Kategori: Dünya

Serbest Görüş uluslararası haberler, küresel gelişmeler ve dünya çapındaki önemli olaylara dair güncel bilgiler sunar. Sitemiz arklı ülkelerden ve bölgelerden gelen haberleri, analizleri ve yorumları sunarak, global olayları geniş bir perspektiften takip etmenizi sağlar. Dünya gündemindeki en önemli konuları anlamak için kapsamlı içerikler burada.

  • Fransa’da parkta bıçaklı saldırı

    Fransa’da parkta bıçaklı saldırı


    Saldırıda yaralanan üç yaşındaki iki çocuğun ve bir yetişkinin hayati tehlikesi sürüyor.

    İki çocuk da hafif yaralandı.

    Polis yetkilileri, saldırganın 45 yaşındaki bir Suriyeli sığınmacı olduğunu, radikal İslamcı gruplarla bağlantılı olduğuna dair ise ellerinde bir veri olmadığını söyledi.

    Saldırganın, bazıları bebek arabasında parka giren çocukları hedef aldığı, sonra da kaçmaya başladığı ve yakındaki yaşlı bir adamı bıçakladığı belirtiliyor.

    Polis olaya müdahale etti ve zanlıyı bacağından vurdu.

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, saldırı için “korkakça eylem” ifadesini kullandı ve olayın “şoke edici” olarak niteledi.

    Bölge milletvekili Antoine Armand ise saldırı için “menfur” ifadesini kullandı.

    Armand, yetkililerin olay hakkında “çok az” bilgi sahibi olduğunu ve saldırının soruşturulduğunu belirtti.

    Saldırı sonrasıo park çevresindeki yollar trafiğe kapatıldı, Fransa Parlamentosu’nda bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya’da IT uzmanı açığı rekor seviyeye ulaştı

    Almanya’da IT uzmanı açığı rekor seviyeye ulaştı


    Almanya’da kalifiye işgücü açığı sorunu büyüyor. Merkezi Köln’de bulunan Alman Ekonomi Enstitüsü’ne (IW) bağlı Nitelikli İşgücü Güvencesi Yetkinlik Merkezi’nin (KOFA) Perşembe günü açıkladığı araştırmanın sonuçlarında bilgi teknolojileri alanındaki işgücü açığına dikkat çekildi.

    Merkezin verdiği bilgiye göre 2022 yılında Almanya genelinde veri mühendisi, yazılımcı, web geliştirme uzmarı bilgisayar programcısı gibi bilgi teknolojileri alanındaki 67 bin 924 kadro doldurulamadı. Bu, merkezin bu alanda çalışmalar yapmaya başladığı 2010 yılından bu yana kayıtlara geçirilen en yüksek rakam. Ayrıca geçen yıl bilgi teknolojileri alanındaki mesleklere sahip 27 bin 136 kişi iş bulamadı.

    Dijitalleşmenin etkisi

    Merkez uzmanlarına göre ekonominin her alanında dijital altyapının giderek artması nedeniyle bu alanda kalifiye elemana ihtiyaç artıyor. Aslında açık 2015 yılından bu yana var. Pandemi döneminde boş kalan kadroların sayısı geçici bir süre azalsa da 2021 yılından itibaren yeniden artış kaydetti.

    Nitelikli İşgücü Güvencesi Yetkinlik Merkezi’nin araştırmasına göre bilgi teknolojileri alanında özellikle yüksekokul mezunu kalifiye elemanların bulunmasında sıkıntı yaşanıyor. Almanya’da bu alanda geçen yıl 34 bin kalifiye elemanın eksik olduğu açıklandı. Bu alandaki boş her on kadrodan sekizi, aranan vasıflara uygun eleman bulunamadığı için doldurulamadı.

    İyimser bir tablo yok

    Merkezin yaptığı araştırmaya göre bu alandaki açık kısa ve orta vadede halihazırda üniversitede okuyan üniversitelilerin mezun olmasıyla da doldurulamayacak. Almanya’da matematik, bilişim, fen bilimleri ve teknoloji alanlarında okuyan öğrenci sayısı son yıllarda geriledi. Bu gelişme nedeniyle mezun olanların sayısında da düşüş bekleniyor.

