Kategori: Ekonomi

Serbest Görüş ile ekonomiye dair en güncel haberler, analizler ve yorumlarla ekonomik gelişmeleri takip edin. Sitemiz piyasa trendlerinden ekonomik politikalar ve mali analizlere kadar geniş bir yelpazede bilgi sunar. Türkiye ve dünya ekonomisindeki önemli gelişmeleri anlamanızı sağlayacak derinlemesine içerikler burada.

  • Kayıtlı işsiz sayısı Temmuz’da yıllık bazda 542 bin kişi arttı

    Kayıtlı işsiz sayısı Temmuz’da yıllık bazda 542 bin kişi arttı


    İŞKUR verilerine göre kayıtlı işsiz sayısı Temmuz’da aylık 29 bin kişi azalırken, yıllık bazda 542 bin kişi arttı. Kayıtlı işsiz sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre ise yüzde 18,1’lik artış gösterdi.

    Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Temmuz ayı, aylık istatistik bültenini yayımladı.

     

    Buna göre İŞKUR Temmuz’da 84 bin 180 kişiyi işle buluştururken, yıllık bazda işsizlik sayısı arttı.

     

    Temmuz ayında İŞKUR’a kayıtlı işsiz sayısı bir önceki aya göre yüzde 0,8 azalış göstererek

    3.538.276 kişi olurken, kayıtlı işsizlerin yüzde 51’ini erkekler yüzde 49’unu da kadınlar oluşturdu. İşsizlerin yüzde 36’sının 15-24 yaş arasında yer aldı.

     

    İŞKUR’a kayıtlı işsiz sayısı yıllık 3 milyon 538 bin 276 kişi olarak yer aldı. İşsizlerin yüzde 21’ini kadınlar, yüzde 15,5’ini erkekler oluşturdu.

     

    Temmuz ayında İŞKUR aracılığıyla 51 bin 202’ü erkek, 32 bin 978’i kadın olmak üzere 84 bin 180 kişi işe yerleşti. 2022 yılı Ocak-Temmuz döneminde ise 823.187 işe yerleştirmeye aracılık edildi.

     

    Temmuz ayında İŞKUR’un işverenlerden aldığı açık iş sayısı 154 bin 619 oldu. 2022 yılı Ocak-Temmuz döneminde ise 1 milyon 329 bin 398 açık iş alındı.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • HDP’li vekillerden Amazon işçilerinin eylemine destek

    HDP’li vekillerden Amazon işçilerinin eylemine destek


    KOCAELİ– Amazon işçilerinin, ücretlerinin iyileştirilmesi ve yasal sendikal haklarının tanınması için başlattıkları eylemin ilk gününde destek ziyaretinde bulunan HDP’li vekiller, “Bütün işçi arkadaşlarımızın yanındayız” dedi.

    Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası  (DGD-SEN) öncülüğüne Kocaeli Gebze ilçesinde bulunan Amazon işçileri, ücretlerinin iyileştirilmesi ve sendikal haklarının  tanınması için Ceva-3 deposu önünde eyleme başladı. Eyleme, Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Züleyha Gülüm,  Musa Piroğlu, Kocaeli İl Örgütü, Gebze İlçe yöneticileri ve Gebze İşçilerinbirliği Derneği destek verdi. Eylemde, “Sendikal baskılara, sürgüne işten atmalara, mobinge son ver amazon” pankartı açılırken sık sık, “Atılan İşçiler geri alınsın”, “Direne diren kazanacağız”, “Amazona sendika girecek, başka yolu yok” sloganları atıldı.

    İŞÇİLER SÜRGÜN EDİLİYOR

    DGD-SEN Genel Başkanı Neslihan Acar, Amazon yöneticilerinin, ‘Biz izin vermezsek depoya Allah bile giremez’ dediğini belirtti. Acar, “Buradaki arkadaşların işten atılmalarının sebebi ise sendikal çalışmalar yaptığı ve sendikalı olduğu içindir. Kendileri, ‘ancak bizim onayımızla buraya sendika girer’ diyorlar.  ‘Ancak bizim onayımızla siz burada çalışmaya devam edersiniz’ dediler. Yaklaşık 2 bin işçi burada enflasyon farkını kabul etmediklerini söyledi” dedi.

