Kategori: Politika

  • AKP’nin kendi anketine göre bile ‘cumhur ittifakı’ yüzde 50’nin altında

    AKP’nin kendi anketine göre bile ‘cumhur ittifakı’ yüzde 50’nin altında


    AKP’li Mustafa Şen’in duyurduğu seçim anketine göre, AKP’yle ortağı MHP’nin oy oranlarının toplamı yüzde 50’yi aşamıyor.

    Türkiye’deki genel seçimlere iki sene var. Ancak muhalefetteki partiler erken seçim çağrısı yapmaya devam ediyor. İktidar bu çağrıları reddederek seçimlerin zamanında düzenleneceğini vurguluyor.

     

    Araştırmacılar ise iktidar partisine oy desteğinin azaldığını öne sürüyor, diğer yandan anketlerde AKP’nin ortağı MHP’nin de mevcut baraj yüzde 10’u geçemediği görülüyor. AKP, anket şirketlerine denetim getirmeyi düşünüyor. Seçim barajının da yüzde 7’ye indirilmesi gündemde.

     

    Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, düşük gelen anketlerle ilgili olarak kamuoyu araştırma ve anket şirketlerine güveninin kalmadığını söylemişti.

     

    Ancak Erdoğan’ın masasına gelen anketlerde de durum iyi değil.

     

    AKP AR-GE ve Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen’in ekim ayında yapıldığını söylediği ankette “Bu pazar bir genel seçin olsa hangi partiye oy veririsiniz?” sorusu yöneltildi.

     

    Sonuçlara göre AKP yüzde 38,5 oy alırken, ortağı MHP ise yüzde 9,9 oranında kaldı. Böylelikle iki partinin toplam oy oranı 48,4 olarak hesaplanarak yüzde 50’nin altında kaldı.

     

    Şen, CHP’nin oy oranının yüzde 25,3 olduğunu belirtirken ankete göre İYİ Parti yüzde 12,1, HDP’yse yüzde 9,26’da kaldı.

     

    Diğer yandan AKP’den ayrılanların kurduğu DEVA Partisi yüzde 1,7, Gelecek Partisi’yse yüzde 1,1 olarak ölçüldü.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erkan Baş’tan ‘üçüncü ittifak’ açıklaması

    Erkan Baş’tan ‘üçüncü ittifak’ açıklaması


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘HDP’yi kapatma girişimi, demokrasi güçlerine darbe hamlesidir’

    ‘HDP’yi kapatma girişimi, demokrasi güçlerine darbe hamlesidir’



    HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, partilerine yönelik kapatma davasına ilişkin konuştu: “Anayasa Mahkemesi’nin esasa girmeden, bundan sonraki aşamaları işletmeden, davayı hemen, şimdi, bugünden reddetmesini istiyoruz.”

    HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, grup toplantısında HDP’yi kapatma davasını değerlendirdi. Partilerine yönelik açılan kapatma davası kapsamında Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) verdikleri ön savunmayı hatırlatan Sancar, “Katkı sunan değerli hukukçulara, akademisyenlere teşekkür ediyoruz. Bu davanın sadece HDP’ye yönelik operasyon olmadığını Türkiye’de demokrasi güçlerini sindirmeye çalışan bir darbe hamlesi olduğunu vurguluyoruz” ifadelerini kullandı.

    ‘BUNA ‘SAVUNMA’ DEMEYE DİLİM VARMIYOR’ 

    “Buna savunma demeye dilim varmıyor biz buna Türkiye’de demokrasi umudunu ve inancını savunma manifestosu veya bu umudu ve inancı açıklama bildirgesi adını vermeyi daha doğru bir terim olarak tercih etmeliyiz” diyen Sancar şöyle devam etti:

    ‘AYM, HEMEN-ŞİMDİ REDDETMELİDİR’ 

    “Bu metin Türkiye’de demokratik geleceği, barışı, adaleti savunma deklarasyonudur. Bunun nasıl inşa edilmesi gerektiğini gösteren yol haritamızın devamıdır” diye konuştu. Sancar, “Anayasa Mahkemesi’nin esasa girmeden, bundan sonraki aşamaları işletmeden, davayı hemen, şimdi, bugünden reddetmesini istiyoruz. Teknik olarak ön savunma adını taşıyan bu metinde temel talebimiz budur.”