    Nitelikli İşgücü Güvencesi Yetkinlik Merkezi’nin bu açığa yönelik olarak şirketlere önerisi yurt dışından kalifiye eleman getirmek. Almanya’da diğer meslek dallarından bu alana geçmek isteyenlerle mesleğe yeni başlayanlardan daha düşük vasıflar talep edilmesinin de başarılı bir strateji olabileceği vurgulanıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Guardian ortaya çıkardı: İngiltere, göçmenlere karşı Türkiye’ye 3 milyon sterlin verdi

    Guardian ortaya çıkardı: İngiltere, göçmenlere karşı Türkiye’ye 3 milyon sterlin verdi


    – İngiltere’nin göçmenlerin Avrupa’ya geçişini engellemesi için Türkiye’ye mali ve teknik yardımda bulunduğu ortaya çıktı. Ülkede ‘bilgi edinme hakkı’ kapsamında İçişleri Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre İngiliz hükümeti, geçen yıl, Türkiye’ye 3 milyon sterlin (yaklaşık 90 milyon Türk Lirası) para yardımı yaptı. Mali yardıma ek olarak İngiliz hükümeti, Polis Teşkilatı ve Sahil Güvenlik’e ekipman ve eğitim de sağladı. Haziran 2022’de sınır güvenliğinde kullanılmak üzere dokuz araç İngiltere Emniyet Müdür Yardımcısı tarafından bizzat İran sınırındaki kolluk güçlerine teslim edildi.

    ‘TÜRKİYE, AVRUPA’YA GÖÇ AKININI ENGELLEMEK İÇİN ÖNEMLİ BİR ÜLKE HÂLİNE GELDİ’

    İngiltere İçişleri Bakanlığı’nın Uluslararası Operasyonlar ekibinden The Guardian gazetesine konuşan bir kaynak, “Türkiye’nin son iki yıldır Avrupa’ya göçmen akınını önlemede çok önemli bir ülke haline geldiğini ve şu anda stratejik önemini daha da artırdığını” söyledi. Adı açıklanmayan yetkili, “Uzmanlığımızı ve yasa dışı göçmenlerin rotasıyla ilgili elimizdeki bilgileri Türkiye’ye sunuyoruz” dedi. Yetkili, İngiltere’ye ulaşan göçmenlerin verdiği bilgilerin de Türkiye ile paylaşıldığını dile getirdi.

    GÖRÜNTÜLER İNSAN HAKLARI İHLALLERİNİ YANSITIYOR

    Geçen yıl Türkiye’nin İran sınırından ülkeye düzensiz şekilde girmeye çalışan 238 bin 448 göçmenin geri çevrildiğine yer veren gazete, Türkiye’ye geçmeye çalışan Afgan göçmenlere karşı aşırı şiddet ve orantısız güç kullanıldığı görüntülere ulaştığını da yazdı.

    Guardian, görüntülerde sınırdaki kolluk güçlerinin dipçiklerle göçmenleri ‘geri ittiği’ çeşitli psikolojik işkence yöntemlerinin zaman zaman ülkeye girmeye çalışan ve aralarında çocukların da bulunduğu göçmen gruplarının ayaklarının dibine gerçek mermilerle ateş etmeye kadar vardığını yazdı.

    ‘TÜRKİYE A BÖLGESİ İÇİN B’YE İHTİYAÇ DUYUYORSA BUNU SAĞLAMAYA YARDIM EDİYORUZ’

    Gazeteye konuşan kaynak, “Sorunlu bölgelerde birlik bulundurma eğiliminde değiliz ancak sınırın A bölgesinde güvenliğin artırılması gerektiğini düşünüyorsak ve Türkiye bunun için B’ye ihtiyaç duyduğunu söylüyorsa bunu sağlamaya yardımcı oluyoruz” ifadelerini kullandı.

    İngiltere İçişleri Bakanlığı’nın Uluslararası Operasyonlar ekibinden bir başka kaynak ise, “Bu tür yardımlar bizim ‘geri kabul anlaşması’ benzeri diğer alanlardaki yumuşak gücümüzü artırıcı bir etki sağlıyor” ifadelerini kullandı.

