ABD’deki UCLA Health Jonsson Kapsamlı Kanser Merkezi‘nde yürütülen klinik araştırma, hücre içi enerji üretimini destekleyen “okzalasetat” molekülü içeren besin takviyesinin meme kanseri tedavisinden sonra ortaya çıkan hafıza kaybı, odaklanma sorunları ve “beyin sisini” büyük ölçüde azalttığını saptadı.
JCO Oncology Advances dergisinde yayımlanan klinik çalışma, vücudun enerji üretim mekanizmasında kritik rol oynayan okzalasetat takviyesinin hastaların zihinsel performansını hızla yukarı taşıdığını kanıtladı.
HÜCRESEL ENERJİ ÜRETİMİ VE BEYİN SİNYALLERİNİ ONARIYOR
Meme kanseri tanısı alan hastaların %15 ila %25’i; kemoterapi, endokrin tedavileri, inflamasyon ve hormonal değişimler nedeniyle tedavi sonrasında yıllarca süren zihinsel yorgunluk, dikkat eksikliği ve hafıza zayıflığı yaşıyor. Mevcut tıbbi protokollerde bu kalıcı semptomları giderecek etkili tedavi seçeneklerinin kısıtlı olması uzmanları yeni arayışlara itti.
UCLA uzmanları, hücrelerin enerji santralleri olan mitokondrilerde görev yapan ve beyindeki glutamat sinyallemesini düzenleyen okzalasetat molekülünü mercek altına aldı. Kanser tedavilerinin beyin dokusunda yarattığı iltihabi süreci ve enerji düşüşünü hedefleyen takviye, hastaların metabolik direncini artırmak üzere tasarlandı.
8 HAFTALIK KULLANIMDA BİLİŞSEL SKORLAR NORMAL SEVİYEYE DÖNDÜ
Erken evre meme kanseri geçmişi olan ve tanı sonrasındaki 1 ila 5 yıllık süreçte şiddetli bilişsel zorluklar yaşayan 18 kadın katılımcıyla bir faz 2 klinik deneyi gerçekleştirildi. Ortalama yaşı 50 olan ve hastaların %90’ı halihazırda endokrin tedavisi gören gruba, 8 hafta boyunca günde iki kez 500 miligram okzalasetat verildi.
Araştırma sonucunda tedaviyi tamamlayan katılımcıların tamamında bilişsel semptomların gerilediği saptandı. Perceptual (algılanan) bilişsel bozukluk test skorlarının ortalama 29,1’den 55,5’e yükseldiği, bu artışın hasta grubunu “bozulmuş” kategori seviyesinden “normal” seviyeye taşıdığı kaydedildi. Yürütücü işlevler, planlama becerileri, işlem hızı ve zihinsel yorgunlukta belirgin iyileşmeler gözlemlendi.
PLASEBO KONTROLLÜ YENİ FAZ 2 DENEMELERİ 2026 SONUNDA BAŞLIYOR
Çalışmanın baş yazarı Dr. Patricia Ganz, elde edilen sonuçların son derece heyecan verici olduğunu ancak küçük örneklem grubu ve kontrol grubunun bulunmaması nedeniyle bulguların geniş kapsamlı plasebo testleriyle doğrulanması gerektiğini vurguladı.
Araştırma ekibi, 2026’nın sonlarında meme kanseri kurtulanlarını kapsayacak daha geniş katılımlı, randomize ve plasebo kontrollü yeni bir faz 2 klinik çalışmasının kapılarını açmaya hazırlanıyor. Uzmanlar, bu takviyenin onay alması halinde milyonlarca kanser hastasının yaşam kalitesini artıracak devrim niteliğinde bir tedaviye dönüşebileceğini bildiriyor.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