    Vardiya çalışmasına gelen işçilerin patron tarafından tek tek çağırılarak depo değişikliğinin dayatıldığını belirten Acar, “İşçilerin bir kısmı depo değişikliğini kabul etti. Daha sonra işçiler yarı yoldan çevrilip haklarının iptal edildiğini, servislere binemeyeceklerini, Sancaktepe’den Esenyurt’tan başka illere depoya gitmezlerse çıkışlarının verileceği söylendi. Gece yarısı işçiler cebinde beş kuruş parası olmadan bir yerlere bırakılıyorlar” diye konuştu.

    DİRENİŞE DEVAM EDECEKLER

    Amazon yöneticilerini aradıklarını söyleyen Acar, eğer işten atmalar devam ederse direniş göstereceklerini belirttiklerini aktardı.Yüzlerce işçinin işten atılacağını ifade eden Acar, “Atılan işçi arkadaşlarımız iş başı yapana kadar bu kapı önünde durmaya devam edeceğiz. Amazona söylüyoruz; biz burada ki depoyu kilitleyecek güce sahibiz. 2 bin işçiyle talepler karşılanana kadar gece gündüz bekleriz. Depolarınızı işgal ederiz çıkartamazsınız. Atılan işçiler geri alınacak, içerideki mobing kesilecek, işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri alınacak” diyerek taleplerini sıraladı.

    SERMAYENİN ÖNÜ AÇILIYOR

    HDP’li Züleyha Gülüm de, burada yapılan direnişin bütün işçilerin hakkının savunulduğu bir direniş olduğunu söyledi.  Türkiye’de amazonda yaşanan sorunların birçok iş yerinde yaşandığına işaret eden Gülüm, “Çünkü, burada artık işçi düzeni kölelik düzenine doğru geçiş yapılıyor. Hep sömürülüyorduk, hep eziliyorduk ama bugün çok daha fazla kölelik koşulları dayatılıp ve emek daha da çok ucuzlaştırılıyor. Ve hatta iktidar tarafından yabancı sermaye çağrılarak, ‘gelin bizim ülkemizde emek ucuz isteğiniz gibi sömürün’ diyen bir ülkede yaşıyoruz. Bu yüzden amazon gibi şirketler, yurtdışında sendikalaşan işçileri sömüremedikleri için bizim gibi ülkelerde istedikleri baskıyı yapacaklarını düşünerek buraya geliyorlar” ifadelerini kullandı.

    ‘BÜTÜN İŞÇİLERİN YANINDAYIZ’

    Örgütlü mücadele ederek güçlenilebileceğini dile getiren Gülüm, “Bu aynı zamanda işçi sınıfına nasıl kazabileceğinin ve bir araya gelmenin örgütlü olmanın ne demek olduğunu gösteriyor. Bütün bu saldırılara karşı amazon işçilerinin yanında olduğumuz gibi bütün işçi arkadaşlarımızın yanındayız. Kölelik düzenini kabul etmediğimizi, sermayeden yana siyaseti kabul etmediğimizi ve işçilerin birliğinden yana olduğumuzu bir kez daha söylemek istiyoruz” diye belirtti. 

    ‘İŞÇİLERİN SIRTINDAN SERVET KAZANIYORLAR’

    HDP’li Musa Piroğlu ise, Türkiye’de işçilerin asgari ücretle ya da onun altında bir ücretle çalışmaya zorlandığını belirterek, “5 bin 500 TL asgari ücret açlık sınırının altında bir ücret. Ama ikinci ve daha tehlikeli bir şeyle yüz yüzeyiz. Amazon denilen şirket, dünyanın en büyük şirketlerinden biri ve yıllık cirosu onlarca ülkenin yıllık gelirinden yüksek. Amazonun patronu bu dünyanın en zenginlerinden biri. Milyar dolarlarla oynuyorlar. Bir gecede milyar dolar kazanıyorlar ve bir gecede milyar dolar kaybedebiliyorlar. Ve bütün servetlerini dünyanın her yerinde çalıştırdıkları işçilerin üzerinden alıyorlar” dedi.

    ‘BİRLEŞİRSEK KAZANIRIZ’

    Yeni bir rejimin kurulduğunu söyleyen Piroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Nazilerin toplama kampını yenileyerek, düzenleyerek işçilere dayatıyorlar. Biz toplama kamplarını sadece insanların öldürüldüğü yerler olarak biliyoruz. Ama toplama kampları birer çalışma kamplarıdır. Ve oradaki esirler ölene kadar çalıştırılmıştır. Nazi gardiyanları bugün amazon yerlerinde şirket yöneticileri, şirket müdürleri ve şirket görevlileri olarak karşımızda duruyor.  Ve birlikte karşılarına birlikte çıkmalı ve omuz omuza dövüşmeliyiz. Biz mücadeleyi büyütmek istiyorsak, bu ücret politikalarının bu toplama kamplarının arkasında ki temel güce iktidara yüzümüzü dönmek zorundayız. Kalemimiz siyasi bir kalem bir ücret kalemi değil. Bu vahşi politikalara karşı iktidarla yüz yüz gelip ayağa kalmaya çağırıyoruz. Birleşirsek kazanacağız.”

