Kategori: Dünya

Serbest Görüş uluslararası haberler, küresel gelişmeler ve dünya çapındaki önemli olaylara dair güncel bilgiler sunar. Sitemiz arklı ülkelerden ve bölgelerden gelen haberleri, analizleri ve yorumları sunarak, global olayları geniş bir perspektiften takip etmenizi sağlar. Dünya gündemindeki en önemli konuları anlamak için kapsamlı içerikler burada.

  • Dünya liderlerinden Erdoğan’a tebrik mesajları

    Dünya liderlerinden Erdoğan’a tebrik mesajları


    Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunu resmi olmayan sonuçlara göre önde bitiren Cumhur İttifakı’nın adayı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a dünya liderlerinden kutlama gelmeye başladı.

    KATAR EMİRİ: KARDEŞİM ERDOĞAN’A YENİ DÖNEMİNDE BAŞARILAR DİLERİM

    Katar Emiri Tamim bin Hamad el Tani, Twitter’dan paylaştığı mesajında, Erdoğan’ı tebrik etti, “Kardeşim Recep Tayyip Erdoğan, zaferin için seni tebrik ederim ve yeni döneminde başarılar dilerim” dedi. Katar Emiri, “iki ülkenin güçlü ilişkilerinin daha da gelişmesi” temennisinde bulundu.

    TRT Haber’e konuşan Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “KKTC Cumhurbaşkanı olarak Türkiye’deki iradeyi tebrik ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın zaferini kutluyorum. Milli siyasetin devamı bakımından bu seçimin sonucu önemliydi. Türk ulusuna hayırlı olsun” dedi.

    MACARİSTAN BAŞBAKANI ORBAN: TARTIŞMASIZ SEÇİM ZAFERİ

    Macaristan Başbakanı Viktor Orban da Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan ile birlikte fotoğrafına yer vererek “Başkan Erdoğan’ı tartışmasız seçim zaferinden dolayı tebrik ederiz! Tebrikler, Sayın Cumhurbaşkanı!” ifadesini kullandı.

    FİLİSTİN VE LİBYA ULUSAL BİRLİK HÜKÜMETİ’NDEN TEBRİK

    Libya’nın geçici Ulusal Birlik Hükümeti’nin şu anki başbakanı olan Abdulhamid Dibeybe de Erdoğan’a tebriklerini iletti. Dibeybe Erdoğan’ın “seçim zaferinin” Türk halkının cumhurbaşkanının başarılı proje ve politikalarına olan güveninin tazelenmesi olduğu” yorumunu yaptı. Libya Başbakanlığına ait resmi Facebook sayfası “Hukumetina”da yayımlanan tebrik mesajında Dibeybe, “Kardeşim Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı bir dönem daha Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazandığı için tebrik ediyorum. Türk halkı Erdoğan’a olan güveni ve projelerinin başarısını yeniledi” ifadelerini kullandı.

    Filistin Yönetimi’nin Başbakanı Muhammed Iştiyye’nin Erdoğan’ı ve Türkiye halkını “seçim zaferi” nedeniyle kutladığı açıklandı.

    ALİYEV ERDOĞAN’I ARADI

    Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı telefonla arayıp kutladığı açıklandı. Anadolu Ajansı’nın haberine göre Aliyev seçimdeki başarısı nedeniyle kutladığı Erdoğan’ı “en kısa zamanda Azerbaycan’a beklediğini” iletti.

    PAKİSTAN BAŞBAKANI’NDAN TEBRİK

    Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ikinci turundaki başarısı nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı kutladı. Şerif, Twitter’dan yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ikinci turundaki başarısı nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı tebrik etti.

    Şerif, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “baskı altındaki Müslümanların güç sütunu ve onların vazgeçilmez hakları için coşkulu bir ses olduğu” yorumunu yaptı.Pakistan ile Türkiye arasındaki ikili ilişkilerin yukarı yönlü ilerlemeye devam edeceğine işaret eden Şerif, “İki halk arasındaki mükemmel kardeşlik doğrultusunda stratejik ortaklığımızı daha da derinleştirmek için (Erdoğan) onunla çalışmayı dört gözle bekliyorum” ifadelerine yer verdi. (DIŞ HABERLER)


    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Putin’den Erdoğan’a tebrik

    Putin’den Erdoğan’a tebrik


    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin , gönderdiği mesajla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı seçim başarısı dolayısıyla tebrik etti. Erdoğan’ın seçim zaferini “Türkiye’nin başındaki kişi olarak özverili çalışmasının doğal bir sonucu” olarak nitelendiren Putin, mesajında, “Sevgili dostum, Rusya-Türkiye ilişkilerinin gelişmesine kişisel katkılarınızı çok takdir ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

    ‘ZAFERİNİZ BAĞIMSIZ DIŞ POLİTİKALARINIZA VERİLEN DESTEĞİN DELİLİ’

    Erdoğan ile güncel konularda yapıcı diyaloğu sürdürmeye hazır olduğunu teyit ettiğini vurgulayan Putin mesajda ayrıca tebrik mesajında “Seçim zaferiniz Türk halkının sizin bağımsız dış politikalarınıza destek verdiğinin açık delilidir” ifadelerine yer verdi.

