Site icon Serbest Görüş

19 kez anjiyo olan tutsağın durumu ağırlaşıyor: Yürümekte ve konuşmakta güçlük çekiyor


19 kez anjiyo olan, yürümekte ve konuşmakta güçlük çekmeye başlayan ağır hasta tutsak Mehmet Edip Taşar, ATK’nin ‘Cezaevinde kalabilir’ raporu yüzünden gün geçtikçe kötüleşiyor

Marmara (Silivri) 5 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan 70 yaşındaki ağır hasta tutsak Mehmet Edip Taşar’ın tahliyesi, 3 kez sevk edildiği Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından “cezaevinde kalabilir” raporu nedeniyle engellendi. ATK’nin raporları nedeniyle tahliye talepleri reddedilen Edip Taşar, infazının ertelenmesi için bir kez daha Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulundu.

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) ve böbrek hastası olan Taşar, 19 kez anjiyo oldu. Konuya dair değerlendirmelerde bulunan Edip Taşar’ın avukatı Baran Elma müvekkilinin, avukat görüşlerine dahi tekerlekli sandalyede geldiğini belirterek, “Kendisiyle yaptığımız son görüşmemizde, yediği her şeyi kustuğunu ve konuşmakta güçlük çektiğini gözlemledik. Avukat görüşlerine tekerlekli sandalyede geliyor ve oturmakta dahi güçlük çekiyor. Dolayısıyla tek başına hayatını idame edemeyeceği çok açık. Kendisi ve aynı koğuşta kaldığı diğer tutsaklarla da görüştüğümüzde lavabo ihtiyacını bile karşılayamadığını, ilaçlarını içerken destek aldığını ve hiçbir şekilde temel ihtiyaçlarını yerine getiremediğini öğrendik” diye konuştu.

‘Yaşam hakkı ihlal ediliyor’

ATK’nin raporuna dikkat çeken Baran Elma, “Böylesine bir süreçte halen cezaevinde kalması, göz göre göre konuşma ve görme yetisini kaybetmesi, yeme-içme gibi hiçbir temel ihtiyacını karşılayamamasına karşı halen cezaevinde tutulması ve tahliyesinin önünün açılmaması Edip Taşar’ın yaşam hakkının ihlal edilmesi anlamına geliyor” diye belirtti.

Edip Taşar’ın, ailesiyle yaptığı cezaevi görüşmelerini hatırlatan Baran Elma, “Edip Taşar’ın çocuğu, babasını tanıyamayacak durumda olduğunu ifade etmişti. Bir kişinin babasını tanıyamayacak hale getiren bir durum şüphesiz yanlıştır ve ortada bir sorun vardır. Bu sorunun da çözümü şarttır. Çocuğu, babasıyla yaptığı görüşmelerde sürekli babasının başını masaya koyup aşağıdan kendisine baktığını söylemişti. Bu da tutsağın, psikolojik olarak ruh sağlığı noktasında çok büyük bir karamsarlık ve umutsuzluğa sevk ettiğini gösteriyor. Tüm bunlar toplandığında Mandela kuralları ve Avrupa İşkencenin ve İnsanlık dışı veya Onur kırıcı Muamelenin veya Cezanın Önlenmesi Komitesi’nin (CPT) standartları ölçüsünde kişinin, cezaevine girse dahi insan olduğu unutulmadan, insanlık onuruna yaraşır bir muamele görme ve kendi maddi-manevi varlığını koruma, geliştirme hakları bakidir. Bu kişinin, tutsak olması buna ilişkin herhangi bir istisna getirmez. Biz, hükümetten, gerekli makamlardan, ATK’den ve Adalet Bakanlığı’ndan bu konuda hassasiyet bekliyoruz. Bu kişilerin, insan olduğunu unutulmaması ve insanlık onuruna yaraşır bir muamelede bulunulmasını talep ediyoruz” dedi.

Kaynak: MA

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version