Kategori: Ekonomi

Serbest Görüş ile ekonomiye dair en güncel haberler, analizler ve yorumlarla ekonomik gelişmeleri takip edin. Sitemiz piyasa trendlerinden ekonomik politikalar ve mali analizlere kadar geniş bir yelpazede bilgi sunar. Türkiye ve dünya ekonomisindeki önemli gelişmeleri anlamanızı sağlayacak derinlemesine içerikler burada.

  • İFM inşaatında çalışan işçiler tüm haklarını eylemle aldı

    İFM inşaatında çalışan işçiler tüm haklarını eylemle aldı


    İSTANBUL- İFM inşaatında taşeron şirketlere bağlı çalışan işçiler, günlerce sürdürdükleri eylem sonucu, gasp edilen kıdem, ihbar, iş kaybı, yemek, yol, mesai ücreti ve hafta tatil ücreti gibi birçok hakı aldı. 

     

    Devrimci Yapı, İnşaat ve Yol İşçileri Sendikası (Dev Yapı-İş) ile İnşaat İş Sendikası üyesi işçiler, İstanbul Finans Merkezi’nin (İFM) inşaatını yapan Genç Mühendislik İnşaat Taahhüt Ticaret Ltd. Şti. ile Yapı ve Yapı İnşaat Taahhüt Ticaret Ltd. Şti tarafından gasp edilen haklarını geri aldı. İşçiler, kıdem, ihbar ve iş kaybı tazminatı yanı sıra yıllık ücretli izin, boşta geçen süre alacağı, fazla mesai ücreti, hafta tatil ücreti, prim, yol ve yemek ücreti gibi pek çok hakları için 28 Temmuz’da Ataşehir’de bulunan söz konusu firmaların ofisini işgal etti. İşçiler, köle olmadıklarını belirterek, haklarını alıncaya kadar iş yerinden ayrılmayacaklarını belirtti.

     

    HAKLARINI DİRENEK GERİ ALDILAR

     

    2 gün boyunca söz konusu şirket ofislerinin önünde haklarını almak için eylem yapan işçiler, 3 Ağustos’ta Ümraniye Kaymakamlığı’nın verdiği 1 aylık eylem ve etkinlik yasağı nedeniyle polis tarafından 11 işçi darp edilerek gözaltına alındı. Saatlerce gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakılan işçiler, arabulucu aracılığıyla firmayla görüştü. 4 Ağustos’ta yapılan görüşmenin ardından firmalar ile işçiler anlaştı. Anlaşmaya göre her işçinin ayrı ayrı hak gaspları hesaplanarak 12 Ağustos’a kadar geri verilecek.

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Altı ayda 18 milyar dolar satıldı: Merkez Bankası KİT’lere döviz satışına mola verdi

    Altı ayda 18 milyar dolar satıldı: Merkez Bankası KİT’lere döviz satışına mola verdi


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Benzin ve motorine indirim

    Benzin ve motorine indirim


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bankalar kredi musluklarını kesti; TOBB Başkanı kimin adına konuştu?

    Bankalar kredi musluklarını kesti; TOBB Başkanı kimin adına konuştu?


    ÖZEL HABER | TUNA YILDIZ

    Hükümetin ekonomi kurmayları, Türkiye’nin ne kadar büyüdüğünü dosta düşmana ilan etme gayreti içerisinde. Yandaş kanallarda son on 20 yıl içerisinde vatandaşın ev ve araba alarak refahını artırdıklarını anlatıyorlar. Oysa ki ekonomide çarkların uzun zamandan beri dönmediğini, Ankara bürokrasisi ve iş dünyasını yakından takip eden herkes biliyor. Ancak herkes uzun süredir üç maymunu oynamaya devam ediyorlar.