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Efrînli kadınlara dönük suçlar Bakan Çavuşoğlu’na soruldu

    Efrînli kadınlara dönük suçlar Bakan Çavuşoğlu’na soruldu


    BATMAN – HDP’li Feleknas Uca, TSK ve desteklediği silahlı grupların Efrînli kadınlara dönük işledikleri suçları Meclis gündemine taşıdı. 

     

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Batman Milletvekili Feleknas Uca, TSK’nin desteklediği silahlı grupların Efrînli kadınlara karşı işledikleri suçlara ilişkin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na soru önergesi verdi.

     

    TSK’nin ve paramiliter silahlı grupların 20 Ocak 2018’de başlattığı saldırılar sonrası, 18 Mart’ta silahlı grupların denetimine geçen Kuzey ve Doğu Suriye’nin Efrîn Kantonu’nda yaşanan hak ihlallerine işaret edilen soru önergesinde, “Birleşmiş Milletler (BM) raporlarına göre, talan, gasp, tecavüz, etnik temizlik merkezine dönüştürülen kentte, şimdiye kadar binin üzerinde kadın kaçırılmıştır. Kaçırılan kadınların çoğunun akıbeti ise bilinmemektedir. Afrin Sivil Toplum Örgütleri’nin yaptığı açıklamaya göre, kentte 18 Mart 2018 ile 25 Ekim 2021 tarihleri arasında 84 kadının katledilmiştir. Kadınlardan 6’sı yaşamına son verirken, 71 kadına yönelik cinsel saldırı suçu işlenmiştir. Afrin İnsan Hakları Derneği, TSK ve desteklediği grupların Afrin’e yönelik saldırılarının başlangıcından bugüne kadar kadına karşı ve savaş suçlarının durmadan devam ettiğini açıklamıştır” denildi.

     

    Önergede, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’na şu sorular yöneltildi:

     

    “* Mart 2018 tarihinden itibaren Afrin’de kadın kaçırılmış ve kaybedilmiştir? Türkiye’nin desteklediği gruplarca tutsak edilen kadınların akıbetleri nedir?

     

    * Afrin’de kadınların katledilmesini, insanlık dışı muamelelere maruz kalmasını önlemeye dönük bir politikanız var mı?

     

    * Silahlı grupların kaçırdığı kadın ve kız çocuklarının bulunup ailelerine teslim edilmesi noktasında çalışmalarınız var mıdır?

     

    * Türkiye’nin desteklediği bu grupların 3 yılı aşkın süredir devam eden ve uluslararası raporlara da yansıyan kadına yönelik suçlar ve savaş suçları konusunda etkili bir soruşturma yapılmakta mıdır? Sorumlular hakkında yasal işlem yapılmış mıdır? Yapılmadıysa sebebi nedir? Herhangi bir işlem yapılacak mıdır?

     

    * Afrin’de talan, kaçırma ve işkence gibi suçları işleyenlerin yargılanması ile ilgili bir çalışmanız mevcut mudur?”

     

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bağımsız Türkiye Partisi’nin Ayasofya’da Atatürk için mevlid okutma talebi reddedildi

    Bağımsız Türkiye Partisi’nin Ayasofya’da Atatürk için mevlid okutma talebi reddedildi


    Bağımsız Türkiye Partisi’nin (BTP), Ayasofya Camii’nde Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına mevlid okunması için İstanbul Valiliği’ne yaptığı başvuru reddedildi.

    BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Twitter’dan yaptığı paylaşımda İstanbul Valiliği’nin 10 Kasım’da Ayasofya Camii’nde Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına mevlid okunması yönündeki taleplerini kabul etmediğini belirtti.

     

    Baş, “10 Kasım’da Ayasofya Camii’nde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ruhuna mevlidi şerif okutma talebimiz reddedildi. Demek ki Ayasofya ibadete değil, siyasete açılmış” ifadelerini kullandı.

     

    Söz konusu başvuru BTP tarafından 2 Kasım’da yapılmıştı.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sancar: AYM esasa girmeden davayı hemen reddetmeli

    Sancar: AYM esasa girmeden davayı hemen reddetmeli


    ANKARA –  Kapatma davası için hazırladıkları ön savunmayı “demokrasi umudu ve inancını savunma manifestosu” olarak tanımlayan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “AYM’nin esasa girmeden davayı hemen reddetmeli” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, partisinin Grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. 