    Rus lider ayrıca Rusya’nın Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) ve gaz dağıtım merkezinin kurulması gibi ortak projelerin tutarlı bir şekilde uygulanmasına büyük önem verdiğinin altını çizdi. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’den Erdoğan’a tebrik

    Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’den Erdoğan’a tebrik


    Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı telefonla arayarak seçim başarısı dolayısıyla tebrik etti.

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden Cumhurbaşkanlığına seçilmesini kutlayarak, seçim sonuçlarının Türk halkı için hayırlı olmasını diledi.

    Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Türk halkının Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güvenini bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin yeni dönemde de çok güçlü bir atılım içinde olacağına inandığını ifade etti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avusturya, Afganlar ile Suriyelileri geri göndermek istiyor

    Avusturya, Afganlar ile Suriyelileri geri göndermek istiyor


    Avusturya İçişleri Bakanı Gerhard Karner, Alman Bild am Sonntag gazetesine yaptığı açıklamada, Taliban üyesi olduğunu ileri sürdüğü bazı Afgan vatandaşlarının ve “ülke için tehlike arz eden” Suriyelilerin ülkelerine gönderilmesi gerektiğini belirtti.

    “Neden bir Taliban’ı Afganistan’a geri göndermeyeyim?” sorusunu yönelten Karner, “Açık ve dürüst bir şekilde insanların Suriye’nin bazı bölgelerine, örneğin Şam’a gönderilmesi hususunu konuşmalıyız” dedi.

    Karner, bu kişilerin mümkünse bu yılın sonuna kadar ülkelerine iade edilmeleri fikrini desteklediğini, bunlar arasında çocuk ve kadınların olmayacağını ifade etti.

    Avrupa’nın göçmenler için ekonomik cazibe merkezi olarak gösterilmemesi gerektiğini kaydeden Karner, sosyal yardımların azaltıldığını ve yalnız ülkenin kendi vatandaşlarına yetecek düzeyde olduğunu söyledi.

    Karner, iltica başvurularının Avrupa dışından yapılması gerektiğini ileri sürerek, kıtadaki iltica sürecinin tamamen işlevsiz olduğunu, başvuruların dışarıda yapılması durumunda insan kaçakçılığının engellenebileceğini ya da Akdeniz’de göçmenlerin yaşamlarını yitirmeyeceğini savundu.

    SUÇLU SAYISINA İLİŞKİN VERİ PAYLAŞILMADI

    Bu açıklama üzerine Avusturya Haber Ajansı APA, İçişleri Bakanlığına ülkedeki Taliban üyesi Afgan vatandaşı, tehlike arz eden veya suça bulaşmış Suriyeli sayısıyla ilgili soru yöneltti. Ancak Bakanlık net bir yanıt vermedi.

    Avusturya 2022 Suç Raporu’ndaki verileri paylaşan Bakanlık, ülkede geçen yıl yaklaşık 500 bin suç duyurusunda bulunulduğu, olası faillerin yüzde 52’sinin Afgan ve Suriyeli olduğuna dair veriler paylaştı. Buna göre 6 bin 504 zanlının Suriye’den, 5 bin 398’nin ise Afganistan’dan geldiği bildirildi.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı Seçimi 28 Mayıs ikinci tur sonucu: Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’nun oyu kaç; kim önde?

    Cumhurbaşkanı Seçimi 28 Mayıs ikinci tur sonucu: Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’nun oyu kaç; kim önde?


    Cumhurbaşkanı Seçimi ikinci turu sonuçları açıklanmaya başladı.

    28 Mayıs Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ikinci turunda sonuçlar açıklanmaya başladı. AA’a göre sandıkların yüzde 63’ü açılırken Recep Tayyip Erdoğan’ın oy oranı yüzde 55,26; Kemal Kılıçdaroğlu’nun oy oranı yüzde 44,74. ANKA’ya göre ise sandıkların yüzde 59’u açıldı. Erdoğan’ın oy oranı yüzde 49,01; Kılıçdaroğlu’nun oy oranı yüzde 50,99.

