Site icon Serbest Görüş

İskandinav futbolunda güç yeniden el değiştiriyor

İskandinav futbolunda güç yeniden el değiştiriyor


HASAN CÜCÜK | ANALİZ

Norveç’in Bodø/Glimt takımı şu anda Avrupa futbolunda İskandinavya’nın amiral gemisi konumunda. Tarih sayfalarını biraz sabırla karıştırdığınızda, İskandinav futbol kültürünü birbirine bağlayan görünmez iplikleri fark edersiniz. 1864’ten bu yana bölgede güç dengesi defalarca değişti. Futbolu Britanya Adaları dışındaki ilk benimseyen ülke Danimarka oldu. İsveç ve Norveç ise oyuna daha sonra, ama güçlü adımlarla dahil oldu.

Bugün sahne ışıkları Norveç’in kuzeyinde, Kuzey Kutup Dairesi’nin ötesinde suni çimde oynayan Bodø/Glimt’in üzerinde. Avrupa kupalarında gösterdikleri performansla yalnızca Norveç’in değil, tüm İskandinavya’nın bayrağını taşıyorlar. Uluslararası veri şirketi Opta’nın güncel kulüp sıralamasında Bodø/Glimt 40. sırada. Hemen arkalarında 47. sırada FC Midtjylland (Danimarka) var. Bir dönemin bölgesel devi FC Kopenhag ise 129. sıraya kadar gerilemiş durumda.

Ortak ruh: Kolektif Güç

Futbol tarihçisi Svend Rybner’e göre İskandinav kulüplerini Avrupa sahnesinde öne çıkaran temel unsur bireysel yıldızlardan çok kolektif güç oldu. Bu ister Brøndby IF, ister Rosenborg BK, isterse Bodø/Glimt olsun değişmeyen bir özellik: Birlikte yük kaldırmak.

1980’lerde bu ruhun en güçlü temsilcisi IFK Göteborg idi. İsveç ekibi 1982 ve 1987’de UEFA Kupası’nı kazanarak İskandinav futbolunun çıtasını belirledi. Göteborg’un başarısı yalnızca kupalarla sınırlı kalmadı; Danimarka’da Brøndby’nin profesyonelleşme sürecine de ilham verdi. “Folkhemmet” anlayışının yani ‘toplumsal dayanışmanın’ sahadaki karşılığı oldu.

Brøndby’nin Avrupa rüyası

1990’lar Brøndby için altın yıllardı. 1991’de UEFA Kupası’nda yarı finale yükseldiler, 1997’de çeyrek final gördüler. Liverpool ve Karlsruhe gibi takımlar karşısında alınan zaferler hâlâ hafızalarda. Özellikle Karlsruhe karşısında iç sahada 1-3 kaybettikten sonra deplasmanda 5-0 kazanarak tur atlamaları Avrupa kupaları tarihine geçti. Bu takım, 1992’de Avrupa şampiyonu olan Danimarka milli takımının da omurgasını oluşturuyordu.

Rosenborg’un soğuk imparatorluğu

1990’ların ortasından 2000’lerin başına kadar Norveç futbolu denince akla tek bir isim geliyordu: Rosenborg. Trondheim temsilcisi 1992-2004 arasında tam 13 lig şampiyonluğu kazandı ve 11 kez Şampiyonlar Ligi’ne katıldı. Kuzeyin sert iklimi ve disiplinli oyun yapısıyla Avrupa devlerini zor durumda bıraktılar. Ancak futbolda yenilenemeyen düşer; Rosenborg da zamanla ivmesini kaybetti.

FC Kopenhag’ın marka yükselişi

2006’da Şampiyonlar Ligi’ne ilk kez katılan FC Kopenhag, kısa sürede “İskandinavya’nın en büyük kulübü” markasını inşa etmeye başladı. İlk yıllar dalgalı geçti, ancak zamanla Avrupa’da rekabetçi bir kimlik kazandılar. Parken Stadı’nda Manchester United’ı mağlup etmeleri bir dönüm noktasıydı. Ardından gelen sezonlarda deplasmanda dahi özgüvenle oynayan bir takım kimliği oluştu.

Yeni bayraktar: Bodø/Glimt

Bodø/Glimt’in yükselişi 2022’de Konferans Ligi çeyrek finaliyle başladı. Geçen sezon Avrupa Ligi’nde yarı finale kadar ilerlediler. Bu sezon ise Manchester City, Atletico Madrid ve Inter gibi devleri geride bırakarak Avrupa’da İskandinav futbolunun yeni yüzü oldular.

Ancak İskandinav futbolunun tarihi bize bir şey öğretiyor: Bu bayrak el değiştirir. Nüfusun sınırlı, rekabet alanının dar olduğu kuzey ülkelerinde aynı anda çok sayıda kulübün zirvede kalması zor. İyi dönemler kendini besler; düşüşe geçenlerin yeniden ivme yakalaması ise zaman alır.

Bugün için sahne Bodø/Glimt’in. Yarın kimin olacağını ise tarih belirleyecek.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version