KCK Halklar ve İnançlar Komitesi, Ramazan ayı dolayısıyla yayımladığı mesajda, tüm Müslümanları Ortadoğu halklarının yaşadığı savaş, yıkım ve soykırım tehlikesine karşı demokratik toplum ve halkların birliği temelinde sorumluluk almaya çağırdı
Koma Civakên Kurdistan (KCK) Halklar ve İnançlar Komitesi, 2026 Ramazan ayı vesilesiyle yaptığı açıklamada, Ortadoğu’da devam eden savaş ve çatışmaların halklara büyük acılar yaşattığını belirterek, bu sürecin yalnızca bireysel ibadetlerle değil, halkların barış, kardeşlik ve demokratik toplum mücadelesiyle aşılabileceğini vurguladı. Açıklamada, Müslümanların Ramazan ayını Ortadoğu halklarının yaşadığı sorunlara çözüm üretme sorumluluğuyla değerlendirmesi gerektiği ifade edildi.
KCK’nin açıklaması şu şekilde:
“Müslüman Âlemi 2026 yılında yeni Ramazan ayı oruçlarını tutmaya hazırlanıyor. Müslümanlar her günü büyük hayırları içinde barındıran bu ayı oruç ve tefekkürle geçirecek. Biz Özgürlük Hareketi olarak Müslümanların yaşayacağı bu tefekkürün Ortadoğu halklarının yaşadığı sorunlara ve zorluklara demokratik temelde çözümler üretmeye vesile olmasını diliyoruz. Bu mübarek Ramazan ayının tüm İslam âlemine huzur, barış ve kardeşlik getirmesi dileklerimizi bu vesileyle belirtmek istiyoruz. Ramazan ayında tuttukları oruçlarla doğruluğa, adalete, kardeşliğe, paylaşıma yönelen bütün Müslümanların dualarının kabul olmasını diliyoruz.
2026 yılı Ramazan ayını Suriye’de ve İran’da başta olmak üzere Ortadoğu halkları büyük soykırım tehlikesi altında karşılamaktadır. Yaşanan yoğun çatışmalı savaş süreci Müslüman toplumlara ve bölgede yaşayan halklara büyük acılar yaşatmaktadır. Bu anlamıyla Kürt halkı ve Ortadoğu halkları soykırım tehlikesi altındayken, çocuklar açlıktan, soğuktan ölürken, savaşta şehit düşen kadınlara el uzatılıp saçları kesilirken, cenazeleri yüksek binalardan aşağı atılırken Müslümanların Ramazan’ı sadece oruç tutarak geçirmelerinin İslam nazarında kabul görmeyeceği inancındayız. Bu vesileyle Ortadoğulu Müslümanların bu mübarek Ramazan ayını daha çok Ortadoğu halklarının ve İslam âleminin yaşadığı sorunlar üzerine yoğunlaşarak çözüm üretmeleri gerektiğini hatırlatmak istiyoruz. Müslümanları bölgemiz için gerçek tehlike olan ulus devlet anlayışı karşısında halkların barış ve kardeşlik içinde, demokratik, komünal ve özgür bir yaşamı inşa etmek için birlikte çalışmaya ve mücadele etmeye çağırıyoruz.
Yaşanan savaşların açtıkları yaraları kapatmayı toplumsal barışı geliştirerek, demokratik, komünal toplum inşasını gerçekleştirerek sağlayabiliriz. Yaşanan büyük acıları ve kayıpları demokratik toplum inşasıyla telafi edebiliriz. Bu anlamıyla bütün İslam âlemini, Ortadoğulu Müslümanları İslam’ın temsil ettiği demokratik değerler etrafında birlik olmaya, Ortadoğu’da yaşayan bütün halkların çıkarları için demokratik toplumu inşa etmeye çağırıyoruz. Halkların birlik ve beraberliklerini geliştirecek, kardeşçe yaşamı güçlendirecek temelde içinde olduğumuz sürece güç vermeye, katkı sunmaya davet ediyoruz. Çıkarları uğruna her türlü insanlık değerleriyle oynayan güçlere karşı ortaklaşarak saf tutmaya, halkların demokratik birliğini geliştirmek, demokratik toplumun inşasını gerçekleştirmek için büyük müminler gibi mücadele etmeye çağırıyoruz.
Ortadoğu halklarının ve özellikle Kürt halkının varlık ve özgürlük sorunlarının tartışılıp çözüm arayışlarının geliştirildiği tarihsel bir sürecin içindeyiz. Bu sürecin bütün alanlarda yaşayan Kürtler açısından barış ve demokratik toplum inşasının gelişimiyle şekillenerek karakter kazanacağı bilinmektedir. Demokratik Ulus Paradigmasının Kürt sorununun çözümü için geliştirdiği çözüm sadece Kürt sorununu kapsamamakta, Ortadoğu halklarının ve dünya insanlığının bütün sorunlarına da çözüm üretmektedir. Paradigma bu özelliğinden ötürü de kapitalist sistemi yaratan güçler tarafından hedef alınmaktadır. Bu anlamıyla biz bütün demokratik, anti kapitalist Müslümanlara, Kürtler şahsında Ortadoğu toplumlarının ve dünya insanlığının sorunlarına çözüm üreten demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü düşünce etrafında birleşme çağrısı yapıyoruz.
