Kategori: Ekonomi

Serbest Görüş ile ekonomiye dair en güncel haberler, analizler ve yorumlarla ekonomik gelişmeleri takip edin. Sitemiz piyasa trendlerinden ekonomik politikalar ve mali analizlere kadar geniş bir yelpazede bilgi sunar. Türkiye ve dünya ekonomisindeki önemli gelişmeleri anlamanızı sağlayacak derinlemesine içerikler burada.

  • Erdoğan’ın ‘nas’ aşkı bankaları ihya etti: İş Bankası ve Vakıfbank da rekor kar açıkladı

    Erdoğan’ın ‘nas’ aşkı bankaları ihya etti: İş Bankası ve Vakıfbank da rekor kar açıkladı


    İş Bankası ve Vakıfbank yılın ikinci yarısına ilişkin net kar oranlarını açıkladı. Politika faizi yüzde 14’le borçlanıp yüzde 50’ye varan faizlerle kredi veren bankalar karına kar katmaya devam ediyor.

    Buna göre yılın ikinci çeyreğinde İş Bankası net karını geçen yıla göre yüzde 560, Vakıfbank’sa 96 kat artırdı. 

     

    Enflasyonla faiz arasında açılan makas, bankaların karlılık rekorunda başlıca etkenlerden biri. Ekonomistler, resmi enflasyon yüzde 80’e dayanmışken Merkez Bankası’nın yüzde 14’le fonladığı bankaların yüzde 50 civarında kredi dağıtmasını Hazine’den servet transferi olarak yorumluyor. Uzmanlara göre krizi fırsata çeviren bankaların önemli bir geliri de Hazine’den aldıkları yüksek faizli tahviller ve türev ürünlerden gelen karlar.

     

    Merkez Bankası’nın yüksek enflasyona rağmen faizi düşük tutmasının nedeniyse Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan gelen baskı. Erdoğan’ın bu baskıyı gerekçelendirmek için Kuran’daki Nas suresine göndermesiyse hafızalardaki yerini koruyor: “Bir Müslüman olarak nas ne gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğim.”

     

    Yılın ikinci çeyreğinde finansal raporlarını açıklayan İş Bankası ve Vakıfbank’ın yüksek oranlı karları, uzmanları haklı çıkarıyor.

     

    Buna göre geçen yılın aynı döneminde 2,2 milyar lira net kar açıklayan İş Bankası, bu yıl 14,54 milyar TL net kar açıkladı. İş Bankası’nın geçen yıla göre net karı yüzde 560 arttı. Bankanın bu dönemdeki net faiz geliri 18,93 milyar liraydı. Bu rakam geçen yıl aynı dönemde 6,66 milyardı.

     

    Geçen yılın ikinci çeyreğinde 660,3 milyon lira kar açıklayan kamu bankası Vakıfbank’ın bu yılın ikinci çeyreğindeki net karı 7,02 milyar liraydı. Banka geçen yıla göre ikinci çeyrek karını 96 kat artırdı. Bu bankanın ikinci çeyrekteki faiz geliri 14,51 milyar lira kaydedildi. Bu geçen yıl 3,18 milyar liraydı.

     

    Bilançolarını daha önce açıklayan diğer bankaların da karlarını ortalama dört kat artırdığı görülmüştü.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Aşurenin maliyeti arttı: Bir tencere 350 liraya kaynayacak

    Aşurenin maliyeti arttı: Bir tencere 350 liraya kaynayacak


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İllerin borç haritası: Konya kart batağında; Hakkâri bankaların takibinde

    İllerin borç haritası: Konya kart batağında; Hakkâri bankaların takibinde


    Yüksek enflasyon nedeniyle reel ücretlerde ve satın alma gücünde yaşanan dramatik düşüş milyonlarca vatandaşı daha fazla borçlanmaya itiyor.