    Bu isimlerin başında TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu geliyordu. TOBB Başkanı geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada kamu bankalarını ve özel bankaları hedef aldı. Kredi faizlerinin yükselmesine tepki gösterdi. Enflasyon resmi rakamlarda bile yüzde 80’le ulaşmışken, kredi faizlerinin yüzde 40-50 oranında artmasını eleştirdi. Türkiye’nin en önemli sivil toplum örgütünün başkanın açıklaması, diğer iş çevrelerinden de destek buldu. Aylardan beri, küçük ve orta ölçekli işletmelerin seslerine kukalarını tıkayan oda başkanları, kendi karlarında azalma olduğunda hemen ses yükseltti. TOBB Başkanı, bünyesinde barındırdığı on binlerce iş adamının yaşadığı sorunları değil, kendi menfaatini yine önceledi. Bu çıkış bile klasik Rıfat Hisarcıklıoğlu’dan beklenen bir adım olarak yorumlandı.

    Ekonomi yönetiminde aktif görevde olan bürokrat kaynağın TR724’e aktardığı bilgilere göre işler iyiye gitmiyor. Bankalar artık ne Merkez Bankası’na ne de BDDK’ya güvenmiyor. Merkez Bankası’nın politika faizini sabit tutma ısrarı sebebiyle bankaları vatandaşla karşı karşıya getirdiklerinin farkında olduklarını aktarıyor. Merkez Bankası faizi yüzde 14’te sabit tutmuş olsa bile, bankaların bu oranda vatandaşa para satmasının imkanı bulunmuyor. Bundan dolayı bankalar da reel enflasyon verilerini dikkate alarak faiz oranlarını yüzde 40 ve 50 oranına çıkarmak zorunda kaldı.

    Elde edilen verilere göre; bankalara kredi için başvuru yapanların önlerine onlarca prosedür çıkarılıyor. Aslında bankalar para vermek istemiyor. Ancak hükümetin de gazabına uğramak istemiyorlar. Bunun farkında olan TOBB Başkanı da kamu ve özel bankaları bir tepside iktidarın önüne sunuyor.

    Şimdi gelelim işin en can alıcı noktasına. Her ne kadar iktidar kanadı, konut alımında bankalara musluğu açın talimatı verse de bankalar tam aksini yapıyor. Musluğu daha sıkı kapatıyor. Çünkü paranın maliyeti artıkça bankalar gerekli kaynağı bulmak için yurtdışından borç aramak zorunda olduğunu biliyor. Bu sebeple özel ve kamu bankları belirledikleri konut kredisinin üzerine asla çıkmıyor. Kaynağın TR7242e aktardığı bilgilere göre; kamu bankaları konut kredilerinde maksimum 150 bin TL’lik bir kredi için kapı aralıyor. Bu rakam özel bankalarda 500 bine kadar yükseliyor. Ancak verilecek kredi için müşterinin önüne yüzde 45’e varan ağır bir reçete konuluyor. Bu aslında ödeme imkanı olmayan vatandaşa açık bir mesaj: “Kredi için kapımızı lütfen çalmayın.”

    Türkiye’den kaynak yaşanan sorunların temelini ise şöyle özetliyor: “Bankalar bilinçli olarak örtülü faiz artırımına gitti. Enflasyonun yükselmesini engellemek için de kredileri kıstılar. Kamu bankaları kredi musluklarını tamamen kısarken, özel bankalar da faiz oranlarını artırarak para satmak istemediğini açıkça deklare ediyor. Çünkü hem kamu hem de özel bankalar, bu ekonomik çalkantıda derin bir yara almak istemiyor.”

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İngiltere Merkez Bankası’ndan 27 yılın en yüksek faiz artışı

    İngiltere Merkez Bankası’ndan 27 yılın en yüksek faiz artışı


    İngiltere Merkez Bankası, politika faizini 50 baz puan artırarak yüzde 1,75’e yükseltti. Böylece banka 27 yılın en yüksek faiz artışını gerçekleştirdi.

    İngiltere Merkez Bankası (BoE) faiz kararını açıkladı.

     

    BoE, politika faizini 50 baz puan artırarak yüzde 1,25’ten yüzde 1,75’e çıkardı.

     

    Ekonomistler bankanın, bu ay 50 baz puanlık artış gerçekleştirmesini bekliyordu.

     

    İngiltere Merkez Bankası, yükselen enflasyon karşısında aralık ayından bu yana her toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımı yapmıştı.