    ‘İNGİLİZ HÜKÜMETİ KENDİ PİS İŞLERİ İÇİN DİĞER ÜLKELERİ FİNANSE EDİYOR’

    İngiltere’deki Göçmenlerin Refahı için Ortak Konsey’in kampanya sorumlusu Mary Atkinson ise, hükümetin göçmenlere karşı uluslararası hukuku hiçe saydığını söyleyerek “Türkiye-İran sınırında ya da Fransa veya Belçika sınırında olması fark etmez. Bu hükümet gizlice diğer ülkeleri kendi pis işlerini yapmaları için finanse ediyor” dedi. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa’da kriz çıkaran emeklilik reformuyla ilgili yeni gelişme

    Fransa’da kriz çıkaran emeklilik reformuyla ilgili yeni gelişme


    Fransa’da Meclis’te basına açıklama yapan LİOT grubu Başkanı Bertrand Pancher, sundukları tasarı metninden geriye sadece 2. maddenin kaldığını, dolayısıyla LİOT grubunun tasarıyı geri çektiğini açıkladı.

    Ulusal Meclis Başkanı Yael Braun-Pivet, dün söz konusu tasarıda emeklilik reformunun iptalini kapsayan 1. maddenin yeniden tasarı metnine eklenmesi yönündeki değişiklik taleplerini reddedeceğini açıklamıştı.

    Braun-Pivet, tasarının 1. maddesinin anayasaya uygun olmadığı değerlendirmesinde bulunarak, bugün için ne olursa olsun mecliste emeklilik reformunun yürürlükten kaldırılması için bir oylama olmayacağını söylemişti.

    Meclis Başkanı’nın bu sözlerine muhalefet kanadından tepkiler gelmişti.

    EMEKLİLİK REFORMU

    Fransa’da hükümetin, emeklilik yaşının 62’den 64’e çıkarılmasını içeren yasa tasarısını oylamadan meclisten geçirme kararı üzerine 16 Mart’ta kitlesel gösteriler başlamıştı.

    Polis, protestoculara sert müdahale etmiş, ülkenin birçok yerinde şiddet olayları yaşanmıştı.

    Ülke genelinde 16 Mart’tan itibaren düzenlenen protestolarda 1000’den fazla kişi gözaltına alınmıştı.

    Muhalefet ve hükümetin, reformun anayasaya uygun olup olmadığının belirlenmesi için başvurduğu Anayasa Konseyi, yasa tasarısının emeklilik yaşını 64’e çıkaran maddesini onaylamış, 6 maddeyi ise tamamen veya kısmen reddetmişti.

    Kitlesel protesto ve yoğun muhalefete karşın kabul edilen yasanın geri çekilmesini öngören bir tasarı, 31 Mayıs’ta Ulusal Meclis Sosyal İşler Komisyonunda görüşülmüştü. Meclis komisyonunda tasarının en önemli ve ilk maddesi çıkarılmıştı.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • IŞİD’in öldürdüğü vali yardımcısının cenazesinde patlama: 15 kişi öldü, 50 kişi yaralandı

    IŞİD’in öldürdüğü vali yardımcısının cenazesinde patlama: 15 kişi öldü, 50 kişi yaralandı


    Afganistan’ın kuzeydoğusundaki Bedahşan vilayetinin Feyzabad şehrinde bu hafta IŞİD’in üstlendiği bombalı saldırıda öldürülen Taliban’ın atadığı Vali Yardımcısı Mevlevi Nisar Ahmed Ahmedi’nin bir camide yapılan cenaze töreninde de patlama yaşandı. Bedahşan vilayetinin enformasyon dairesi başkanı Mahzudeen Ahmadi, patlamanın yaralanma ve ölümlere yol açtığını duyurdu. Ancak Afgan yetkili herhangi bir rakam açıklamadı.

