Kategori: Dünya

Serbest Görüş uluslararası haberler, küresel gelişmeler ve dünya çapındaki önemli olaylara dair güncel bilgiler sunar. Sitemiz arklı ülkelerden ve bölgelerden gelen haberleri, analizleri ve yorumları sunarak, global olayları geniş bir perspektiften takip etmenizi sağlar. Dünya gündemindeki en önemli konuları anlamak için kapsamlı içerikler burada.

  • Telefon dinleme davası: Prens Harry 132 yıl sonra mahkemede ifade veren ilk kraliyet ailesi üyesi oldu

    Telefon dinleme davası: Prens Harry 132 yıl sonra mahkemede ifade veren ilk kraliyet ailesi üyesi oldu


    İngiltere’de tabloid gazetelere açtığı davalarla gündeme gelen Sussex Dükü Prens Harry, “telefon dinleme ve yasa dışı yollarla özel bilgi toplama” suçlamasında bulunduğu davanın ikinci duruşması için Londra’daki Yüksek Mahkeme’sinde tanık kürsüsünde bugün ifade verdi. Böylece İngiltere’de 132 yıl sonra ilk kez üst düzey bir kraliyet ailesi üyesi tanıklık yapmış oldu. Prens Harry duruşmada telefon korsanlığının İngiliz basınında endüstriyel ölçekte gerçekleştirildiğini ve Yüksek Mahkeme’nin kendisinin mağdur olmadığına karar vermesi durumunda “adaletsizlik yapıldığını” düşüneceğini söyledi.

    Harry kendisinin ve diğer 100 kişinin, 1991 ile 2011 yılları arasını kapsayan yasadışı eylem iddiaları nedeniyle açtığı davanın duruşmasında zaman zaman Daily Mirror, Sunday Mirror ve Sunday People’ın yayıncısı Mirror Group Newspapers’ın (MGN) avukatı Andrew Green ile hararetli şekilde tartıştı. Davacılar MGN’deki kıdemli editörler ve yöneticilerinin telefon korsanlığını bildiklerini, bunu onayladıklarını ve özel dedektiflere aldatmaca yoluyla bilgi almaları talimatını verdiklerini iddia ediyorlar.

    ‘TELEFON KORSANLIĞININ ENDÜSTRİYEL ÖLÇEKTE OLDUĞUNA İNANIYORUM’

    Avukat Green ise duruşmada Harry’nin telefon korsanlığının kurbanı olduğunu gösteren hiçbir cep telefonu verisi olmadığını iddia etti ve bunu, medya patronu Rupert Murdoch’un şu anda kapatılmış olan News of the World gazetesinin eski kraliyet editörünün mahkumiyetine yol açan 2005 tarihli bir polis soruşturmasıyla karşılaştırdı. Green, Prens Harry’e “Mahkeme hiçbir MGN gazetecisi tarafından hacklenmediğinizi tespit ederse rahatlar mısınız yoksa hayal kırıklığına mı uğrarsınız?” diye sordu. Harry yanıtında “Bu spekülasyon olurdu. O zamanlar telefon korsanlığının en az üç gazetede endüstriyel ölçekte olduğuna inanıyorum ve bu konuda şüphe yok. Mirror Group’un bilgisayar korsanlığını kabul ettiği göz önüne alındığında, bana ve iddialarıyla arkamdan gelen diğer kişilere karşı bir karara varılırsa evet, biraz haksızlık hissederim” dedi. Green’in, Harry’nin “mağdur olmayı istediği” yönündeki yorumuna yanıt olarak ise Prens Harry “Kimse telefonun hacklenmesini istemez” yanıtını verdi.

