Site icon Serbest Görüş

İrade gaspının üzerinden 1 yıl geçti: Wan halkı hala ayakta


Wan Büyükşehir Belediyesi’ne kayyım atanmasının üzerinden bir yıl geçti. Eşbaşkanlar Neslihan Şedal ve Abdullah Zeydan, ‘Dün mazbatayı geri aldıran toplumsal kararlılık neyse, bugün kayyıma karşı sürdürülen mücadele de aynı onurlu duruşla büyümektedir’ dedi 

Wan Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Abdullah Zeydan’ın Diyarbakır 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmasında 3 yıl 9 ay hapis cezası verilmesinin ardından belediyeye kayyım atanmasının üzerinden bir yıl geçti. Belediyenin önünde 5 gün boyunca gece gündüz direnen Wan halkı, 15 Şubat sabahı bir darbeyle güne başladı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplonun kınanacağı günün sabahı, binlerce asker, polis ve özel harekatla belediye binası basılırken, yaşlı anneler, çocuklar, gençler, seçilmişler başta olmak üzere yüzlerce kişi adeta işkenceden geçirilerek gözaltına alındı. Belediye eşbaşkanlarının da aralarında olduğu bine yakın kişi o sabah gözaltına alınırken, yüzlerce kişi ise tutuklandı. İçişleri Bakanlığı tarafından belediyeye kayyım atanmasının ardından Van Valisi Ozan Balcı ise darbe görüntüleri arasında belediyeye gelerek, ikinci kez halkın iradesine darbe vuruldu.

Direniş ve tarihi başarı

Türkiye ve Kürdistan’da 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleşen yerel seçimlerde Wan’da DEM Parti büyük bir başarı elde ederek, 14 belediyenin 14’ünü alarak adeta rekor kırdı. DEM Parti Eşbaşkan adayları Neslihan Şedal ve Abdullah Zeydan 245 bin 573 oyla seçimleri kazandıktan bir gün sonra mazbata gaspı girişimi yaşandı. Seçimlerden bir gün önce Adalet Bakanlığı’nın talimatı ve mesai bitimine 5 dakika kala Abdullah Zeydan’ın memnun haklarının geri alındığı ortaya çıktı. İl Seçim Kurulu, Zeydan’ın mazbatasını iptal ederek en fazla oyu alan AKP’li adaya verilmesine karar verdi. Karara karşı 2 Nisan sabahı başlayan protestolar iki gün boyunca kentin her yerine yayıldı. Cadde ve sokaklar tamamen kapatıldı, kent adeta yangın yerine döndü. İki günlük direnişte 600’den fazla kişi gözaltına alındı, yüzden fazla kişi tutuklandı. Protestoların artarak devam etmesi üzerine Yüksek Seçim Kurulu, 3 Nisan’da AKP’li adaya verilen mazbatayı iptal ederek, tekrar Zeydan’a verdi. Sokaklara akın eden Wanlılar, sabaha kadar zaferle sonuçlanan direnişlerini kutladı.

Abdullah Öcalan’dan tebrik

Bir süre sonra ise Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, İmralı Heyeti ile yaptığı görüşmede, Wan halkına selam göndererek, “14’te 14 yapan iradeyi selamlıyorum” dedi.

Kenti 8 yıl yöneten kayyımların bıraktığı tahribat ve imkansızlıklara rağmen kadın odaklı bir belediyeciliği hayata geçiren eşbaşkanlar, sosyal belediyecilik anlayışıyla birçok hizmeti gerçekleştirdi. Ancak 10 ay sonra (11 Şubat) Eşbaşkan Zeydan’a yargılandığı davadan 3 yıl 9 ay hapis cezası verildi. Cezanın verilmesinin ardından binlerce Wanlı, belediyenin önüne gelerek burada nöbete başladı. Kentin tüm mahallelerinden binlerce yurttaş, belediye binası önünde “Abdullah Zeydan onurumuzdur”, “Neslihan Şedal onurumuzdur” sloganları attı. Belediye önüne gelen halk, bir kez daha görkemli bir şekilde direnecekleri mesajını verdi.  Hava sıcaklığının eksi 10 dereceye kadar düştüğü kentte, halk 4 gün boyunca sabahlara kadar nöbet tuttu. Türkiye ve Kürdistan’ın birçok kentinden seçilmişler de Wan’a gelirken, ülkenin birçok yerinde de destek mitingi, açıklamaları yapıldı.

