Kategori: Ekonomi

Serbest Görüş ile ekonomiye dair en güncel haberler, analizler ve yorumlarla ekonomik gelişmeleri takip edin. Sitemiz piyasa trendlerinden ekonomik politikalar ve mali analizlere kadar geniş bir yelpazede bilgi sunar. Türkiye ve dünya ekonomisindeki önemli gelişmeleri anlamanızı sağlayacak derinlemesine içerikler burada.

  • Kredi isteyenlere “Döviz, altın almayacağım” belgesi imzalatan bankalar, artık üç aylık imzalı kaşeli maaş bordrosu da istiyor

    Kredi isteyenlere “Döviz, altın almayacağım” belgesi imzalatan bankalar, artık üç aylık imzalı kaşeli maaş bordrosu da istiyor


    Tüketiciler ihtiyaç kredisi taleplerinde parayı dövize aktarmayacaklarının sözünün yanı sıra artık son üç aylık imzalı kaşeli maaş bordrosu ve krediyi nereye harcayacaklarının ayrıntılı açıklamasını da bankaya bildirmek zorundalar.

    Dünya gazetesinden Şebnem Turhan’ın haberine göre, Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 14’te sabit tutan Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın aldığı makroihtiyati önlemlerle yapılan parasal sıkılaştırma tüketici kredilerinde de kendini gösteriyor. Merkez Bankası’nın son Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı metninde de makroihtiyati önlemlere krediler kanalı da dahil edildi ve gerekirse ek önlemler alınacağı açıklandı. Tüketicilere ihtiyaç kredisi taleplerinde imzalatılan döviz, altın, kripto varlık gibi alımlarda kullanmayacağına dair belgenin yanı sıra artık ‘nereye haracayacağı’nın detaylı açıklaması isteniliyor.

     

    İhtiyaç kredisi miktarı 50 bin lira olsa bile bankalar düzenleyici kurumlardan gelen telkinler doğrultusunda maaş müşterisi olmayan kredi talep eden tüketicilerden 3 aylık imzalı maaş bordrosu bile talep ediyor. Hatta bankalar kredili mevduat hesabı (KMH) limit artırımlarında da müşterilerinden elde edilecek yeni kaynağın dövize, altına veya kripto varlığa harcanmayacağına dair imzalı söz alıyorlar.

     

    Bankaların ihtiyaç kredisinde uyguladıkları bu durum, kredili mevduat hesaplarındaki limit artışlarında da yaşanıyor. Maaş müşterisi olduğu bankadan KMH hesabında limit artırımı talep edildiğinde onay formları arasında tıpkı ihtiyaç kredisi çekerken imzalatılan “döviz, altın, kripto para almayacağım” sözü yer alıyor. Bankalar daha önce KMH limiti artışlarında böyle bir belge talep etmiyorlardı.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kaynağı belirsiz para girişinde altı ayda 17,5 milyar dolarlık rekor

    Kaynağı belirsiz para girişinde altı ayda 17,5 milyar dolarlık rekor


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TZOB uyardı: Önlem alınmazsa süt fiyatları daha da artacak

    TZOB uyardı: Önlem alınmazsa süt fiyatları daha da artacak


    ANKARA – Süt üretimde maliyet fiyatlarındaki artışa dikkati çeken TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, önlem alınmadığı takdirde ileride tüketicinin fahiş fiyatlarla süt ve süt ürünü tüketeceği konusunda uyardı.

     

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, süt sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bayraktar, Ulusal Süt Konseyi’nin (USK), 15 Mayıs’tan itibaren geçerli olmak üzere soğutulmuş çiğ süt tavsiye satış fiyatını litrede brüt 7,5 TL olarak belirlediğini hatırlatarak, “Bugün itibarıyla üreticilerimizin eline kesintiler çıktıktan sonra ortalama 7 lira geçiyor. Bazı yerlerde ise bu fiyatın da altında çiğ süt satılıyor” dedi.