    GAZETELER PRENS HARRY’NİN MAĞDUR OLDUĞUNA İLİŞKİN KANIT OLMADIĞI İDDİASINDA

    Mirror Group Newspapers (MGN) daha önce mülkiyetindeki gazetelerin telefon korsanlığına (mobil sesli mesajların yasa dışı olarak dinlenmesi) karıştığını kabul ederek 600’den fazla iddiayı çözüme kavuşturmuştu. Sanık avukatı Green, Prens Harry’nin mağdur olduğuna dair hiçbir kanıt olmadığını öne sürdü. Green kişisel bilgilerin bir kısmının Buckingham Sarayı’nın kıdemli yardımcılarından geldiğini veya onların izniyle verildiğini savundu. Prens Harry ise Afganistan’da savaşa dönmesine izin verilmediğiyle ilgili bir makaleye atıfta bulunarak, “Kraliyet kaynağına bu kadar çok şeyin atfedilmesi şüpheli” dedi.

    ‘BASININ ELİNE KAN BULAŞTI’

    Harry, 50 sayfalık yazılı tanık ifadesinde ve sorgulamasında, basının eline kan bulaştığını, ergenliğini mahvettiğini, arkadaşları ve sevgilileriyle ilişkilerini mahvettiğini ve 1996’da öğrenci olduğu zamandan beri paranoya ve güvensizlik ektiğini söyledi. Prens’in bazı iddialarını “spekülasyon” olarak nitelendiren Green Prens Harry’nin ayrıntılarının hukuka aykırı olarak elde edildiğini iddia ettiği ve çoğu eski sevgilisi Chelsy Davy ile olan ilişkisiyle ilgili olan 33 gazete makalesini ayrıntılı olarak sorguladı. Prens Harry, ayrılıkları hakkında bildirilen mahrem detayların ve bir striptiz kulübünü ziyaret ettiğine dair tartışmaların telefon hackleme yoluyla elde edildiğini söylerken, Green bunların daha önce başka yerlerde geniş çapta rapor edildiğini öne sürdü.

    Avukat Green, yaklaşık yedi buçuk saatlik sorgulamayı tamamlarken, 15 yıllık bir süre boyunca telefonunun sürekli olarak her gün hacklenmesinin prensin davası olup olmadığını sordu. “Her gün oluyor olabilir, bilmiyorum” dedi. Hacklendiğine dair herhangi bir kanıt olup olmadığı sorulduğunda ise Prens Harry “Burada olmamın nedenlerinden biri de bu” sözlerini sarf etti.

    Prens Harry, 2020 yılında Kraliyet görevlerinden ayrılarak Amerika Birleşik Devletleri’ne taşınmıştı. O günden bu yana İngiliz mahkemelerindeki hukuk savaşını sürdürüyor. Bu dava, Prens Harry’nin İngiliz medyasına açtığı çok sayıdaki davadan yalnızca biri. Prens, Mirror grubu dışında ülkedeki diğer medya kuruluşlarına da “mahremiyeti ihlal” davası açmıştı. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’de LGBT bireyler için ‘olağanüstü hal’ ilanı

    ABD’de LGBT bireyler için ‘olağanüstü hal’ ilanı


    ABD’nin en önemli LGBT hakları örgütlerinden biri olan Human Rights Campaign (HRC), bu yasama yılında ABD eyaletlerinde LGBT karşıtı olduğu düşünülen 70’ten fazla yasa tasarısının geçtiğini bildirdi. Bu sayıyla ABD genelinde LGBT karşıtı düzenlemeler, geçen yasama yılının iki katına çıkarak yeni bir rekora ulaştı.

    VOA Türkçe‘de yer alan habere göre, HRC ayrıca bu yasama yılında neredeyse tamamı Cumhuriyetçiler tarafından sunulan yaklaşık 525 yasa tasarısının gündeme geldiğini belirtti. Bu tasarıların 220’den fazlası trans bireylerin hayatlarını etkileyen konularda. HRC, bu tür yasa tasarılarının sayısının 2015’te 115 iken son yıllarda istikrarlı bir şekilde arttığını kaydetti.

    “Bu yasalar, LGBTQ+ karşıtı Cumhuriyetçi egemen çevrelerce körükleniyor”
    Bulgularını anket sonuçları ve röportajlara dayandıran HRC, bu tasarıların sonucunda LGBT bireyler ve ailelerinin daha fazla tehdide maruz kaldığını ve bazılarının daha güvenli yerlere taşınmayı tercih ettiğini söyledi.

