Site icon Serbest Görüş

İşkenceye maruz bırakılan Suriyeliler için soruşturma talebi


İHD İzmir Şubesi, Suriyeli Muhammed Salih Halil ve Vays Halil’in GBT yapılacağı gerekçesiyle alındığı sivil araçta işkenceye maruz kaldığını belirterek, kolluk hakkında bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yürütülmesi çağrısı yaptı

İnsan Hakları Derneği(İHD) İzmir Şubesi uğradığı işkence ve kötü muamele sonucu İHD’ye başvuruda bulunan Suriyeli Muhammed Salih Halil ve Vays Halil’in durumuna ilişkin basın toplantısı düzenledi. İHD İzmir Şubesi’nde düzenlenen toplantıda basın metnini İHD İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi İrem Revşen Yıldız okudu.

İlgili tüm kurumların işkence, kötü muamele ve ayrımcı uygulamalara son verilmesi için ivedilikle işlem yapması gerektiğini belirten İrem Revşen Yıldız, “Derneğimize yapılan başvurular neticesinde edindiğimiz bilgilere göre 7 Aralık 2025’de Muhammed Salih Halil ve Vays Halil isimli, geçici koruma statüsü sahibi Suriye uyruklu başvurucular kamuya açık bir alanda polisler tarafından durdurulmuş, Genel Bilgi Taraması (GBT) yapılacağı gerekçesiyle beyaz renkli sivil bir araca alınmış ve bu sırada fiziksel şiddete maruz bırakılmıştır. Devamında, evlerinde gerçekleştirilen arama sırasında Suriyeli gençlere yönelik hakaret, sinkaflı küfür ve aşağılayıcı söylemler sürmüş; özellikle ‘ülkenize dönün’ ‘Sizi sınır dışı edeceğiz’ şeklindeki tehdit ve ifadelerle uyruk temelli ayrımcı ve dışlayıcı bir dil kullanıldığı aktarılmıştır. Türkiye’de mültecilerin yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı, yıllardır güvenlikçi ve dışlayıcı politikaların kıskacında sistematik biçimde ihlal edilmektedir. Önemle vurgulamak gerekir ki işkence ve kötü muamele yasağı mutlak bir yasaktır. Kişinin uyruğu, hukuki statüsü veya kimliği ne olursa olsun, devlet görevlilerinin fiziksel ya da psikolojik şiddet uygulaması hiçbir koşulda meşru değildir” dedi.

Derhal salıverilmelerini talep ediyoruz’

Ayrımcı söylemlerle desteklenen bu tür uygulamaların toplumsal barışı zedeleyen ağır bir kamu gücü suiistimali olduğunu kaydeden İrem Revşen Yıldız, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve Anayasa’nın 17. maddesi uyarınca, devletin kötü muamelede bulunma değil, bu tür iddialar karşısında etkili, tarafsız ve bağımsız bir soruşturma yürütme yükümlülüğü bulunduğunu sözlerine ekledi. İşkence ve kötü muamele mağduru olan gençlerin, yaşadıkları travma ve maruz kaldıkları muamele nedeniyle özel ihtiyaç sahibi olduğunu sözlerine ekleyen İrem Revşen Yıldız, “Her ne kadar İzmir Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nde idari gözetim altında alıkonulmakta olsalar da dün gece saatlerinde aldığımız bir bilgiye göre başka bir şehre sevk edilecekleri başvurucularımıza bildirilmiştir. Başvurucularımızın ivedilikle idari gözetimlerinin sonlandırılarak derhal salıverilmelerini talep ediyoruz” ifadelerin kullandı.

Kolluk görevlileri hakkında etkili, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yürütülmesi gerektiğini kaydeden İrem Revşen Yıldız, ayrımcı saikle gerçekleştirilen bu eylemlerin cezasız bırakılmamasını, mültecilere yönelik şiddeti besleyen ve normalleştiren politik dilin terk edilmesini, geri gönderme merkezlerinde tutulan kişilerin şikâyetçi oldukları dosyalar nedeniyle dolaylı biçimde sınır dışı tehdidi altında bırakılmamasını talep ediyoruz” diye konuştu.

Kaynak: MA

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version