     

    ‘MALİYETLER ARTTI’

     

    Süt üretiminde maliyetlerin arttığına dikkati çeken Bayraktar, “Bugün parite, beklentimiz olan 1,5 seviyelerinden çok uzakta, 1 civarındadır. Üreticimiz bir kilogram süt satarak ancak bir kilogram yem alabilmektedir. Bu durum sürdürülebilir değildir” diye konuştu. Artan maliyet nedeniyle çiftçilerin önünü göremediğini belirten Bayraktar, “Yetkililerin ‘süt fiyatları artırıldığında yem fiyatları da artıyor, bu yüzden süt fiyatlarında artışa gitmeyeceğiz’ şeklinde söylemleri bulunuyor. Bu gerekçeyle nereye kadar süt fiyatları artırılmayacaktır? Krize giren süt işletmeleri nasıl ayağa kaldırılacaktır? Azalan üretim nasıl artırılacaktır” diye sordu.

     

    ‘YETERLİ ÜRÜN BULUNMAYACAK’

     

    Sektörde yaşanan sorunların Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine de yansıdığını söyleyen Bayraktar, önümüzdeki günlerde süt krizinin yaşanabileceğini ifade etti. Bayraktar, “Sanayiciler çiğ süt bulmakta, marketler ise süt ve süt ürünlerini satmakta sıkıntı yaşıyor. Hem üretim hem de talep ayağındaki daralma, sektördeki ciddi sorunu gözler önüne seriyor. Asıl sorun talep ayağındaki daralma ortadan kalkınca yaşanacaktır. İşte o zaman artan talebi karşılayacak yeterli ürün bulunamayacak, tüketiciler çok yüksek fiyatlardan süt ve süt ürünleri tüketmek zorunda kalacaktır. Buna yönelik hazırlıklı olmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

     

    ‘ÜRETİCİ DAMIZLIKLARI KESİYOR’

     

    Girdi maliyetleri nedeniyle üreticinin damızlıkları kesime gönderdiğini belirten Bayraktar, bu artışların üretime ve tüketime olası yıkıcı etkilerini azaltmaya yönelik her türlü tedbirin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Bayraktar, “Üreticilerimiz ellerinde tuttukları hayvanlarına ise ‘daha az yem, daha az süt’ diyerek verdikleri fabrika yemini azalttılar, hayvanlarını dengeli beslemekten vazgeçtiler. Asıl tehlike de işte burada başladı. Dengesiz beslenmeye bağlı olarak damızlık hayvanlarda besleme hastalıkları ve üremeye yönelik sorunlar artmaya başladı. Yani damızlıklar bir bir elden gidiyor, elde kalanlar ise damızlık vasfını kaybediyor” diye konuştu.

     

    ÖNERİLER

     

    Damızlıkların kesiminin ilerde yeni sorunlar yaratacağı konusunda uyarıda bulunan Bayraktar, önlem alma çağrısı yaptı. Bayraktar, süt sorunun çözümü için şu önerilerde bulundu: “Önceliğimiz damızlık hayvan kesimlerinin durdurulması, yem başta olmak üzere girdilerdeki fiyat artışlarına yönelik etkili tedbirlerin hayata geçirilmesi, üreticilere sürdürülebilir gelir sağlanması, tüketiciye ise ulaşılabilir fiyattan gıda sağlayacak politikaları hayata geçirmek olmalıdır. Üretimin devam etmesi için ya çiğ süt fiyatları artırılmalı ya da yem fiyatlarını düşürmeye ve kontrol etmeye yönelik tedbirler alınmalıdır. Çiğ süt desteği artırılmalı, ödemeler erkene çekilmelidir.”

     

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Naci Ağbal, Kazancı Holding Başkan Yardımcısı oldu

    Naci Ağbal, Kazancı Holding Başkan Yardımcısı oldu


    Eski Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Naci Ağbal, Kazancı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.