    HRC Başkanı Kelley Robinson, Florida Valisi Ron DeSantis’in “konumunu silah olarak kullandığını” söyledi; Florida, Tennessee ve Teksas eyaletlerini LGBT bireylere karşı en hasmane eyaletler olarak sıraladı. Robinson, “Bu yasalar, LGBTQ+ karşıtı Cumhuriyetçi egemen çevrelerce körükleniyor. Alliance Defending Freedom, Heritage Foundation ve Family Policy Alliance gibi aşırılık yanlısı kurumlar tarafından koordine ve finanse ediliyor. Ailelerimizi ve hayatlarımızı kontrol altına almak konusunda ısrarcılar” dedi.

    “BU BİR ALDATMACA”

    Alliance Defending Freedom, HRC’nin açıklamasını “iftira” olarak değerlendirirken, kurum olarak dini özgürlüklere, ebeveyn haklarına ve yaşamın kutsallığına bağlı olduklarını bildirdi. Alliance Defending Freedom’ın Kıdemli Başkan Yardımcısı Jeremy Tedesco, “Hiçbir yanlış suçlama bizi misyonumuzdan caydıramaz” dedi. Florida Valisi DeSantis’in sözcüsü Jeremy Redfern ise HRC’nin açıklaması için “Bu bir aldatmaca” dedi.

    HRC, ABD’de 20 eyaletin cinsiyet değişimi tedavilerini yasakladığını ve bu yıl 32 eyaletin benzer yasaları gündeme getirdiğini söyledi. HRC, Michigan ve Minnesota eyaletlerini ise 2022-2023 yasama yılında LGBT haklarında ilerleme gösterdikleri için övdü.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NATO tarihinin en büyük hava tatbikatına hazırlanıyor

    NATO tarihinin en büyük hava tatbikatına hazırlanıyor


    “Defender 2023” adı verilen NATO tarihinin en büyük hava tatbikatı 12-23 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek. 25 NATO üyesi ülkeden 10 bin asker ve yaklaşık 250 savaş uçağının katılacağı tatbikat hakkında açıklamalarda bulunan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Hava Muhafızları Komutanı Korgeneral Michael Loh, söz konusu tatbikatın, sivil hava trafiğine etkisinin “asgari düzeyde” olacağını dile getirdi. 

    Alman Hava Kuvvetleri (Luftwaffe) Komutanı Korgeneral Ingo Gerhartz ise, ağırlıklı olarak Kuzey ve Baltık Denizi hattında yaklaşık 2 bin uçuş planlandığını ve en kötü senaryoda, sivil uçuşlarda sadece dakikalarla sınırlı bir gecikme yaşanabileceğini umduklarını ifade etti. Gerhartz konuşmasının devamında, “Eğer ülkemizi ve müttefiklerimizi savunmaya hazır olduğumuzu göstermek istiyorsak, bu aksaklıkları kabul etmeliyiz” diyerek “güvenliğin bir bedelinin” olduğunu vurguladı.

    Almanya’nın stratejik önemi

    Yaklaşık 10 bin askerin katılacağı operasyonda, Rusya ile olası bir çatışma durumunda hava kuvvetlerinin Avrupa’ya hızlı bir şekilde takviyesi ve NATO hava sahasının savunulması senaryoları tatbik edilecek.  

    Topraklarında 35 binden fazla ABD askerini barındıran Almanya, Rusya ile olası bir çatışma söz konusu olduğunda, coğrafi konumu itibarıyla da NATO için lojistik anlamında büyük öneme sahip olması öngörülüyor.  

    Büyük oranda Almanya’daki hava üslerinin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek tatbikata ayrıca Hollanda ve Çekya hava üsleri de dahil edilecek.

