Kategori: Ekonomi

Serbest Görüş ile ekonomiye dair en güncel haberler, analizler ve yorumlarla ekonomik gelişmeleri takip edin. Sitemiz piyasa trendlerinden ekonomik politikalar ve mali analizlere kadar geniş bir yelpazede bilgi sunar. Türkiye ve dünya ekonomisindeki önemli gelişmeleri anlamanızı sağlayacak derinlemesine içerikler burada.

  • Döviz hesaplarında Rusya etkisi hissedildi, mevduatlar 240,6 milyar dolara yükseldi

    Döviz hesaplarında Rusya etkisi hissedildi, mevduatlar 240,6 milyar dolara yükseldi


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hindistan, Çin ve Türkiye’nin Rusya’dan ham petrol ithalatı arttı

    Hindistan, Çin ve Türkiye’nin Rusya’dan ham petrol ithalatı arttı


    Rusya’nın ham petrol ve doğal gaz ihracatını keserek Moskova’nın Ukrayna savaşını finanse etmesinin önüne geçmek ve Devlet Başkanı Putin’in geri adım atmasını sağlamak isteyen Batılı ülkeler, şimdilik bu hedefin uzağında görünüyor.

    Rusya’nın Avrupa’ya giden petrol ve doğal gaz sevkıyatı kademeli olarak azalırken, özellikle Hindistan ve Çin bu açığı kapatıyor. Temmuz ayında Rusya’nın Hindistan ve Çin’e yaptığı ham petrol ihracatı toplam ihracatın hacminin yüzde 40’ını geçti.

     

    Rusya, savaş öncesine göre daha az petrol satıyor olsa da petrol fiyatlarının yükselmesi nedeniyle daha fazla döviz elde ediyor. Uzmanlara göre Rus para birimi Ruble’nin değer kazanıyor olmasının nedenlerinden biri de bu.

     

    Mayıs ayında Çin’in Rusya’dan yaptığı petrol ithalatı bir önceki aya göre yüzde 30 civarında atarak rekor seviyeye ulaştı. Rusya, Suudi Arabistan’ı da geride bırakarak Çin’in en büyük tedarikçisi oldu.

     

    Pazar araştırma şirketi Kypler tarafından analiz edilen verilere göre Hindistan, son aylarda Rus petrol ithalatını en çok artıran ülke oldu. Hindistan’ın Rusya’dan aldığı günlük petrol şubat ayında ortalama 100 bin varil iken bu miktar nisanda 370 bin, mayıs ayında 870 bin varile yükseldi.

     

    Bağımsız pazar araştırmacısı Rystad Energy grubuna göre mart-mayıs arası dönemde Avrupa’nın Rusya’dan aldığı günlük varil petrol ortalama 500 bin azaldı. Ancak aynı dönemde Çin ve Hindistan’ın Rus petrol ithalatı da yine 500 bin civarında artış gösterdi. Bu da Avrupa’nın azalttığı petrolün neredeyse aynı miktarının Asya ülkelerine satıldığını gösteriyor.

     

    Temmuz’da Rusya’dan petrol ithalatı daha da arttı

     

    Rusya’nın ham petrol satışında Çin ve Hindistan’a olan bağımlılığı temmuz ayında daha da arttı ve bu ülkelere olan ihracat hacmi, toplam hacmin yüzde 40’ından fazlasını oluşturuyor.

     

    Kpler’in verilerine göre, Çin ve Hindistan temmuz ayında Rusya’nın 4,47 milyon varil olan toplam günlük petrol ihracatının 1,85 milyon varilini satın aldı.

     

    Böylelikle iki Asya ülkesinin Rusya’nın toplam ham petrol sevkiyatında yüzde 41,4’lük bir paya ulaştı. Hindistan ve Çin’in geçen yıl temmuz ayında Rusya’dan aldığı ham petrol toplam ihracatın yüzde 21,7’lik kısmına denk geliyordu.