    Kazancı Holding, Naci Ağbal’ın yönetim kadrosuna katıldığını resmen duyurdu.

     

    Temmuz sonunda gerçekleştirilen genel kurul toplantılarında alınan kararla, eski Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal, Kazancı Holding ve iştiraki Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı görevlerine getirildi. Ağbal aynı zamanda Kazancı Holding, Aksa Enerji ve Aksa Elektrik şirketlerinin icra kurullarında da aktif görev alacak.

     

    Şirket tarafından yapılan açıklamada, “Hızla değişen ve çok çeşitli fırsatları barındıran global enerji piyasalarında, Aksa Şirketler Grubumuz ile ‘global güçlü bir oyuncu’ olma hedefi doğrultusunda yoğun bir çaba içindeyiz. Enerji alanındaki tecrübe ve yetkinliklerimizi global vizyonumuz ile birleştirerek uluslararası pazarlarda büyümeye kararlıyız” ifadelerine yer verildi.

     

    Açıklama şöyle devam etti: “Hissedarlarımız başta olmak üzere, tüm paydaşlarımız için değer üretmeye odaklanan bir strateji temelinde, yatırımlarımızı artırma ve çeşitlendirme yolunda da önemli çalışmalar yürütüyoruz. Oluşturduğumuz bu stratejiyi güçlü bir kurumsallaşma ile destekleyeceğiz. Bu çerçevede Sayın Naci Ağbal’ın, Kazancı Holding ve Aksa Enerji Üretim A.Ş.’ye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak katılması hem global stratejimizin oluşturulmasında hem de güçlü mali yapımızın global stratejimize uygun biçimde şekillendirilmesinde bizlere büyük bir güç ve değer katacak.”

     

    Kazancı Holding İcra Kurulu Üyeleri

     

    Genel Kurul toplantılarında alınan kararlar sonrası yeni görev dağılımı şu şekilde oluşturuldu:

     

    Cemil Kazancı – Kazancı Holding ve Aksa Enerji İcra Kurulu Başkanı

     

    Naci Ağbal – Kazancı Holding Globalleşme Stratejileri ve Mali İşler Başkanı

     

    Ömer Muzaffer Baktır – Kazancı Holding Finans ve Aksa Jeneratör İcra Kurulu Başkanı

     

    Necati Baykal – Kazancı Holding ve Aksa Jeneratör İcra Kurulu Üyesi

     

    Barış Erdeniz – Kazancı Holding Ortak Birimler ve Aksa Elektrik, Aksa Tarım ve Turizm İcra Kurulu Başkanı.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bakan Dönmez’den ‘ruble ile ticaret’ çıkışı: Transferlerde TL’yi de konuşuyoruz

    Bakan Dönmez’den ‘ruble ile ticaret’ çıkışı: Transferlerde TL’yi de konuşuyoruz


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BAE, Türk şirketin yarısını satın aldı

    BAE, Türk şirketin yarısını satın aldı


    Abu Dhabi’li IHC, yenilenebilir enerji üretim faaliyetleri yürüten Kalyon Enerji’nin yüzde 50’sini 1.8 milyar dirheme, yani yaklaşık 490 milyon dolara satın aldı.

    IHC tarafından yayımlanan bültende, satın almanın yenilenebilir enerji alanında büyüme hedefi doğrultusunda gerçekleştirildiği ifade edildi.

    Reuters, Kalyon Holding’in yenilenebilir enerji varlıklarında stratejik ortaklık için IHC ile görüştüğünü haziran ayında bildirmişti.

    ERDOĞAN İLE ANKARA’DA GÖRÜŞMÜŞTÜ

    Kalyon Enerji’nin Konya Karapınar’da kısmen devreye alınmış 1,000 MW gücünde güneş santrali ve çeşitli illerde başka güneş ve hidro elektrik santralleri bulunuyor.

    Şirket aynı zamanda 1,000 MW rüzgar santrali kurmak için de 2017’de yapılan yarışmayı kazanmış, ancak santrali henüz inşa etmemişti.

