Kategori: Politika

  • CHP’nin OHAL İnceleme Komisyonu kararları için verdiği araştırma önergesi reddedildi

    CHP’nin OHAL İnceleme Komisyonu kararları için verdiği araştırma önergesi reddedildi


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Karamollaoğlu, görüşmeyi anlattı: Erdoğan her şeyin dört dörtlük olduğu kanaatinde, hiç problem görmüyor

    Karamollaoğlu, görüşmeyi anlattı: Erdoğan her şeyin dört dörtlük olduğu kanaatinde, hiç problem görmüyor


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İYİ Partili Türkkan hakkında fezleke

    İYİ Partili Türkkan hakkında fezleke


    ANKARA – İYİ Partili Lütfi Türkkan hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından fezleke hazırlandı.

    İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosu tarafından “Hakaret” ve “Etkili eylem” suçlarından bahisle milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle fezleke hazırlandı. Fezleke, Adalet Bakanlığı’na gönderildi. 

    NE OLMUŞTU?

    Lütfü Türkkan, Bingöl ziyareti sırasında Meral Akşener’e tepki gösteren ve şehit yakını olduğu açıklanan bir kişiye hakaret etmişti. Türkkan, tepkiler üzerine Meral Akşener’in talebi üzerine Grup Başkanvekilliği görevinden istifa etmişti. 

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önemli açıklamalar

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önemli açıklamalar


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • HDP Eş Genel Başkanları’ndan Borrell’e mülteci krizi mektubu

    HDP Eş Genel Başkanları’ndan Borrell’e mülteci krizi mektubu


    ANKARA – HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Belarus-Polonya sınırında yaşanan mülteci krizine ilişkin AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’e bir mektup gönderdi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Belarus-Polonya sınırında yaşanan mülteci krizine ilişkin Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’e bir mektup gönderdi.

    HDP Basın Bürosu tarafından paylaşılan bilgi notunda, “Avrupa Birliği’ni, AB’nin insan onuru ve insan hakları değerlerinin sadece slogan olmadığını ortaya koymaya davet eden Eş Genel Başkanlarımız, nihai varış noktası ne olursa olsun göçmenlerin yiyecek, su ve barınaksız bırakılarak acı çekmelerine izin verilmemesi gerektiği vurguladı” denildi.

    AB DEĞERLERİ HATIRLATMASI

    Mektupta, AB ülkelerinin bu insani krize gıda ve battaniye sağlamak yerine silahlı birliklerle yanıt vermesinin HDP tarafından büyük bir üzüntüyle karşılandığı belirtildi. Eş Genel Başkanlar, AB üyesi devletlerini, AB değerlerini korumaya ve ihtiyacı olan insanlara gerekli desteği sağlamaya çağırarak, yetkilileri bu krizin insani bir şekilde bir an önce çözülmesi için inisiyatif almaya davet etti. 

    BM’YE DE GÖNDERİLDİ

    Borrell’e yazılan mektubun bir örneği ayrıca Avrupa Konseyi Genel Sekreteri, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri, AB İnsan Hakları Direktörü, BM Mülteciler Komiserliği ile İnsan Hakları Komiserliğine de iletildiği belirtildi.

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AKP MKYK üyesi Metin Külünk: Yeni bir iletişim dili ile yüzde 70 bile alabiliriz

    AKP MKYK üyesi Metin Külünk: Yeni bir iletişim dili ile yüzde 70 bile alabiliriz


    AKP MKYK üyesi Metin Külünk, AKP’nin topyekün bir iletişim hareketine ihtiyacı olduğunu belirtti.

    Cumhur İttifakı’nın oy alabileceği sosyolojik zeminin yüzde 70 olduğunu ifade eden Külünk, “Yüzde 70’i alma şansımız var ancak bugünden yarını okuyacak bir iletişim dili geliştirilmeli” dedi.

     

    Haberler.com’a konuşan Külünk, AKP’nin topyekün bir iletişim hareketine ihtiyacı olduğunu belirtti. Bu iletişim hareketinin CHP ve İyi Parti’nin yurtsever tabanına yönlendirilmesi gerektiğini ifade eden Külünk, “HDP’nin tabanındaki vatandaşlarımıza üreteceğimiz pozitif dil, PKK- HDP cephesinin silah üzerinden baskıya dayalı politikalarını boşa düşürür. Bir daha iddia ediyorum, Cumhur İttifakı’nın oy alabileceği sosyolojik zemin yüzde 70’tir. Bu yüzde 70’i alma şansımız var ancak bugünden yarını okuyacak bir iletişim dili geliştirilmeli” şeklinde konuştu.