Darbe görüntüleriyle belediye binasına girildi

Nöbet eylemi 5’nci gününde devam ederken, polisler belediye binasına 15 Şubat sabahı saat 04.00 sıralarında ablukaya aldı. Yüzlerce polis belediyenin bulunduğu bölgeyi sardı. Nöbet eyleminde yer alanlar bunun üzerine belediye binasını kapattı. Yüzlerce polis, TOMA ve akreplerle belediye binasına girmeye çalıştı. Bir süre sonra yüzlerce gaz bombası belediyenin içerisine fırlatılırken, ardından belediyenin tüm kapıları kırılarak içeri girildi. Belediye binasının içerisinde bulunan yaşlı, genç, çocuk başta olmak üzere seçilmişler, milletvekilleri, gazeteciler, belediye eşbaşkanları adeta işkenceden geçirildi. Polis baskınıyla Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Doğan Hatun’un da aralarında olduğu 500’ü aşkın kişi işkence ile gözaltına alındı. Polisler, Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Abdullah Zeydan’a görevden uzaklaştırıldığına dair İçişleri Bakanlığı tebligatını imzalatmak istedi ancak Eşbaşkan Zeydan, kararı tanımadığını belirterek, tebligatı imzalamadı. Bu arada belediyeye giren polisler ilk olarak, kayyım dönemindeki borç tablosunun yer aldığı pankartı indirdi. Aralarında DEM Parti milletvekilleri ve belediye eşbaşkanlarının da olduğu çok sayıda kişi belediye önünde protesto eylemine başladı. Belediye önünde sık sık “Hırsız var” sloganı yükseldi.

Saat 07.00 sıralarında ise İçişleri Bakanlığı Wan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Abdullah Zeydan’a verilen hapis cezası gerekçesiyle belediyeye kayyım atandığını duyurdu. İçişleri Bakanlığı kararında, “Abdullah Zeydan’ın anayasanın 127’nci maddesi ile 5393 sayılı belediye kanununun 47’nci maddesi gereğince ‘geçici bir tedbir olarak’ İçişleri Bakanlığınca uzaklaştırılmıştır. 5393 sayılı belediye kanununun 45 ve 46’ncı maddeleri uyarınca Van Valisi Ozan Balcı Belediye Başkan Vekil olarak görevlendirilmiştir” şeklinde duyurdu. Kararın açıklanmasının hemen ardından günler öncesinde görevleri tebliğ edildiği ortaya çıkan kayyım kadroları da tek tek belediyeye geldi. Saat 08.00 itibariyle de kayyım Ozan Balcı, darbe görüntüleri arasında belediyeye girdi. Belediyeye giren kayyım ilk olarak, belediyenin sitesini kapattı, hesapları askıya aldı ve belediyenin tüm yönetim kadrosunu görevden alarak, yerine kadrolarını atadı.

Tekrar protestolar başladı

Kayyım atanmasının ardından da kentin her yerinden kent merkezine gelen halk, bu kararı protesto etti. İlk gün yapılan protestoya müdahale eden polis, çok sayıda kişiyi yaraladı, yüzlerce kişiyi de gözaltına aldı. Kentin neredeyse tüm sokaklarında eylemler başlarken, birçok noktada polisin saldırısıyla başlayan çatışmalar gece saatlerine kadar devam etti. Yaşanan müdahalelerde Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Doğan Hatun yine gözaltına alınırken, Wan Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Neslihan Şedal ise yaralandı.

Gözaltı, tutuklama, işkence

Wan’da günler süren eylemlerin ardından bine yakın kişi gözaltına alınırken bunların arasında 100’e yakınını ise çocuklar oluşturdu. Gözaltına alınan çocuklardan 16’sı ile 90 yetişkinin, gözaltına alınması sırasında ağır işkenceye maruz kaldığı ortaya çıktı.

İşkence görenlerin kafalarında, kollarında ve ellerinde kırıklar, vücutlarında ise ağır darp izleri tespit edildi. Bir ay boyunca yaşanan eylemlerde halk sokakları terk etmezken, 100’e yakın kişi de tutuklandı.

