Akşehir’deki Nasreddin Hoca Şenliği’nde yaptığı, “Nasreddin Hoca’nın eşeğine kayyım olarak atandım!” esprisi nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulunulan oyuncu ve yönetmen Müfit Can Saçıntı ifade verdi. Saçıntı, 36 yıllık mizah kariyerinde ilk kez bir esprisi nedeniyle ifade vermek zorunda kaldığını belirtti. Şikâyetçinin, yaptığı espriyle “muhatapları rencide ettiği” yönündeki iddiasına karşı, “Bu cümlede muhatabım eşektir.” karşılığını verdi.
Oyuncu ve yönetmen Müfit Can Saçıntı, temmuz ayında Akşehir’de düzenlenen Nasreddin Hoca Şenliği’nde yaptığı “kayyum” esprisi nedeniyle hakkında yapılan suç duyurusu kapsamında ifade verdi. Saçıntı, karakolda verdiği ifadeyi daha sonra kamuoyuyla paylaştı. Saçıntı, ifadesine 36 yıldır mizahla uğraştığını belirterek başladı. “Olacak O Kadar” programında 10 yıl yazarlık yaptığını hatırlatan Saçıntı, bugüne kadar hiçbir esprisi veya şakası nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulunulmadığını söyledi.
Müfit Can Saçıntı, ifadesini sosyal medyadan paylaştı.
Müfit Can Saçıntı’nın ifadesinin tamamı şöyle:
1990 yılından beri, yani 36 yıldır, mizah benim mesleğim. Toplam 10 yıl boyunca ‘Olacak O Kadar’ programının yazarlardan biriydim. Sayın Süleyman Demirel, Cumhurbaşkanı sıfatıyla gelip, sosyal siyasal taşlamalar içeren ‘Üç Baba Hasan’ isimli oyunu izleyip alkışladığında oradaydım. Çünkü yazarlarından biriydim.
36 yıldır hiçbir esprim, şakam hakkında suç duyurusunda bulunulmadı. Dolayısıyla bugüne kadar ifade vermek zorunda kalmadım. Bu yüzden şaşkınım.
Nasreddin Hoca şenlikleri 65 yıldır yapılıyor. 65 yıldır hiçbir Temsili Nasreddin Hoca hakkında dava açılmamış suç duyurusunda bulunulmamış.
Bu sene temsili Nasreddin Hoca seçilince gurur duydum. Nasreddin Hoca’ya ve torunlarına layık olmaya çalıştım.
Zira Nasreddin Hoca’dan Neyzen Tevfik’e, Karagöz’den Ziya Paşa’ya Anadolu mizahı, sosyal içeriklidir.
Toplumsal Meselelerle ilgilidir. Nasreddin Hoca’nın sosyal mesaj içermeyen hiçbir fıkrası bugüne taşınmamıştır.
Bizim mizahımızı, hiçbir mesaj kaygısı içermeyen vodvil, fars, clown gibi dış mihraklı mizahtan ayıran budur. Sosyal, siyasal içerikli mizahı eleştirmek, en hafif tabirle yerli ve milli bir tavır değildir.
Bu nedenle şenliklerin açılışında, Nasreddin Hoca’ya layık bir konuşma yaptım. Bir kişi hariç bütün halkın ve hazirunun gülüp alkışladığı video kayıtlarıyla sabittir.
Mizahçıların en büyük kabusu esprisini, şakasını açıklamak zorunda kalmaktır. Bu nedenlerle şakamı açıklamayı, savunmayı, zul ve zulüm sayarım.
Müştekiyi tanımam. Orada görmedim, herhangi bir şekilde muhatap olmadım. Yerel basından okuduğuma göre yaptığım espriyle “Muhatapları rencide ettiğimi beyan etmiş.”
Ben “ Nasreddin Hocan’nın eşeğine kayyum atandım” dedim. Bu cümlede muhattabım eşşektir. Müşteki eşşeği rencide ettiğimi mi düşünmektedir. Avukat olduğunu öğrendiğim müşteki, eşeğin manevi ve mecazi avukatlığına mı soyunmuştur. Bu konuda ifadesine başvurulmasın temenni ediyorum.
Şaka yapmıyorum. Temsil Nasreddin Hoca olma teklifi geldikten sonra, eşeğin yükünü azaltmak için tam 8 kilo verdim. Bir hayvan ve eşşeksever olarak eşeği rencide etmemeye özen gösterdim.
Bu konuyla, emniyetin ve adli makamların ciddi gündemini ve Ciddi dertlerle muhattap olan kamuoyunu meşgul ettiğim için, varsa kusurum kendi payıma özür dilerim.
Başka sözüm yoktur. Hukuki bir savunma yapmayacağım. Hukuki boyutunu sayın savcıya, dava açılırsa sayın hakime, tarih nezdinde de halkımızın, milletimizin takdirine bırakıyorum.
Başka diyeceğim yoktur.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