    En temel harcamaların bile kredi kartları, krediler ve ek hesaplarla karşılanması banka borçlarında ciddi bir artışa yol açtı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) ikinci çeyrek Fintürk verileri banka borçlarının 81 ildeki hızlı artışını ortaya koydu. Kredi kartı harcamaları 12 ayda yüzde 70.5, kredili mevduat hesapları (KMH) yüzde 62.3 artarken, ihtiyaç kredilerinde ise 28.6 oranında artış görüldü. Verilere göre Haziran 2022 itibarıyla toplam kredi kartı harcamaları 284 milyar 801 milyon TL’ye ulaşırken, son bir yılda en hızlı artış gösteren il yüzde 107 ile Konya oldu.

     

    Sözcü’den Mehtap Özcan Ertürk’ün haberine göre, hem pahalılık hem de alım gücünde azalma nedeniyle kullanımın artmasıyla 81 ilde kredi kartlarında ortalama artış hızı yüzde 85 oldu. Kartların hızlı artışı tüm illerde kendini gösterirken en düşük büyüme oranı yüzde 40.46 ile İstanbul’da gözlendi.

     

    Kredili mevduatlar 43 milyarı aştı

     

    Faizi yüksek olmasına karşın kullanımı artan kredili mevduat hesapları ise toplamda 43 milyar 648 milyar TL’ye yükseldi, KMH’ta en fazla artış gösteren il ise yüzde 87.77 büyümeyle Kilis oldu. 81 ilin ortalama artış hızı yüzde 64’ü bulan KMH’da en düşük artış gösteren il yüzde 42.93 ile Nevşehir oldu. 81 ilin ihtiyaç kredisi toplamı da haziran sonu itibarıyla 499 milyar 284 milyon TL olurken, ihtiyaç kredisinde ise en yüksek artış yüzde 36.26 ile İstanbul’da görüldü.

     

    Batık üç haneli büyüdü

     

    Borçluluk hızla büyürken, ödenemediği için takibe düşen kredilerin tutarı da BDDK’nın takibe atma esnekliğine rağmen hızla arttı. Haziran 2021 – Haziran 2022 tarihlerini kapsayan bir yılda takipteki bireysel krediler yüzde 57.7 artış gösterdi ve 20 milyar 765 milyon liraya ulaştı. BDDK verilerine göre Hakkâri’de takibe düşen alacak miktarı 2021 Haziran ayına göre yüzde 129.40 arttı, Şırnak’ta yüzde 122.49, Bingöl’de yüzde 113.57, Bayburt’ta yüzde 112.60, Van’da ise yüzde 110.45 artış yaşandı.

     

    Takipteki alacak artışında ise 7 ilde üç haneli büyüme yaşandı.

     


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BDDK verileri açıkladı: Konya kart batağında, Hakkâri bankaların takibinde

    BDDK verileri açıkladı: Konya kart batağında, Hakkâri bankaların takibinde


    Yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle satın alma gücü düşen vatandaşlar kredi kartlarına borçlandı. 81 ilde son 1 yılda kartlarda ortalama yüzde 85, ek hesaplarda ortalama yüzde 64 borç artışları görüldü. Kredi kartı harcamaları 12 ayda yüzde 70.5, kredili mevduat hesapları yüzde 62.3 artarken, ihtiyaç kredilerinde ise 28.6 oranında artış görüldü.

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) ikinci çeyrek Fintürk verileri banka borçlarının 81 ildeki hızlı artışını ortaya koydu. Verilere göre Haziran 2022 itibarıyla toplam kredi kartı harcamaları 284 milyar 801 milyon TL’ye ulaşırken, son bir yılda en hızlı artış gösteren il yüzde 107 ile Konya oldu.

    Sözcü gazetesinde yer alan habere göre, hem pahalılık hem de alım gücünde azalma nedeniyle kullanımın artmasıyla 81 ilde kredi kartlarında ortalama artış hızı yüzde 85 oldu.

    Kartların hızlı artışı tüm illerde kendini gösterirken en düşük büyüme oranı yüzde 40.46 ile İstanbul’da gözlendi.

