Site icon Serbest Görüş

Halklar Karavanı aktivisti Alma: Türkiye’de cinsel saldırıya uğradım


Rojava’ya gitmek için yola çıkan Halklar Karavanı’ndan Alma, Türkiye’de sınır dışı edilmek için gözaltına alındıklarında cinsel saldırıya uğradığını açıkladı

HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli grupların Rojava’ya yönelik saldırılarına karşı devrimci kolektiflerden oluşan RiseUp4Rojava ağı’nın (Rojava için ayağa kalkın), seferberliği kapsamında başlattığı People’s Caravan (Halklar Karavanı) kampanyası ile dünyadaki farklı kesimleri Rojava’ya gitmek için yola çıkmıştı. Karavan, Avrupa’nın dört farklı rotasından Rojava’ya doğru ilerleyişini sürdürerek Riha’ya varmıştı. Kobanê sınırında bulunan Pirsûs (Suruç) ilçesine doğru yola çıkan karavanın burada Jandarma tarafından yolu kesilerek, karavanda bulunan enternasyonalistler gözaltına alınmış, ardından da sınır dışı edilmek üzere İstanbul’a gönderilmişlerdi.

Halklar Karavanı’nda yer alan enternasyonalistlerin bu süre içerisinde cinsel saldırıya maruz bırakıldıkları da kamuoyuna yansımıştı. Karavanda yer alan aktivistler Almanya’nın Frankfurt kentinde düzenledikleri açıklamayla yaşananları anlattılar.

‘Cinsel saldırıya uğradım’

ETHA’nın haberine göre, karavanda bulunan Alma, Türkiye’de sınır dışı edilmeden önce cinsel saldırıya uğradığını açıkladı. Alma, yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Almanya’ya sınır dışı edilmemizden kısa bir süre önce, cezaevi gardiyanları tarafından cinsel saldırıya uğradım. Yoldaşlarımdan ayrı olarak başka bir hücreye götürüldüm ve bana kemer takıldı. Bu uygulamaya direndim ve ardından arkamdan ellerim bağlanmış haldeyken birkaç gardiyan tarafından yere atıldım. Üç gardiyan etrafımda diz çökerken, biri de üzerime diz çöktü. Pantolonumu açtı ve zorla genital bölgeme defalarca dokundu, bana önce tecavüz edeceğini, sonra da öldüreceğini defalarca söyledi. Bu sırada diğer polisler saçımı çekti ve göğüslerime dokundu. Bu uygulamaya direnmeye devam ettim ve bir noktada dokunmayı bıraktılar, tekrar yüzüme vurdular ve sonra bana kemeri takmaya devam ettiler.”

‘Yaşadıklarım bireysel deneyimler değil’

“Bu açıklamayı bireysel olarak kendim için yapmıyorum, çünkü yaşadıklarım bireysel deneyimler değil” diyen Alma, Türkiye’nin özellikle kadın tutsaklara karşı cinsel işkenceyi bir araç olarak kullandığını belirtti. Alma, açıklamasında şunları vurguladı:

“Ayrıca, yaşadıklarımın, bu hapishanelerin duvarları ardında kadınların her gün maruz kaldığı şiddetin sadece bir parçası olduğunu biliyorum. Türkiye’de şu anda binlerce demokrat, aktivist ve devrimci hapishanede bulunmaktadır, bunlar arasında her gün tecavüze ve cinsel şiddete maruz kalan birçok kadın da var.”

“Türk faşizmi, her türlü yolla patriarkal sistemi sürdürmeye çalışıyor” diyen Alma, kadınların mücadelesinin çok güçlü olduğunun altını çizdi.

‘Rojava’da savaşan kadınların sesini taşımak bir görevdir’

Rojava’ya yönelik saldırılara da dikkat çekerek, şunları söyledi:

“Halklar Karavanı, Rojava’daki Kadın Devrimi’ni savunmak için bir misyondur ve bu devrim, HTŞ, Türkiye ve IŞİD’in barbar ve faşist çeteleri tarafından saldırı altında olmaya devam ediyor. Her zamankinden daha fazla, bu devrimi savunmak ve Rojava’da savaşan kadınların sesini dünyanın dört bir yanındaki sokaklara taşımak, biz kadınlar için bir görevdir.”

DEM Parti’den tepki: Devlet denetimindeki mekanlar suç mahalli

DEM Parti Kadın Meclisi de konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada şunlar belirtildi:

“Halklar Karavanı, halklar ve kadınlar arasında uluslararası dayanışmayı büyütmeyi, kadına yönelik şiddete karşı ortak mücadeleyi güçlendirmeyi ve Rojava’daki kadın mücadelesiyle dayanışma kurmayı hedeflemiştir. 

Karavan aktivisti kadınların gözaltına alınması ve tutuldukları geri gönderme merkezlerinde cinsel şiddete uğraması bu ülkede devlet denetimindeki mekanların kadınlar için suç mahalli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. 

Halklar Karavanı aktivisti Alma ve arkadaşlarına cinsel şiddet uygulanması ve tecavüz girişiminde bulunulması, Rojava’da HTŞ çeteleri eliyle kadınlara karşı işlenen suçların onaylanmasıdır. Kürt halkı ve kadınlarla uluslararası dayanışmanın hedef alınmasıdır. Kürt düşmanlığının, kadın düşmanlığının uluslararası kanıtıdır.

Halklar Karavanı aktivisti kadınlara karşı işlenen bu suç, tüm kadınlara karşı işlenmiştir. Bu suçu işleyen failler ve bu suça sessiz kalan yetkililer iyi bilsin ki;

Olayın peşini bırakmayacağız. Faillerin yargı önünde hesap vermesi için her türlü girişimde bulunacağız.

Enternasyonal kadın mücadelemize yönelik gerçekleştirilen bu saldırının hesabını mutlaka soracağız!”

HABER MERKEZİ

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version