     

    Kpler’e göre Rusya’nın Avrupa’ya ihracatı azalıyor ancak dramatik bir şekilde değil. Bunun nedeni ise Türkiye’nin Rusya’dan aldığı ham petrolde artış olması. Türkiye, verilerde Avrupa’nın parcası olarak gösteriliyor.

     

    Reuters’e göre 2021’in aynı ayında Rusya’dan Türkiye’ye 222 bin 500 varil olan ham petrol sevkıyatı bu yılın temmuz ayında 312 bin varile yükseldi.

     

    Savaşın başladığı şubatı sonu ile mayıs sonunu kapsayan gümrük verilerini analiz eden Bloomberg’e göre Çin ve Hindistan’ın Rusya’dan yaklaşık 24 milyar dolarlık petrol, doğal gaz ve kömür ithalatı yaptı. Bu, 2021 yılının aynı dönemine göre 13 milyar dolar daha fazla. Bunda petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin önemli payı var.

     

    Analistler, Rusya’ya yönelik yaptırımların uzun dönemde etkisini göstereceğini belirtiyor. Ancak Moskova, AB’nin azalttığı petrol itlatının etkisini şu ana kadar hissetmiş değil.

     

    Rusya Devlet Başkanı Putin geçtiğimiz aylarda Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’i şubatı ayı başında ziyaret etmiş ve iki ülke lideri birbirlerine destek mesajları vermişti.

     

    Pekin’de 4 Şubat’ta Şi Cinping ile bir araya gelen Putin, Rusya’dan Çin’e doğal gaz tedarikinin iki ülke arasındaki enerji iş birliğini artıracağını belirterek, Moskova’nın Pekin ile olan bağlarını “benzeri görülmemiş” şeklinde nitelendirmişti.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yeni varlık barışı düzenlemesi; 1 yıl bankalarda tutulan varlıklardan vergi alınmayacak

    Yeni varlık barışı düzenlemesi; 1 yıl bankalarda tutulan varlıklardan vergi alınmayacak


    Gelir İdaresi Başkanlığı, Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle varlık barışı uygulamasına açıklık getirdi.

    Buna göre gerçek ve tüzel kişiler, kurumlar vergisi kanununa eklenen ilgili hükümlere paralel olarak yurt dışı ve yurt içi varlık barışı uygulamasından 31 Mart 2023’e kadar yararlanabilecekler. Bu varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerine herhangi bir beyanda bulunulmayacak.

     

    Gelir İdaresi Başkanlığı, 1 Temmuz tarihli 7417 sayılı devlet memurları kanunu ile bazı kanunlarda ve 375 sayılı kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanunun 50. maddesinde yer alan Varlık Barışı uygulamasının işleyişine açıklık getirdi.

     

    Resmi Gazete’de yayımlanan bazı varlıkların ekonomiye kazandırılması hakkında genel tebliğ, söz konusu maddeyle kurumlar vergisi kanununa eklenen geçici 15. maddenin ilgili hükümleri doğrultusunda gerçek ve tüzel kişilerin, yurt dışı ve yurt içi varlıklarının yurda getirilerek kayıt altına alınmasına ilişkin açıklamaları içeriyor.

     

    Buna göre gerçek ve tüzel kişiler, kurumlar vergisi kanununa eklenen ilgili hükümlere paralel olarak yurt dışı ve yurt içi Varlık Barışı uygulamasından 31 Mart 2023’e kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildirim veya beyanda bulunmak suretiyle yararlanabilecekler. Bu varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerine herhangi bir beyanda bulunulmayacak. Bildirimler, yetkili kılınmış vekiller veya kanuni temsilciler tarafından da yapılabilecek.

     

    Kademeli vergi uygulaması

     

    İlgili yasa hükmüyle uyumlu olarak bildirilen varlıkların değeri üzerinden 30 Eylül’e kadar yapılan bildirimler için yüzde 1, 1 Ekim – 31 Aralık arasında yapılan bildirimler için yüzde 2, 31 Mart 2023 tarihine kadar yapılan bildirimler için yüzde 3 oranında vergi peşin olarak tahsil edilecek.