    İHTİYAÇ KREDİSİNDE EN YÜKSEK ARTIŞ İSTANBUL’DA

    Faizi yüksek olmasına karşın kullanımı artan kredili mevduat hesapları ise toplamda 43 milyar 648 milyar TL’ye yükseldi, KMH’ta en fazla artış gösteren il ise yüzde 87.77 büyümeyle Kilis oldu. 81 ilin ortalama artış hızı yüzde 64’ü bulan KMH’da en düşük artış gösteren il yüzde 42.93 ile Nevşehir oldu.

    81 ilin ihtiyaç kredisi toplamı da haziran sonu itibarıyla 499 milyar 284 milyon TL olurken, ihtiyaç kredisinde ise en yüksek artış yüzde 36.26 ile İstanbul’da görüldü.

    TAKİPTEKİ BİREYSEL KREDİLER YÜZDE 57,7 ARTTI

    Borçluluk hızla büyürken, ödenemediği için takibe düşen kredilerin tutarı da hızla arttı. Haziran 2021 – Haziran 2022 tarihlerini kapsayan bir yılda takipteki bireysel krediler yüzde 57.7 artış gösterdi ve 20 milyar 765 milyon liraya ulaştı.

    HAKKARİ’DE TAKİBE DÜŞEN ALACAK SAYISI YÜZDE 129.40 ARTTI

    BDDK verilerine göre Hakkari’de takibe düşen alacak miktarı 2021 Haziran ayına göre yüzde 129.40 arttı, Şırnak’ta yüzde 122.49, Bingöl’de yüzde 113.57, Bayburt’ta yüzde 112.60, Van’da ise yüzde 110.45 artış yaşandı. Takipteki alacak artışında ise 7 ilde üç haneli büyüme yaşandı.

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İSİG: Temmuz’da en az 169 işçi yaşamını yitirdi

    İSİG: Temmuz’da en az 169 işçi yaşamını yitirdi


    İSTANBUL –  İSİG, Temmuz ayında 15’i çocuk en az 169 işçinin yaşamını yitirdiğini açıkladı. 

     

    İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), Temmuz ayında yaşanan işçi cinayetlerine ilişkin raporunu açıkladı. Tarım, inşaat, taşımacılık, konaklama çalışma alanlarında yaşamını yitiren işçilere yer verilen raporda, yaşamını yitiren işçilere dair bilginin büyük bir bölümünün basın taraması yoluyla elde edildiği, geriye kalan işçi cinayetleri bilgisinin ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, sendikalar ve iş güvenliği uzmanları tarafından öğrenildiği kaydedildi. 

     

    TARIM ALANINDA 55 KİŞİ 

     

    Temmuz’da en az 169 işçinin yaşamını yitirdiği belirtilen raporda, tarım ve orman iş kolunda toplamda 55 kişinin yaşamını yitirdiği kaydedildi. Buna göre 7 ayda en az 199 kişi bu alanlarda yaşamını yitirdi.  Bu alanlarda çalışan işçilerin yaşamını yitirmesinin en büyük nedenlerine de değinilen raporda, eskiyen traktör, işçilerin barınma, dinleme ve temizliğin yanı sıra kene ısırmasına bağlı da ölümlerin yaşandığına işaret edildi. 

     

    ‘DAVETİYE ÇIKARIYOR’ 

     

    Raporda, 28 işçinin ise inşaat alanında yaşamını yitirdiğini belirtildi. 7 ayda en az 192 inşaat işçisinin yaşamını yitirdiği kaydedilen raporda, “Dış cephe iskele, çatı, asansör boşluğu vb. yüksekten düşmeler ölümlerin yarıdan fazlasını oluştururken diğer iki temel neden ise ezilme, göçük ile elektrik çarpmaları. En çok işçi ölümünün meydana geldiği üçüncü işkolu ise taşımacılık. Yoğun çalışma, mobbing, uzun çalışma saatleri, uygun olmayan yollar ve araçlar, beslenme ve uyku düzensizliği vb. sorunlar iş cinayetlerine davetiye çıkarıyor. Ölümlerin yüzde 75’ini trafik kazaları oluştururken diğer önemli bir neden ise çalışma koşullarına bağlı kalp krizleri” ifadelerine yer verildi. 