    15 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ, 50 KİŞİNİN YARALANDIĞI İDDİA EDİLDİ

    Afganistan merkezli Tolo News’a konuşan yerel kaynaklar patlamanın Nebevi Camii’nin içinde meydana geldiğini ve patlamada ölü ve yaralılar olduğunu söyledi. Tolo News’a konuşan bölgedeki bir hastanede çalışan kaynak hastaneye 15 kişinin cesedinin getirildiğini, 50 kişinin de patlamada yaralandığını söyledi.

    Afganistan’ın kuzeydoğusundaki Bedahşan vilayetinde, Taliban’ın atadığı Vali Yardımcısı Mevlevi Nisar Ahmed Ahmedi’nin ölümüyle sonuçlanan suikastı selefi örgüt IŞİD üstlenmişti. Bedahşan vilayetinin merkez ilçesi Feyzabad’ın Mahkeme Meydanı’ndaki saldırıda Vali Yardımcısı ve Vali Vekili Mevlevi Nisar Ahmed Ahmedi’nin yanı sıra Ahmedi’nin şoförü de ölmüştü. Saldırıda ayrıca altı kişi yaralanmıştı.

    9 Mart’ta da Afganistan’ın kuzeyindeki Belh vilayetinin valilik binasında IŞİD’in üstlendiği bombalı saldırıda, Taliban geçici hükümetinin Valisi Muhammed Davud Muzemmil öldürülmüştü. Taliban’ın Ağustos 2021’de Afganistan yönetimini zorla ele geçirmesinin ardından IŞİD, gerek Taliban mensuplarına gerekse sivillere yönelik saldırılarını artırmıştı. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avrupa Konseyi: Türkiye Kavala davasında yolun sonuna geldi

    Avrupa Konseyi: Türkiye Kavala davasında yolun sonuna geldi


    Avrupa Konseyi: Türkiye Kavala davasında yolun sonuna geldi, Demirtaş için ihlal süreci başlayabilir

    Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Osman Kavala’nın eylül ayına kadar serbest bırakılmaması halinde Türkiye için üyelikten ihraç da dahil olmak üzere bütün seçenekleri gözden geçireceği, Selahattin Demirtaş içinse Kavala’da olduğu gibi ihraç süreci başlatabileceği uyarasında bulundu.

    Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi adına büyükelçiler seviyesinde toplanan Delegeler Komitesi, 5-7 Haziran, AİHM kararlarına üye ülkelerin uymasını denetlemek adına yaptığı toplantılarla ilgili bir basın açıklaması yaptı.

    Daha önce Kavala ile ilgili “ihlal süreci” başlatan ve AİHM’den aldığı yeni ihlal sürecinin devamıyla ilgili mütalaanın ardından iş insanın serbest bırakılması için Türkiye’ye uyarılarını yineleyen Bakanlar Komitesi’nin son kararında, Ankara’ya yönelik ihtarın  dozunun sertleştiği görüldü.

    Ankara üyelikten atılacak mı?

    Avrupa Konseyi Sekreteryası’na Kavala kararına uyulmaması konusunda Türkiye’ye karşı alınacak önlemlerle ilgili seçenekler konusunda 12 Temmuz’daki toplantıya kadar hazırlık yapma talimatı verildiği belirtilen açıklamada, iş insanın eylül ayına kadar serbest bırakılmaması halinde bu önerilerin masaya yatırılacağı aktarıldı.

    Konuyla ilgili euronews’e bilgi veren Avrupa Konseyi’nden isminin açıklanması istemeyen bir yetkili, son kararının dil olarak daha öncekilerden daha sert olup, sekreteryanın tekliflerine göre üyelikten atılma da dahil olmak üzere tüm seçeneklerin Ankara için artık gündeme gelebileceğine işaret etti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD: Suriye’de ayrı bir Kürt devleti kurulmasını desteklemiyoruz

    ABD: Suriye’de ayrı bir Kürt devleti kurulmasını desteklemiyoruz


    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Vedant Patel, Washington’ın Suriye’nin kuzeydoğusunda ayrı bir devlet kurulmasını desteklemediğini söyledi. Patel, ABD’nin Suriyeli Kürtler ile Şam yönetimi arasında resmi ilişki kurulmasını destekleyip desteklemediği sorusuna yanıtında, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Suriye’de siyasi çözüm öngören 2254 sayılı kararını işaret etti.