     

    Gerçek ve tüzel kişiler bu kapsamda, yurt dışında bulunan para, altın, Döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile yurt dışı kredilerin ve sermaye avanslarının kapatılmasında kullanılan varlıklar için tek bir bildirim verecekler. Bildirim yapılan aynı ay içinde beyanda düzeltme yapılabilecek.

     

    Bu yönde yapılacak düzeltmelerde, başlangıçta peşin olarak ödenen verginin azaltılan tutara isabet eden kısmı, banka ve aracı kurum tarafından bildirim sahibine iade edilebilecek.

     

    Beyan edilen varlıkların Türkiye’deki banka ve aracı kurumlardaki hesaplarda en az 1 yıl süreyle tutulması halinde vergi oranı sıfır olarak uygulanacak ve bu kapsamda ödenen peşin vergiler ilgilinin başvurusu üzerine iade edilecek.

     

    Türkiye’de bulunan varlıkların beyanı

     

    Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan, ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 31 Mart 2023 tarihine kadar vergi dairelerine veya elektronik ortamda beyan edilerek uygulama kapsamına alınabilecek.

     

    Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar da uygulamadan yararlanabilecek. Bu kişilerin taşınmazlar dışındaki varlıklarını beyan tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlarda açılan hesaplara yatırmaları ve bu durumu belgelemeleri gerekiyor. Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden vergi dairelerince yüzde 3 oranında vergi tahsil edilecek.

     

    Bildirim veya beyan konusu yapılarak kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilen varlıklar hakkında vergi usul kanununda yer alan amortismanlara ilişkin hükümler uygulanmayacak. Ödenen vergiler, hiçbir suretle gider yazılamayacak ve başka bir vergiden mahsup edilemeyecek.

     

    Varlıkların 3 ay içinde ülkeye getirilmesi gerekiyor

     

    Bildirime konu varlıkların; bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi yada transfer edilmesi, tarh edilen verginin süresinde ödenmesi, varlıkların defter tutan mükelleflerce kanuni defterlere kaydedilmesi ve bu kıymetler için pasifte özel fon hesabı açılması, bu fon hesabının ve varlıkların 2 yıldan önce işletmeden çekilmemesi ve fon hesabının sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılmaması halinde beyana konu tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacak.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Altın fiyatlarında sınırlı düşüş!

    Altın fiyatlarında sınırlı düşüş!


    SERBEST GÖRÜŞ – Küresel piyasalarda fiyatlamaları etkisi altına alan, Fed beklentileri altın yatırımcılarının da temkinli olmasına yol açtı.

    Jeopolitik gelişmelere ilişkin haber akışının da yatırımcıların odağında yer almasıyla, ekonomik aktiviteye ilişkin iyimserlik artsa da Çin’in Tayvan yakınlarında gerçekleştirdiği askeri tatbikatlar temkinli yaklaşımın öne çıkmasına neden oluyor.

    GRAM ALTIN NE KADAR?

    Bu gelişmelerle birlikte gram altın yeni güne bin 30 TL seviyesinde başladı.

    Dünkü kapanışta altının gramı bin 42 TL olmuştu.

    ÇEYREK ALTIN NE KADAR OLDU?

    Aynı saatlerde çeyrek altın ise, bin 689 TL’den alıcı bulurken, bin 704 TL’den satılmaya başladı.

    YARIM ALTIN NE KADAR?

    Yarım altın 3 bin 368 TL’den alınırken, 3 bin 409 TL’den işlem görmeye başladı.

    CUMHURİYET ALTINI NE KADAR?

