Serbest Görüş

Birçok kentte deprem anması: Asrın felaketi değil, asrın ihmali


Birçok kentte 6 Şubat depreminde yaşamını yitirenler anıldı

KESK Dêrsim Şubeler Platformu Sanat Sokağı’nda açıklama yaptı. “6 Şubat 2023 Deprem doğal bir afetti. İktidar onu felakete dönüştürdü” pankartı ardından konuşan Eğitim-Sen Şube Sekreteri İlhan Öner, Mereş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerin, ülke tarihinin en büyük yıkımlarından biri olarak hafızalara kazındığını dile getirdi.

Dêrsim Milletvekili Ayten Kordu ise, “Bu coğrafyada alınabilecek önlemlerin alınmaması, merkeziyetçi tekçi politikalar ve bu politikalarda ısrar yüzünden çok büyük bir acı yaşanmıştır. Bu yaralar 3yıl geçmesine rağmen onarılamamıştır” dedi.

Êlih

Êlih (Batman) Emek ve Demokrasi Platformu, 6 Şubat 2023 tarihinde Mereş merkezli depremde yaşamını yitiren yurttaşları Yılmaz Güney Parkı’nda yaptığı açıklama ile andı. Açıklamayı okuyan Êlih TMMOB Sekreteri Şahin Bavli, depremde meydana gelen bu yıkımın doğal afet değil sistematik bir ihmal olduğunu belirtti.

Yaşananların bir kader olmadığını söyleyen Şahin Bavli, “Bu tablo; rantı, denetimsizliği ve cezasızlığı esas alan bir düzenin sonucudur” dedi.

Açıklamanın ardından Hatay’ın merkez Antakya ilçesindeki yıkımda 13 yaşındaki oğlu Ali Yıldız’ı kaybeden Dilber Yıldız, o döneme çektikleri zorlukları anlatan bir şiir okudu.

Aynı gün Semsûr’da (Adıyaman) depreme yakalanan Ali Karadoğan ise, depremin doğal olduğunu ama rant uğruna çürük yapılan binaların on binlerce insanın hayatına mal olduğunu dile getirdi. Ali Karadoğan, “Depremzedelere verilen konutların fiyatları belli değil. 3 yıl geçmesine rağmen binlerce insan halen konteynerlerde yaşıyor” diye konuştu.

Amed  

Mereş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde Amed’de yaşamını yitiren 411 kişi, depremin 3’üncü yılında mezarları başında anıldı. Rêzan (Bağlar) ilçesinde bulunan Yeniköy Mezarlığı’nda bir araya gelen aileler, yakınlarının mezarlarını ziyaret ederek dualar okudu.

Anma sırasında duygusal anlar yaşandı.

Şirnex

Şirnex Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, Kenya Meydanı’nda düzenledikleri açıklama ile depremde yaşamını yitirenleri andı. Anmaya siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı. Anmada depremin vurduğu kentlerinde isimlerinin yer aldığı “Unutmadık, unutmayacağız, affetmeyeceğiz” pankartı açıldı. Saygı duruşu ile başlayan anmada, açıklama yapan İHD Şirnex Şube Eşbaşkanı Şivan Sakman “6 Şubat depremi sonrasında ortaya çıkan ve halen devam eden her boyutta sorun derhal çözüme kavuşturulmalı, bölge halkının barınma ve insanca yaşam ihtiyaçları insanı ve doğayı önceleyen bir yaklaşımla ve devletin tüm olanakları kullanılarak giderilmelidir” dedi.

İstanbul

İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, Kadıköy’de bulunan İskele Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. “Deprem Değil Rantçı Düzen Öldürdü! Dayanışmaya Devam” ve “6 Şubat Depremini Unutmadık” pankartlarının açıldığı açıklamaya çok sayıda kişi katıldı. Sık sık “Depremi Unutma, Unutturma”,  ve “Unutmak Yok, Affetmek Yok, Helalleşmek Yok” sloganları atıldı. Basın açıklamasını Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İstanbul İl Koordinasyon Kurulu’ndan Aydan Adanır Usta okudu.