    Öte yandan, IHC’nin başında, Ağustos 2021’de Ankara’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Ulusal Güvenlik Danışmanı Şeyh Tahnoun bin Zayed Al Nahyan bulunuyor.

    Şeyh Tahnoun, Abu Dabi Emiri ve Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid’in de kardeşi.

    BAE İLE 13 ANLAŞMA İMZALANMIŞTI

    Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed El Nahyan, 24 Kasım 2021 tarihinde Ankara’ya gelerek Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmüş ve iki ülke arasında anlaşmalar imzalanmıştı.

    Türkiye’ye gelen heyette yer alan Abu Dabi Kalkınma Holdingi (ADQ) Yönetim Kurulu Başkanı Mohamed Hasan Al Suwaidi, “Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye’de yatırım yapmak üzere 10 milyar dolarlık bir fon ayırmış ve tahsis etmiştir” demişti.

    2022 Şubat’ta ise Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) resmi ziyaret düzenlemiş; ziyareti kapsamında Türkiye-BAE arasında çeşitli alanlarda 13 anlaşma imzalanmıştı.

    İmzalanan anlaşmaların ardından Erdoğan, “BAE, Körfez bölgesindeki önemli iş ortağımızdır” demişti.

    Mayıs ayına gelindiğinde ise Erdoğan, eski BAE Devlet Başkanı Şeyh Halife bin Zayed El Nahyan’ın ölümünün ardından taziye ziyareti amacıyla Abu Dabi’ye gitmişti.

    Erdoğan, BAE Devlet Başkanı ve Abu Dabi Emiri Şeyh Muhammed bin Zayed El Nahyan’la görüşmüştü. (REUTERS)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cari denge Haziran’da 3.46 milyar dolar açık verdi

    Cari denge Haziran’da 3.46 milyar dolar açık verdi


    Cari işlemler açığı Haziran’da bir önceki yılın aynı ayına göre 2 milyar 269 milyon dolar artarak 3 milyar 458 milyon dolara çıktı. 12 aylık aylık cari işlemler açığı 32 milyar 667 milyon dolarla 15 ayın zirvesinde.

    Türkiye ekonomisi, 8 aydır açık vermeye devam ediyor. Haziran gerçekleşmeleri, piyasa beklentileri çerçevesinde geldi, yıllık açık 15 ayın en yükseğine yerleşti.

     

    Merkez Bankası’nın açıkladığı verilere göre; cari işlemler açığı Haziran’da bir önceki yılın aynı ayına göre 2 milyar 269 milyon dolar artarak 3 milyar 458 milyon dolara çıktı. 12 aylık aylık cari işlemler açığı ise 32 milyar 667 milyon dolara yükselerek 15 ayın en yüksek seviyesini kaydetmiş oldu.

     

    Artan enerji fiyatlarının ticaret açığında sert büyümeye yol açmasıyla Haziran ayında cari açığın 3.4 milyar dolar olacağı tahmin ediliyordu.

     

    TCMB’den yapılan değerlendirmede hazirandaki cari açıkta; bir önceki yılın aynı ayına göre, hizmetler dengesi kaynaklı girişlerin 2 milyar 508 milyon dolar artarak 4 milyar 24 milyon dolara yükselmesi ve birincil gelir dengesi kaynaklı çıkışların 105 milyon dolar azalarak 946 milyon dolara gerilemesine rağmen, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığının 4 milyar 794 milyon dolar artarak 6 milyar 426 milyon dolara yükselmesi etkili oldu.

     

    Çekirdek açık 4.3 milyar dolar fazla verdi

     

    Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı, bir önceki yılın aynı ayında 1 milyar 931 milyon dolar fazla vermişken, bu ay 4.294 milyon dolar fazla verdi.

     

    Hizmetler dengesi altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler bir önceki yılın aynı ayına göre 1 milyar 702 milyon dolar artarak 2 milyar 728 milyon dolara yükseldi.