    Günlük basın toplantısında konuşan Patel’e, “Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad bölgesel arenaya dönüyor ve bölgedeki ülkelerle ilişkilerini normalleştirmede ilerleme kaydediyor. ABD, Suriye’de kendisinin desteklediği Kürt yönetiminin Şam’la resmi ilişki kurması fikrini ve yarı-özerk bölgelerinin geleceğini, Beşar Esad’la görüşerek güvence altına almasını destekliyor mu? Kürtlere, Şam’a dönmeleri için yeşil ışık yaktınız mı?” sorusu yöneltildi.

    Patel soruya, “Biz Suriye’nin kuzeydoğusunda ayrı bir devlet kurulmasını desteklemiyoruz. Suriye’de ve daha genel olarak bölgede kalıcı istikrarın sadece, Suriye halkının iradesini temsil eden bir süreçle sağlanabileceğine inanıyoruz. BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararında çerçevesi çizilen şey de bu” yanıtını verdi.

    ‘ESAD’LA GÖRÜŞME KONUSUNDAKİ TUTUMUMUZ BELLİ’

    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı’nın, Esad yönetimiyle normalleşmeyi desteklemediklerini vurgulaması da dikkat çekti. Patel, soruya yanıtının devamında şu ifadeleri kullandı: “Dışişleri Bakanı ve bu binadaki diğer yetkililer, bizim pozisyonumuzu açıkça ettiler; 2254 sayılı kararla tutarlı biçimde, sahici bir ilerleme sağlanmadıkça Esad rejimiyle ilişkilerin normalleşmesini desteklemiyoruz.”

    Amerikan yönetimi, hem Ankara’nın Şam’la yürüttüğü normalleşme görüşmeleri konusunda, hem de Arap dünyasındaki müttefiklerinin attığı adımlar hakkında, “Suriye’de siyasi çözüm bulunmadan Esad’la normalleşmeyi kabul etmiyoruz” açıklaması yapmıştı.

    2254 SAYILI KARAR NEYİ ÖNGÖRÜYOR?

    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Patel’in işaret ettiği BM Güvenlik Konseyi kararı, Suriye’deki iç savaşta en yoğun çatışmaların yaşandığı 2015’te alınmıştı. BM Güvenlik Konseyi’nin 8 Aralık 2015’te oy birliğiyle kabul ettiği kararda, Suriye’de acil ateşkes sağlanması ve siyasi çözüm için müzakereler başlatılması çağrısı yer alıyordu. Müzakere sürecine IŞİD ve El Nusra Cephesi haricindeki tüm silahlı grupların da katılması, altı ay içinde “güvenilir, kapsayıcı ve mezhebe dayalı olmayan bir yönetim” oluşturulması, 18 ay içinde BM gözetiminde “özgür ve adil seçimler” yapılması gibi maddeler bulunuyordu. (DIŞ HABERLER)

    Kaynak:
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Japonya’da tecavüzün tanımı değişiyor

    Japonya’da tecavüzün tanımı değişiyor


    HABER MERKEZİ – Japonya, üzerinde çalışılan yasa tasarısı ile “tecavüzün” tanımını değiştirmeye hazırlanıyor.

     

    Japonya’da, üzerinde çalışılan yasa tasarısı ile ülkede taciz ve tecavüzün tanımının değişmesi gündemde. Tasarıya göre, tecavüzün tanımı “Zorla gerçekleşen cinsel ilişki” değil “Rıza gösterilmeden gerçekleşen cinsel ilişki” olarak değiştirilecek. Böylece davalara “rıza” kavramının girmesi sağlanacak.

     

    BBC’de yer alan habere göre, Japonya’da da kadınlar cinsel saldırıya maruz kaldıklarında adaletin yerini bulacağına inanmıyor. “Rıza” kavramının, davalarda tecavüze bakış açısını değişmesini sağlayabileceği öngörülüyor. 