     

    GENÇLER ÖLÜYOR

     

    Konaklama iş kolunda da ciddi sorunların yaşandığını dile getirilen raporda, “Türkiye’de turizm sezonunun açılması ile birlikte işçilerin uzun çalışma, düşük ücret vb. sorunlar dolayısıyla oluşan sağlık sorunları önemli bir gerçeklik. Diğer yandan ana işverenlerden dolayı moto kurye ölümlerini de bu işkoluna kaydediyoruz. Şu ana kadar en az 18 moto kurye ölümünü kayıt altına aldık. Sanayi işkollarına baktığımızda ölümlerin yüzde 25’i metal, madencilik, enerji, tersane, gemi, kimya, tekstil… işkollarında meydana geldi. Özellikle sendikasızlaştırmanın sonuçlarının ortaya çıktığı ve genç işçi ölümlerinin yoğunlaştığını gözlemliyoruz” diye belirtildi. 

     

    ÇOCUK ÖLÜMLERİNDE ARTIŞ

     

    Eğitim kurumlarının kapanmasıyla birlikte tarım alanlarında çalışan çocukların sayısında artış gözlemlendiği aynı şeklide ölümlerde de artış yaşandığına dikkat çekilen raporda, 2022’nin ilk 6 ayında 24 çocuğun yaşamını yitirdiği sadece Temmuz’da ise en az 15 çocuğun yaşamını yitirdiğine vurgu yapıldı. Yaşamını yitiren çocukların üçte birisinin ise 14 yaş altında olduğunu ayrıca kaydedildi. Raporda, ayrıca 6 ayda en az 55 mültecinin yaşamını yitirdiği Temmuz ayına ilişkin mülteci ölümlerine dair ayrıca bir rapor hazırlığı içinde olduğu bilgisi paylaşıldı. 

     

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 2022’de İsviçre saatlerine talep arttı: Türkiye’den 117,5 milyon dolarlık saat alındı

    2022’de İsviçre saatlerine talep arttı: Türkiye’den 117,5 milyon dolarlık saat alındı


    Yılın ilk yarısında İsviçre’nin saat ihracatı yüzde 12 artarak 12,3 milyar dolara ulaştı. İsviçre’den Türkiye’ye gerçekleşen saati ihracatı yüzde 38,6 artarak 117,5 milyon oldu.

    Dünya genelinde başta gıda olmak üzere birçok alanda yüksek fiyat artışları yaşanırken, yüksek fiyat etiketlerine sahip İsviçre saatlerine olan talep de artış gösterdi.

     

    Yılın ilk yarısında İsviçre’nin saat ihracatı yüzde 12 artarak 12,3 milyar dolara ulaştı.

     

    İsviçre Saat Endüstrisi Federasyonu (FHS) verilerine göre, yılın ilk yarısında İsviçre’den gerçekleşen Saat Ihracatı yüzde 12 artarak 12,3 milyar dolar (11,9 milyar İsviçre Frangı) oldu. 

     

    İhracatın yüzde 95’ini kol saatleri oluştururken, ilk altı ayda ihraç edilen kol saati adedi de 225 bini geride bıraktı. 

     

    Raporda en çok İsviçre Saati alan 30 ülkenin sıralamasına da yer verildi. ABD, Çin ve Hong Kong en yüksek ihracatın yapıldığı ilk 3 ülke olarak sıralanırken, Türkiye’deki artış dikkatleri çekti.

     

    Buna göre, 2022 yılının ilk altı ayında İsviçre’den Türkiye’ye gerçekleşen saati ihracatı yüzde 38,6 artarak 117,5 milyon dolar (112,9 milyon İsviçre Frangı) oldu.

     

    2020 yılının aynı dönemiyle karşılaştırıldığında ise artış yüzde 142,6’ya kadar ulaştı.

     

    Türkiye 21. sırada

     

    Hürriyet’in haberine göre, 2022’nin ilk yarısına ait sonuçların ardından Türkiye, en çok İsviçre saati ihraç edilen ilk 30 ülke sıralamasında bir basamak yükselerek 21’inci oldu. 

