1 Şubat Dünya Rojava’yla Dayanışma Günü kapsamında Kadıköy’de düzenlenen yürüyüşe on binlerce kişi katıldı. Boğa Heykeli’ne yürüyen kitle Rojava direnişini selamlarken, açıklama sonrası polis saldırısında çok sayıda kişi gözaltına alındı
Özgür Kadın Hareketi (TJA), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK), İstanbul Kadıköy’de bulunan Halitağa Caddesi üzerinden Kadıköy Boğa’ya yürüyüş düzenledi. 1 Şubat Rojava’yla Dayanışma Günü kapsamında yapılan yürüyüşe siyasi partiler, sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra onbinlerce kişi katıldı. Ayrıca yürüyüşe, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ve DEM Parti Milletvekilleri de katıldı. Yürüyüş sonrası yapılan açıklamada, “Ahlaki politik toplum çeteleri yenecek. Bijî berxwedana Rojava”, “Şoreşa Rojava pek tê bê hêza ciwanan”, “Demokratik ulus ruhuyla 1 Şubat Rojava ile dayanışma gününü selamlıyoruz”, “Gelê Kurd yek ê Rojava rûmete” pankartı açıldı.
Yürüyüş DEM Parti Kadıköy İlçe binasından Boğa heykeline kadar sürdü. Açıklama sırasında, sık sık “Bijî berxwedana Rojava” sloganı atıldı.
Açıklamada konuşan DEM Part İstanbul İl Arife Çınar, Rojava direnişini sahiplendiklerini ve sahiplenmeye devam edeceklerini vurguladı. HDK İstanbul İl Eş Sözcüsü Didem Yılmaz da Kobanê kuşatmasını anımsatarak, kuşatmanın kaldırılması gerektiğini ve Rojava direnişini selamladığını söyledi.
‘Bugün Rojava’yı savunuyoruz’
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, “Rojava kalbimizdir, zihnimizdir, tarihimizdir. Rojava özgürlüğün direnişinin tarihidir. Bugün Rojava da kazanırsak, Kürtlerin haklarını korunup kabul edilirse Ortadoğu kazanır. Hiç kimse üstün ve alçak değildir. Bugün Rojava da olanlara karşı herkesin uyanık olması lazım. Bugün Kürtler savaş ve çatışma istemediğini tekrar söyledi. Biz yeni bir yaşam yaratmak istiyoruz. Sadece Kürt halkı değil, bir yandan Kürt ittifakı bir yandan halkaların ittifakı önemlidir. Haklarımıza elini uzatan, kadın özgürlüğüne elini uzatan kazanamayacak. Biz kimsenin saç örgülerimize el uzatmasına izin vermeyiz. Çünkü Rojava Devrimi kadın devrimidir. Rojava Devrimi farklılığı, halkların ittifakını savunuyor. Bugün Rojava’yı savunuyoruz. Hep savunacağız” dedi.
‘Gücümüzü birlikteliğimizden alıyoruz’
Ayşegül Doğan, “Bin yıllık kardeşliği savunacaklar mı yoksa tavırları ne olacak. Biz DEM Parti olarak savaş değil, barış zamanı diyoruz. Uzatılan bu barış elini tutmaya var mısınız, Kürtlerin haklarını yazılı savunmaya var mısınız, biz hazırız. Biz gücümüzü birlikteliğimizden alıyoruz. Bugüne kadar direnen, Kobanê’nin düşmemesini sağlayan onurun simgesi olan Rojava direnişini selamlıyoruz. Dünyanın her yerinde direnenleri selamlıyoruz. Jin jiyan azadî” dedi.
Ardından ortak basın metnini Nurten Karagöz okudu.
Rojava, özgürlük manifestosudur
Nurten Karagöz, “Kapitalist modernitenin ulus-devlet kıskacına karşı, Önder Abdullah Öcalan’ın yıllardır ilmek ilmek ördüğü Demokratik Modernite kuramının somutlaştığı Rojava, sömürgeci ve tekçi zihniyete karşı en güçlü alternatiflerden biri haline gelmiştir. Rojava’da açığa çıkan irade; tekçiliğe karşı çoğulculuğu, baskıya karşı özgür ve eş yaşamı esas alan yeni bir toplumsal sözleşmeyi temsil etmektedir. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın da ifade ettiği gibi, ‘Rojava yalnızca bir halkın değil; halkların, inançların ve özellikle kadınların özgürlük manifestosudur.’ 19 Temmuz 2012 tarihinde atılan tohumlar, bugün 1 Şubat’ın küresel dayanışma ruhuyla birleşerek, merkeziyetçi ve iktidarcı sistemlere karşı demokratik bir alternatifin mümkün olduğunu ortaya koymuştur. Kadın öncülüğünde gelişen bu devrim, statüsüzlüğe mahkûm edilmek istenen bir halkın kendi öz gücüyle var oluşunun ifadesi olduğu kadar, kadın özgürlükçü paradigmanın toplumsallaştığı bir aydınlanma sürecidir. Rojava’da somutlaşan bu deneyim, parçalanmışlığa karşı demokratik ulusal birliğin önemini ve gerekliliğini de en açık biçimde göstermektedir” ifadelerini kullandı.
Çağrı
Ulus devletlerin kirli plan ve ittifaklarla Rojava kazanımlarına yönelik yeni bir komplo sürecini hayata geçirdiğini vurgulayan Nurten Karagöz, “Kuşkusuz; insanlık düşmanı İŞİD ve HTŞ çeteler eliyle yürütülen bu sürecin hedefinde ise, Rojava şahsında halkların demokrasi ve özgürlük talebi, özellikle de Kürt halkının statü arayışı yer alıyor. Bu nedenle Rojava’da açığa çıkan iradeyi ve kazanımları savunmak, yalnızca bir dayanışma görevi değil; Ortadoğu ve dünya halkları açısından tarihsel ve toplumsal bir sorumluluktur. Bu duruş, aynı zamanda savaş ve kaosun derinleştirildiği bir coğrafyada barışı ve demokratik bir geleceği inşa etme kararlılığının ifadesidir. Unutmamak gerekir ki; Kürt halkının ve bölge halklarının geleceği, yapay sınırlarla birbirinden koparılmak istenen toplumların, demokratik ulus zemininde ortak bir ruhla buluşmasından geçmektedir. Demokratik ulusal birlik, bu açıdan yalnızca bir hedef değil, aynı zamanda tarihsel bir zorunluluktur. Bizler; demokratik ulusal birlik ruhuyla, sömürgeci siyasetin dayattığı yapay sınırları aşarak halkların bir arada, özgür ve eşit yaşam iradesini savunan bu onurlu direnişi selamlıyor; tüm demokrasi güçlerini bu evrensel mirası korumaya ve büyütmeye çağırıyoruz” diye belirtti.
Nurten Karagöz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rojava’da parlayan özgürlük meşalesi, Önder Abdullah Öcalan’ın ‘Üçüncü Yol’ stratejisiyle bütünleşerek, bölge halklarına demokratik ve özgür bir yaşamın yolunu göstermeye devam edecektir. Bu inanç ve kararlılıkla, 1 Şubat Dünya Rojava ile Dayanışma Günü’nü selamlıyoruz.”
Açıklama sonrası kitleye saldıran polis, çok sayıda kişiyi gözaltına aldı.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

