Site icon İnternet Haberler Köşe Yazıları Yorumlar Siyaset Ekonomi Spor

2026 model AKP’li Zübük!

Necip F. Bahadır


NECİP F. BAHADIR | YORUM

Mebus pazarını yazarken ‘Zübük’ demeye dilim varmamıştı. Ama o fotoğrafı görünce “Evet, bu tam bir Zübük!” dedim. Ve bir yazıyla tarihe not düşmeye karar verdim.

Türk siyaseti böylesini çok az gördü. Gündem yoğun olduğu için gözden kaçmış olabilir. CHP’den AKP’ye geçen Hasan Ufuk Çakır’ın ‘rozet ayini’ sırasında topuklarını vurarak asker selamı vermesi yadırganmıştı. Doğrusu ben biraz heyecanına vermiştim. Meğer o kadar masum değilmiş. Zübük karakterini sergilemiş.

Bir kaç ay önce asker kökenli Mehmet Ali Çelebi İzmir’de partililere konuşurken takım elbisesinin üzerine ‘mavi bere’ takmıştı. O fotoğrafı burada yorumlarken ‘Mavi Bereli Zübük’ diye yazmıştım. Şimdi yanına Mersin’den Hasan Ufuk Çakır da geldi.

AKP bir anda ‘Zübüklerin Partisi’ oldu. Ne hazin bir son…

‘Erdemliler Hareketi’ olarak yola çıkan kadronun geldiği duruma bakar mısınız? Erdoğan ne dediyse aksini yaptı. Kader her iddiasıyla sınadı ve hepsini kaybetti. Sicili berbat…

Hayır, parti değiştirmenin ne kadar ahlaksız olduğunu dile getirdiği o eski sözlerini hatırlatmayacağım. Görüntü o kadar net ki… Ve tablo kendisini o kadar iyi ifade ediyor ki… Arşive kadar inmeye gerek yok. Mevcut hale ‘tesir altında kalmadan’ bakmak kafi… ‘Erdoğan’ın Mümini’ ve büyüsüne kendinizi kaptırmamışsanız gerçeği idrak etmekte zorlanmasınız. Erdoğan ve AKP’nin bu hallere düşeceğini hiç ummazdım. Boşuna, “Ne oldum deme, ne olacağım de…” diye söylenmemiş.

Hasan Ufuk Çakır yakasına taktığı AKP rozeti ve yeni siyasi kimliğiyle soluğu memleketi Mersin’de almış. AKP’nin düzenlediği bir toplantıya katılmış. İl Danışma Meclisi toplantısıymış. Onu ‘Zübük’ mertebesine düşüren görüntü o programdan…

Sahneye doğru yürürken Erdoğan’ın posterini görmüş ve fotoğrafa dönerek topuk vurarak asker selamını vermiş. Nedir şimdi bu? Kameraların önünde böyle bir hareketi ancak Zübük’leşen biri yapabilir. Daha önce Erdoğan’ın fotoğrafı karşısında transa geçen partilileri gördük. Fakat milletvekili düzeyinde fotoğrafa selam veya tapınmaya ilk kez tanık oluyoruz.

Ben daha çok siyasi boyutuyla ilgiliyim. Kuşkusuz bu ruh halini psikolog ve psikiyatristler daha iyi analiz eder. Herhalde bir sevgi ve saygının ifadesi olamaz. Akıl ve vicdan sahibi olmayı geçtim, sağlıklı ve normal bir insanın yapacağı hareket mi bu? Hiç mi itibarını düşünmedi? Bir milletvekilliği değer mi haysiyetini beş paralık etmeye?

‘Zübük’ romanını Aziz Nesin yıllar önce yazdı. Filmi çekildi. Nedense ekranlarda pek az gösterildi. Ankara korkusundan mı? 2026 yılında Zübük sayfalarından çıktı, ete kemiğe büründü ve bir AKP’li olarak göründü.