     

    Türkiye, 2021 yılının sonunda 180 milyon dolarlık (173,1 milyon İsviçre Frangı) saat alımı ile sıralamada 22’nci sırada yer alıyordu.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Akın: Elektrikte artan maliyetin faturası EÜAŞ’a kesilecek

    Akın: Elektrikte artan maliyetin faturası EÜAŞ’a kesilecek


    CHP’li Akın, “Böylece artan maliyetin yarattığı kriz EÜAŞ’a kamu zararı olarak yansıtılacak. Vatandaş bu maliyeti doğrudan değil, dolaylı olarak, vergileriyle oluşturduğu Hazine’den karşılayacak.” dedi.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 21 görevli tedarik şirketine kilovatsaat başına 110,0321 kuruştan elektrik satılmasına ilişkin düzenlemenin elektrikte artan maliyet yükünün kamu iktisadi teşebbüsü olan EÜAŞ’a yıkılması anlamına geleceğini söyledi. CHP’li Akın, “EÜAŞ hem ürettiği elektriği hem de daha sonra ihaleyle piyasadan yüksek bedelle satın alacağı elektriği 21 görevli tedarik şirketine piyasanın neredeyse dörtte bir fiyatına satacak. Böylece artan maliyetin yarattığı kriz EÜAŞ’a kamu zararı olarak yansıtılacak. Vatandaş bu maliyeti doğrudan değil, dolaylı olarak vergileriyle oluşturduğu Hazine’den karşılayacak.”  dedi.  

     

    Piyasa ile tarife arasında büyük fark oluştu

     

    Akın, yaptığı yazılı açıklamada Türk lirasındaki değer kaybı nedeniyle elektrik üretim maliyetinde yaşanan artışın görevli tedarik şirketleri ile dağıtım şirketlerinin bir süredir finansal sıkıntı yaşamasına neden olduğunu belirtti. Akın, şu değerlendirmeyi yaptı:

     

    “Bunun üzerine AK Parti iktidarı; elektrik üretim maliyetlerindeki artışı engellemek için Nisan 2022’de piyasa takas fiyatına (PTF) tavan fiyat uygulaması başlatmıştır. Nisan ayında bir megavatsaat başına 2 bin 250 lira olarak başlayan tavan fiyat uygulaması 1 Ağustos itibarıyla megavatsaat başına 4 bin TL’ye kadar çıkmıştır. Böylece özel şirketlere ait elektrik üretim santrallerin piyasaya kilovatsaat başına en fazla 4 liraya satış yapmaları sağlanmıştır. Ancak bu durum her ne kadar sınırlandırılmak istense de Türk Lirası’nda değer kaybı sürdükçe ulusal tarife ile piyasa fiyatı arasında devasa bir farkın oluşmasına neden oldu.

     

    “İktidar krizin faturasını kamuya kesti”

     

    Yanlış özelleştirme politikaları nedeniyle bugün yaşanılan söz konusu krizin faturası; EPDK kararıyla doğrudan kamuya yıkılmıştır. Bu kapsamda EPDK tarafından ilk kez alınan bir kararla EÜAŞ’ın görevli tedarik şirketlerine çok düşük fiyattan elektrik satması kararlaştırılmıştır. Kararla EÜAŞ’ın, 21 görevli tedarik şirketine bir kilovatsaati 110,0321 kuruştan elektrik satması düzenlenmiştir. Buna göre EÜAŞ, hem sahip olduğu kamu santralleriyle ürettiği elektriği hem de ihaleyle piyasadan yüksek bedelle alacağı elektriği görevli tedarik şirketlerine sabit ve ucuz fiyattan satacaktır. Piyasadan kilovatsaatini 4 lira olan elektriğin görevli tedarik şirketlerine 1 lira 10 kuruştan satmasıyla EÜAŞ zarar ettirilecek, elektrik üretim maliyetindeki artışın yükü vatandaşların vergileriyle oluşan Hazine’den karşılanacaktır. “


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • HABER-SEN haksız kadrolaşmaya karşı yargıya başvuruyor

    HABER-SEN haksız kadrolaşmaya karşı yargıya başvuruyor


    DİYARBAKIR – PTT’de sendikal ayrımcılığa ve haksız kadrolaşmaya tepki gösteren HABER-SEN Diyarbakır Şubesi, “Yaptığınız atamalar yanlıdır ve açıkça hukuka aykırıdır” açıklaması yaptı. 

