Site icon Serbest Görüş

Besiciler artan maliyetler nedeniyle hayvancılık yapamayacak durumda


Pêrtag’da besiciler, artan maliyetler ve yayla kısıtlamaları nedeniyle hayvancılık yapamayacak duruma geldiklerini söyledi

Dêrsim’de uzun yıllardır geçim kaynağı olan hayvancılık, artan maliyetler, yayla yasakları ve destek eksikliği nedeniyle üreticiler için sürdürülemez hale geldi. Önceki yıllarda birçok yaylanın yasaklanmasıyla birlikte küçükbaş hayvan sayısında önemli azalma yaşandı. Bu yıl ise henüz bir yasak kararının bulunmadığı kentte üreticiler, 32 yaylada faaliyet gösterebilecek. Pêrtag’ın (Pertek) Dereli Köyü’nde küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıkla uğraşan yurttaşlar, tarım ve hayvancılıkta kapsamlı politikalar üretilmesi gerektiğini söyledi.

Yaklaşık 50 yıldır hayvancılıkla uğraşan Müslüm Karakuş, 1980’lerden bu yana hayvancılıkla üretim yapan çiftçilerin ciddi baskılar altında kaldığını söyledi. Müslüm Karakuş, ” Ben kendim genellikle Eyribelen Yaylası, Qisle (Nazimiye) bölgesinde, Dêrsim merkezde yaylacılık yaptım. Yani bunu yaparken de hayvancılık yapan bu bölgeyi bilen insanlar hepsi de bilir bomba altında kalıyorduk. Askeriye çok ciddi sıkıntılar yaratıyordu. Helikopterlerin, uçakların attığı bomba sesinden duramıyorduk. O süreçte birçok kişi hayvancılığı, yaylayı bıraktı” ifadelerini kullandı.

‘Üretim azalıyor’  

Karakuş, artan maliyetler, tüccar tekeli ve çoban sıkıntısı nedeniyle üretimin gün geçtikçe azaldığını belirtti.

Devletin desteğinin gerçek üreticiye ulaşmadığını dile getiren Karakuş,  “Ziraat Bankası üreticiye destek kredisi veriyor; ama hayvanı olmayanlar alıyor. Denetim yok. Yıllardır üreticiyim, teminat da versem kredi alamıyorum. Tarım Bakanlığı ve devlet gelip üreticiyi yerinde dinlemeli, sorunları görmeli. Yoksa bu gidişle üretim tamamen bitecek” ifadelerini kullandı.

‘Zararına çalışıyoruz’  

Hüseyin Çelik ise yarım asırdır sürdürdüğü hayvancılığı zarardan dolayı bırakmak zorunda kaldığını dile getirdi. Yıllarca küçükbaş hayvancılıkla uğraştığını belirten Hüseyin Çelik, yaptıkları besicilikte zarar ettiğinden dolayı elindeki hayvanları sattığını söyledi. Hüseyin Çelik, “Bir anda çoban sorunu çıktı, yayla sorunu çıktı. Bu yaylalardan sonra bizi birkaç sene Erzirom (Erzurum), Qers (Kars), Karadeniz Bölgesi’ne bile gönderdiler. Yetersiz geldi” diye belirtti.

Emekli olmasına rağmen halen çalıştığını ifade eden Çelik, 70 yaşına gelmesine rağmen geçim için hayvancılık yaptığını belirtti. Saman ve yemin maliyetinden bahseden Çelik, bunun hayvancılığı zora soktuğunu söyledi.

‘Geçimimizi zor sağlıyoruz’ 

Yaklaşık 15 yıldır hayvancılıkla uğraşan Özcan Karakuş, artan maliyetler ve piyasa durgunluğu nedeniyle geçimlerini zor sağladıklarını ifade etti. Daha önce özel sektörde çalıştığını dile getiren Özcan Karakuş, şöyle devam etti: “Son 15 yıldır hayvancılıkla uğraşıyorum. Toplamda 200 küçükbaş hayvanım var. Bakımı kolay değil, her şey insan gücüyle oluyor. Saman, yem hepsi pahalı. Samanın tonu 12 bine, yemin tonu 20 bine yaklaştı. Gücümüz yetmiyor ama mecburen elimizdeki hayvanlara bakıyoruz.”

Artan maliyetlerin yanı sıra ithal et politikalarının da kendilerini olumsuz etkilediğini belirten Karakuş, yerli üreticinin desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye genelinde hayvancılık canlandırılsa iyi olur. Dışarıdan hayvan getiriyorlar, bizim hayvanlarımız elimizde kalıyor. Kimse satamıyor. Hayvan yerine saman, yem ithal edilse şartlar daha elverişli olur. O zaman üretici biraz nefes alır” diye ekledi.

Haber: Şilan Şirvan Çil / MA 

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version