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna’dan iki tahıl gemisi daha yola çıktı

    Ukrayna’dan iki tahıl gemisi daha yola çıktı


    Türkiye ve BM arabuluculuğunda varılan anlaşma kapsamında, iki tahıl yüklü geminin daha Ukrayna’dan İstanbul’a doğru yola çıktığı bildirildi.

    Türkiye, tahıl yüklü iki geminin daha Ukrayna’dan İstanbul’a doğru yola çıktığını duyurdu. Böylece Ukrayna limanlarından yola çıkan gemi sayısı 10’a yükselmiş oldu.

     

    Milli Savunma Bakanlığı’nın Pazartesi sabahı yaptığı açıklamada, “Müşterek Koordinasyon Merkezinin çalışmaları kapsamında Ukrayna limanlarından tahıl sevkiyatı sürüyor” denildi.

     

    Türkiye ve Birleşmiş Milletler (BM) arabuluculuğunda Rusya ile Ukrayna arasında varılan anlaşma çerçevesinde, İtalya’ya 11 bin ton soya taşıyan SACURA isimli geminin Yuzni’den ve İskenderun’a 48 bin 458 ton mısır taşıyan ARIZONA isimli geminin ise Çernomorsk’tan Pazar günü hareket ettiği belirtildi.

     

    Bakanlığın aktardığı bilgilere göre, İstanbul’a seyrine devam eden 4 gemi Pazartesi akşam saatlerinde İstanbul’a demirleyecek ve Salı günü denetime tabi tutulacak.

     

    Ukrayna’nın tahıl ürünlerinin Karadeniz üzerinden dünya pazarlarına taşınmasını mümkün kılan tahıl koridoru anlaşması, 22 Temmuz’da İstanbul’da imzalanmıştı.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Otomobilde ‘al-sat’ devri bitiyor: Kilometre ve süre kısıtlaması geliyor!

    Otomobilde ‘al-sat’ devri bitiyor: Kilometre ve süre kısıtlaması geliyor!


    Ticaret Bakanı Mehmet Muş’un otomobil piyasasıyla ilgili olarak yaptığı, “Belli kilometre dolmayandan veya belli süre geçmeden satış kısıtlaması getireceğiz” açıklamasının detayları belli oldu.

    Kısa süre içinde yeni araç satışlarına 6 ay ve 5 bin km kısıtlaması gelmesi bekleniyor. Ciddi yaptırımları olacak bu kısıtlamanın geçici olması gerekiyor. 

     

    Gazeteci Emre Özpeynirci’nin haberine göre; Ticaret Bakanlığı, çok kısa süre içinde otomobil piyasasında meydana gelen fırsatçılıklara karşı kısıtlama getirecek. 

     

    Satın alınan araç, 6 ay geçmeden veya 5 bin km dolmadan önce kimseye satılamayacak. 

     

    Bakanlık, bu kurallara uymayanlara ise ciddi yaptırımlar uygulamaya hazırlanıyor. Bu düzenlemenin kalıcı değil, piyasalar normale dönene kadar geçici olacağı söyleniyor. 

     

    Öte yandan sıfır otomobil alımlarında 6 ay ve 5 bin km satamama kısıtlaması şahıslara değil şirketlere gelmesi bekleniyor.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tarlalar ‘rehin’: 1,3 milyon tarım arazisi ipotekli

    Tarlalar ‘rehin’: 1,3 milyon tarım arazisi ipotekli


    Bankalara rehine verilen (ipotekli) tarım arazisi sayısının bir milyon 366 bin 172 olduğu açıklandı.

    Türkiye’de bir milyon 366 binden fazla tarım arazisinin, bankalarda rehine durumda olduğu ortaya çıktı.

     

    AKP’nin tarım politikaları çiftçilerin toprağı terk etmesine neden olurken, işlerini devam ettiren çiftçiler de yüksek maliyetler nedeniyle zor günler geçiriyor. Kayıtlı 2,1 milyon çiftçi içerisindeki pek çok çiftçi tarımsal üretimi sürdürmek için banka kredisi kullanırken, konu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in soru önergesine verilen yanıtla da bir kez daha gündeme geldi.