Zübük bir roman ve film değil. Ankara’da yaşanıyor. Bunu söylerken acaba diyorum ‘Zübükzade İbrahim Bey’e haksızlık mı ediyorum?’ O sadece fotoğrafını parti liderinin yanına montaj yapmıştı. Fotoğrafa selam vermek aklına gelmemişti. Galiba Mavi Bereli Çelebi ile AKP’li Zübük Hasan Ufuk Çakır, İbrahim Bey’den daha ileri düzeyde…

Çakır o toplantıda, “Mersin’de ilk seçimde göreceksiniz, AK Parti açık ara birinci olacak!” iddiasında bulunmuş.

Nasıl olacak? 31 Mart’tan bu yana ne değişti? Kendisinin o kadar çok oyu mu var? Tabanını da AKP’ye taşıyabilecek mi? Bir siyasetçi ‘Zübükleşirse’ ondan her türlü söz ve tavır sadır olur. Onun için onun söylediklerini yorumlamaya kalkmak beyhude… Bu iddialı cümlesi bile Zübüklüğün yansımasından başka şey değil. ‘AKP memnun, Çakır memnun’ ise sana bana ne oluyor diyebilirsiniz.

Ben AKP’nin çok hoşnut olduğunu sanmıyorum. Erdoğan kapıyı açarken cumhurbaşkanlığı adaylığının önünü açacak oylamaya bir parmak kazandığını düşünmüş olabilir. Fakat bu manzarayı içine sindirebileceğini sanmıyorum.

Neleri hazmetti ki… Bunu mu mesele yapacak. Doğru mesele yapmaz. Ama içinde bir yerlerde bir kırıklığa neden olacaktır. Bak Bülent Arınç kendisini ayrıştırdı. “Partimize hoş geldin…” diyeceği yerde AKP’li zihinlere “Böylelerini niye alıyoruz?” sorusunu düşürdü.

Bülent Arınç, “Çakır’ın konuşma ve tavırlarını son derece yadırgadım, kendi adıma da mahcup oldum. Hiçbir lütuf zilletli bir tabasbusa değmez.” dedi.

Zillete düşen Çakır mı sadece? Değil elbette… Partisi AKP de bu ithamın muhatabı. “Her canlı kendi cinsiyle… Karga kargayla, kartallar kartalla uçar…”

Çakır’ın fotoğraf cevabı Arınç’ın bu mesajına bir cevap mıydı? Olabilir. Fakat Arınç’ı haklı çıkardı. Zilletin dibine vurdu. AKP ve Erdoğan öyle savruldu ki Arınç’ı bile mahcup edecek hallere düşürdü. Kolay mı yola çıkarken ak ve erdem dediğin siyasi hareketin zelil duruma düşmesini ve Zübükleşmesini hazmedebilmek?

Bülent Arınç’ın şu cümlesi de dikkat çekici; “Aynı zamanda ortada bir kul hakkı da vardır. Öncelikle seçmenleriyle helalleşmeleri gerekmektedir…”

Kul hakkı ha? Bunu hala AKP çatısı altında durmaya çalışan birinin söylemesi ne kadar acı… Zulüm ve hukuk tecavüzleri karşısında buradaki kul hakkı devede kulak kalır. Peki mebus pazarı kurmak kul hakkını neresine düşüyor? Halkın sandıkta vermediğini ayak oyunlarıyla satın almak caiz mi? AKP’nin içinde haram yollarla elde edilmiş kaç milletvekili var?

Ah Arınç ah… Biraz tutarlılık ve samimiyet… Çok mu zor?

Aslında bu sözü söyleyen birinin bırakın AKP’de barınmasını, o partinin  önünden bile geçmemesi gerekir. Fakat Arınç hala nasıl hazım ve sindirim kapasitesine sahipse o çatı altında yaşamaya devam edebiliyor. Oğlunun mebusluğu mu? Yoksa damadının özgürlüğü mü? Değer mi vicdanından olmaya?

Ve bütün bunların sorumlusu Erdoğan’a da methiye düzmekten geri kalmıyor. Bazen insan parti değiştirerek ‘Zübük’ olur, bazen de yanlışın yanlış olduğunu bile bile kıpırdamadan yerinde durarak ‘Zübük’ olur.

Hayır, Arınç o raddeye varmadı daha. Fakat hali de hiç iç açıcı değil.

Evet, karşımızda 2026 model AKP’li bir Zübük… Ve Zübükleşen bir parti… Taban hala görmüyor mu bu hali pürmelali?

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version