    Cumhuriyet altını ise, 6 bin 737 TL’den alınırken, 6 bin 794 TL’den satılmaya başladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Polis saldırısına rağmen işçiler haklarından vazgeçmiyor

    Polis saldırısına rağmen işçiler haklarından vazgeçmiyor


    İSTANBUL – Hakları gasp edildiği için fabrika önünde başlattıkları eylemi sürdüren işçilere polis saldırdı.  

     

    İstanbul’un Tuzla ilçesinde faaliyet yürüten European T-shirt Factory (ETF) Tekstil fabrikası işçileri, ihbar ve kıdem tazminatlarının yanı sıra ödenmeyen maaş ve ikramiyelerinin ödenmesi için fabrika önünde başlattıkları eylem 19’uncu gününe girdi. Bugün ETF önünde eylemlerini sürdüren işçilere, polis saldırdı. Birçok işçi darp edilirken, birçok işçi de baygınlık geçirdi.

     

    Polis saldırısına tepki gösteren kadın işçilerden biri, “Ben buradan gitmiyorum. Ben kiracıyım, birçok arkadaşım kiracı, çocuk okutan var, üniversiteye evladını gönderen var. Biz merakımızdan mı buradayız günlerdir? Hakkımızı versin” diye konuştu.

     

    İşçilerin fabrika önündeki eylemleri sürüyor. 

     

     

     

     

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Genel bütçe gelirlerinde tahsilat oranı düşüyor

    Genel bütçe gelirlerinde tahsilat oranı düşüyor


    Toplam vergi tahakkuklarında tahsilat oranı ilk altı ayda yüzde 69,2’ye geriledi. Bu oran, pandeminin etkili olduğu iki yılın rakamlarının altında.

    Türkiye’de salgının ardından ekonomik zorlukların ve yüksek enflasyonun yaşandığı 2021 sonu, 2022 ilk yarısında, vergi ve genel gelirlerdeki tahakkuk tahsilat oranlarında düşüş dikkat çekti.

     

    DÜNYA’nın derlediği verilere göre, vergi gelirlerinde yüzde 80’lerde seyreden tahakkuk tahsilat oranları, 2022 Ocak-Haziran döneminde yüzde 70’in altına geriledi. Dahilde alınan KDV’de, genellikle düşük seyreden beyana dayanan KDV’nin etkisiyle yüzde 40’ların üzerinde seyrederken, 2022 ilk yarısında yüzde 31,2 oldu. Genel bütçe gelirlerinde de 2022 iyi işaret vermedi. Bir önceki yılın tamamında yüzde 64,4 olan oran yüzde 56,5’e düştü.

     

    Sıklıkla vergi aflarına neden olan tahakkuk/tahsilat oranındaki düşüklük 2022’nin ilk altı ayında önceki yıllara göre daha belirginleşti. Salgın döneminde dahi önceki yıllara yakın seyreden oranlar 2022’nin ilk altı ayında genel ortalamaların altında seyrediyor. Yılın kalanında da benzer bir eğilim gözlenirse, maliye bir kez daha birikmiş vergi borçlarıyla karşı karşıya kalacak. Dahilde alınan KDV salgının etkisiyle geçen yılın ilk yarısında oldukça düşük seyretmişti. Tahakkuk tahsilat oranı yüzde 30’lar düzeyinde gerçekleşmişti ancak yılın kalanında yükselen oran, yılsonu oranını önceki yıların üzerine dahi taşımıştı.

     

    Yılın ilk yarısında toplanan vergiler, genel bütçe hedefleriyle oransal olarak uyumlu görünüyor. Bu kapsamda, genel bütçeli kuruluşların gelirleri toplamı, ilk altı ayın sonunda ek bütçe dahil yılsonu gelir tahmininin yüzde 49’una ulaştı. Aynı kıyaslama vergi gelirleri için yapıldığında da oranın yüzde 47’sinin tahsil edildiği gözlendi. Her iki kalemde de önceki yıllarda daha yüksek gerçekleşme oranı görülse de, ek bütçe yapılan bir yılda gelir tahmininde yılın ilk altı ayı sonunda yüzde 50’lere ulaşılması, yılsonu hedefleri ile uyumlu bir sonucu işaret ediyor kabul edilebilir.