     

    Banka böylece 1995’ten bu yana en yüksek miktarlı faiz artırımına gitti.

     

    Küresel bazda emtia ve gıda fiyatlarının enflasyonu körüklemesi sonrasında birçok merkez bankası para politikasında sıkılaşmaya gitti.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’de bankadaki her 100 liradan 71’i ‘dolarize’

    Türkiye’de bankadaki her 100 liradan 71’i ‘dolarize’


    29 Temmuz haftası itibariyle Türkiye’deki toplam mevduatlar içinde döviz mevduatlarının payı yüzde 54,5 oldu. Kur korumalı mevduatlar da dahil edildiğinde mevcut dolarizasyon seviyesinin yüzde 71’e yükseldiği görüldü.

    Türkiye’de dolarizasyon rekor seviyelerdeki seyrine devam ediyor.

     

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 29 Temmuz haftası itibariyle yurt içi yerleşiklerin Döviz mevduatı geçen hafta 2,3 milyar dolar artışla 212,7 milyar dolar oldu.

     

    Böylelikle toplam mevduatlar içinde döviz mevduatlarının payı yüzde 54,5 seviyesine yükseldi.

     

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre ise kur korumalı mevduat geçen hafta itibariyle 1,13 trilyon TL’ye yükseldi.

     

    Dövize endeksli bir enstrüman olan kur korumalı mevduat ürününde tutulan tasarruflar da dahil edildiğinde mevcut dolarizasyon seviyesinin yüzde 71’e ulaştığı görüldü.

     

     

    Şirketlerin döviz alımları arttı

     

    TCMB verilerine göre 29 Temmuz haftasında özellikle şirketlerin döviz mevduatlarında artış dikkat çekti.

     

    Söz konusu dönem itibariyle şirketlerin döviz mevduatları pariteden arındırılmış veri setine göre 2,1 milyar dolar arttı. Gerçek kişilerin döviz mevduatlarında ise 193 milyon dolarlık düşüş izlendi.

     


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tek Gıda-İş’ten sendikal özgürlüklerin tanınması talebi

    Tek Gıda-İş’ten sendikal özgürlüklerin tanınması talebi


    İZMİR – Sendikalı olduktan sonra 24 işçinin işten çıkarıldığı Efe Rakı önünde bir araya gelen Tek Gıda-İş Sendikası, sendikal özgürlüklerin tanınması çağrısı yaptı.  

     

    Türkiye Gıda ve Yardımcı İşçileri Sendikası (Tek Gıda-İş) İzmir 7 Nolu Şubesi, Menderes Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren Distile (Efe Rakı) fabrikasında çalışan 24 işçinin sendikaya üye olduğu için işten atılmasını protesto etti. Fabrika önünde yapılan açıklamada “Sendikalı olmak Anayasal haktır. Atılan işçiler geri alınsın” ve “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek” pankartları açılırken, çok sayıda işçide eyleme destek verdi. 

     

    Basın metnini okuyan Tek Gıda-İş İzmir 7 Nolu Şube Başkanı Ömer Atabey, Efe Rakı yönetiminin çoğunluk tespitinin alınmasının ardından, süreci uzatmak adına itirazda bulunduğunu kaydetti. İşçilere baskı yapıldığını ve sürekli savunmalarının istendiğini aktaran Atabey, “Bu dönemde çeşitli bahaneler ile toplamda peyder pey 24 işçi bu zorlu dönemde işlerinden edilmiş, Efe Rakı yönetimi sendikamız tarafından yapılan tüm uyarılara kulak asmayarak baskıcı politikasına devam etmiştir. Yöneticileri işletme içerisinde kimlerin üye olup olmadığını sorgular hale gelmiş, işletmede görevli olan Mühendis Muzaffer Ayaydın kaliteli bir üretimi planlamak yerine işçilerle kapalı kapılar ardında birer ikişer görüşmeler yapıp konumunu kullanarak sendikadan istifa etmeleri için baskı yapmıştır. Ayrıca görev tanımları ile alakası olmayan taleplerde bulunmaları sendikalı işçilerin yalnızlaştırılması, sürekli eleştirilmesi ve suçlanması gibi yollar izlenmiş olup üyelerimizin iş şevkinin kırılmaya çalışmasına şahit olduk. En son temsilci arkadaşlarımıza farklı bir görevlendirme yapacaklarını söylemişlerdir. Bu görevi kabul etmemesi halinde 25. Maddeden fesih yapacağını söylemişlerdir” diye belirtti. 

