra bazı büyük kentlerden çıkarabildi.
Türkiye’nin de dronlarla verdiği destek Somali hükümetinin örgüte ağır darbeler vurmasına yol açtı. Ancak hızla toparlanan örgütün özellikle ülkenin güney ve orta kesimlerinde büyük ilerlemeler kaydettiği görülüyor. Hatta bazı uzmanlara göre başkent Mogadişu da büyük bir risk altında bulunuyor.
Türkiye’nin, Türkiye dışındaki en büyük askeri üssü Kamp TÜRKSOM da Mogadişu’nun yaklaşık 30 km batısında bulunuyor.
Koyu bir Selefi düşünceyi benimseyen örgüt, kendi öğretilerini reddedenleri rahatlıkla kafir ilan ediyor. İdeolojilerine göre kafir ilan edilenler hemen idam ediliyor.
Zorla vergi toplama, kaçakçılık, kara para aklama, adam kaçırma en önemli gelir kalemleri arasında. Bu kalemlerden elde ettiği gelirin yıllık 100-200 milyon dolar arasında olduğu tahmin ediliyor. Bu da örgütün militan devşirmesini oldukça kolaylaştırmaktadır. Somali’de ortalama bir ailenin aylık gelirinin 100 Doların çok altında olduğu düşünülürse, militanlarının 200-300 Dolar civarında maaş alması örgüte katılımı oldukça cazip hale getiriyor.
El Şebab teknoloji ve yapay zeka imkanlarını da çok iyi kullanıyor. El Kataib Medya Vakfı ve Şahada Haber Ajansı gibi çok dilli online mecralarıyla da muazzam bir propaganda gücüne sahip.
Liderlik kod adı Ahmed Ömer Ebu Ubeyde olan Ahmet Diriye’de. Ahmet Abdi Godane’nin 2014’te ABD tarafından bir dron saldırısıyla öldürülmesinden sonra örgütün liderliğine getirildi.
Yönetim halkasının en tepesinde ofis sorumlularının oluşturduğu bir yürütme kurulu ile yine ofis sorumluları, valiler ve cephe komutanlarının oluşturduğu Şura Konseyi bulunuyor.
Örgütün militan sayısının her geçen arttığı ve geçtiğimiz yıl 10 bin ile 18 bin arasında olduğu tahmin ediliyor. Bu militanlar sadece terör saldırıları düzenlemekle kalmıyor aynı zamanda bürokratik işlemleri yürütüyor ve vergi topluyor.
Somali dışında da özellikle Etiyopya, Kenya ve Uganda’da terör saldırıları gerçekleştiren örgütün kendine göre bir yargı sistemi bulunuyor.
Kurumsal bir devlet gibi hareket ederek, kontrol ettiği şehirlerde temizlikten çevreyi korumaya, asayişten ekonomik ve sosyal hayatı düzenlemeye hemen her alanda sıkı bir disiplin sağlıyor.
Elinde saldırı amaçlı dron olduğuna dair kanıt yok ancak örgütün keşif amaçlı insansız hava araçlarına sahip olduğu biliniyor. Afrika’nın pek çok yerindeki El Kaide ve IŞİD bağlantılı diğer örgütler gibi el Şebab militanları da ağırlıklı olarak hafif silah ve araçlarla, hatta motosikletlerle hareket ediyor, düzenli ordulara karşı vur kaç taktiğiyle savaşıyor.
Başkent Mogadişu başta olmak üzere kontrolü altında olmayan kentlerde hücre yapılanması şeklinde hareket ediyor, bu hücreleri kullanarak intihar saldırıları gerçekleştiriyor.
Örgütün dış bağlantıları konusunda kesin bilgi bulunmuyor. Zaman zaman Eritre ve Kuzey Yemen’deki Husilerin örgüte silah ve para desteği sağladığı iddia edilse de bu iddialar yalanlanıyor.
El Şebab El Kaide bağlantılı olduğu için, bazı militanlar IŞİD’e biat edilmesi gerektiğini belirterek örgütten ayrılmış ve 2015’te ISSP (İslam Devleti Somali Vilayeti) adlı örgütü kurmuşlardı. Bu örgüt daha çok Somali’nin kuzey doğusundaki Puntland bölgesinde faaliyet gösteriyor.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