     

    Tarım arazilerinin ne kadarının rehin edildiğine yönelik soru önergesine; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından verilen yanıtta Tapu Kadastro Bilgi Sistemi’ne (TAKBİS) verileri baz alındı.

     

    BAKAN KURUM ‘REHİN” SAYISINI AÇIKLADI 

     

    Kurum, son 5 yıllık verileri dikkate alarak, “TAKBİS kayıtlarına göre; 2017-2021 yılları itibarıyla; ‘tarla, bağ, incir, kavak, fidan, meyve, sebze, tarla, çay, bahçe, narenciye, elma, sera, fındık, bahçe, fıstık, pamuk, tütün, pirinç, çeltik, mısır, zeytin’ geçen kelimelerin sorgulanması neticesinde, rehin tesis edilen taşınmaz sayısı bir milyon 366 bin 172 olarak belirlenmiştir” yanıtını verdi.

     

    ‘BORCU BORÇLA DÖNDÜRÜYORLAR’

     

    Cumhuriyet’te yer alan habere göre verileri değerlendiren Gürer, icra takibinde çiftçi borçlarının önemli bir yer tuttuğunu belirterek, “Çiftçi ve ipotek sayılarına bakıldığında çiftçinin kredisiz, anapara ile üretim yapma şansı olmadığı görülüyor. Çiftçi kredi alıyor. Üretim yapıyor. Gelirini bankaya götürüp borcunu kapatıyor. Borcu borçla döndürüyor. Ödeyemezse malını kaybediyor” dedi.

     

    ‘ZİRAAT BANKASI KREDİ VERMEMEK İÇİN HER YOLU DENİYOR’

     

    CHP Manisa Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi Bekir Başevirgen de Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 2022 Ocak ayı verilerine göre, 2 milyon 113 bin tarımsal arazi malikinin, 4 milyon hektar civarındaki tarımsal arazisini 3 trilyonun üzerinde parasal değer ile ipotek ettirdiğini belirtti.

     

    Başevirgen, “Bu kadar büyük bir ipotek değerine karşılık kullanılan borç tutarının bir trilyon liranın üzerinde olacağı tahmin ediliyor. Bu meblağ çiftçimizin son 5 yılda dehşet verici düzeyde bir borca battığının göstergesidir. Devlete veya bankalara borcu olmayan çiftçi kaldı mı?” diye sordu.

     

    Başevirgen, Ziraat Bankası’nın, çiftçiye kredi vermemek için her yolu denediğini de söyleyerek, “Başkalarına milyon dolarlık kredileri düşük değerdeki teminatlara karşılık verebilen Ziraat Bankası, konu çiftçi olduğunda kılı kırk yarıyor” dedi.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Zorunlu trafik sigortası için yeni tarife belli oldu: Bu yıl resmi artış yüzde 46 civarında olacak

    Zorunlu trafik sigortası için yeni tarife belli oldu: Bu yıl resmi artış yüzde 46 civarında olacak


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna’dan gelen mısır yüklü gemi Kocaeli’ye ulaştı

    Ukrayna’dan gelen mısır yüklü gemi Kocaeli’ye ulaştı


    Ukrayna’nın Çornomorsk Limanı’ndan yola çıkan 12 bin ton mısır yüklü Türkiye bayraklı ‘Polarnet’ adlı gemi, sabah saatlerinde Kocaeli’nin Derince ilçesine ulaştı.

    5 Ağustos’ta yola çıkan gemi, dün İstanbul Boğazı’nın Karadeniz girişinde demirledi. İçerisinde 12 Türk personeli bulunan 136 metre uzunluğundaki ve 19,5 metre genişliğindeki gemi, burada kontrolleri tamamlandıktan sonra İstanbul Boğazı’ndaki yolculuğunun ardından saat 09.30 sıralarında Derince Limanı’na ulaştı. Gemideki mısırdan alınacak numunelerin incelenmesinin ve gerekli prosedürlerin tamamlanmasının ardından tahliye işlemi gerçekleştirilecek.

