Cumhuriyetimizin 103’üncü yılını kutlamaya çok az kaldı. 103 yıl önce bu topraklarda kula kulluk olma dönemi sona ermiş, çağdaş ve laik Cumhuriyetin temelleri atılmıştı. Ancak devrim, yeni insanlarını yaratmak istiyordu. Ve yine 29 Ekim 1924’te; tarım, eğitim, savunma, madencilik, enerji, kültür ve sanat gibi alanlarda insan kaynağı yetiştirmek için dönemin Milli Eğitim Bakanlığı (Maarif Vekaleti) tarafından yurt dışına eğitim için gönderilecek gençleri bulabilmek için bir sınav yapılmıştı. Sınavlarda başarılı olan gençler devlet bursuyla yurtdışındaki üniversitelere gönderilmişti ve amaç, edindikleri bilgi ve deneyimi Türkiye’ye taşıyarak ülkenin geleceğini şekillendirecek bir kuşak yetiştirmekti. Atatürk’ün “Sizleri birer kıvılcım olarak gönderiyorum, alevler olarak dönmelisiniz” sözü de işte bugünlerin hatırasıdır.
ZENGİN ARŞİV
İş Sanat’ın Kibele Sanat Galerisi, işte bu “kıvılcımlar”ın anısını yaşatmak için, yeni sezonu “Bir Neslin Yükselişi: Erken Cumhuriyet’te Yurtdışı Eğitim Seferberliği” sergisiyle açtı. Sergi, 7 Mart 2027’ye kadar ziyaret edilebilir.
Düzenleyiciliğini İzzeddin Çalışlar ve Hülya Öz’ün üstlendiği serginin odağında, yurtdışı eğitim programının 1924-1954 arasındaki otuz yıllık dönem var. Serginin başlangıç noktasında ise Mustafa Necati, Reşit Galip, Hasan Âli Yücel gibi öncü isimlerin yürüttüğü eğitim seferberliğinin geniş bir tanıtımı var. Ardından, “kıvılcımlar”ın, nasıl yurtdışına gönderildiği, öğrenim yaşamlarında maddi ve manevi olarak nasıl desteklendikleri, akademik başarılarının takibi, onlara ait nesne ve belgeler geliyor. Kıvılcımların mektup ve kişisel anlatılarından yabancı bir ülkede öğrenim görmenin nasıl olduğu, İkinci Dünya Savaşı’nda yurda dönerek üstlendikleri sorumluluklar; kamu kurumlarının kadrolarını oluşturmaları, sanayi, tarım ve madencilik gibi alanlardaki yatırımlara öncülük etmeleri, yöneticilik görevlerinde bulunmaları, üniversite reformuyla çağdaş bilim dallarını Türkiye’ye getirmeleri… Zengin bir arşivin titizlikle kurgulandığı sergide kısacası her şey var. Sergi deyim yerindeyse cumhuriyetin kalkınma yolculuğunun başlangıç öyküsü.
TAM BAĞIMSIZLIK YOLU…
Serginin düzenleyiciliğini üstlenenlerden biri olan İzzeddin Çalışlar, serginin imparatorluktan cumhuriyete dönüşüm projesinin bir katmanını ele aldığını belirtiyor. Atatürk’ün “kıvılcımlar” nitelendirmesiyle anılan bu eğitim hamlesinin, şimdiye kadar kitaplara ve belgesellere konu olduğunu ancak bu projenin boyutları ve çıktılarının, sınırlı sayıdaki üstün başarılı ve ünlü bursiyerin gölgesinde kaldığını belirterek “Bu sergiyle bu döneme dair literatüre katkı yapmayı ve eğitim seferberliğinin asıl etki yarattığı bilimsel ve akademik alanlara dikkat çekmeyi hedefledik” dedi.
Hülya Öz de sergide genç Türkiye Cumhuriyeti’nin tam bağımsızlık yolunda ihtiyaç duyduğu nitelikli kadroları, eğitimi merkeze alarak nasıl yetiştirdiğini anlattıklarını vurgulayarak “Savaşların içinden geçen fakir bir ülkenin çocukları olmalarına rağmen 1416 sayılı kanun ile kendilerine devlet tarafından imkânlar sağlanmış bir neslin, liyakat, cesaret, güven ve en önemlisi vatan sevgisi temelinde canla başla çalışmasını, kendisinden bekleneni layıkıyla yerine getirişini ve dahi ötesine geçişini aktarmaya çalışıyoruz. Bizler babalarımızın yaşamlarına, ahlak, çalışkanlık ve adanmışlıklarına şahitlik etmiş temsilciler olarak devraldığımız idealist mirası günümüz hafızasına taşımayı hedefledik” ifadelerini kullandı.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