     

    TECAVÜZ SUÇUNUN CEZASI 

     

    Japonya’da 1907 yılından bu yana yürürlükte olan ve kadın hakları savunucularının büyük tepkisiyle karşılanan yasa, 2017 yılında yenilenmişti. Milletvekillerinin oybirliği ile kabul ettiği yeni yasa ile, tecavüz suçlularına verilen en düşük hapis cezası 3 yıldan 5 yıla çıkarılmıştı.

     

    Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hakan Fidan, Antony Blinken’le görüştü

    Hakan Fidan, Antony Blinken’le görüştü


    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’le bir telefon görüşmesi yaptı. Görüşmede F-16 satın alımı ve modernizasyonu ile İsveç’in NATO üyeliği ele alındı.

    5 Haziran’da görevine başlayan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Blinken’ın görüşmede Fidan’ı yeni görevi nedeniyle tebrik ettiği belirtilerek, “Görüşmede ayrıca, İsveç’in NATO üyeliği, Türkiye-Ermenistan ve Azerbaycan-Ermenistan normalleşme süreçleri, F-16 satın alımı ve modernizasyonu ile Ukrayna tahıl anlaşması konuları ele alınmıştır”  denildi.

    İki bakanın iki ülke arasında ortak gündem konularını ele almak üzere en kısa süre zarfında tekrar görüşme iradelerini vurguladığı da kaydedildi.

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün de NATO’ya üye olmak için Türkiye ve Macaristan’dan onay bekleyen İsveç’in Dışişleri Bakanı Tobias Billström ile telefonda görüştü. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan bilgilendirmeye göre Billström yeni görevi nedeniyle Fidan’ı tebrik etti. Fidan ise görüşmede İsveç’in NATO üyeliği için somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

    12 Haziran’da üçlü buluşma yapılacak

    İsveç’in bu konuda somut adımlar atıp atmadığı konusu 12 Haziran’da Türkiye, İsveç ve NATO’nun yapacağı üçlü toplantıda ele alınacak. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg yeniden Cumhurbaşkanlığı görevine seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ın 4 Haziran’da yapılan göreve başlama törenine katılmış ve sonrasında Erdoğan’la bir görüşme yapmıştı. Stoltenberg görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, Türkiye’den bir kez daha İsveç’in İttifak’a üyeliğine muhalet etmeye son vermesini talep etmişti. Stoltenberg, “İsveç, Türkiye’nin endişelerine yönelik önemli somut adımlar atmıştır” ifadelerini kullanmıştı.

    Üyelik için Türkiye’nin onayını bekleyen İsveç’te Haziran başında yeni terörle mücadele yasaları yürürlüğe girdi. Söz konusu yasalarla ülkede terör örgütlerine üye olmak, üye olanlara maddi destek sağlamak ya da bu örgütleri herhangi bir biçimde desteklemek ağır suç sayılıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Sezgin Baran Korkmaz’ın ‘kara para aklama’ davasında karar çıkmadı

    Sezgin Baran Korkmaz’ın ‘kara para aklama’ davasında karar çıkmadı


    SBK Holding’in sahibi Sezgin Baran Korkmaz ve 3’ü yabancı uyruklu 10 kişi ile bunlarla bağlantılı “malen sorumlu” şirketler hakkında, ABD’den haksız kazançla elde edilen “mal varlığı değerini aklama” suçundan açılan davaya devam edildi. Ara kararını açıklayan mahkeme, Jacob Ortell Kıngston ve Levon Termendzhyan’ın hakkındaki yakalama, SBK Holding’in sahibi Korkmaz için ise tutuklamaya yönelik yakalama kararlarının infazının beklenilmesine hükmetti.

    İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya taraf avukatları katıldı.

    Duruşmada söz alan Doğa Doğan’ın avukatı Ali Arslan, müvekkilinin dava dosyasına konu suçla alakası olmadığını belirterek, müvekkilinin mağdur olduğunu savundu.

    Arslan, hesaplarına uygulanan tedbirlerin ticari hayatını etkilemesi sebebiyle müvekkiline uygulanan tüm tedbirlerin kaldırılmasını talep etti.

    Sezgin Baran Korkmaz ve SBK Holding’in avukatı Murat Volkan Dülger ise Korkmaz’ın hali hazırda Amerika’da tutuklu olduğunu ifade ederek, hakkında yakalamaya yönelik çıkarılan kırmızı bülten kararının kaldırılmasını istedi.