     

    Küresel tahıl krizinin çözümüne yardımcı olmak amacıyla 22 Temmuz 2022’de Türkiye öncülüğünde Rusya, Ukrayna ve Birleşmiş Milletler (BM) arasında ‘Tahıl ve Yiyecek Maddelerinin Ukrayna Limanlarından Emniyetli Sevki Girişimi Belgesi’ imzalanmış ve böylece Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ettiği 24 Şubat’tan bu yana ilk kez Ukrayna’dan tahıl sevkiyatı mümkün hale gelmişti.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • HDP’li vekiller işten atılan işçileri ziyaret etti

    HDP’li vekiller işten atılan işçileri ziyaret etti


    İSTANBUL- Sendika üyeliğinden dolayı işten atılan ve Tembelova Sanayi önünde grevde olan işçileri ziyaret eden HDP’li vekiller, işçilerle dayanışmayı sürdüreceklerini belirterek konuyu Meclise taşıyacaklarını söyledi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekilleri Züleyha Gülüm ve Musa Piroğlu, Petrol-İş Sendikası’na üye oldukları için Conta Elastik Ürenleri Fabrikası’ndan atılan ve 5 gündür Tembelova Sanayi önünde grevde olan 3 işçiyi ziyaret etti. Milletvekillerinin dayanışma ziyaretine HDP Kocaeli İl Örgütü’nün yanı sıra HDP Gebze İlçe Örgütü temsilcileri de eşlik etti.

    ‘İŞÇİLERİN KADERİ İKİ DUDAK ARASINDA’

    Heyet ziyarette işçilerle eylemlerine ilişkin bilgi aldıktan sonra burada açıklama yaptı. Açıklamada ilk olarak konuşan HDP’li Musa Piroğlu işçilerin sendikal haklarının önüne engeller konulduğunu kaydederek ülkede işçilerin kaderlerinin patronlarının iki dudağı arasında olduğunu belirtti. Piroğlu, “Patron ne yapıyor işçileri kötü ve köle koşullarında çalışmaya zorluyor. Binlerce işçi hayatını kaybediyor. Türkiye işçi cinayetlerinde Avrupa birincisi ve dünya 3’üncüsü. Yetmiyor çok ciddi ve ağır meslek hastalıklarından dolayı binlerce işçi bundan dolayı hayatın kaybediyor ya da sakat kalıyor. Petrol kimyada çalışan, madenlerde çalışan işçilere çok daha ağır sonuçlara yol açıyor. Yetmiyor, her çeşit mobingi, baskıyı hakareti çalışma koşullarına uyguluyor. Ve asgari ücreti bir lütuf gibi sunuyor” dedi.

    ‘YANINIZDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

    Patronların düşük ücretle işçileri çalıştırıp emeklerini sömürdüğünü dile getiren Piroğlu, ucuz iş gücünden patronların milyar dolarlar kazandığını söyledi. Piroğlu, “Zenginliğin temel sebebi, birileri fazla yiyor olması ve birilerinin az yiyor olmasın kaynaklanıyor. Birileri çok yoksulsa birileri çok zengin demektir. Zenginliğin kaynağı emek hırsızlığıdır. Ve işçinin direncini engellemektir. Sendikadan bu yüzden korkuyorlar. Bu yüzden her zamanda olduğu gibi sonu kadar yanınızda olmaya devam edeceğiz. İşçi emeğinin üzerine söz sahibi olmadan bu ülkede hiç kimse hayatının üzerine söz sahibi olmayacak” diye konuştu.

    DİRENİŞ İÇİN ÖRGÜTLÜLÜK

    HDP’li Züleyha Gülüm ise bütün işçi sorunlarının benzer ve ortak olduğunu söyledi. Patronların en çok korktuğu şeyin işçilerin sendikalı olması olduğu aktaran Gülüm, “Patron yandaş sendikalardan değil, işçilerin yanında olan sendikalardan korkuyor. Özellikle emeğin ve işçinin yanında olan sendikaya karşı bir düşmanlık var. Bu yüzden direnen arkadaşlar, hakkını arayan arkadaşlar işten çıkarılıyorlar. Patron, ‘İstdeğim gibi davranırım, keyfime göre yaparım’ diyor. Örgütlülük onların önüne engeldir.Patronlar, en azından yaşanılabilir koşulların yaratılmasını bile kabul etmiyorlar. Buna karşı bir direnişiniz var. Direnen arkadaşlar,  başka arkadaşlara umut ve motivasyon veriyor. Bununla birlikte, ‘evet kazanabiliriz, başarabiliriz, hakkımızı alabiliriz’ motivasyonunu veriyor” ifadelerini kullandı.