    Sürekli güncellenen grafik ve haberimizden cumhurbaşkanlığı seçim sonucunu takip edebilirsiniz. Grafikte hem Anadolu Ajansı hem ANKA’nın verileri karşılaştırmalı olarak verilecek.

    AA’ya göre Erdoğan önde; ANKA’ya göre ise Kılıçdaroğlu az farkla önde gidiyor.

    Oy farkı ne kadar?

    14 Mayıs’taki ilk turda Erdoğan, Kılıçdaroğlu’ndan 2,54 milyon fazla oy almıştı. Erdoğan 27,13 milyon oy alırken Kılıçdaroğlu 24,6 milyonda kalmıştı.

    İlk turu Erdoğan önde tamamladı

    YSK’nın açıklamasına göre 14 Mayıs’taki cumhurbaşkanı seçiminde birinci turda yurt içinde 60 milyon 721 bin 745 kayıtlı seçmenden 53 milyon 993 bin 683’ü oy kullandı. Oyların 52 milyon 972 bin 934’ü geçerli sayılırken 1 milyon 20 bin 749’u ise geçersiz oldu. Seçime katılma oranı yüzde 88,92 oldu.

    Erdoğan ilk turda oyların yüzde 49,52’ini alırken Kılıçdaroğlu yüzde 44,88’de kaldı. Sinan Oğan oyların yüzde 5,17’sini; Muharrem İnce ise yüzde 0,43’ünü aldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Solingen faciası: 30 yıldır sönmeyen yangın

    Solingen faciası: 30 yıldır sönmeyen yangın


    Almanya’da Genç ailesinden beş kişinin yanarak öldüğü ırkçı kundaklamanın üzerinden 30 yıl geçti. Peki bu sürede neler yaşandı, neler değişti? DW Türkçe Genç ailesi ve uzmanlarla konuştu.

    Almanya tarihine kara harflerle yazılan Solingen faciasının üzerinden 30 yıl geçti. Çatal ve bıçaklarıyla dünyaya nam salan kent, 29 Mayıs 1993’ten sonra acı ve gözyaşlarıyla anılır oldu.

    Gece yarısı Amasyalı Genç ailesinin yaşadığı evi ateşe veren dört ırkçı Alman genci aynı aileden beş cana kıydı. Yangında Gürsün İnce (28), Hatice Genç (18), Hülya Genç (9), Saime Genç (5) ve Gülistan Öztürk (12) yanarak yaşamlarını yitirdi. 

    Olaydan kısa süre sonra failler yakalandı. Kundaklama sırasında 24 yaşında olan Markus G., 16 yaşındaki Felix K., 17 yaşındaki Christian R. ve 20 yaşında olan Christian B. 10 ila 15 yıl hapis cezalarına çarptırıldı.  

    Yangın kısa sürede söndürüldü ama dağladığı yüreklerdeki acı hala ilk günkü gibi taze. 

    Faciadan sağ kurtulan Kamil Genç, DW Türkçe’ye o gün yaşananları anlatırken adeta zamanda yolculuğa çıkıyor. Durmuş ve Mevlüde Genç çiftinin büyük oğlu Kamil Genç saldırı olduğunda 29 yaşındaydı. 5 ve 9 yaşlarındaki kızlarını, bir ablasını, bir kardeşini bir de kuzenini kaybetti.  

    “Aradan 30 sene geçmiş, o zaman 29 yaşındaydım, şimdi oldum 59. Ama bana sorarsan daha dün gibi. Acılar zamanla iyileşir derler ama bizim acımız bir türlü dinmiyor” diye konuşan  Kamil Genç, en büyük tesellilerinin ise acılarını paylaşan insanları yanlarında görmek olduğunu belirtiyor. 

    Ailenin büyüğü Mevlüde Genç, geçen yıl 30 Ekim’de 79 yaşında Solingen’de hayata gözlerini yumunca “Mevlüde annenin sevgi misyonunu taşıma görevi” de oğlu Kamil Genç’e düşmüş.

    Genç, “Annem olay olduğunda 50 yaşındaydı. Beş canını yitirdi. Ama daha ilk günden sevgi mesajları verdi. Asla ağzından kötü bir söz çıkmadı. ‘Bazı katiller yüzünden tüm bir milleti suçlamak olmaz’ derdi, son nefesine kadar hep sevgiden, barıştan, dostluktan söz etti” diye konuşuyor.

    Mevlüde Genç çektiği büyük acılara rağmen sergilediği vakur duruşu ve kucaklayıcı özelliğiyle herkesin saygısını kazandı. Hem Almanya hem Türkiye’de onur belgeleri, nişanlar aldı, adına ödüller düzenlendi. 

