ETHA muhabirleri Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz ve Elif Bayburt’un tutuklanmasına karşı 10 basın ve ifade özgürlüğü örgütü ortak açıklama yaptı. Açıklamada, gazetecilik faaliyetlerinin kriminalize edilmesine ve terörle mücadele mevzuatının ifade özgürlüğünü kısıtlamak için kullanılmasına dikkat çekildi
Etkin Haber Ajansı’nın (ETHA) bürosu basılarak muhabirleri Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz ve Elif Bayburt’un tutuklanmasına karşı 10 basın ve ifade özgürlüğü örgütü açıklama yaptı.
Gazetecilerin mesleki metaryelleri ve dijital ekipmanlarına el konulduğunun belirtildiği açıklamada, “Soruşturma sürecinde gazetecilere yöneltilen soruların doğrudan haber içerikleri, sosyal medya paylaşımları, katıldıkları basın açıklamaları ve yaptıkları görüşmelere ilişkin olması; gazetecilik faaliyetinin suç unsuru olarak değerlendirildiğini göstermektedir. Gazetecilerin sosyal medya paylaşımları, yaptıkları haberler ve katıldıkları kamuya açık etkinlikler suçlamaya dayanak gösterilmiş; HTS kayıtları ve MASAK raporlarında yer verilen para transferleri, mesleki temasları, sendikal ilişkileri ile uluslararası basın kartı sahibi olmaları soruşturma konusu yapılmıştır. Bu unsurların ‘örgüt üyeliği’ iddiası ile ilişkilendirilmesi, olağan gazetecilik faaliyetlerinin suç kapsamında değerlendirilmesidir” denildi.
Mesleki faaliyetlerin ve sendikal ödemelerin suçlama konusu yapılmasının, basın özgürlüğü açısından son derece kaygı verici olduğunun vurgulandığı açıklamada şunlara yer verildi:
“Haber takibi yapmak, kaynaklarla görüşmek ve kamusal etkinlikleri izlemek suç değildir. Bu tutuklamalar, gazetecilik faaliyetlerinin kriminalize edilmesinin ve terörle mücadele mevzuatının ifade özgürlüğünü sınırlamak amacıyla kullanılmasının bir örneğidir. Gazetecilerin haberleri, yazıları ve eleştirel görüşleri nedeniyle özgürlüklerinden mahrum bırakılması kabul edilemez. Bu uygulamalar yalnızca gazetecileri değil, halkın haber alma hakkını da hedef almaktadır. Aşağıda imzası bulunan kuruluşlar olarak bu tutuklamaları, gazetecilik faaliyetlerinin kriminalize edilmesine yönelik süregelen sistematik politikanın bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Yetkilileri, gazetecileri susturmak amacıyla terörle mücadele mevzuatını araçsallaştırmaktan vazgeçmeye davet ediyoruz. Meslektaşlarımızın bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyor; basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüne yönelik tüm baskılara karşı olduğumuzu bir kez daha kamuoyuna duyuruyoruz. Demokratik bir toplum için özgür basın şarttır.”
İmzacılar şu şekilde:
“Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), PEN Norveç, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), DİSK Basın-İş Sendikası, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), KESK Haber-Sen, Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası, Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF) ve Punto24 Bağımsız Gazetecilik Derneği (P24).”
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