Yaşanan kayıp ve yıkımın etkilerinin halen sürüdüğünü belirten Aydan Adanır Usta, “Afet yönetim sürecinde ortaya çıkan zafiyetler ve eksiklikler, ilk günden bugüne pek çok sorunun büyüyerek devam etmesine yol açtı” dedi. Afetlere hazırlık ve kriz yönetimi süreçlerinde bilime, tekniğe ve kamusal planlamaya dayalı bir yaklaşımın zorunlu olduğunu defalarca dile getirdiklerini ifade eden Aydan Adanır Usta, “Şehirlerimizin ve yapı stokunun depreme hazır olmaması, etkin ve bütüncül bir acil durum yönetim sisteminin kurulmaması, bir doğa olayının büyük bir toplumsal felakete dönüşmesine neden oldu. Üç yıl geçmesine rağmen, hem afet öncesi risk azaltma hem de afet sonrası iyileştirme süreçlerinde gerekli adımların yeterli ölçüde atılmadığını görüyoruz. Yeniden yapılaşma sürecindeki planlama ve uygulama sorunları, bölgedeki yurttaşlarımızın yaşadığı güçlükleri artırmaktadır. Yaşanan yıkımın büyüklüğünü toplumdan saklamaya ve her şeyin kontrol altında olduğu algısını yaratmaya çalışan iktidar, bu tutumunu Hatay’da film stüdyolarını aratmayacak törenlerle sürdürmektedir” diye konuştu.

Deprem bölgesinde barınma, beslenme, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçların erişiminee halen ciddi sorunların olduğu, binlerce yurttaşın konteyner alanlarda yaşamını sürdürdüğünü kaydeden Aydan Adanır Usta, “Bir yıl içinde tamamlanacağı belirtilen kalıcı konutların önemli bir bölümü hâlâ teslim edilmemiştir. 6 Şubat depremleri, ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini ve bilimsel, kamusal, denetlenebilir bir hazırlık sisteminin zorunluluğunu bir kez daha göstermiştir. Göstermelik adımlar ve kısa vadeli uygulamalar toplumun güvenliğini sağlamaya yetmez. Bilimsel planlama, şeffaf denetim ve kamusal sorumluluk esastır. Rant uğruna insan yaşamını ve bilimsel gerçekleri geri plana iten anlayış terk edilmelidir. Aklı, bilimi, planlamayı ve denetimi dışlayan yönetim yaklaşımı, ülkemizin geleceği açısından ciddi bir risk oluşturmaktadır” diye belirtti.

Riha

Urfa Emek ve Demokrasi Platformu ise Novada Park’ta basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, “Unutmadık, afet değil ihmal öldürür” yazılı pankart taşındı. Açıklamaya DEM Parti Riha Milletvekili Dilan Kunt da destek verdi.

Platform adına söz alan Fırat Doğan, yaşanan deprem nedeniyle  yüzbinlerce insanın öldüğü ve yaralandığını, milyonlarca insanın ise göç etmek zorunda kaldığına işaret etti. Doğanın ve yaşamın esas alınmadığını, bunun yerine rantın esas alındığını ve bunun siyasal bir tercih olduğunu belirten Doğan, ortaya çıkan sonucun da bu nedenle yaşandığını kaydetti. Depremin üzerinden üç yıl geçtiğini ancak esas sorumluların hesap vermediğini belirten Doğan, “Depremzedelerin temel yaşam ihtiyaçları hala güvence altına alınmamıştır. Ortaya çıkan ağır can kayıpları ve yıkım, Türkiye’nin uzun yıllardır sürdürülen denetimsiz yapılaşma politikalarının, imar aflarının ve bilimsel uyarılarının yok sayılmasının ve kamusal sorumluluğun bilinçli bir şekilde terk edilmesinin doğrudan sonucudur” dedi.

Doğan, hala konteynerlerde kalanların ise alt yapılarının yetersiz olduğunu aynı zamanda dışlandıklarını ve yoksulluğa itildiklerini belirtti. Barınma hakkının ihlal edildiğini de belirten Doğan, yapılan konutların da insan onuruna yakışır düzeyde olmadığını, konutların yer seçiminin de kentin dışında olduğunu, sosyal yaşam, eğitim, sağlık ve ulaşım açısından verilerin gözetilmediğini söyledi. Doğan, “Depremzedeler kent dışına, izole yerlere mahkum edilmiştir. Yetersiz kira destekleri ve artan yaşam maliyetleri derin bir yoksulluğa sürüklemiştir” diye kaydetti.

 

HABER MERKEZİ 

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version