     

    ‘BASKIDAN VAZGEÇİN’

     

    Baskılara yönelik daha önce Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurunda bulunduklarını hatırlatan Atabey, “Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti İzmir Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu’na 27.07.2022 tarihli müracaatımızı da yapmış bulunmaktayız. Diğer yandan işletmede görevli Mühendis Muzaffer Ayaydın anayasal haklarını kullanan işçileri istifaya zorlamasından dolayı savcılığa suç duyurusunda bulunulacaktır. Bu baskıcı uygulamalarınızdan bir an önce vazgeçin. Çalışanların anayasal haklarına saygı duyun! Sendika üyesi olduğu için işten çıkardığınız işçileri bir an önce işe geri alın” dedi.

     

    Atabey,  taleplerinin karşılanmaması halinde mücadeleyi büyüteceklerini ifade etti. 

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TCMB: Enflasyona en belirgin katkı temel mal ve hizmetten geldi

    TCMB: Enflasyona en belirgin katkı temel mal ve hizmetten geldi


    TCMB Temmuz ayı fiyat gelişmeleri raporunu açıkladı. Raporda enflasyona en belirgin katkının temel mal ve hizmet gruplarından geldiği ifade edildi. Enerji kalemlerinin etkisiyle üretici enflasyonundaki yükselişin devam ettiği belirtildi.

    Raporda tüketici fiyatlarının yüzde 2,37 oranında arttığı, yıllık enflasyonun 0,98 puan yükselişle yüzde 79,60 olduğu hatırlatıldı. Bu dönemde, tüketici yıllık enflasyonunun enerji grubunda gerilerken diğer gruplarda yükseldiği belirtildi. Enflasyondaki artışa en belirgin katkının temel mal ve hizmet gruplarından geldiği ifade edildi.

     

    Temel mal grubunda yıllık enflasyonun tüm alt gruplarda yükseldiği, bu dönemde, yıllık enflasyon hizmet grubunda lokanta-otelde gerilerken, ulaştırma ve kirada daha belirgin olmak üzere diğer alt gruplarda arttığı vurgulandı.

     

    Alkollü içecek ve tütünde firma fiyatları etkili oldu

     

    Alkollü içecekler ve tütün ürünleri fiyatlarındaki artışta tütün ürünlerindeki vergi ayarlamasının sınırlı etkisinin yanı sıra üretici firmaların fiyatlama davranışlarının etkili olduğu belirtildi. Gıda grubunda yıllık enflasyonun işlenmemiş gıdada sınırlı bir düşüş kaydettiği, işlenmiş gıdada ise yükselmeye devam ettiği ifade edildi.

     

    Enerji enflasyonunun, uluslararası enerji fiyatlarındaki görünüme paralel olarak gerileyen akaryakıt ve tüp gaz fiyatlarıyla düştüğü belirtilerek “Uluslararası emtia fiyatlarının etkileriyle rafine petrol ve ana metal fiyatlarında gerileme gözlense de özellikle diğer enerji kalemlerinin etkisiyle üretici enflasyonundaki yükseliş sürmüştür. Bu görünüm altında, B ve C göstergelerinin mevsimsellikten arındırılmış aylık değişimi bir önceki aya göre artışa işaret ederken, göstergelerin yıllık enflasyonlarındaki yükseliş devam etmiştir.” ifadeleri yer aldı.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ön ödemeli konut satışında düzenleme: Teslim süresi 48 aya çıkıyor

    Ön ödemeli konut satışında düzenleme: Teslim süresi 48 aya çıkıyor


    Kamuoyunda ‘topraktan satış’ ve ‘maketten satış’ olarak bilinen ön ödemeli konut satışında koşullar değişiyor. Ön ödemeli konut satışında teslim süresi, 48 aya çıkıyor.