     

    Bir önceki yılın aynı ayında 22 milyon dolar net çıkış kaydeden ikincil gelir dengesi kalemi, bu ayda 110 milyon dolar net çıkış kaydetti.

     

    1.6 milyar dolarlık portföy çıkışı

     

    Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler haziran ayında 950 milyon dolar olarak gerçekleşti.

     

    Portföy yatırımları 1 milyar 578 milyon dolar tutarında net çıkış gösterdi. Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi ve devlet iç borçlanma senetleri piyasalarında sırasıyla 509 milyon dolar ve 218 milyon dolar net satış yaptığı görüldü.

     

    Rezervlerde 1.96 milyar dolar net azalış

     

    Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak bankalar 16 milyon dolar net borçlanma gerçekleştirdi.

     

    Diğer yatırımlar altında, yurt içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 416 milyon dolar net artış kaydetti.

     

    Yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, yabancı para cinsinden 638 milyon dolar ve Türk Lirası cinsinden 5 milyon dolar net artış olmak üzere toplam 643 milyon dolar net artış gösterdi.

     

    Yurt dışından sağlanan kredilerle ilgili olarak; bankalar, Genel Hükümet ve diğer sektörler sırasıyla 1 milyar 39 milyon dolar, 67 milyon dolar ve 264 milyon dolar net geri ödeme gerçekleştirdi.

     

    Resmi rezervlerde bu ay 1.960 milyon dolar net azalış gözlendi.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’de temmuz ayında enflasyon 8,5’le beklentinin altında kaldı

    ABD’de temmuz ayında enflasyon 8,5’le beklentinin altında kaldı


    Piyasaların merakla beklediği ABD enflasyon rakamları açıklandı. ABD’de enflasyon temmuz ayında yüzde 8,5 ile beklentilerin altında geldi. Beklenti yüzde 8,7 artması yönündeydi.

    Beklentinin altında gelen veri sonrası ABD 10 yıllık tahvil faizi 10 baz puan gevşedi. Euro, doları karşısında düne göre yüzde 1’den fazla değer kazanarak 1,03255’i gördü. Ons altın 4 Temmuz’dan bu yana ilk kez bin 800 doların üzerine çıktı.

    Tüketici fiyatları, Temmuz ayında bir önceki aya göre değişim göstermedi. Ekonomistler, Temmuz ayında fiyatların Haziran ayına göre yüzde 0,2 ve geçen yılın Temmuz ayına göre yüzde 8,7 artmasını bekliyorlardı. Geçen ay yüzde 8.8 artması beklenen yıllık enflasyon yüzde 9,1 artarak rekor tazelemişti.

    Temmuz ayında enerji ve gıda hariç hesaplanan çekirdek TÜFE bir önceki aya göre yüzde 0,3 ve yıllık yüzde 5,9 arttı. Beklenti fiyatların bir önceki aya göre yüzde 0,5 artacağı yönündeydi. Temmuz ayında enerji fiyatları yüzde 4,6 gerilerken, gıda fiyatları ise yüzde 1,1 artış gösterdi.

    Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

    Kaynak: Tr724
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD enflasyonunun ardından dolarda son durum

    ABD enflasyonunun ardından dolarda son durum


    SERBEST GÖRÜŞ – Dün, ABD’de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) temmuzda yıllık yüzde 8,5 artarken, aylık bazda değişim göstermedi.

    Veri sonrası para piyasalarındaki fiyatlamalarda eylül toplantısında Fed’in yüzde 71 ihtimalle 50 baz puan faiz artıracağı fiyatlanmaya başlasa da, Fed üyelerinin açıklamaları 50 baz puanlık artış ihtimalinin yüzde 58’e inmesine sebep oldu. Veri öncesinde yüzde 70 seviyelerine kadar çıkan 75 baz puan faiz artışı ihtimali ise bugün yüzde 42 seviyesinde bulunuyor.