    Onun bu tavrı hem ailesinin hem de ülkedeki çok sayıda göçmenin Almanya’ya olan bağını da güçlendirdi. 

    Kamil Genç, “Olaydan sonra bir kez bile olsun annem, ‘artık burada durmayalım, dönelim’ demedi. Bunu babam da demedi, ben de demedim, eşim de demedi. Çünkü biz buralıyız, bizim ülkemiz burası. Eğer biz gitseydik, bizi istemeyenler kazanacaktı. Eğer onlar kazansaydı bu ülke bu kadar yaşanılır da olmayacaktı” diyor.

    Mevlüde Genç ve hayatta kalan çocukları dostluk ve barış mesajları verseler de Solingen’i yeni acılar takip etti. Yine göçmenlerin evleri yakıldı, öldürüldü, tartaklandı, dışlandı… 

    Peki bu olaylar Alman siyasetinde hiç mi karşılık bulmadı?

    “Almanya’nın bir göç ülkesi olduğu kabul edildi”

    Hamburg Protestan Yüksekokulu’ndan Göç ve Türkiye Uzmanı Dr. Yaşar Aydın’a göre Mölln ve Solingen’de meydana gelen ırkçı saldırılardan sonra Alman siyasetinde ırkçılık ve aşırı sağ tehdit daha gözle görülür hale geldi. 

    Geçen 30 yılda çok şeyin değiştiğini ifade eden Dr. Aydın, “Mölln saldırısının yaşandığı yıllarda bırakın Almanya’nın bir ırkçılık problematiği bulunduğu, bir göç ülkesi olduğu dahi ısrarla reddediliyordu. Burada bütün toplumda bir farkındalık yarattı” saptamasında bulunuyor ve ekliyor: “2000’li yıllarda Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller koalisyonu döneminde Almanya’nın bir göç ülkesi olduğu ilk kez bir Başbakan tarafından kabul edildi ve bir göç yasası çıkarıldı. 2000’li yılların sonlarında ise bu bir adım öne taşındı. Örneğin Şansölye Merkel, Almanya’nın bir ırkçılık problemi olduğunu ifade etti.”   

    DW Türkçe’ye konuşan Aydın’a göre, modern toplumlar da dahil, tüm toplumlarda ırkçılık kesinlikle yok olmayacak.  
    Ancak ırkçılığın kararlı bir mücadeleyle baskı altına alınabileceğini ve ırkçı motivasyonlu suçların cezai yaptırımlarla mümkün olduğunca azaltılabileceğini ifade eden Aydın, Almanya’da ırkçılığın önlenmesi için çok sayıda girişimin bulunduğunu ve bu konudaki çalışmaların maddi olarak da desteklendiğini sözlerine ekledi. 

    Irkçı saldırılar göçmen toplumunu nasıl etkiliyor?

    Duisburg Essen Üniversitesi bünyesinde bilimsel faaliyetler yürüten Türkiye Göç ve Uyum Araştırmaları Vakfı (TAM) Direktörü Prof. Dr. Hacı Halil Uslucan ise, Mölln, Solingen ve Hanau’da meydana gelen saldırıların ve ırkçı NSU çetesi cinayetlerinin önlenmemesinin Almanya’da özellikle göçmenlerde karamsarlığa yol açtığına işaret ediyor.

    DW Türkçe’ye konuşan Prof. Uslucan, ırkçı saldırıların yerli ve göçmen toplumlarının psikolojisinde yol açtığı etkiye dikkat çekiyor. 

    Almanya’da özellikle en başta, “Bu olaylar bizimle ilgili değil, dış faktörler söz konusu” şeklinde bir algının oluşturulmaya çalışıldığını ifade eden Uslucan, Solingen faciasının yaşandığı dönemin Başbakanı Helmut Kohl’ün Almanya’daki anma törenine “Taziye turizmine yol açar” diye katılmadığını hatırlatarak, “Kohl, Solingen’de hayatlarını kaybeden kurbanlar için Türkiye’deki cenaze törenine kendisi katılmayıp Dışişleri Bakanı Kinkel’i göndererek, ‘bu işlerin bizimle ilgisi yok’ mesajı vermeye çalışmıştır” diyor.

    Oluşturulan bu algıların Türkiye kökenlileri incitirken, Alman toplumunu rahatlattığını belirten Uslucan, “Almanlar, ‘bakın bunların bizimle ilgisi yokmuş’ diye düşünüyor” saptamasında bulunuyor. 