     

    Kamu maliyesinde borçlanma sorunu Buna karşılık tahakkuk tahsilat oranlarındaki düşüklük ise yılın kalanı için hem bütçe, hem de genel ekonomi açısından önem taşıyor. Toplanamayan gelirler özellikle kamu maliyesinde ilave borçlanma gibi sonuçlara yol açıyor. Dahilde alınan KDV’nin tahsilatındaki düşük seyri de takip eden dönemin beyana dayalı vergilerinde de olası bir düşüşe işaret ediyor şeklinde yorumlandı.

     

    KAYNAK: DÜNYA – MEHMET KAYA


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ortak olduğu şirkete soruşturma

    TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ortak olduğu şirkete soruşturma


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ev sahibi ile kiracı arasındaki anlaşmazlıklarda ‘arabulucu’ şartı

    Ev sahibi ile kiracı arasındaki anlaşmazlıklarda ‘arabulucu’ şartı


    Kira ihtilaflarıyla ilgili açılan davalara arabulucu şartı getiriliyor. Taraflar, dava açmadan önce arabulucuya gidecek, burada çözüme ulaşılamazsa dava süreci başlayacak. Son zamanlarda fahiş bir şekilde artan kiralar, beraberinde kiracı-ev sahipleri arasında hukuki sorunları da getirdi. Kira fiyatlarında yaşanan ciddi artışın önüne geçmek için Türk Borçlar Kanunu’nda geçici olarak değişiklik yapıldı. Ev kiralarının TÜFE oranına göre belirlenmesi uygulamasına 1 yıllığına ara verildi. 1 Temmuz 2023’e kadar kiraya yapılacak zam oranı yüzde 25’le sınırlandırıldı. Ancak bu çözüm ihtilafların önüne tam olarak geçemedi.

    TAHLİYE DAVALARI

    Yasal düzenlemeyi by-pass etmek isteyen ev sahiplerinden bazıları mevcut kiracıyı çıkarıp evini yüksekten kiraya vermek için, bazıları da fahiş fiyatla kiraladıkları yeni kiracılardan tahsilatta zorlandığı için çareyi tahliye davalarında aramaya başladı. Buna yüzde 25 artış sınırının ihlali nedeniyle eski kiracıların davaları da eklenince sulh hukuk mahkemelerinin yükünün arttığı belirtiliyor.

    BAKANLIK DEVREDE

    Adalet Bakanlığı, uzun süren ve mahkemelerin iş yükünün artmasına neden olan bu davalarla ilgili harekete geçti. Bakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, kira uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk uygulaması hayata geçirilecek. Taraflar, dava açmadan önce arabulucuya başvuracak. Burada anlaşma sağlanamazsa mahkeme yoluna gidilecek.

    İŞ YÜKÜ AZALACAK

    Yenişafak’ın aktardığına göre, arabulucuya başvurmadan doğrudan mahkemeye dava açılması halinde ise bu davalar reddedilecek. Eylül ya da ekim gibi hayata geçirilmesi planlanan uygulamanın, mahkemelerdeki iş yükünün azalmasını sağlayacağı belirtiliyor. Ayrıca, uzun süren mahkeme süreçleri de böylece sona erdirilecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mısır tarlada kurudu!

    Mısır tarlada kurudu!


    URFA – Siverek’in kırsal mahallelerinde ekilen mısır DEDAŞ’ın elektrik kesintileri nedeniyle kurumaya yüz tuttu. Sulama yapamayan çiftçiler, döllenme zamanında bilinçli kesinti yapıldığını ve çiftçinin zarara uğratıldığını belirtti.