    Korgeneral Gerhartz, tamamen savunma stratejileri üzerine kurulu tatbikata karşı, Rusya’nın askeri faaliyetlerinde bir artış beklemediklerini belirterek, “NATO topraklarının bir kırmızı çizgi olduğunu gösteriyoruz ve bu toprakların her santimetrekaresini savunmaya hazırız. Buna rağmen Kaliningrad’a yönelik herhangi bir uçuş gerçekleştirmeyeceğiz” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB mahkemesinden ‘Batman’ kararı

    AB mahkemesinden ‘Batman’ kararı


    – Avrupa Birliği (AB) mahkemesi, çizgi film ve sinema karakteri ‘Batman’ logosunun DC Comics tarafından tescil edildiğine ve başkaları tarafından kullanılmayacağına hükmetti.

    Merkezi Lüksemburg’da bulunan, AB’nin en yüksek mahkemesi Avrupa Adalet Divanı yapısı içinde yer alan Genel Mahkeme, İtalyan bir şirketin Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) ve DC Comics’e oval bir çevre içinde yarasa figürünü içeren logonun kullanımı için açtığı davayı karara bağladı.

    Mahkeme, söz konusu logonun daha önce tescil edilen bir ticari markaya ait olduğuna ve bu logonun kamuoyunda kurgusal olmasına rağmen Batman karakteri izlenimi doğurduğuna karar verdi.

    Kararda, Batman logosu hakkında mahkemeye sunulan delillerin oval bir çevre içinde bir yarasayı temsil eden ticari markanın ayırt edici nitelikten yoksun olduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığı belirtildi. DC Comics şirketi, 1996’da Batman logosunun ticari marka tescili için EUIPO’ya başvurmuştu. Başvuru, 1998’de kabul edilmiş ve Batman markası ve logosu AB tescili almıştı.

    Commerciale Italiana şirketi, 2019’da söz konusu Batman ticari marka logosunun geçersiz sayılması için EUIPO’ya başvurmuştu. Batman logosunu çeşitli ürünlerde kullanmak isteyen İtalyan şirket, insanların yarasa logosunu her zaman Batman ile ilişkilendirmediğini iddia etmişti. Başvuru, EUIPO tarafından reddedilmiş, İtalyan şirket konuyu AB mahkemesine taşımıştı. (AA)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AKP ve yandaşlarını sevindiren haber İngiltere’den: Konut fiyatları geriledi

    AKP ve yandaşlarını sevindiren haber İngiltere’den: Konut fiyatları geriledi


    İngiltere’de konut fiyatları mayısta 11 yıl sonra ilk kez yıllık bazda düştü. İngiliz konut kredi kuruluşu Halifax, ülkede ortalama konut fiyatlarının bu yılın mayıs ayında 286 bin 582 sterline gerilediğini açıkladı.

    ARALIK 2012’DEN BERİ İLK KEZ GERİLEDİ

    İngiliz konut kredi kuruluşu Halifax tarafından yapılan açıklamada, ülkede konut fiyatlarının bu yılın mayıs ayında aylık bazda değişmediği, yıllık bazda ise yüzde 1 düştüğü belirtildi. Lyods Bankacılık Grubu’nun bir parçası olan Halifax’ın açıklamasında, ortalama bir konutun fiyatının 286 bin 582 sterlin olduğu aktarılarak, fiyatların yıllık bazda Aralık 2012’den bu yana ilk kez düştüğü vurgulandı.

    YÜKSEK FAİZ ORANLARI ETKİLİ OLDU

    Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Halifax Konut Kredileri Direktörü Kim Kinnaird, “Beklendiği gibi, yılın ilk çeyreğinde konut piyasasında görülen kısa süreli yükseliş, yüksek faiz oranlarının hane halkı bütçelerine ve özellikle sabit faizli ipotek anlaşmaları bitenlere yavaş yavaş yansımasıyla birlikte azaldı” dedi.