    Ancak zamanla göçmen toplumunda yaşanan gelişmeler neticesinde bu durumun değiştiğine işaret eden Uslucan sözlerini şöyle sürdürüyor:

    “Dışlanma ve uyumla ile ilgili 1999-2019 yıllarını kapsayan 20 yıllık bir araştırmamız var. Buna göre bir çok alanda olumlu gelişmeler var. Göçmenlerin dil bilgilerinin artması, Almanlarla komşuluk, arkadaşlık gibi kişisel ilişkilerinin gelişmesi, ekonomik açıdan güçlenmeleri gibi… Ama bir alanda maalesef hiç gelişme yok, o da dışlanma. 20 yılık süreçte yüzde 80’e varan oranda kişi en az yılda bir kez dışlanmaya maruz kaldığını söylüyor.”

    Son yıllarda kaydedilen en önemli gelişmenin ise farkındalık yaratılması olduğunu vurgulayan Uslucan, buna bağlı olarak hükümetin bu sorunlarla mücadele için yüklü kaynaklar ayırdığının da altını çiziyor. 

    Prof. Uslacan’a göre ırkçılık ve ayrımcılık konusunda toplumda oluşan farkındalıkta Mevlüde Genç’in etkisi unutulmamalı. Genç’in verdiği mesajlarla toplumsal barışa büyük katkıları olduğunu kaydeden Uslucan, “İntikam duygusuyla hareket etmedi, olayı bireyselleştirdi, tüm topluma yüklemedi. Eğer Türk toplumunu intikam duygusuyla kışkırtsaydı olaylar çok farklı gelişebilirdi. Mevlüde Genç’in tutumu bugünkü ortamının oluşmasında çok etkili olmuştur” diyor.

    Irkçı saldırı kurbanı oğlu için ırkçılıkla mücadele ediyor

    Almanya’da Prof. Uslucan ve Dr. Aydın’ın işaret ettiği, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı ile mücadele amacıyla kurulan çok sayıda sivil toplum örgütü var. Bu örgütler etkili çalışmalar yapıyor. Tıpkı Hanau’da bundan üç yıl önce düzenlenen ırkçı saldırıda hayatını kaybeden Ferhat Unvar adına kurulan Eğitim İnisiyatifi gibi. 

    Ferhat Unvar, Gökhan Gültekin, Sedat Gürbüz, Said Nesar Haşemi, Mercedes Kierpacz, Hamza Kurtoviç, Fatih Saraçoğlu, Kolayan Valkov ve Vili Viorel Paun Hanau’da 19 Şubat 2020’de bir ırkçı Alman tarafından vurularak öldürüldüler. 

    Saldırının hemen sonrasında Ferhat’ın annesi Serpil Temiz Unvar oğlu adına bir eğitim inisiyatifi kurdu. 

    DW Türkçe’ye konuşan Serpil Unvar’a göre ırkçılıkla mücadelenin en etkili yöntemi eğitim. 

    “Yaşanabilecek acıların en büyüğünü bir anne olarak yaşadım. 23 yaşında bir evlat yitirdim. Ya acımı içime gömüp bir köşede sessiz sessiz ağlayacaktım ya da başka anneler ağlamasın diye harekete geçecektim. Ben ikincisini tercih ettim” diyor Unvar. 

    “Biz harekete geçmezsek, ülkedeki ırkçılık sorunu kendiliğinden düzelmeyecek” uyarısında bulunan Serpil Unvar, “Irkçılık sadece Almanya’ya özgü değil, dünya genelinde bir sorun. Dünya genelinde de mücadele edilmesi gerekiyor. Biz gençlere ulaşıyoruz. Her ulustan gençlerle bilgilendirme kampanyaları yürütüyoruz. Dünyayı gençler yönetecek, onları kazanırsak toplum kazanacak” diye konuşuyor.  

    Unvar, Almanya’da bir ırkçılık sorununun varlığının toplumun tüm kesimlerince kabul edilmesi gerektiğini belirtiyor. Almanya’da hala insanların yabancı olarak görülmelerine anlam veremediğini de ifade eden Unvar, “İsteseniz de istemeseniz de, kabul etseniz de etmeseniz de burası bizim ülkemiz, biz burada yabancı değiliz. Artık bunu kabul edin” diye sesleniyor.

    “Memleketim Almanya, Solingen”

    Genç ailesinin en genç bireylerinden 19 yaşındaki Can Genç’e göre de onun ülkesi Almanya, memleketi Solingen. 