     

    “Sayın Cumhurbaşkanımız, ‘ekipler çalışıyor’ dedi”

     

    Kur ve enflasyon artışının vatandaşın cebini olumsuz etkilediğini belirten Külünk, “Burada hükümet fotoğrafı gördü. Sayın Cumhurbaşkanımız, ‘ekipler çalışıyor’ dedi. Ancak temel olarak ‘bu yüksek kur ve enflasyon karşısında milletimizin yanında duracak adımlar atacağız’ dedi. Bu çok önemli. Bunu esas aldıktan sonra biz bu dalgayı da aşarız. Piyasanın da hükümetin yanında durmasıyla çok ciddi rahatlama olur. Tabii bir anda hızlı gelişti, ağustos, eylül, ekim derken hızlı oldu. Rekabet Kurumu’nun verdiği cezalar oldu. Burada belediyelerin denetimi devam etmeli. Fiyat artışları anormal seviyede. Anormal derecede artış var. Tek başına yüksek kur ve enflasyon ile izah edilemeyecek bir durum var” dedi.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bakan Derya Yanık: Biz kadınlara iş edindiren değil, kadınların iş gücüne katılmasındaki farkındalığını, bunun politikasını üreten bakanlığız

    Bakan Derya Yanık: Biz kadınlara iş edindiren değil, kadınların iş gücüne katılmasındaki farkındalığını, bunun politikasını üreten bakanlığız


    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2022 yılı bütçe kanun teklifi ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2020 yılı kesin hesap ve Sayıştay raporu görüşmeleri tamamlandı.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık’ın burada, “Biz kadınlara iş edindiren Bakanlık değiliz. Kadınların iş gücüne katılmasındaki farkındalığını, bunun politikasını üreten, bunun diğer Bakanlık ve özel sektör gibi noktasında paylaşan Bakanlığız. Mesela kadınların ev eksenli ekonomik üretimlerinin hayata geçirilmesiyle alakalı kooperatifçilik çalışmamız var” dediği belirtildi.

     

    Milletvekilleri, bütçe üzerine söz alarak, görüş, öneri ve Bakan Yanık’ın yanıtlaması istemiyle sorularını yöneltti. Soruları yanıtlayan Bakan Derya Yanık, “Biz Bakanlık olarak Meclis’imizin görüş ve değerlendirmelerini, milletin temsilcileri olarak milletvekillerimizin önerilerini çok önemsiyoruz. Aynı ülkenin vatandaşlarıyız ve aynı amaç için çalışıyoruz. Dolasıyla yapılacak küçük ya da büyük her türlü eleştiriye, her türlü katkıya Bakanlığımız açıktır. Bundan sonra da açık olacak” diyerek başladı.

     

    “Biz kadınlara iş edindiren bakanlık değiliz”

     

    Kadınların iş gücüne katılmasına konusunda Yanık, “Biz kadınlara iş edindiren Bakanlık değiliz. Kadınların iş gücüne katılmasındaki farkındalığını, bunun politikasını üreten, bunun diğer Bakanlık ve özel sektör gibi noktasında paylaşan Bakanlığız. Mesela kadınların ev eksenli ekonomik üretimlerinin hayata geçirilmesiyle alakalı kooperatifçilik çalışmamız var” diye konuştu.

     

    Bakan Yanık, sosyal yoksulluk üzerine yapılan eleştirilere ise şöyle karşılık verdi:

     

    “Mesela şehit yakını, gazilerle veya kadınlara yönelik yapılan çalışmalardaki bütçe azlığıyla alakalı çok ciddi eleştiriler geldi. Burada sadece kıyaslamayı paylaşacağım. Örneğin ailenin korunması ve güçlendirilmesi noktasındaki başlığa baktığınızda bizim 2021 bütçemiz 1 milyar 455 milyon kusur. 2022’de Bakanlık bütçe teklifinde 1 milyar 767 milyon 399 bin. Aktif sağlıklı yaşlanma noktasında baktığınızda 1 milyar 925 milyon 287 bine biz teklif etmişiz. Çocuklar noktasında baktığınızda 5 milyar 291 milyon 356 bini biz teklif etmişsiz. Ama aynı zamanda 5 milyar 355 milyon 356 bini de Merkezi Bütçe teklif etmiş. Yine şehit yakını, gazilerde 2022 yılı bütçesinde eleştirilen başlıklardan birisi o. 13 milyon 454 bin, bununla ne yapacaksınız, denilen başlıkta merkezi bütçede 5 milyar 486 milyon.”

     

    Yanık, “Sosyal yardımları, derin yoksullaşma olarak değerlendirmek, yoksulluğun bir göstergesi olarak konuşmak sanıyorum ancak siyaset üretmek kaygısıyla açıklanabilir. Burada bir şekilde muhalif taraflar olarak iktidar ile muhalefetin bir şekilde birbirini eleştirmesi, birtakım karşıtlıklar üretmesi beklenir. Bunu ben anlayışla karşılıyorum” diye konuştu. 

     

    Bakan Yanık, “Kadınlar siyaset konusu olamaz. Şiddete uğrayan kadın siyaset konusu olamaz. Bakıma muhtaç, korumaya alınması gereken çocuklar siyaset konusu olamaz. Sosyal yardım ihtiyaçlısı olan engelliler, yaşlılar, şehit yakınları, gaziler hiçbirisinin kaba siyaset konusunun olmamasını, tırnak içinde söylüyorum, bağışlayın, bir malzeme haline getirilmemesi lazım” dedi.