    KONUT FİYATLARINDA AŞAĞI YÖNLÜ BASKI BEKLENİYOR

    Enflasyonun inatçı bir şekilde yüksek kalmasıyla, piyasaların 2008 başından bu yana ilk kez politika faizini yüzde 5’in üzerine çıkaracak birkaç faiz artışını daha fiyatladığını belirten Kinnaird, bu beklentilerin sabit ipotek oranlarının piyasa genelinde yeniden yükselmeye başlamasına neden olduğunu ifade etti. Kinnaird, “Hem alıcılar hem de satıcılar beklentilerini gözden geçirdikçe bu durum kaçınılmaz olarak konut piyasasına olan güveni etkileyecek. Hem ipotek onayları hem de satışlara ilişkin son sektör rakamları talebin soğuduğunu gösteriyor. Bu nedenle konut fiyatları üzerinde daha fazla aşağı yönlü baskı beklenmektedir” dedi.

    AKP’LİLER MALVARLIKLARINI İNGİLTERE’YE TAŞIYOR

    İngiltere’nin saygın gazetelerinden The Times, son dönemde çok sayıda Türk zenginin Londra’nın lüks muhitlerinden evler aldığını yazarak, “Son 2-3 yıldır servetlerinin yatırımı için istikrarlı bir yer arayan İstanbul’un paralı elitlerinin sayısı artıyor” yorumunu yaptı. Birkoç kaynak da AKP’ye yakın müteahhitlerin Londra’da sokak satın aldıklarını öne sürmüştü.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hawaii’deki Kilauea Yanardağı faaliyete geçti

    Hawaii’deki Kilauea Yanardağı faaliyete geçti


    – ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS), Hawaii Yanardağ Gözlemevinin, Kilauea zirvesi kamera görüntülerinde patlamanın başladığını gösteren parıltı tespit ettiğini bildirdi.

    Patlamanın başladığı Halemaumau kraterinde oluşan çatlaklardan lav akışının belirlendiğini aktaran USGS, yanardağdaki faaliyetin yalnızca Halemaumau’da olduğunu ve patlamanın ilerleyişine göre tehlikenin tekrar değerlendirileceğini belirtti.

    Hawaii’nin Acil Durum Yönetim Kurumu, yerleşim alanlarının tehlike altında olduğuna dair herhangi bir belirti olmadığını duyurdu.

    Dünyanın en aktif yanardağlarından Kilauea’da 1983’ten beri patlamalar oluyor. (AA)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan, Avrupa Konseyi Başkanı ile görüştü: Gündemde AB’ye üyelik ve vize serbestisi var

    Erdoğan, Avrupa Konseyi Başkanı ile görüştü: Gündemde AB’ye üyelik ve vize serbestisi var


    Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

    Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Michel, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı telefonla arayarak, yeniden cumhurbaşkanlığına seçilmesi dolayısıyla tebrik etti. bölgesel konuların da değerlendirildiği görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğini gündeme getirerek,  temasları tüm seviyelerde artırmak gerektiğini söyledi.

    Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize serbestisinin sağlanması, göçün idaresi ve terörle mücadele alanlarında iş birliğinin öneminin de gündeme getiren Erdoğan, Türkiye’ye gösterilecek adil muamele ve tam üyelik perspektifinin desteklenmesinin ilişkilerde yeni ufukların açılmasını temin edeceğini ifade etti.

    KILIÇDAROĞLU VAAT ETMİŞTİ

    Seçimler öncesinde ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu da Avrupa’ya üç ay içinde vizesiz seyahat vaadinde bulunmuştu. 

    Kılıçdaroğlu, nisan ayında yaptığı açıklamada Avrupa’ya ‘üç ay içinde vizesiz gitme’ vaadinde bulunmuştu. Bu konuda gerekli düzenlemeleri yapacaklarını belirten Kılıçdaroğlu, “Vize problemlerini çözeceğiz. Üç ay içinde vatandaşlarımız Avrupa’ya vizesiz girecek” demişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile telefonda görüştü

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile telefonda görüştü


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı telefon görüşmesinde Rusya-Ukrayna savaşındaki gelişmeler ele alındı.