    Kundaklama neticesinde ağır yaralanan Bekir Genç’in (o sırada 15 yaşındaydı) oğlu olan Can 30 yıl sonra yanan binanın önünde DW Türkçe’ye şöyle konuşuyor:

    “Ben doğmadan yıllar önce oldu saldırı ama hep içindeydim. Bir evimizin yakıldığını biliyordum, ama saldırının ayrıntılarını anlatmadı büyüklerim bana. Üzülmemi istemediler. Tam olarak nelerin olup bittiğini büyüyünce internetten araştırıp öğrendim. Şimdi soyadımdan dolayı benim Genç ailesinden olduğumu öğrenen Almanlar acılarımı paylaşıyor. Bu iyi bir şey. Ben de bundan sonra Genç ailesinin bir parçası olarak, bir daha başka Solingenler olmasın diye çalışacağım.” 

    KAYNAK: DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE – TUNCAY YILDIRIM

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sandıklar kapandı: İdlib’de de sonuçlar yakından takip ediliyor

    Sandıklar kapandı: İdlib’de de sonuçlar yakından takip ediliyor


    – Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimleri için sandıklar kapandı. İkinci tur seçimlerin ana konularından biri hâline gelen Suriyeli göçmenler, İdlib’de seçimlerin sonuçlarını merakla bekliyor.

    Katar’dan yayın yapan El Cezire muhabiri Nur Kormuş, İdlib’deki göçmen kamplarını ziyaret ederek mülteci kamplarından görüşleri aktardı. Bölgedeki pek çok insanın sınırın Türkiye tarafında akrabaları olduğunu ve seçimin sonuçlarından endişe duyduklarını aktaran Muhammed Ramazan isimli Suriyeli, “Türkiye’de yaşayan ve burada [İdlib’de] ailelerine destek olmak için çalışan birçok akrabam var” dedi.

    Ramazan, “Orada yaşayan Suriyelilerin sınır dışı edilmesiyle ilgili duyduğumuz çağrıların, özellikle insani ölçekte çok kötü sonuçları olacağını” vurguladı. Muhammed Ramazan gibi pek çok Suriyelinin yardım kuruluşları sayesinde yaşamını sürdürdüğü hatırlatılan haberde, Ramazan’ın seçimlerin ardından Türkiye’den gelen yardımların kesilmesinden endişe ettiğine yer verildi.

    İdlib’deki bir göçmen kampı yöneticisi Abdül Selam ise “Kim kazanırsa kazansın, umarız Türkiye Suriyeli göçmenleri sınır dışı etme yoluna gitmez” dedi. Selam, Hâlihazırda 1.8 milyon Suriyelinin mülteci kamplarında yaşadığını hatırlatarak olası bir sınır dışı dalgasının gelecekte insani yardımları da felce uğratacak “korkunç sonuçları olacağını” vurguladı.( DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Irak Petrol Bakanı: Türkiye, bölge petrolünü baskı aracı olarak kullanıyor

    Irak Petrol Bakanı: Türkiye, bölge petrolünü baskı aracı olarak kullanıyor


    HABER MERKEZİ – Irak Petrol Bakanı, Kurdistan Bölgesi’nden petrol ihracatı için Türkiye’den bir heyet beklediklerini belirterek, Türkiye’nin petrol ihracatını Bağdat’a karşı kullandığını söyledi. 

     

    Irak Petrol Bakanı Hayyan Abdulgani, Kürdistan Bölgesi’nden petrol ihracatına başlanılmamasına ilişkin açıklama yaptı. Hayyan, Federe Kurdistan Bölgesi’nden petrol ihracatı için Türkiye’den bir heyetin Irak’ı ziyaret etmesini beklediklerini söyledi.

     

    Hayyan Abdulgani, Türkiye’nin Kurdistan Bölgesi’nden petrol ihracatına başlamama gerekçesi olarak depremi öne sürdüğünü belirtti.

     

    Konuya ilişkin konuşan Irak Parlamentosu Petrol ve Gaz Komisyonu Üyesi Kazım Türki ise şunları söyledi: “Türkiye 1,5 milyar dolarlık tazminatı ödeyecek olmaktan rahatsız. Türkiye, petrol ihracatını Bağdat’a karşı bir baskı aracı olarak kullanıyor.”

     

    Paris’te bulunan Uluslararası Tahkim Mahkemesi, 23 Mart 2023 tarihinde gerçekleştirdiği oturumda Kurdistan Bölgesi petrolünün Irak’tan bağımsız bir şekilde Türkiye üzerinden ihraç edilmesini durdurmaya yönelik bir karar almıştı. O günden bu yana Kurdistan Bölgesi’nden petrol ihracatı durdurulmuş. 