     

    HDP Milletvekili Musa Piroğlu’nun kamuda işine Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile son verilen 2 bin engelli yurttaşlara ilişkin yönelttiği soruya Yanık, “Personel ihracı OHAL kapsamında çıkarılan KHK’lar gereği yapılıyor. Bakanlığımızdan KHK’lar ihraç edilen engelli personel sayısı sadece 4. Yani bu 2 bin kişi nereden ve nasıl bulundu onu bilmiyorum ama biz sadece kendi Bakanlığımız alakalı… Bilmiyorum yani, ama bizde sadece 4 kişi” yanıtını verdi.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Irkçı belediye başkanı Özkan: Yabancıların nikah ücreti 100 bin lira olacak

    Irkçı belediye başkanı Özkan: Yabancıların nikah ücreti 100 bin lira olacak


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Doğu Perinçek, Mehmet Eymür sorusu üzerine yayını terk etti: Sen Atatürk’e ‘İngiliz ajanı mısın?’ diye sorabilir misin ya; ABD’nin aleti oluyorsunuz

    Doğu Perinçek, Mehmet Eymür sorusu üzerine yayını terk etti: Sen Atatürk’e ‘İngiliz ajanı mısın?’ diye sorabilir misin ya; ABD’nin aleti oluyorsunuz


    Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, gazeteci Orhan Uğuroğlu’nun eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) yöneticisi Mehmet Eymür’ün iddialarını sorması üzerine katıldığı televizyon programını terk etti.

    Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Flash TV’de gazeteci Orhan Uğuroğlu’nun konuğu oldu.

     

    Uğuroğlu konuğuna,  Eymür’ün “Perinçek İngiliz istihbaratıyla Amerikalıların adamıdır; ordu ve MİT’te adamları var” iddiasını sordu. Soruya sinirlenen Perinçek, Atatürk hakkında da İngiliz ajanı iddiaları olduğunu hatırlatarak “Sen Atatürk’e İngiliz ajanı mısın diye sorabilir misin ya. Siz alet olmuşsunuz. Sizin gibi adamlar da Atatürk’e bu tür iftiraları tekrar ederek…” diye konuştu. 

     

    Uğuroğlu, “Hakaret ediyorsunuz” diyerek itiraz edince devam eden tartışma üzerine Perinçek yayını terk etti. 


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Kürdistan’ diyen kaç kişiye soruşturma açıldı?

    ‘Kürdistan’ diyen kaç kişiye soruşturma açıldı?


    ANKARA – “Kürdistan” dedikleri için gözaltına alınanlara dikkat çeken HDP’li Murat Sarısaç, “Kürtlerin bin yıllardır üzerinde yaşadığı coğrafyanın ‘Kürdistan’ şeklinde ifade edilmesi yasak mıdır?” diye sordu. 

     

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Van Milletvekili Murat Sarısaç, son zamanlarda “Kürdistan” kelimesinin tartışmalara konu olması ve bu kelimeyi kullananların gözaltına alınmasını Meclis gündemine taşıdı. Sarısaç, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle  soru önergesi verdi.

     

    Önergenin gerekçesinde şu ifadeler yer aldı: “Heredot’un (MÖ.484-425) ve ardılları Ksenophon (MÖ. 430-355) ile Strabon’un (MÖ. 64- MS. 24) eserlerinden Kaşgarlı Mahmut’un 11’inci yüzyılda yazdığı Türkçenin ilk sözlüğü sayılan ‘Divânü Lügâti’t-Türk’e; Selçuklu Sultanı Sencer’den Kazvinli Hamdullah Mustevfi’ye, Katip Çelebi’ye; Evliya Çelebi’den Birinci Meclis’in zabıtlarına değin ‘Kürdistan’ ifadesinin yaygın bir kullanıma sahip olduğu bilimsel araştırmalarla sabittir. Öyle ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 19 Kasım 2013 tarihinde yaptığı konuşmada ‘Şurada 90 yıl, 100 yıl öncesine gidin. Kürt kelimesini o Meclis’te görecekler’ sözlerini sarf etmiştir. Buna rağmen ‘Kürdistan, Kürt illeri, Kürt coğrafyası’ şeklindeki ifadeler, 21’inci yüzyılda dahi hâlâ sorun olarak görülmektedir.”

     

    Sarısaç, Oktay’ın yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti: 

     

    “* Kürtlerin bin yıllardır üzerinde yaşadığı kültürel ve tarihsel bir coğrafyanın ‘Kürdistan’ şeklinde ifade edilmesi yasak mıdır? Yasaksa bu yasağın dayanağı nedir? 

     

    * Devlet yöneticileri tarafından da kullanılan Kürdistan ifadesinden dolayı yurttaşların gözaltına alınmasının hukuki dayanağı var mıdır? Varsa hangi suç kapsamında görülmektedir?

     

    * Önerge tarihine kadar Kürdistan ifadesinden dolayı açılan soruşturma sayısı kaçtır? Soruşturmalarla ilgili istatistiki veriler nelerdir?

     

    *Tarihsel ve sosyolojik realiteye dayanan coğrafik tanımlamalara ilişkin tedirginliklerin önüne geçmek amacıyla herhangi bir çalışmanız var mıdır?”

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***