     

    Kapatma Davası’na dair ön savunmanın Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) sunulduğuna dikkati çeken Sancar, savunmada davanın siyasi saiklerle açıldığının altını çizdiklerini söyledi. Durumun çok çıplak olduğunu söyleyen Sancar, “Bunu ayrıca anlatmaya da gerek yok çünkü hepimizin tanıklığında yaşandı. İktidarın küçük ortağı, işte ortak mı değil mi bilmiyoruz ama minik bir şey var, bir parti var. O da bir kampanya yürüttü. Yapılar da buna sessiz kalarak en azından yolu açtı ve yoğun kampanya sonucu açılan bu dava açıkça siyasi nitelik taşıyor. Bizim bunu uzun uzun anlatmamız gerekmiyor desek de tarihe not düşmemiz lazım. Bizim halkların vicdanına bunu göstermemiz lazım. İşte ön savunmamız tam da bunu gözler önüne seviyor. Ön savunmamız da taleplerimiz var, argümanlarımız var, gerekçelerimiz var. Çok titiz bir çalışma yürüttüğü için hukuk komisyonumuz, hukukçular, akademisyenler katkı sundular. Hukuk Komisyonumuz da çalışan bütün arkadaşlarımı ve katkı sunan değerli hukukçulara akademisyenlere buradan huzurlarınızda teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

     

    ‘YOL HARİTAMIZDIR’

     

     

     

    Bu davanın sadece HDP’ye yönelik bir operasyon olmadığını, tam tersine Türkiye’de demokrasi güçlerini sindirme amacı taşıyan bir darbe hamlesi olduğunu vurguladıklarını anımsatan Sancar, “Ön savunmamız o nedenle sadece HDP’yi savunma üzerine kurmadık. Esasen HDP’nin kendini savunmasına da gerek yok. Yaptıklarıyla fikirleri ile halkla ilişkileriyle bütün gerçekliği de gözler önündedir. Herkesin görebileceği, görebileceği ve görmesi gereken bir büyük güçtür, bir büyük gerçekliktir. Ama yine de bir metin hazırlamamız gerekiyordu. Buna savunma demeye dilim varmıyor. Biz buna Türkiye’de demokrasi umudunu ve inancını savunma manifestosu veya bu umudu ve inancı, açıklama bildirgesi adını vermeyi belki daha doğru bir terim olarak tercih etmeliyiz. Evet, bu metin Türkiye’de demokratik geleceği, barışı, adaleti, savunma deklarasyonudur, bunun nasıl inşa edilmesi gerektiğinin gösteren yol haritamızın devamıdır” diye konuştu. 

     

    AYM REDDETMELİDİR

     

    HDP’ye hazırlanan iddianamenin Türkiye’nin demokratik gelecek inancına, gerçek bir hukuk devleti olma umuduna, adalet özlemine zincire vurma hırsının bir ürünü olduğunu ifade eden Sancar, “Bir kez daha belirtelim bu dava, Türkiye’nin demokratik gelecek inancını gerçek bir hukuk devleti olma umudunu, adalet özlemini zincire vurma hırsının bir ürünüdür. Anayasa Mahkemesi bu karanlık ve tehlikeli oyunu bozma imkanına sahiptir. Hem hukuksal gerekçelerle hem de vicdani sebeplerle bunu yapacak malzemeye yeterince sahiptir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi’nin esasa girmeden bundan sonraki aşamaları işletmeden davayı hemen şimdi bugünden reddetmesini istiyoruz. Talebimiz bu metinde ön savunma adını taşıyan bu metinde temel talebimiz budur. Anayasa Mahkemesi bu davayı hemen şimdi derhal reddetmelidir. Bunun için dediğim gibi hukuken çok kuvvetli gerekçeleri vardır. Anayasa Mahkemesi’nin değerli üyelerinin adil bir yaklaşımla böyle bir karar vermelerini bekliyorum açıkçası. Her türlü baskıya ve tehdide karşı onurlu ve vicdanlı bir duruş sergileyeceklerini de inanıyorum. Böylece Türkiye’nin demokratik gelecek inancı üzerine örülmeye çalışılan bu karanlık tabloyu bugünden bozabilecektir” diye konuştu. 

     

    AYM’nin tehlikeli oyunu bozma imkanı olduğunu savunan Sancar, “Elbette biz mücadelemizi sürdüreceğiz. Elbette hukuken ve siyaseten her alanda bu karanlık oyunu bozmak için çabalarımızı yürütmeye devam edeceğiz. Bunun da Türkiye’nin geleceği için büyük bir imkan olduğunu, bu mücadelenin Türkiye’nin geleceğini, demokratik temellerde, ortak yaşam düzeninin inşasında kullanabilecek gücümüz olduğunu biliyoruz. Bu gücü de yine Türkiye’nin vicdanlı demokrat insanlarının elbirliğiyle hayata geçirmiş geçireceğimize inanıyoruz” ifadelerini kullandı. 