     

    Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (HABER-SEN) Diyarbakır Şubesi, sistematik kadrolaşmaya karşı PTT Diyarbakır Başmüdürlüğü önünde açıklama yaptı. “Sendikal ayrımcılığa ve kadrolaşmaya hayır” pankartının açıldığı açıklamaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır İl Eşbaşkanı Gülistan Atasoy, Türkiye İşçi Partisi (TİP) yöneticileri ve çok sayıda sendikalı katıldı. Açıklamada, sık sık “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Hak hukuk adalet direnerek gelecek” ve “Yaşasın örgütlü mücadelemiz” sloganları attı.

     

    Açıklama öncesi konuşan HABER-SEN Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Sabri Gündüz, yapılan kadrolaşmanın darbe olduğunu söyleyerek, bu durumu kabul etmeyeceklerini vurguladı. 

     

    HABER-SEN Diyarbakır Şubesi Sekreteri Yılmaz Tekin ise, iktidarın özellikle 2016 darbe girişimi ile beraber gelişen süreci kendi lehine çevirdiğini belirterek, “OHAL KHK’leri ile birçok muhalif emekçiyi ihraç eden iktidar, kendine yakın olanları ise sadakatleri karşılığında mükâfatlandırarak hak etmedikleri görevlere atamıştır. Artan iş yükünü bahane ederek, insan onuruna yakışmayacak bir tutumla, emekçilerin daha fazla çalışmasını isteyen, bunun karşılığında ise biz emekçilere sadece baskı, sürgün ve cezaları reva gören anlayış iktidar tarafından liyakatsiz bir şekilde üst görevlere getirilen anlayıştır” dedi. 

     

    ‘ÜYELERİMİZ CEZALANDIRILIYOR’

     

    Tekin, atanan yeni müdürün sendika üyesi personelleri başmüdürlükten uzaklaştırdığını ve yerlerine Birlik Haber-Sen üyelerinin getirildiğini kaydetti. Söz konusu uygulamanın PTT merkezlerinde de hayata geçirildiğini sözlerine ekleyen Tekin, “PTT merkezlerindeki iş yoğunluğu görmezden gelinerek, buralarda bulunan yandaş sendika üyeleri PİM ve Başmüdürlük gibi rahat yerlerde çalıştırılmaya başlanmıştır. Son olarak Diyarbakır PTT Başmüdürlüğü bünyesinde görev yapan müdür ve şeflerin yerleri hiçbir gerekçe gösterilmeden değiştirilmiştir. Yapılan yer değişikliklerinde, sendikamız üyesi olan müdür ve şefler; adeta cezalandırır gibi daha kötü yerlere, daha alt mevkilere getirilmiştir. Bununla beraber yandaş sendika üyesi müdür, şef ve memurların ise sadakatlerinin mükafatı olarak daha iyi ve daha üst birimlere getirildiği görülmüştür” diye belirtti.

     

    ‘YARGIYA TAŞIYACAĞIZ’

     

    Yapılan uygulamaların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Tekin, şunları söyledi: “Bu atamaları yapanlar, sendikamızın burada yetkili olmasını hazmedemeyenlerdir. Buradan bu atamaları yapanlara sesleniyoruz; yaptığınız atamalar yanlıdır ve açıkça hukuka aykırıdır. Bu atamaların doğuracağı olumsuzlukların tek sebebi de sizlersiniz. Atanan yandaş kişilerin atandıkları görevleri kullanarak emekçiler üzerinde oluşturacakları her türlü baskı sendikamıza yapılmış olacaktır. Bu atamaları yargıya taşıyacağımızı ve insan onuruna yakışır, sadakatin değil liyakatin esas alındığı bir çalışma ortamının tesisi, PTT emekçilerinin tüm sosyal, ekonomik ve demokratik haklarını sonuna kadar savunmaya, kurumumuza sahip çıkmaya devam edeceğiz.”