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • New York’taki Türkevi’ne saldıran sanık hakkında “denetimli serbestlik” kararı verildi

    New York’taki Türkevi’ne saldıran sanık hakkında “denetimli serbestlik” kararı verildi


    ABD’de Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği ile New York Başkonsolosluğunun bulunduğu Türkevi’ne 22 Mayıs’ta demir levyeyle saldıran sanık Recep Akbıyık hakkında “denetimli serbestlik” kararı verildi.

    Akbıyık, bugün yerel saatle 20.30 civarında New York Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıktı. Yeminli tercüman aracılığıyla kendisine yöneltilen “soygun teşebbüsü, terör suçu ve suç için silah bulundurma, terör tehdidinde bulunma, cezai hasar ve tehdit etme” suçlamalarının yüzüne okunduğu Akbıyık hakkında hakim, denetimli serbestlik kararı verdi.

    Hakim, Akbıyık’ın, Türkevi ve yakınına herhangi bir şekilde yaklaşmasını yasakladı.

    Mahkeme tarafından bir sonraki duruşma tarihi, 25 Temmuz olarak belirlendi. Akbıyık, mahkemenin ardından kolluk güçleri nezaretinde akli dengesinin yerinde olup olmadığının tespiti için New York Bellevue Hastanesi Ruh ve Sinir Hastalıkları bölümüne sevk edildi.

    Olaydan 4 gün sonra yakalanmıştı

    New York Polis Teşkilatından (NYPD) yapılan yazılı açıklamada, zanlının 26 Mayıs’ta yerel saatle 10.15’te gözaltına alındığı belirtilmişti.

    Açıklamada, 29 yaşındaki Recep Akbıyık’a “soygun teşebbüsü, terör suçu ve suç için silah bulundurma, terör tehdidinde bulunma, cezai hasar ve tehdit etme” suçlarının yöneltildiği aktarılmıştı.

    AA, yakalandığını duyurmuştu

    Anadolu Ajansının (AA) ulaştığı kaynaklar, zanlının, dün sabah erken saatlerde NYPD tarafından ele geçirildiğini bildirmişti.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “(ABD yetkilileri) Türkevi orada size bir emanettir. Türkevi’nin camlarını levye ile kıran bu teröristi bulmanız gerekiyor.” ifadesini kullanmıştı.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da ABD’den, New York’taki Türkevi’ne yönelik saldırının faillerini süratle tespit etmesini ve ev sahibi ülke olarak Türkiye’nin diplomatik temsilciliklerine gerekli korumayı sağlamasını beklediklerini bildirmişti.

    Saldırgan, Türkevi’nin kapıları ile camlarına zarar vermişti

    Türkiye’nin New York Başkonsolosu Reyhan Özgür, 22 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, olayın yerel saatle 03.14’te gerçekleştiğini, kimliği bilinmeyen bir kişinin Türkevi’nin 46. Sokak’ta bulunan cephesine yaklaşarak elinde bulunan demir levyeyle konsolosluk giriş kapılarına ve camlarına zarar verdiğini kaydetmişti.

    Saldırı sonucu konsolosluk kapısının 2 camı ve 10 cephe camı olmak üzere toplam 12 camının hasar gördüğünü belirten Özgür, “Olay New York Polis Teşkilatına anında haber verilmiş ve polis ekibinin, olay mahalline gelmesi sağlanmıştır. Kimliği belirsiz fail, saldırıda kullandığı demir levyeyi arkasında bırakarak uzaklaşmıştır. Failin belirlenerek yakalanmasının beklendiğini yerel makamlara aktardık.” bilgisini vermişti.

    Özgür, “Türkevi binası, yeni hizmete girdikten sonra binanın güvenliğine yönelik tehditler konusunda New York Polis Teşkilatından sürekli bir güvenlik kulübesi tahsis edilmesi talebinde bulunmuştuk. Talebimize bugüne kadar olumlu yanıt verilmemişti. Bugün gerçekleşen olay, söz konusu güvenlik endişelerimizin ne kadar haklı ve geçerli olduğunu ortaya koymuştur.” ifadesini kullanmıştı.

    Türkevi’nde Türkiye’nin BM Daimi Temsilciliği ile New York Başkonsolosluğu bulunuyor.

    BM binasının tam karşısındaki Türkevi’nin olduğu bölgede, ABD dahil birçok ülkenin daimi temsilciliği ve başkonsolosluğu yer alıyor.