    Cumhurbaşkanlığı Twitter hesabından yapılan paylaşıma göre görüşmede Erdoğan, Herson bölgesindeki Kahovka Barajında yaşanan patlamaya ilişkin kapsamlı bir soruşturmanın hiçbir şüpheyle mahal vermeyecek şekilde gerçekleştirilmesinin önemli olduğunu ifade etti, Türkiye’nin üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu söyledi.

    Tahıl Koridoru Anlaşması’nın sürdürülmesine ilişkin ise Erdoğan, Birleşmiş Milletler ile Rus tahıl ve gübresinin ihracına dair engellerin kaldırılması için yürütülen istişarelerin devamında fayda gördüğünü belirtti.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bakan Nebati döneminde ekonomi: Dolar kuru, enflasyon ve dış ticaret dengesi nasıl değişti?

    Bakan Nebati döneminde ekonomi: Dolar kuru, enflasyon ve dış ticaret dengesi nasıl değişti?


    Bakan Nureddin Nebati döneminde Dolar kuru ve enflasyon AK Parti iktidarının en yüksek seviyesini gördü. Ancak Nebati’nin bundaki rolü ayrı bir siyasi tartışma.

    Nureddin Nebati’nin 18 aylık Hazine ve Maliye Bakanlığı görevi Mehmet Şimşek tekrar bu göreve atanmasıyla sona erdi. Bakan Şimşek “Türkiye’nin rasyonel bir zemine dönme dışında bir seçeneği kalmamıştır” diyerek Nebati dönemindeki “Yeni Ekonomi Modelini” özetledi.

    Peki, Bakan Nebati döneminde Türkiye ekonomisi nereden nereye geldi? Nureddin Nebati döneminde Dolar kuru, enflasyon ve dış ticaret dengesi nasıl değişti? Resmi veriler üzerinden Bakan Nebati döneminin ekonomi performansına bakalım. Ancak Nebati’nin ekonomi politikasının belirlenmesini gücü ve ortaya çıkan sonuçtaki rolü siyasi bir tartışma konusu.

    Yeni ekonomi modelinin ilanı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 24 Eylül 2021’de politika faizini yüzde 19’dan yüzde 18’e düşürdüğünde henüz Türkiye’nin yeni bir ekonomi modeline geçtiği resmen açıklanmamıştı. TCMB 22 Ekim 2021’de bir kez daha indirime giderek faizi yüzde 17’ye düşürdü. Merkez Bankası 19 Kasım 2021’de ise politika faizini yüzde 15’e kadar indirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 30 Kasım 2021’de TRT’deki programda yaptığı açıklamada “Yeni ekonomi modeliyle, yüksek faiz verecek sıcak para çekme politikasını elimizin tersiyle itiyoruz. Düşük faizle, üretimi ve ihracatı destekleyeceğiz.” diyerek yeni bir politika benimsendiğini resmen ilan etti.

    Nebati döneminde Dolar kuru 12,96’dan 20,8’e yükseldi

    2 Aralık 2021’de ise Nureddin Nebati Hazine ve Maliye Bakanı olarak atandı. 1 Aralık 2021’de Dolar kuru 12,96 TL idi. 21 Aralık 2021’de ise Dolar kuru 17,5 liraya kadar yükseldi. Kur Korumalı Mevduat (KKM) sisteminin açıklanmasının ardından kur 28 Aralık 2021’de 11,41 TL’ye kadar indi.

    13-14 lira bandında direnen Dolar kuru Mayıs 2022’de 15 lirayı yeniden aştı. Uzun süre 17-18 lira bandında seyreden Dolar kuru 28 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanı Seçimi’nde Recep Tayyip Erdoğan’ın tekrar seçilmesinin ardından 30 Mayıs’ta ilk kez 20 lira sınırını aştı.

    Enflasyon Nebati’nin bakanlığında rekor kırdı

    Nebati’nin bakanlığı döneminde enflasyon rekor üstüne rekor kırdı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Nureddin Nebati’nin göreve gelmesinden hemen sonra Kasım 2021 enflasyonu açıkladı ve yıllık TÜFE yüzde 21 idi. Ekim 2022’de enflasyon yüzde 86 ile AK Parti iktidarının zirvesini gördü. Haziran başında açıklanan Mayıs 2023 enflasyonu ise yüzde 40 oldu.