    Müvekkili hakkında uygulanan mali tedbirlerin ailesinin yaşamasını zorlaştırdığını öne süren Dülger, tüm bu tedbirlerin kaldırılmasını talep etti.

    SBK Holding Anonim Şirketi avukatı Ahmet Soydan ABD’ye yazılan istinabe sonucunun beklenmesini istedi.

    Haklarında yurt dışı çıkış yasağı bulunan sanıkların avukatları da bu kararın kaldırılmasını talep etti.

    Dosyada “malen sorumlu” sıfatı bulunan Heksagon Mühendislik ve Tasarım Anonim Şirketi-TAYSAD OSB Şubesi avukatı Murat Hızal, şirketin ortakları İnan Kıraç ve Jan Nahum’un aralarındaki bazı sebeplerden dolayı Kıraç’ın hisselerinin tamamını SBK Holding Anonim Şirketi’ne devrettiğini anlattı.

    Şirketin devredilmesinin ardından faaliyetlerine devam ettiğini söyleyen Hızal, “Devam ederken SBK Holding hisse, sermaye arttırımı yapmıştır, yüzde 87’ye kadar çıkarmıştır. Neredeyse tek pay sahibi olabilecek konuma gelmiştir. Bu işlemlerin hepsi Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme Denetleme Kurulu (SDDK) onaylı. Bu dönemde SBK hakkında bir soruşturma yok.” diye konuştu.

    Ara kararını açıklayan mahkeme sanıklar Jacob Ortell Kıngston ve Levon Termendzhyan’ın hakkındaki yakalama, Sezgin Baran Korkmaz için tutuklamaya yönelik yakalama kararlarının infazının beklenilmesine hükmetti.

    ABD’de bulunan bu sanıkların savunmalarının tespit edilebilmesi için bu ülkeye yazılan adli yardım talebinin sonucunun beklenilmesine karar veren mahkeme heyeti, diğer sanıkların adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması talebini reddedip duruşmayı 18 Ocak 2024’e erteledi.

    İDDİANAMEDEN

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar Sezgin Baran Korkmaz, Alptekin Yılmaz, Olessia Zoubkova ile tutuksuz sanıklar Kamil Feridun Özkaraman, Ayşe Nil Yılmaz, Bereket Öner ve Ziyaattin Bartik’in “suçun konusunu oluşturan mal varlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak” suçundan 3 yıldan 7 yıl 6’şar aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

    ABD uyruklu yakalamalı sanıklar Jabob Ortell Kingston ve Levon Termendzhyan’ın (Lev Aslan Dermen), “bir suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini, yurt dışına çıkarmak veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla çeşitli işlemlere tabi tutmak” suçundan 4 yıl 6 aydan 10 yıl 6’şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, tutuksuz sanık Doğa Doğan’ın “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçuna yardım etme” gerekçesiyle 1 yıl 6 aydan 3 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

    İddianamede, bu sanıkların süreli hapis cezasına mahkumiyetleri halinde elde ettikleri maddi menfaat-ekonomik kazançlarının zorla alımına (müsadere) karar verilmesi, “malen sorumlu olarak” belirtilen SBK Holding’in de yer aldığı 6 şirket ile ilgili de özel hukuk tüzel kişileri olarak faaliyet izinlerinin iptaline yönelik karar alınması isteniyor.

    Ayrıca MASAK tarafından tanzim edilen “aklama incelemesi” raporuna göre, suça özgülenen şirketlerden Komak Isı Yalıtım Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Mega Varlık Yönetim AŞ’nin suçta kullanıldıklarına dair yoğun tespitlerin elde edilmesi sebebiyle zorla alımı talep edilen iddianamede Mega Varlık Yönetim AŞ’de yapılan aramada el konulan, şirkete ait 42 bin 500 Kazakistan tengesi, 3 bin 320 avro, 11 bin 340 lira, 400 sterlin ve 9 bin 415 doların da zorla alımına hükmedilmesi isteniyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***