Site icon Serbest Görüş

Sezai Temelli: Başsavcı şapkasıyla Adalet Bakanı olamaz


DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Adalet ve İçişleri bakanlıklarının kritik rolüne dikkat çekerek, ‘Başsavcı şapkasıyla Adalet Bakanı olmaya devam edilirse bu Türkiye’nin kaldırabileceği bir durum olmaz. Ciddi bir krizin yaşanması kaçınılmaz olur. Bu da süreci zorlar’ dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’i Adalet Bakanı, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’yi ise İçişleri Bakanı olarak ataması tepkiyle karşılandı. İki isim, yumruklu kavganın ardından AKP’li vekillerin ördüğü etten duvar arasında yeminlerini gerçekleştirdi. Uzun süredir bu iki bakanlıkla ilgili bir değişiklik beklentisi olduğunu söyleyen DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, “Fakat ‘neden şimdi’ sorusunun yanıtını aslında kimse veremiyor. Atanan iki bakan konusunda çok ciddi şüpheler var. Herkesin kafasında ‘neden bu iki bakan atandı’ sorusu var” dedi.

Gelen gideni aratıyor

Görevleri sonlandırılan bakanlar Yılmaz Tunç ve Ali Yerlikaya’nın icraatlarına ilişkin ciddi eleştirileri olduğunu anımsatan Sezai Temelli, “Adalet Bakanlığına yönelik, geride bırakılan yargı paketleri, hasta tutukluların durumu ve infaz yakmalar meselesi konularında eleştirilerimiz vardı. Bu konular çözülmedi. İçişleri Bakanlığına yönelik ise hak ihlalleri, kolluk gücü tarafından gerçekleştirilen saldırılar, işkenceler ve gözaltındaki kötü muameleler hep gündemimizdeydi. Dolayısıyla giden iki bakanın da insan hakları ve hukuk çerçevesindeki karneleri çok zayıftı” diye konuştu.

Ciddi kaygılar var

Adalet Bakanlığına atanan Akın Gürlek ve İçişleri Bakanlığına atanan Mustafa Çiftçi’ye dair de ciddi şüphe ve kaygıları olduğunu belirten Sezai Temelli, şunları söyledi: “Özellikle yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek çok olumsuz bir bagaja sahip. Kaygılarımızı ve şüphelerimizi dile getirdik. Bu dönemin Adalet Bakanı şaibelerle, hukuksuzluklarla, kumpaslarla anılan biri değil, tam tersine hukuk devleti nosyonuna sahip, özellikle barış ve demokrasi konusunda güçlü bir hukukçu anlayışına sahip biri olmalıydı. Atanan isim gerçekten bir hayal kırıklığıdır.”

Bu akılla mümkün mü?

Adalet ve İçişleri bakanlıklarının kritik öneme sahip olduğunu ifade eden Sezai Temelli, iki bakanlığın çözüm sürecine etkisine ilişkin şunları kaydetti: “Hem sürece hem de bu bakan profillerine baktığımızda bugün için ‘umut var’ dememiz mümkün değil. Bu süreçte adalet konusu baş köşeye oturuyor. Yasal süreç konuşuluyor, rapor tamamlanmak üzere. Öncelikle özel bir yasa çıkarılmalı. İnfaz Kanunu’nda düzenleme yapılmalı. Türk Ceza Kanunu değişmeli. TMK kaldırılmalı. Bütün bunların yapılması gerekiyor. Bu düzenlemelerin beklendiği bir süreçte Adalet Bakanlığı kritik bir role sahip olacak. Bu kadar kritik role sahip bir bakanın güçlü bir yürütücü akla ihtiyacı var. Bu atama beklentilerimizi karşılayacak gibi görünmüyor. Umarım farklı gelişmeler olur ama bugün için bir umutsuzluk hakim.”

Süreci zorlar

Akın Gürlek’in geçmişteki hataları tekrarlamaması ve sürecin ruhuna uygun hareket etmesi gerektiğini belirten Sezai Temelli, şöyle devam etti: “Bugün hem Türkiye’nin hem de bölgenin gereksinim duyduğu şey adaletli ve gerçekçi barış çözümleridir. Geçmişteki anlayışla hareket edilirse Adalet Bakanlığı adaletsizlik üreten bir alana dönüşür; Türkiye bunu kaldıramaz. Umarım sürecin ilerletilmesi doğrultusunda hareket edilir. Aksi halde, başsavcı şapkasıyla Adalet Bakanı olmaya devam edilirse bu Türkiye’nin kaldırabileceği bir durum olmaz. Ciddi bir krizin yaşanması kaçınılmaz olur. Bu da süreci zorlar.”

Öncelik seçim değil çözüm

Bakan değişikliklerinin ardından gündeme gelen “erken” ya da “baskın” seçim tartışmalarına ilişkin Sezai Temelli, “Şu an için siyasetin gündeminde baskın ya da erken seçim görünmüyor. Mevcut konjonktürde seçim yakın bir olasılık değil, ancak iktidar mevcut krizleri çözmediği gibi çözüm sürecini de sağlıklı ilerletmiyor” dedi. Türkiye’nin öncelikli meselesinin çözüm sürecinin sağlıklı ilerlemesi olduğunu vurgulayan Temelli, hem Türkiye’deki süreçte hem de Rojava’daki gelişmelerde ciddi sıkıntılar yaşandığını ifade etti. Temelli, “Bu sorunlar aşılmadan Türkiye’nin sağlıklı bir seçime gitmesi mümkün değil. Erken seçimden daha önemli olan, Türkiye’nin demokratik ve güvenilir bir seçim iklimine kavuşmasıdır. Bu da çözüm sürecinin başarısıyla yakından ilişkilidir” şeklinde konuştu.

İletişim kanalları açılmalı

DEM Parti İmralı Heyeti ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki görüşmenin önemli olduğunu belirten Sezai Temelli, “Görüşme uzun zamandır bekleniyordu; gerçekleşmesi önemli. Umarım İmralı’da Sayın Öcalan ile de en kısa sürede bir görüşme yapılır. Bu görüşmelerin daha sık ve düzenli gerçekleşmesi gerekiyor” dedi. Farklı kesimlerden isimlerin de görüşmesinin faydalı olacağını belirten Temelli, şunları ekledi: “Kendisi sürecin baş aktörüdür ve müzakere rolü tartışılmazdır. Bu nedenle tüm diyalog ve iletişim kanallarının açık olması önemlidir. Çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi gerekir. Zor dönemlerde ortaya koyduğu inisiyatifle çözüm üreten bir adrestir. Bu görüşmeler bu nedenle önemlidir.”

Kaynak: Yeni Özgür Politika 

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version