Değerli Kurdistanlılar,
Kürtlerin kendi ata toprakları üzerinde, dilleriyle, kimlikleriyle, kültür ve inançlarıyla özgür yaşam talepleri için yürüttükleri mücadelenin en büyük ibadet olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Kürt halkının özgür yaşam talepleri İslam dininin de emrettiği bir haktır. İslam’ın en büyük değeri olan Kur’an’a göre bir halkı inkâr edenler, yok sayanlar karşısında direniş içinde olmak oruç kadar kutsaldır. Bu İslami ilke, içinde yaşadığımız koşullarda Müslüman Kürtlere daha da büyük sorumluluklar yüklemektedir. Kurdistani halklarla kardeşlik çerçevesinde yaşamayı ahlaki ilke gören Kürt halkı kendi birliğini sağlayıp varlığını korumak ve özgürlüğünü gerçekleştirmek için Demokratik Ulus Perspektifi ışığında örgütlenme sorumluluğu ile karşı karşıyadır. Demokratik Ulus Paradigmasının yaşamsallaşması için yoğun bir tempoyla çalışmak, Kürt halkının özgür ve demokratik bir geleceği diğer halklarla birlikte inşa edip yaşamak, Demokratik Ulus bilinciyle donanarak demokratik örgütlülüğü daha da geliştirip güçlendirmek gibi önemli sorumluluklar yüklemektedir.
Halk olarak içinden geçtiğimiz süreç dini vecibeler gibi ulusal görevlerimizi yerine getirmeyi de kutsal kılmaktadır. Bu vesileyle içine girdiğimiz kutsal Ramazan ayı vesilesiyle Kürt âlimlerini yurtseverlik görevlerini demokratik ulusal birliğimize hizmet edecek temelde daha güçlü yerine getirmeye çağırıyoruz. Başur Kurdistanlı âlim ve seydalar, tarikat ve cemaatler bilmelidirler ki düşmanın fitnesini boşa çıkarmak ulusal birlik çalışmasını güçlendirecek çalışmalarla olacaktır. Bu konuda diğer alanlardan daha fazla Başur’da kendilerine sorumluluk düşmektedir. Kuzey Doğu Suriyeli ve Rojavalı âlim ve seydaların demokratik İslam içtihadıyla demokratik toplum inşasına her zamankinden daha fazla katkı sunmaları, destek vermeleri gerektiğini bilmelerini istiyoruz. Özellikle halkları birbirine kırdırtmak için kullanılan milliyetçiliğe karşı daha örgütlü mücadele etmeleri gerektiğini hatırlatmak istiyoruz. Bakur alanında Demokratik İslam Kongresi çalışmalarının barış ve demokratik toplum inşası için üzerlerine düşen tarihi sorumluluğu üstlenecek düzeyde kendi örgütlülüklerini geliştirmelerini bekliyoruz. Rojhilat alanında din önderlerinin toplumsal mücadeleye destek verecek faaliyetler içinde yer almalarını, rejim baskılarının neden olduğu toplumsal sorunları gidermeye yönelik çalışmalar içinde olmalarını istiyoruz.
Bu vesileyle Kürt seyda ve âlimlere, melelere toplumun inanç önderleri olmalarından kaynaklı önerimiz Ramazan sohbetlerinde, vaaz ve hutbelerinde Kürtlerin en doğal haklarına ulaşmaları için Demokratik Ulus olarak kendilerini inşa etmeleri gerektiğini anlatmalarıdır. Kurdistan demokratik ulusal birliğinin geliştirilmesinin Kürt halkını Demokratik Ulus yapacağını her yerde tartışmalarıdır. “Rêber Apo’ya Özgürlük, Rojava’ya statü” hamlesine seferberlik tarzında katılımın sağlanmasının anlamı ve önemini anlatmalarıdır.
Başta Kurdistanlılar olmak üzere tüm Müslümanları bu zor zamanlarda daha paylaşımcı olmaya çağırıyoruz. İslam’ın “komşusu açken tok yatan bizden değildir” ahlaki emrine uyarak bu Ramazan ayında daha fazla paylaşımı, ortaklaşmayı esas almanızı bekliyoruz. Kürtlerin yaşadıkları bütün yerlerde fitre ve zekâtlarını Kuzey Doğu Suriye ve Rojava’da savaş mağduru olan Kürt halkı başta olmak üzere bölgede yaşayan halklara ulaşması için yurtsever kurumlara vermenizi istiyoruz. İftar sofralarınızı Rojava ve Rojhilat olmak üzere savaş ve mücadele alanları olan yerleri hissederek israftan ve fuzuli tüketimden uzak, mütevazı bir tarzda hazırlamanız en doğru ve hayırlı yaklaşım olacağını belirtmek istiyoruz. İftar sofralarınızı ihtiyaç sahipleriyle paylaşmanın, yaşlı ve hastaları sormanın, ihtiyaçlarını karşılamanın da Ramazan ayının en büyük sevapları olduğunu hatırlatmak istiyoruz.
Kendilerini İslam inancının değerleriyle tanımlayan tüm Müslümanların Kürt halkının haklı davasının yanında yer almalarını bekliyoruz. Ortadoğu halklarıyla ortak yaşamı, demokrasiyi ve özgürlüğü inşa etmek için Kürtlerle demokrasi mücadelesi içerisinde ortak cephede yer almaya çağırıyoruz. Bir kez daha başta Kurdistanlı Müslümanların olmak üzere demokratik Müslümanların Ramazanlarının hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, oruçlarının, dua ve niyetlerinin kabul görmesini diliyoruz.”
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