    Türk makamları, saldırganın, geçen sene çıkış yaptığı Türkiye’de “yaralama, tehdit ve uyuşturucu bulundurma” nedeniyle adli sicil kaydı bulunan Giresun nüfusuna kayıtlı Recep Akbıyık olduğunu tespit etmiş ve bilgileri, New York Polis Teşkilatına iletmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkevi’ne saldıran sanık için ‘denetimli serbestlik’ kararı

    Türkevi’ne saldıran sanık için ‘denetimli serbestlik’ kararı


    ABD’de Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği ile New York Başkonsolosluğunun bulunduğu Türkevi’ne 22 Mayıs’ta demir levyeyle saldıran sanık Recep Akbıyık, New York Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıktı. Yeminli tercüman aracılığıyla kendisine yöneltilen “soygun teşebbüsü, terör suçu ve suç için silah bulundurma, terör tehdidinde bulunma, cezai hasar ve tehdit etme” suçlamalarının yüzüne okunduğu Akbıyık hakkında hakim, denetimli serbestlik kararı verdi. Hakim, Akbıyık’ın, Türkevi ve yakınına herhangi bir şekilde yaklaşmasını yasakladı.

    Mahkeme tarafından bir sonraki duruşma tarihi, 25 Temmuz olarak belirlendi. Akbıyık, mahkemenin ardından kolluk güçleri nezaretinde akli dengesinin yerinde olup olmadığının tespiti için New York Bellevue Hastanesi Ruh ve Sinir Hastalıkları bölümüne sevk edildi.

    NE OLMUŞTU?

    New York Polis Teşkilatından (NYPD) yapılan yazılı açıklamada, zanlının 26 Mayıs’ta yerel saatle 10.15’te gözaltına alındığı belirtilmişti. Açıklamada, 29 yaşındaki Recep Akbıyık’a “soygun teşebbüsü, terör suçu ve suç için silah bulundurma, terör tehdidinde bulunma, cezai hasar ve tehdit etme” suçlarının yöneltildiği aktarılmıştı.

    Anadolu Ajansının (AA) ulaştığı kaynaklar, zanlının, dün sabah erken saatlerde NYPD tarafından ele geçirildiğini bildirmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “(ABD yetkilileri) Türkevi orada size bir emanettir. Türkevi’nin camlarını levye ile kıran bu teröristi bulmanız gerekiyor” ifadesini kullanmıştı.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da ABD’den, New York’taki Türkevi’ne yönelik saldırının faillerini süratle tespit etmesini ve ev sahibi ülke olarak Türkiye’nin diplomatik temsilciliklerine gerekli korumayı sağlamasını beklediklerini bildirmişti.

    SALDIRGAN, TÜRKEVİ’NİN KAPILARI İLE CAMLARINA ZARAR VERMİŞTİ

    Türkiye’nin New York Başkonsolosu Reyhan Özgür, 22 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, olayın yerel saatle 03.14’te gerçekleştiğini, kimliği bilinmeyen bir kişinin Türkevi’nin 46. Sokak’ta bulunan cephesine yaklaşarak elinde bulunan demir levyeyle konsolosluk giriş kapılarına ve camlarına zarar verdiğini kaydetmişti.

    Saldırı sonucu konsolosluk kapısının 2 camı ve 10 cephe camı olmak üzere toplam 12 camının hasar gördüğünü belirten Özgür, “Olay New York Polis Teşkilatına anında haber verilmiş ve polis ekibinin, olay mahalline gelmesi sağlanmıştır. Kimliği belirsiz fail, saldırıda kullandığı demir levyeyi arkasında bırakarak uzaklaşmıştır. Failin belirlenerek yakalanmasının beklendiğini yerel makamlara aktardık.” bilgisini vermişti.

    Özgür, “Türkevi binası, yeni hizmete girdikten sonra binanın güvenliğine yönelik tehditler konusunda New York Polis Teşkilatından sürekli bir güvenlik kulübesi tahsis edilmesi talebinde bulunmuştuk. Talebimize bugüne kadar olumlu yanıt verilmemişti. Bugün gerçekleşen olay, söz konusu güvenlik endişelerimizin ne kadar haklı ve geçerli olduğunu ortaya koymuştur.” ifadesini kullanmıştı.

    Türkevi’nde Türkiye’nin BM Daimi Temsilciliği ile New York Başkonsolosluğu bulunuyor.

    BM binasının tam karşısındaki Türkevi’nin olduğu bölgede, ABD dahil birçok ülkenin daimi temsilciliği ve başkonsolosluğu yer alıyor. Türk makamları, saldırganın, geçen sene çıkış yaptığı Türkiye’de “yaralama, tehdit ve uyuşturucu bulundurma” nedeniyle adli sicil kaydı bulunan Giresun nüfusuna kayıtlı Recep Akbıyık olduğunu tespit etmiş ve bilgileri, New York Polis Teşkilatına iletmişti. (AA)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***