Epstein dosyasına ilişkin yayımlanan yeni belgelerde Türkiye’nin adının geçtiğine yönelik iddialar üzerine DEM Parti Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan, kayıp çocuklar ve olası uluslararası insan ticareti bağlantılarının araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını istedi
ABD Adalet Bakanlığı, çocuklara yönelik tecavüz ve fuhuş ağı kurmak suçlamasıyla tutuklanan ve cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein davasına ilişkin milyonlarca yeni belge yayımladı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan, Türkiye’deki kayıp çocukların durumu ve Epstein bağlantılarına ilişkin araştırma yapılması istemiyle Meclis’te Araştırma Komisyonu kurulmasını talep etti.
Ortaya çıkan belgelerle birlikte olayın yalnızca ABD ile sınırlı kalmayıp, küresel ölçekte bir insan ticaretini gösterdiği belirtilen önergede şu ifadelere yer verildi:
“2026 yılı başında ABD’de kamuoyuna açıklanan yeni belge setleri, Epstein’in suç ağının yalnızca bireysel bir suç zinciri olmadığını; siyaset, diplomasi, sermaye ve uluslararası ilişkiler ağlarına uzanan çok katmanlı bir yapı barındırdığını göstermektedir. Bu belgelerde yer alan yazışmalar, tanık beyanları ve ifade tutanakları; çocukların farklı ülkelerden temin edildiği, farklı coğrafyalara taşındığı ve ‘elit çevrelere sunulduğu’ yönünde son derece ağır iddialar içermektedir. Bu bağlamda, Türkiye kamuoyunu doğrudan ilgilendiren son derece vahim iddialar da gündeme gelmiştir. Dosyaların bir kısmında ve Epstein davasına bağlı belge ve materyallerde, Türkiye Cumhuriyeti’nin adının geçtiği, Türkiye’den çocukların ya da Türkiye’de bulunan çocukların bu suç ağına dâhil edilmiş olabileceğine dair ifadelerin yer aldığı görülmüştür.”
Dosyada Türkiye’nin yeri ve kayıp çocuklar
Türkiye ile ilgili iddiaların dava dosyalarındaki sorgulama başlıklarına da girdiğinin belirtildiği önergede, “Bu iddialar, Türkiye’nin yalnızca dolaylı bir temas noktası değil, iddiaların doğru çıkması hâlinde suçun işlendiği mekanlardan biri olabileceği ihtimalini gündeme getirmektedir. Konuyla bağlantılı bir diğer husus ise, Türkiye’de geçmiş yıllarda yaşanan büyük depremler sonrasında ortaya çıkan kayıp çocuk vakalarıdır. Özellikle 1999 ve 2023 depremlerinin ardından, çok sayıda çocuğun akıbetinin net biçimde tespit edilemediği; bu çocukların yasa dışı ağlar aracılığıyla yurt dışına çıkarılmış olabileceğine dair iddiaların kamuoyunda uzun süredir tartışıldığı hatırlanmalıdır. Bu iddialar, Epstein dosyalarında ortaya çıkan ‘uluslararası çocuk ticareti’ bulgularıyla birlikte ele alındığında, Türkiye açısından son derece ciddi ve çok yönlü bir soruşturma ihtiyacını ortaya koymaktadır” denildi.
Bu iddiaların kapsamlı bir şekilde soruşturulması gerektiğinin altı çizilen önergenin devamında ise şu ifadeler kullanıldı:
“Öte yandan bu tablo, Türkiye’de çocukların korunmasına ilişkin yapısal sorunlardan bağımsız değildir. Türkiye, milyonlarca mülteci ve göçmen çocuğa ev sahipliği yapan; yoksulluk, savaş ve afet koşullarının çocukları daha kırılgan hale getirdiği bir ülkedir. Uluslararası kuruluşların ve resmi istatistiklerin de ortaya koyduğu üzere; çocuk işçiliği, erken yaşta evlilik, cinsel istismar ve insan ticareti riski özellikle korunmasız çocuklar açısından son derece yüksektir. Buna karşın çocuklara ilişkin veri toplama, kayıt, takip ve denetim mekanizmalarının şeffaf olmadığı; ‘kayıp çocuk’ başlığında kamuoyunun düzenli ve denetlenebilir bilgilere erişemediği bilinmektedir.
Araştırma talebi
Bu nedenlerle; Epstein dosyalarında Türkiye ile ilişkilendirilen iddiaların doğruluğunun, kapsamının ve olası sorumlularının açığa çıkarılması; deprem, göç ve yoksulluk koşullarında çocukların korunmasına ilişkin yapısal zafiyetlerin ortaya konulması; çocuklara yönelik insan ticareti ve cinsel istismarla mücadelede devlet kurumlarının etkinliğinin denetlenmesi amacıyla TBMM bünyesinde bir Meclis Araştırması açılması zorunludur. “
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