    İhracın ithalatı karşılama oranı yüzde 68: Dış ticarette rekor açık

    Nureddin Nebati döneminde Türkiye’nin dış ticaret dengesi en kötü dönemlerinden birini yaşadı. TÜİK Özel Ticaret Sistemi verilerine göre Aralık 2021-Nisan 2023 arasını kapsayan 17 aylık dönemde Türkiye’nin ihracatı 330,2 milyar Dolar olurken ithalatı ise 486,6 milyar Dolar oldu. Bu dönemdeki açık 156,4 milyar Dolar.

    Mayıs verileri de açıklandığında bu miktarın 160 milyar Doları aşması bekleniyor. Bu 17 aylık dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 68 oldu. Yani, Türkiye 68 liralık ihracat yaparken 100 liralık ithalat yaptı.

    2022 yılının genelinde ise dış ticaret açığı 107 milyar Dolar gerçekleşmişti.

    KKM’nin maliyeti 100 milyar liraya yaklaştı

    Dolar kurunun 20 lirayı aşmaması için verilen mücadele neticesinde Merkez Bankası’nın döviz rezervi azalırken KKM için ödenen faiz de Mart 2022-Nisan 2023 arasında toplam 95,4 milyar TL oldu.

    Merkez Bankası Eski Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara ise KKM maliyetinin çok daha yüksek olduğunu savunuyor. Kara TCMB “diğer” kalemindeki giderin bu zarara eklenmesi gerektiğini yazdı: “2022’de KKM’nin Hazineye maliyeti 92,5 milyar TL olmuştu. TCMB’ye maliyetini bilmiyorduk, bugünkü Yıllık Rapor ipucu veriyor. TCMB’nin kar/zarar tablosundaki “diğer” kalemi 89 milyar TL’ye işaret ediyor. Yani 2022’de KKM’nin kamuya toplam maliyeti kabaca 181,5 milyar TL olmuş.”

    Şimşek: Rasyonel zemine dönme dışında seçenek kalmadı

    Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine getirilen Mehmet Şimşek, görev devir teslim töreninde yaptığı açıklamada “şeffaflık, öngörülebilirlik ve rasyonel zemine dönme” mesajları verdi. Şimşek, Nebati’nin yanında “Rasyonel bir zemine dönme dışında seçenek kalmamıştır” ifadesini kullandı.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya’da bozuk alkolden 29 kişi öldü

    Rusya’da bozuk alkolden 29 kişi öldü


    Rusya’nın batısındaki Ulyanovsk şehrinde bozuk alkol tehlikesi sürüyor. Sağlık Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamada, bozuk alkol içen 29 kişinin öldüğü belirtilirken, 61 kişinin tedavi altına alındığı kaydedildi. Tedavi altındaki 4 kişinin durumunun ağır olduğu bildirildi.

    “Yaşamınızı riske atmayın” ifadeleriyle uyarılarda bulunan Bakanlık, alkolün markalandığını söyleyerek, bölge sakinlerinden satıldığı takdirde yetkilileri bilgilendirmeleri istendi.

    ALKOLDE METANOL BULUNDU

    Ulyanovsk Valisi Alexei Russkikh, bölge halkının Samara şehrinde üretilen alkolü içtikten sonra hastalandığını ve bölgedeki kliniklerde tedavi altına alındıklarını söyledi. Russkikh, bölgedeki güvenlik güçlerinin ürünlere el koyduğunu açıkladı. Rus yetkililerin başlattığı soruşturma sonucunda pazartesi günü alkolün, sahte alkollerdeki aktif madde olan ve insanlar için aşırı derecede zehirli metanol içerdiği bildirildi.

    Rusya’da sahte alkol özellikle yaşam standartları düşük olan kırsal alanlarda oldukça sık görülüyor. Yine 2021 yılında metanol içeren sahte alkolden 34 kişi ölmüştü.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***