Görüşmeler sürerken kayyım atandı

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşmelerin yapıldığı bir dönemde Wan Büyükşehir Belediyesi’ne kayyım atanmasının sürecin samimiyet testi olduğu değerlendirilirken, büyük direniş ve seçim başarısına rağmen yapılan kayyım atanmasının 14’te 14 ve 2 Nisan direnişinden öç alma olarak yorumlandı.

Kayyım yine belediyeyi talan etti

Üzerinden geçen bir yılda kayyım yine belediyeyi milyarlarca TL borcun altına soktu. Sadece bununla sınırlı kalmayan kayyım yönetimi, ilk olarak 223 kişiyi işten attı, kreş ve kadın yaşam merkezlerini kapattı. Daha önceki dönemi gibi yine arsa satışlarına başlayan kayyım, sadece 7 ayda muhammen bedeli 2 milyar TL’yi bulan 100 taşınmazı satışa çıkardı, büyük çoğunluğunu ise sattı. Kayyım darbesinin devam ettiği kentte, temel talep ise kayyımların geri çekilerek halk iradesinin tanınması.

Eşbaşkanlardan mesaj

Wan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Neslihan Şedal ve Abdullah Zeydan, belediyeye kayyım atanmasının yıldönümünde Mezopotamya Ajans’a (MA) şu mesajı gönderdi: “Wan halkının başta Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplo, Rojava’ya dönük saldırılar ve Van Büyükşehir Belediyemize atanan kayyım uygulaması karşısında ortaya koyduğunuz kesintisiz ve kararlı duruş, halk iradesinin teslim alınamayacağını bir kez daha göstermiştir. Abdullah Öcalan’a dönük komplo, Rojava’ya yönelik saldırılar ve Kürdistan’da sistematik biçimde sürdürülen kayyım politikaları birbirinden bağımsız değildir. Her biri aynı inkârın, aynı tasfiye anlayışının ve halkın demokratik iradesini etkisizleştirmeye dönük müdahalelerin farklı alanlardaki yansımalarıdır. Bu nedenle ortaya koyduğunuz tepki parçalı değil; ortak bir bilincin ve bütünlüklü bir mücadelenin ifadesidir.”

‘Ortak geleceğe sahip çıkıldı’

Yerel seçimler ve kayyım atanması sonrası ortaya çıkan halk direnişini selamlayan eşbaşkanlar, “31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından mazbatanın gasp edilmesine karşı günlerce sokakları terk etmeyen iradeniz, demokratik hakkın masa başı kararlarla ortadan kaldırılamayacağını açıkça ortaya koymuştur. O gün mazbatayı geri aldıran kararlılık, bugün kayyım uygulamalarına karşı sürdürülen nöbet ve direnişle aynı süreklilik içinde devam etmektedir. Türkiye’nin dört bir yanından yükselen dayanışma ise meselenin yalnızca yerel bir yönetim sorunu değil, daha geniş bir demokrasi meselesi olduğunu göstermiştir. Kayyım ataması basit bir idari işlem değildir; seçme ve seçilme hakkına yönelmiş açık bir müdahaledir. Belediyemizde kadın çalışmalarını, çok dilli hizmetleri, kültürel üretimi ve halkçı belediyecilik anlayışını hedef alan bu tasarruf, toplumsal kazanımları geriye götürmeyi amaçlamaktadır. Barış talebinin suç sayılarak ceza konusu yapılmasının ve bunun kayyım atamalarına gerekçe olarak gösterilmesinin hukuki bir dayanağı olmadığını her fırsatta açıkça ifade ettik. Ancak halkın iradesi ne dün gasp edilebilmiştir ne de bugün teslim alınacaktır. Bugün yükselen direniş; yalnızca bir belediyeye sahip çıkmak değil, kimliğe, dile, kültüre ve ortak geleceğe sahip çıkmaktır. Dün mazbatayı geri aldıran toplumsal kararlılık neyse, bugün kayyıma karşı sürdürülen mücadele de aynı bilinç, aynı sahiplenme ve aynı onurlu duruşla büyümektedir” ifadelerine yer verdi.

Haber: Adnan Bilen / MA

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version