     

    Urfa’nın Siverek ilçesine bağlı kırsal Şêx Cafer ve Başbûk mahallelerinde yaşayan yurttaşlar her gün Dicle Elektrik ve Dağıtım Anonim Şirketi’nin (DEDAŞ) elektrik kesintileri sebebiyle zor günler yaşıyor. Kesintilerin neredeyse 12 saate kadar vardığı bölgede çoğunluğu tarımla geçimini sağlayan mahalle sakinleri, arazilerini sulayamıyor. Birçok arazide kuruma noktasına gelen ürünler sebebiyle zarar eden çiftçiler, kara kara düşünüyor. 

     

    TARLADAKİ MAHSULLERİ YANDI

     

    Şex Cafer Mahallesi’nde yaşayan Ahmet Şur (60), çiftçilik yaparak geçindiklerini, ancak bu sene ikinci ekinleri olan mısırların tarlada iken kuruduğunu ifade etti. Bahçesindeki nar, badem ağaçlarının da susuzluk sebebiyle kuruma noktasına geldiğini belirten Şur, Urfa’nın 45 dereceyi aşan sıcak havalarında kendilerine yaşatılanları “Kerbala” olarak tanımladı. 80 bin liralık elektrik faturasını ödeyemediği için icralık olduğunu anlatan Şur, “Destekleme almak istediğimde icradan dolayı hesaplarımın blokede olduğunu söylüyorlar, onu da alamıyorum. Bu sene de tarladaki ürünlerim yandı. Ben borçlarımı nasıl ödeyeceğim? Günde en az 8 saat elektriğimizi kesiyorlar. Elektriği geri verdiklerinde ise daha su çıkmadan yine kesiyorlar. Su toprağa ulaşamadan yine elektriksiz kalıyoruz” diye konutu. 

     

    DEDAŞ: EVE GİDİN DÜZELİR

     

    Ne yapacaklarını bilmediklerini ifade eden Şur, “11 çocuğuma nasıl bakacağım? DEDAŞ’a borcumu nasıl ödeyeceğim?” diye sordu. Elektrik kesintileri sebebiyle Akçakale yolu üzerindeki DEDAŞ binasına giderek şikâyetlerde bulunduklarını, yetkililerin ise, “Eve gidin düzelir” diyerek yurttaşları başlarından savdıklarını dile getiren Şur, şunları söyledi: “Eve geldiğimizde ise düzelmemiş oluyor. DEDAŞ’ta üst makamlardakileri göremiyoruz, onları görmemize izin yok. Orada çalışanların yanlarına gidiyoruz, onlara da şikâyette bulununca gülüyorlar. Oraya şikayet için git-gel yapınca bile bir sürü mazotumuz gidiyor. 6-7 kez böyle gidip geldik. Aynı sıkıntı devam ediyor. Vekillere, valiye herkese haber verdik. Bu tarlaya 200 bin TL masraf yaptım. Bütün geçimimiz bu tarla.  Köylü olduğumuz için kimse bize kulak asmıyor. Bu saatten sonra suyu verseler bile birçoğumuzun mısırı yandı zaten. Ben bu saatten sonra elektrik borcunu nasıl vereceğim? Bunun tohumu, gübresi, mazotu da var. Artık bir çare bulunsun istiyoruz” dedi. 

     

    ERDOĞAN’IN SÖZLERİNİ HATIRLATTI

     

    Başbûk Mahallesi’nde yaşayan Cevher Türk de mısır ekili tarlasının aynı sebeple kurumaya yüz tuttuğunu ifade etti. Bölge çiftçileri olarak zor durumda olduklarını belirten Türk, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 27 Mart’ta Tokat’ta çiftçilerle gerçekleştirdiği buluşmasındaki “Ekilmedik tek karış yer kalmamalı” sözlerini hatırlatarak, şunları söyledi: “Cumhurbaşkanı öyle diyor ama sadece Urfa için söylüyorum; 4 milyon metrekareye yakın mısır, pamuk, biber, karpuz, kavun ekili alanlar, DEDAŞ’ın enerji vermemesi sebebiyle kurumuş, kül olmuş durumda. Çiftçilerin emekleri ziyan oldu. Bunların dap gübresi 18 bin TL’ye, üre gübresi 13 bin TL’ye, mazotu 30 bin TL’ye alınmış. Sadece 5 dönüm tarlaya bir torba çiğit tohum kullanılıyor. Bu tohum beş dönüm için bin 600 TL’ye alındı. Yetkililer bunları duymamazlıktan geliyor. Geçen gün 1 gemi mısır Rusya’dan İstanbul’a vardı diye neredeyse halay çekeceklerdi. Ama maalesef sadece Urfa’da 2 gemi mısır çıkabilirken, bu enerji sıkıntısı sebebiyle hepsi kurudu.” 