    MECLİSE TAŞINACAK

    Gülüm, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yanınızda olmaya devam edeceğiz. Hangi talebiniz olursa olsun. Meclis kapalı, soru önergeleri veremiyoruz. Ama açıldığında soru önergeleri vereceğiz. Neden çalışma bakanlığı burada değil? Neden bakanlık ve iktidar sermayenin yanında yer alıyor da işçilerin yanında yer almıyor? Bakanlığın görevi işçinin yanında yer almak değil mi? Bunların hepsini soru önergeleri olarak soracağız. Yanınızda olmaya devam edeceğiz.”

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Politico’dan Erdoğan analizi: Birlikte yaşamak zor, onsuz yaşamak neredeyse imkansız

    Politico’dan Erdoğan analizi: Birlikte yaşamak zor, onsuz yaşamak neredeyse imkansız


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Qantas Havayolu, şirket yöneticilerinden bagaj görevlisi olarak çalışmalarını istedi

    Qantas Havayolu, şirket yöneticilerinden bagaj görevlisi olarak çalışmalarını istedi


    Ciddi bir çalışan eksikliği çeken Avustralya merkezli Qantas Havayolu şirketi, yöneticilerinden üç ay süresince bagaj görevlisi olarak çalışmalarını istedi.

    Firmanın operasyon yöneticisi, Sydney ve Melbourne havaalanlarında çalışacak en az 100 gönüllü arıyor.

     

    Görev tanımında bagaj yükleme ve indirmenin yanı sıra havaalanlarında bagajları taşıyan araçları sürmek de var.

     

    Çoğu yer görevlisi olan binlerce havacılık sektörü çalışanı koronavirüs pandemisi boyunca işten çıkarıldı. Pek çok diğer küresel havayolu şirketi gibi Qantas da sınırların tekrar açılmasının ardından hizmet vermeye dönmekte zorluk çekiyor.

     

    Şirketin operasyon yöneticisi Colin Hughes, şirket tarafından BBC’yle paylaşılan bir e-mailinde, yükselen grip ve Covid vakalarının, halihazırda devam eden çalışan eksikliğine eklendiğini, endüstriyi daha da zorladığını vurguluyor.

     

    Yönetici ve idarecilerin, bagaj taşıma rolünde haftada üç ya da beş gün, günde dört veya altı saat çalışması isteniyor.

     

    Başvuracak kişilerin 32 kilograma varan ağırlıklarda valizleri kaldırabilmesi bekleniyor.

     

    BBC’ye “Operasyonel performansımız müşterilerimizin beklentisini ya da bizim kendimizden beklediğimiz standartları karşılayamıyor” diyen şirket sözcüsü, performansı geliştirmek için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını ekliyor.

     

    “200 kadar merkez ofis çalışanımız Paskalya’da başlayan yoğun dönem boyunca havaalanlarındaki işlere yardım etti.”

     

    Havalimanları zorlanıyor

     

    Dünya genelinde koronavirüs önlemlerinin azaltılması ve sınırların açılmasıyla birlikte yolcu ve uçuş sayıları arttı.

     

    Bu nedenle Nisan ayından bu yana Avrupa’daki havalimanlarında pandemi dönemindeki işten çıkarmaların etkisi görülmeye başlandı.

     

    Uzun beklemelerden ve uçuş iptallerinden dolayı yolcular şikayet ederken bazı havalimanı işçileri de çalışma koşullarından dolayı greve gitti.

     

    Nisan ayında Hollanda merkezli KLM havayolu şirketi yer görevlileri greve başladı. Haziran ayında grev sona erse de şirket günlük 50’ye yakın uçuşunu iptal etti. Yolculara mümkünse bagaj almamaları konusunda çağrılar yapıldı.

     

    Aynı şekilde İngiltere’nin başkenti Londra’da da havalimanlarında çalışan yetersizliğinden dolayı yoğunluklar yaşandı.

     

    Haziran ayında Gatwick Havalimanı yönetimi yazın kademeli olarak günlük Temmuz’da 25, Ağustos’ta 50 uçuşun iptal edileceğini açıkladı.

     

    Ryanair ve Brussels Airlines çalışanlarının Haziran ve Temmuz’daki grevleri Brüksel’de 50’den fazla seferin aksamasıyla sonuçlanmıştı.

     

    Temmuz ayında Almanya merkezli Lufthansa Havayolları da Ağustos sonuna kadar 2 bin uçuşun iptal olduğunu duyurdu.

     

    Ryanair’in İspanya’daki kabin personelinin greve gitmesinin ardından da bugün 10 uçuş iptal edildi, diğer pek çok uçuşta da rötar oldu.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***