     

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hazine ve Maliye Bakanı Nebati: Türkiye’nin IMF’den borç aldığı iddiası gerçek dışı

    Hazine ve Maliye Bakanı Nebati: Türkiye’nin IMF’den borç aldığı iddiası gerçek dışı


    Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, ”Türkiye’nin IMF’den 6,5 milyar dolar borç aldığını” iddia eden İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Prof. Dr. Bilge Yılmaz’a tepki gösterdi.

    Twitter’dan açıklama yapan Nebati “”Prof. Dr. Bilge Yılmaz, dün katıldığınız bir yayında Türkiye’nin IMF’den 6.5 milyar dolar borç aldığını iddia etmişsiniz. Ya konuyu bilmiyorsunuz ya da bilip çarpıtıyorsunuz. İki durum da sizin adınıza üzücü” dedi.

     

    “Ben size durumu anlatayım” diyen Bakan şunları kaydetti.

     

    Uluslararası Para Fonu (IMF) üye ülkeleri desteklemek amacıyla SDR (Special Drawing Rights – Özel Çekme Hakkı) tahsisatı, başka bir ifadeyle koşulsuz rezerv desteği sağlamaktadır.

     

    SDR tahsisatları üye 190 ülkeye kota payları oranında yapılmaktadır Geçtiğimiz yıl; ABD’ye 112,9 milyar ABD doları, Almanya’ya 36 milyar ABD doları, Güney Afrika’ya 4,15 milyar ABD doları tutarında rezerv imkânı sağlanmıştır. Türkiye’ye ise, IMF’deki kota payına karşılık gelmek üzere 6,3 milyar ABD doları tahsis edilmiştir.

     

    IMF ile bu konuda bir anlaşma imzalanmamış ya da program ilişkisine girilmemiştir. Bu imkân, tüm üye ülkelerin kullanımına açılmış bir kaynaktır. Türkiye’nin IMF’den borç aldığına ilişkin açıklamalar gerçek dışıdır.”


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sıfır otomobilde ‘al-sat’ devri sona eriyor: 6 ay geçmeden satılamayacak!

    Sıfır otomobilde ‘al-sat’ devri sona eriyor: 6 ay geçmeden satılamayacak!


    Ticaret Bakanlığı bazı galericilerin sıfır otomobil piyasasında manipülatif işlem yapması nedeniyle yasal düzenlemeye gidiyor. Düzenlemeye göre, sıfır otomobil alımlarında 6 ay ve 5 bin kilometre satamama kısıtlaması şahıslara değil şirketlere gelecek.

    Ticaret Bakanı Mehmet Muş’un otomobil piyasasıyla ilgili olarak yaptığı, “Belli kilometre dolmadan veya belli süre geçmeden satış kısıtlaması getireceğiz” açıklamasının detayları belli oldu. Kısa süre içinde yeni araç satışlarına 6 ay ve 5 bin km kısıtlaması gelmesi bekleniyor. Ciddi yaptırımları olacak bu kısıtlamanın geçici olması gerekiyor.

    Gazeteci Emre Özpeynirci’nin haberine göre; Ticaret Bakanlığı, çok kısa süre içinde otomobil piyasasında meydana gelen fırsatçılıklara karşı kısıtlama getirecek.

    Satın alınan araç, 6 ay geçmeden veya 5 bin kilometre dolmadan önce kimseye satılamayacak. Ticaret Bakanlığı, bu kurallara uymayanlara ise ciddi yaptırımlar uygulamaya hazırlanıyor. Bu düzenlemenin kalıcı değil, piyasalar normale dönene kadar geçici olacağı söylenirken sıfır otomobil alımlarında 6 ay ve 5 bin km satamama kısıtlaması şahıslara değil şirketlere gelmesi bekleniyor.

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***