     

    12 SAATE VARAN KESİNTİLER

     

    Geçen gün DEDAŞ müdürünün yaptığı bir açıklamada elektrik kesintilerine dair, “Medyadaki haberler gerçeği yansıtmıyor. Sadece 4 saat kesinti yapılıyor” dediğini aktaran Türk, müdüre seslenerek “Yalandır. Bazı yerlerde 12, bazı yerlerde 8, bazı yerlerde ise 7 saatlik kesintiler oluyor” dedi. Urfa’daki elektrik sorununun yıllardan beri devam ettiğini ve her sene Temmuz ayında arttığını belirten Türk, “Her sene mısır, pamuğun döllenme zamanlarında elektriği kesiyorlar. Üretici büyük bir zarara uğruyor. Bunu bilerek yapıyorlar. Sonra da çiftçiyi hırsız yerine koyuyorlar. Çözüm de üretmiyorlar. Çiftçiler her 30 köyde bir tane sulama birliği oluşturma düşüncesinde ama bir adım yok. Trafolara da fahiş faturalar kesiliyor. Çiftçinin bunları ödeme imkanı yok. Böyle devam ettiği sürece üretim olmayacak. Üretim olmadıkça her şey de artmaya devam edecek” diye konuştu. 

     

    DEDAŞ: PLANLI KESİNTİLER OLABİLİR

     

    Sorun ile ilgili aradığımız DEDAŞ yetkilileri ise, yaşanan elektrik kesintisinin, “güç kaldırmaması” sebebiyle planlı kesintiler olabileceğini ifade etti. 

     

    MA / Ceylan Şahinli

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İhracatta siparişler azaldı, gözler yeni pazarlara çevrildi

    İhracatta siparişler azaldı, gözler yeni pazarlara çevrildi


    Sektör temsilcileri, siparişlerde azalma yaşandığı bilgisini verirken hammadde tedarikindeki sıkıntı, yüksek emtia ve enerji fiyatları, çip sorunu, Çin’deki emlak krizi gibi konuların gündemlerinden düşmediğini belirtti.

    Finansmana erişimde yaşadıkları sorunların daha da büyüdüğünü ve maliyetlerde artış yaşadıklarını kaydeden ihracatçılar her şeye rağmen ihracat yapmaya devam edeceklerini, kayıpları yeni pazarlar kazanarak ve katma değerli ihracatla telafi etmeye çalışacaklarını söyledi.

     

    Karaca: İhracatçı sıkışmış durumda

     

    Son dönemde Euro’da yaşanan güç kaybının ihracatı ve firmaların finansal dengelerini olumsuz etkilediğini kaydeden İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkanı Güven Karaca, “Olası bir resesyon ise talepte yaşanacak daralma ile birlikte maalesef ihracatımız üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Böylesi bir ortamda ülkemizde bankaların ticari kredilerde keskin hamleler yapması, piyasanın beklentilerini görmezden gelmesi sanayicimizi, ihracatçımızı maalesef çok zorluyor. Özetle sanayicimiz ve ihracatçımız bu denklemin içerisinde sıkışmış durumda. Son dönemde Avrupalı ve Amerikalı ithalatçıların ülkemize yönelik önemli bir ilgisi olduğunu gözlemliyoruz. Biz de İDMİB olarak bu ilgiye karşılık verebilmek, ülkemiz ihracatını artırmak için önemli bir gayret içerisindeyiz” diye konuştu.