    DOLARDA SON DURUM

    Bu gelişmelerle birlikte serbest piyasada 17,9180 liradan alınan dolar 17,9200 liradan satılıyor. 18,4260 liradan alınan avronun satış fiyatı ise 18,4280 lira olarak belirlendi.

    Dün doların satış fiyatı 17,9120 lira, avronun satış fiyatı ise 18,5030 lira olmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İhraç edilen ABB müdürü 6 yıllık hukuk mücadelesini kazandı

    İhraç edilen ABB müdürü 6 yıllık hukuk mücadelesini kazandı


    ANKARA – ABB Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı Şube Müdürü iken 2017’de ihraç edilen E.C. hakkında, Ankara Bölge İdare Mahkemesi ikinci kez işe iade kararı verdi. Yargının verdiği emsal karar, aynı durumdaki birçok KHK mağdurunu da etkileyebilir. 

     

    Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı Şube Müdürü olarak görev yaparken Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 17 Temmuz 2017’de ihraç edilen E.C. Olağanüstü Hal Komisyonu (OHAL) tarafından 31 Ocak 2019’da hakkında işe iade kararı verildiği halde işine geri alınmamıştı. OHAL Komisyonu kararına rağmen E.C., ihraç edildikten sonra zorunlu olarak ayrıldığı emeklilik, işe iade edilmemesinde gerekçe gösterildi.

     

    Belediye Başkanlığı, Ankara 16. İdare Mahkemesi’ne savunmasında E.C. ihraç olduktan sonra emekli olmasının “açıktan atama” niteliğinde olduğunu ileri sürerek, mahkemeye itiraz etmiş ve “açıktan atanma başvurularında idarelerin açık takdir yetkisinin bulunduğu ve yargı kararı ile zorlanamayacağı hususları dikkate alındığında; davacının görevine iade edilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir” kararı verdi.

     

    HEYET ÜYESİ ŞERH DÜŞTÜ 

     

    Karara şerh düşen mahkeme heyeti üyesi 7075 sayılı OHAL Kanunu’na atıfta bulunarak, “Kamu görevinden çıkarılan ve işsiz kalan davacının zorunlu olarak bu yolu seçtiği açık olup, emeklilik talebi ile de Kanun Hükmünde Kararname arasında bu yönde bir illiyet bağı olduğu sonucuna varıldığından, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile görevine iade edilen davacının, 7075 sayılı Kanun’un 10. maddesi doğrultusunda emeklilik işlemlerinin iptal edilerek, göreve başlatılması gerekirken, göreve iade edilmesi için yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği görüşüyle davanın reddi yönünde verilen çoğunluk kararına katılmıyorum” şeklinde şerh koydu.

     

    KENDİ İRADESİ İLE EMEKLİ OLMADI

     

    Ankara 16. İdare Mahkemesi’nin kararını üst mahkemeye taşıyan E.C., bir kez daha işe iade kararı aldı. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi yapılan incelemede 18 Mayıs 2022 tarihinde E.C. kararının gerekçesinde, Anayasa’nın 125’inci maddesi uyarınca idarenin hukuka aykırı kararı işlemlerinde zararı karşılamakla yükümlü olduğu hatırlatmasında bulundu. 

     

    Mahkemenin 3 heyetinin oy birliği ile alınan kararında, “OHAL nedeniyle görevinden ayrılmak zorunda kaldığı,  geçimini idame etmek için emekli olduğu, öte yandan davacının iradesini emeklilik yönünde değil, kamu görevine devam etme yönünde gösterdiği dikkate alındığında, emeklilik statüsünün iptali için SGK Başkanlığı ile yazışarak, emeklilik statüsünün iptal edilebileceği ve OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararının gereklerinin bu şekilde yerine getirilebileceği, …davalı idarenin davacıyı emeklilik işleminin gerekli yazışmalar yapılarak, iptal edilmek suretiyle göreve iade etmesi gerekir…” denildi.