     

    EYMÜR İTİRAFLARI

     

    MİT yöneticisi Mehmet Eymür’ün söylediklerine değinen  Sancar, şöyle konuştu: “Geçtiğimiz hafta eski MİT yöneticisi Mehmet Eymür’ün bir röportajı yayınlandı. Söyledikleri yeni değil, daha önce de benzer şeyler söylemişti. Bu röportajda dertliyim diyor, cinayetlere ilişkin tanıklıklarım ciddiye alınmıyor, diyor. Devletin aleni şekilde insanları nasıl öldürdüğünü, nasıl işkence yaptığını, Gladyo denen kontra biriminin nasıl var edildiğini ve şekil değil mi çokça MİT mensubunun basın ve medya alanında nasıl yerleştirdiğini örneklerle anlatıyor. Kısacası son derece ağır suçlar işlendiğini itiraf ediyor. Evet itiraf ediyor ama yazdığı raporların, sunduğu belgelerin işlememesinin de işleme alınmadığından yakınıyor. Aslında burada önemli bir sorunun karşımıza bir kez daha çıktığını söylemek lazım. Yani mesele itiraflardan ibaret değildir. Benzer itiraflar çok yapıldı. Bu tür belgeler, bilgiler yıllardır ortalıkta dolaşıyor. Son olarak Sedat Peker’in açıklamaları da buna örnektir. 

     

    BU KARANLIĞI YENECEĞİZ

     

    Esas mesele bu suçlarla bu karanlık geçmişle yüzleşme ve hesaplaşmaya yapılamamış olmasıdır. Bizim de bu konuda mücadelede eksikliğimiz olduğunu kabul ederiz. Eğer daha kararlı, daha kapsamlı, daha geniş tabanlı bir hesaplaşma bloğu oluşturabilseydik bu suçlar bugün tekrar etmeyecekti ama bunu beceremediğimiz için daha da beteri oldu. Bugün devlet o gün itiraf edilen suçların çok ötesinde bir yere taşınmıştır ve neredeyse artık bütün alanı saran bir suç imparatorluğu oluşturulmuştur. İşkencenin bir insanlık suçu olduğunda tereddüt yok fakat Mehmet Eymür bunun yapılabileceğini normal olabileceğini söylüyor. Bugünkü iktidar zihniyeti de aynıdır. Eğer o gün o anlayışa karşı etkili bir mücadele yürütülebilinseydi bugün bu iktidar bu kadar pervasızca da aynı yöntemleri uygulamaya devam edemezdi. İnsanlık onuru işkenceyi yenecek, deyişimizin bir karşılığı olmalıydı. Daha fazlasını yapmak gerektiğinin buradan da görmemiz lazım. Daha fazla çalışmamız gerektiğini, en geniş insan hakları, özgürlük, demokrasi birlikteliğini oluşturma mecburiyetimiz olduğunu bu örnekler bize bir kez daha hatırlatmalıdır. HDP bu konuda kararlıdır. Üzerine düşen sorumluluğu her aşamada yerine getirmeye hazırdır. Yerine getirecektir. Ve bu karanlığı yenecek insan onurunu savunacak ve yüceltecektir.”

     

    Ayrıntılar geliyor…

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bahçeli’den Kılıçdaroğlu’na: HDP’li yoldaşlarının karşısına dikil de Kandil’i yerle yeksan edeceğini söyle

    Bahçeli’den Kılıçdaroğlu’na: HDP’li yoldaşlarının karşısına dikil de Kandil’i yerle yeksan edeceğini söyle


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mehmet Barlas’tan ‘CHP kapatılabilir’ yazısı

    Mehmet Barlas’tan ‘CHP kapatılabilir’ yazısı


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tarım Bakanı Pakdemirli’ye gübreli limonlu karşılama

    Tarım Bakanı Pakdemirli’ye gübreli limonlu karşılama


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Erdoğan vaziyeti idare edemediği için herkes kendi aklına göre konuşuyor’

    ‘Erdoğan vaziyeti idare edemediği için herkes kendi aklına göre konuşuyor’


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***