ADEM YAVUZ ARSLAN | YORUM
Ülkenin en güçlü siyasi figürlerinden birinin rüşvet almaktan mahkûm edildiğini, üniversite diplomasının da yıllar sonra iptal edildiğini söylesem aklınıza ne gelir? Üstelik yargılamanın televizyonlardan canlı yayımlandığını ve milyonlarca insan tarafından yakından takip edildiğini anlatsam!
Hayır… 19 Mart darbesiyle devrilip tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan ya da Erdoğan hükümetini ‘önüne yatıran’ Reza Zarrab dosyalarından, hediye adı altından rüşvet olarak lüks çantalardan, saatlerden söz etmiyorum. Zira hikâye Türkiye’den çok uzakta, Güney Kore’de yaşandı.
Türk medyasında gündem olduğunu —ya da olacağını— sanmıyorum. Ama benim için son derece çarpıcıydı. Dün karar duruşması yapıldı ve ülkenin First Lady’si mahkûm oldu. Gerçekten ibretlik bir tabloya tanıklık ettik.
Önce kısaca özetleyeyim, ardından siyasi yorumuna geçeyim. Bu arada yazının bundan sonraki bölümünde “Kore” derken ayrıca “Güney” demeyeceğim. Zaten Kuzey Kore gibi bir rejimde first lady’nin rüşvetten yargılanmasını beklemiyoruz.
O çantaya almayacaktın!
First Lady Kim Keon Hee, rüşvet ve piyasa manipülasyonu iddialarıyla Ağustos 2025’te tutuklandı. Üç ayrı davada yargılanıyordu. Dikkat çekici olan şu: Bu davalar ilk günden itibaren televizyonlardan canlı yayınlandı.
Bir başka ayrıntı daha var. Kim Keon Hee’nin eşi, eski Cumhurbaşkanı Yoon Suk Yeol, parlamentoya yönelik darbe girişimi suçlamasıyla zaten cezaevindeydi.
İddianameye göre Kim, 2010–2012 yılları arasında bir otomobil firmasının hisselerinde manipülasyon yaparak yaklaşık 600 bin dolar haksız kazanç elde etti. Mahkeme, Kim’in bu plana doğrudan dahil olduğuna dair yeterli delil bulunmadığına hükmetti ve bu suçlamadan beraat verdi.
First Lady’nin yargılandığı duruşmalar televizyonlardan canlı yayınlandı.
Ancak başka bir dosyada tablo değişti.
Mahkeme, Kim Keon Hee’nin bir kiliseden iş ayrıcalıkları karşılığında yaklaşık 80 milyon won (55 bin dolar) değerinde lüks bir çanta ve elmas kolye kabul ettiğini sabit gördü. Bu kapsamda rüşvetten mahkûmiyet kararı verildi ve alınan hediyelerin bedelinin ödenmesine hükmedildi.
Ayrıca otoyol ihalelerinde nüfuz kullanıldığına dair iddialar da dosyada yer aldı.
Basın susturulmadı, gazeteciler tutuklanmadı
Kore medyası dosyayı başından sonuna kadar yakından izledi. Yolsuzluk haberleri yapan medya kuruluşları TOMA’larla basılmadı. Gazeteciler tutuklanmadı. Gazetelere kayyım atanmadı. Kim Keon Hee, mahkeme salonuna girerken şu cümleyi kurdu: “Önemsiz bir kişi olmama rağmen topluma sorun çıkardığım için içtenlikle özür diliyorum.”
Diploma meselesi: Benzer gibi görünüyor ama değil
Yargılama sürecinde dikkat çekici bir gelişme daha yaşandı: Kore First Lady’sinin üniversite diploması iptal edildi. Burada Türkiye’de birçok kişinin aklına ister istemez Ekrem İmamoğlu’nun diploması geliyor. Ancak iki olay arasında en küçük bir benzerlik yok.
Kim Keon Hee, 1999 yılında Sookmyung Üniversitesi Sanat Bölümü’nden mezun olmuştu. Ancak öğrencilik dönemine ilişkin intihal suçlamaları gündeme geldi. Üniversitenin etik kurulu, tezde intihal tespit etti. Usulsüzlük akademik olarak belgelendi ve 2025’te diploması iptal edildi.
Kim Hee, duruşma salonuna böyle getirildi.
Evet, siyasette yarım asır sonra bile diploma iptal edilebiliyor. Ama hukuki gerekçeyle, kurumsal süreçle ve şeffaf biçimde. Türkiye’deki örnekle uzaktan yakından ilgisi yok.
Bitmeyen tartışmalar ama işleyen bir hukuk
Kim Keon Hee’nin tartışmaları bununla sınırlı değil. Kurduğu sanat şirketi üzerinden vergi kaçırdığı iddiaları manşetlere yansıdı. Ardından CEO’luk görevinden istifa etti. Tartışmalar hâlâ sürüyor.
2021 seçimleri öncesinde nüfuzunu kullanarak haksız rekabete yol açtığı da uzun süre konuşuldu. First Lady olduktan sonra ise lüks hediye kabulü iddiaları daha da arttı. 2022 NATO Zirvesi sırasında diplomatik krize yol açan davranışları oldu.
Eylül 2025’te ise Türkiye’ye hiç yabancı olmayan bir sahne yaşandı: Kim Keon Hee, Seul’de bir kişiden lüks bir el çantası “hediye” alırken kameralara yakalandı. Görüntüler aylar sonra basına sızdı. Video doğal olarak büyük yankı uyandırdı. Sivil toplum kuruluşları, Yolsuzlukla Mücadele Yasası’nın ihlal edildiği gerekçesiyle savcılığa başvurdu.
İktidar cephesi olayı “karalama kampanyası” diye geçiştirmeye çalıştı. Ama başaramadı. Sonuçta First Lady tutuklu yargılandı ve mahkûm oldu.
İki ülke, iki hukuk düzeni
Bu dosyanın bir başka yönü daha var. Kim Keon Hee’nin eşi Yoon Suk Yeol, Aralık 2024’te sıkıyönetim ilan etmeye kalktı. Parlamento direndi. Anayasa Mahkemesi süreci onayladı ve Yoon görevden alınıp tutuklandı. Böylece Kore tarihinde ilk kez karı koca aynı anda tutuklanan bir siyasi çift ortaya çıktı.
Peki, Türkiye’den binlerce kilometre uzakta yaşanan bu süreci neden gündeme getiriyorum?
Cevap aslında çok basit!
Cumhurbaşkanı eşi de olsanız; “hediye” adı altında rüşvet alırsanız, nüfuzunuzu kullanarak çıkar sağlarsanız, yargılanıyorsunuz. Savcılar soruşturma açtığı için ‘darbeci’ ilan edilmiyor. Gazeteciler dosyayı izlediği için tutuklanmıyor. Mahkemeler siyasetten bağımsız çalışıyor.
Duruşmalar halktan kaçırılmıyor, canlı yayınlanıyor.
Ve evet…
25 yıl önce yazdığınız tezde intihal varsa diplomanız iptal ediliyor. Ama Türkiye’de olduğu gibi, sandıkta yenemediğiniz siyasi rakibin diplomasını iptal ettirmek için değil…
Boşuna değil: Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde Güney Kore ilk 20’de yer alırken, Türkiye 143 ülke arasında 118. sırada…
İki ülke arasındaki fark tam olarak burada başlıyor.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