     

     MAHKEME: ÖZLÜK HAKLARINI ÖDEMELİSİNİZ

     

    Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, işe iade kararı aleyhine verilen kararın iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verdi.

     

    İHRAÇLAR İÇİN EMSAL KARAR

     

    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığında KHK ile ihraç edildikten sonra işe iade kararı alanında örnek bir karar olan bu yargı kararı aynı şartlarda olan KHK mağdurları için de emsal teşkil ediyor. Bu durumda olan özellikle yerel yönetimlerde ve kamuda çalışan memurların işe iade konusunda alanında emsal bir karar olarak kayıtlara geçti. 

     

    ‘İHRAÇ ETMESELERDİ EMEKLİ OLMAZDIM’

     

    İhraç edilmesi ardından 6 yıldır hukuki mücadele verdiğini dile getiren E.C., 14 Temmuz 2017’de ihraç edildiğini ve geçimini sağlamak için emeklilik hakkından faydalandığını belirtti. OHAL İnceleme Komisyonu tarafından işe iade kararı ardından belediyeye yaptığı başvuruda olumsuz yanıt aldığını hatırlatan E.C., “İhraç edildiğim için yaşadığım maddi zorluklar nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvurarak, emekliliğe ayrılmak durumunda kaldım. Dernek üyesi olduğum için ihraç edildim, dernek aklandı. Ancak ben ihraç oldum. İdare haksız yere beni ihraç etmeseydi emekli olmayacaktım. İstemeyerek, zorunluluktan emekli oldum” dedi.

     

    ‘İADEYİ İTİBAR İSTİYORUM’

     

    Adaletin geç geldiğini ifade eden E.C., “Adalet geç geldi ama iade itibar istiyoruz. Normal emeklilik istiyorum. 59 yaşındayım, Allah ömür verirse 6 yıl daha çalışma hakkım var çalışmak istiyorum. Bilgi, tecrübe ve deneyimlerimi iş hayatına aktarmak istiyorum. Maddi ve özellikle de manevi olarak çok mağdur olduk. Toplumdan dışlandık tecrit edildik. İnsanlar yargısız infaz yaparak bizleri adeta terörist muamelesi yaptılar. Bu yaşadıklarımızın telafisi mümkün değil. Dünyayı bana verseler maruz kaldığımız bu manevi zararımı karşılamaz” şeklinde konuştu. 

     

    Belediye ile kararı öğrendikten sonra yaptığı görüşmeden de olumsuz izlenim edindiğini aktaran E.C., “Eski yönetimden kalan memurların mahkeme kararını yok sayarak kendi yorumları ile emekli olduğunuz için işbaşı yapamazsınız ancak açıktan atama yolu ile işe dönebileceğini ifade ettiler. Kararın tebliğinden sonra 30 gün içinde idare işe başlatması gerekiyor. 30 gün içerisinde mahkeme kararı uygulanıp işe iade yapılmazsa belediye ve yetkililer hakkında mahkeme kararını uygulamadıkları için savcılığa suç duyurusunda bulunacağım. Yasal haklarımı sonuna kadar kullanacağım” ifadelerini kullandı.

     

    Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı Şube Müdürü olarak görev yapan E.C., 2012 yılında kurduğu Nasrettin Hoca Kültür ve Eğitim Derneği, 23 Temmuz 2016’da KHK ile kapatıldı. E.C. ise hakkında açılan bir soruşturma kapsamında 28 Temmuz 2016’da açığa alındı. Derneğin kapatılmasıyla ilgili Ankara Dernekler İl Müdürlüğü’ne itirazda bulunulması ardından 26 Nisan 2017’de dernek tekrar açıldı. İşe dönmeyi bekleyen E.C. ise 14 Temmuz 2017 tarihinde “dernek üyeliğinden” dolayı ihraç edildi.

     

    MA / Berivan Altan

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***