     

    Özger: Sipariş adetleri azalıyor

     

    Ev ve mutfak eşyaları sektöründe sipariş oranlarında son iki ayda bir azalma görüldüğüne dikkat çeken Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) Başkanı Talha Özger, “Sipariş adetlerinde de azalma devam ediyor. Dünyada yaşanan sıkıntılardan kaynaklı bu sorunlarla biz de karşı karşıyayız. Ev ve mutfak eşyaları sektörü olarak bizler de farklı pazarlara yönelmeyi kendimize hedef koyduk. Güney Afrika ve Latin Amerika başta olmak üzere pazar çeşitliliğimizi artırmak için farklı pazarlara yöneleceğiz. Bu yılı, geçen sene yapmış olduğumuz rakamın az da olsa üstünde kapatarak hiçbir kayıp vermeden tamamlamayı hedefliyoruz. Ümit ediyoruz ki farklı sorunlarla karşı karşıya kalmayız” diye konuştu.

     

    Turhan: Bütün dünya bayram tatiline çıkmış gibi

     

    Bayram öncesinde; resesyon, daralma söylemleriyle işlerde inanılmaz bir kesilme olduğuna dikkat çeken Armatür, Valf, Musluk, Tesisat Ekipmanları ve Vana Sanayicileri Derneği (ARMATÜR) Derneği Başkanı Gökhan Turhan, şöyle devam etti: “Sanki bütün dünya kurban bayramı tatiline çıkmış gibi hissettik. Belli oranda bir düşüş var, işler fena değil. Ama yılsonuna doğru işler daha da hızlanır, açılır diye düşünüyorum. Katma değerleri üretiyor olmamız lazım. Çipi, kendi aracımızı, kendi savunma teknolojimizi üretiyor durumda olursak, dünya pazarlarında da söz sahibi olur ve kural koyucu hale geliriz.”

     

    Gözmen: İhracatta yüzde 20 düşüş beklentisi var

     

    Küresel resesyon beklentisi sonucu ihracatta yüzde 10 ila 20 düşüş beklediklerini ifade eden Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği (TDKD) Başkanı Gürkan Gözmen, “Yüksek fiyatlar, yüksek faiz oranları talebi belli oranda düşürecek. Maliyetlerin artması bir anlamda ihracat değerlerini etkiledi. Değer bazında rakamsal artışlar yaşandı ama karlılık açısından aynı şey ihracatçı için söz konusu değil. Maliyetlerin tamamen yükselmesiyle ilgili olan bir olay” diye konuştu.

     

    Taycı: Gıdada işler yolunda gidiyor

     

    Sektörlerin çoğunda sipariş azalması yaşanırken gıda sektöründe işler yolunda gidiyor. Siparişlerin ve sevkiyatların devam ettiğini dile getiren İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Başkanı Kazım Taycı, “Herhangi bir resesyon belirtisi bize yansımış değil. Bizde, Hala sipariş ve talep yüksek. Bir sıkıntımız yok. Gıdada döviz bazında dünya borsasındaki rakamların artık bundan sonra yavaş yavaş gerileme seyrinde olacağı kanaatindeyiz. Hem bakliyat, hem hububat tarafında dünya rekolteleri olumlu. Tahıl koridorunun açılması, rekoltelerin iyi olması ekstrem faklı bir gelişme olmazsa fiyatların buradan geriye doğru gideceğini düşünüyoruz. Yılsonuna kadar hem ithalat, hem ihracat tarafında herhangi bir gerileme olmayacağı gibi geçtiğimiz yıla göre yaklaşık yüzde 25 ile 30’luk arasında ihracat tarafında bir büyüme bekliyoruz” dedi.

     

    KAYNAK: DÜNYA – İMAM GÜNEŞ


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***