    Ticaret Bakanlığı, ön ödemeli konut satışına ilişkin yönetmeliğini değiştirdi. Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelik, 2014 yılında çıkarılan yönetmelikteki konut teslim süresinde değişiklik öngörüyor.

     

    Buna göre, ön ödemeli konut satışında, sözleşme tarihinden itibaren 36 ayı geçemeyecek şekilde uygulanan konut devir veya teslim süresi uzatılıyor.

     

    1 Ekim’den itibaren geçerli olacak yeni yönetmelikle ön ödemeli konutun sözleşmede taahhüt edilen süre içinde tüketiciye teslim edilmesi zorunlu oldu.

     

    Teslim süresinin, her durumda sözleşme tarihinden itibaren 48 ayı geçemeyeceği hükme bağlandı.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘2021 yılında bin 480 işçi eylemi gerçekleşti’

    ‘2021 yılında bin 480 işçi eylemi gerçekleşti’


    İSTANBUL – Emek Çalışmaları Topluluğu’nun hazırladığı “İşçi Sınıfı Eylemleri Raporu”nda, 2021 yılında bin 480 işçi eylemi gerçekleştiği belirtildi.

     

    Emek Çalışmaları Topluluğu, 2021 yılına dair ülkede gerçekleşen işçi eylemlerine ilişkin “İşçi Sınıfı Eylemleri Raporu”nu yayınladı. Friedrich Ebert Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği’nin katkılarıyla hazırlanan raporda, eylem türleri “İş Yeri Temelli Eylem Vakaları” ile “Genel Eylem” başlığıyla yapılan analizler yer alırken, eylemin nedenleri, işçilerin talepleri, eylemin düzenlendiği mekanlar ve eylemleri düzenleyen sivil toplum örgütleri de yer aldı. 

     

    2021 YILINDA BİN 480 EYLEM YAPILDI

     

    Raporda, yıl içinde bin 480 tekil işçi eyleminin gerçekleştiği ve işçi sınıfının her gün ortalama dört eylemin gerçekleştirdiği belirtildi. Raporda 2020’de 706 olan toplam eylem sayısının 2021’de önemli bir artışla 827’ye çıktığı kaydedildi. 

     

    GREV DALGASI 

     

    2020’den 2021’e iş yeri temelli eylem vakalarına katılan eylemci sayısı yaklaşık olarak 46 binden 83 bin olarak belirtilirken aynı dönemde genel ve dayanışma eylemlerine katılan eylemci sayısı da yaklaşık olarak 20 binden 40 bine çıktığı belirtildi. İşçi sınıfının, 2021 yılındaki hak arama arayışının Koronavirüs salgını süreciyle beraber daha fazla ortaya çıktığı ifade edilen raporda “Bu yükseliş 2022’nin ilk iki ayında yaşadığımız ciddi grev dalgasının da habercisidir” denildi. 

     

    OTORİTERLEŞME İLE GREVLER ARTTI

     

    Raporda şu ifadelerde yer aldı: “Demokratik bir ortamın söz konusu olduğu 2015 yılında 628 olan iş yeri temelli eylem vakası sayısı, sürekli derinleşen bir otoriterleşme sürecinin hüküm sürdüğü 2016-2019 yıllarında 420-438 bandına düşmüş, 2020’de de hükümetin salgında patronları kollayan uygulamaları ile 389’a kadar inmişti. 2 Ancak bu sayı 2021’de 468’e, yani 2016’dan bu yana en yüksek düzeye yükselmiş oldu. 2020’de yüzde 26 olan hak geliştirme oranında dramatik bir artış yaşanmıştır. Tüm bu veriler 2021 yılında işçi sınıfı mücadelesinde önemli bir yükseliş yaşandığına işaret etmektedir. 2021’in iş yeri eylem nedenlerindeki en belirgin özgünlük Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri ve sendikalaşma nedeniyle yapılan eylemlerin oranındaki yüksekliktir. Bu oranlardaki artış değerlendirilirken 2021’de iş yeri temelli eylem sayısının da 2016’dan beri en yüksek sayısına ulaştığı da göz önünde bulundurulmalıdır.”

     

     

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***