Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, fon piyasasında yaşanan likidite sorununa ilişkin, riskin 2025’in sonlarında Finansal İstikrar Komitesi’nin gündemine geldiğini açıkladı. Şimşek, Türkiye’deki 2 bin 38 fondan 131’inin tasfiye sürecine alındığını belirterek piyasada sistemik bir risk bulunmadığını söyledi. Sorunlu fonların toplam fon birikiminin yaklaşık yüzde 10-11’ini oluşturduğunu ifade eden Şimşek, tasfiyenin borsayı baskı altına almayacak şekilde yürütüleceğini belirtti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Borsa İstanbul’da sert satışlara yol açan fon piyasasındaki kredi ve likidite sorununa ilişkin açıklamalarda bulundu. Şimşek, sorunun yeni fark edilmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “2025’in sonlarında Finansal İstikrar Komitesinde burada bir sorun olabileceği kaygısıyla konunun çalışılmasını, gerekli düzenleme ve tedbirlerin alınmasını istemişiz.”
Bulaşıcı olmaması için tedbirler alındı
Mehmet Şimşek, yaşanan sorunun tüm fon piyasasına yayılmadığını savunarak, “Piyasalarda dün itibarıyla yaşananlar esas itibarıyla sınırlı sayıda fonlardaki kredi ve likidite problemi. Genele yayılmış sistemik risk söz konusu değil. Borsa ve fon piyasasında yapısal bir sorun yok.” dedi.
Türkiye’de toplam 2 bin 38 fon bulunduğunu, bunlardan 131’inin SPK tarafından tasfiye sürecine alındığını belirtti. Fon piyasasının yüzde 90’ının sağlıklı biçimde işlemeye devam ettiğini söyledi. Sorunlu fonların fon büyüklüğü içindeki payının yaklaşık yüzde 10-11 düzeyinde olduğunu belirterek, bunun söz konusu fonların varlıksız olduğu anlamına gelmediğini vurguladı.
Tasfiye sürecine ilişkin de konuşan Şimşek, “Tasfiye süreci borsayı baskı altına alacak çerçevede olmayacak.” dedi. Şimşek ayrıca fonlarda yoğunlaşma oluştuğunu kabul ederek, “Burada bir yoğunlaşma oluşmuş, bunun bulaşıcı olmaması için piyasanın tamamına dün çok güçlü tedbirler devreye alındı.” ifadelerini kullandı.
Şimşek’in açıklamasındaki en önemli yeni bilgi, fon piyasasındaki risklerin ekonomi yönetiminin gündemine 2025’in sonunda girmiş olması. Buna karşın 131 fonun tasfiyesine kadar uzanan süreç 2026’nın eylül ayında ortaya çıktı. Açıklama aynı zamanda ekonomi yönetiminin mevcut tabloyu sistemik bir kriz olarak değil, belirli fonlarda yoğunlaşan kredi ve likidite problemi olarak değerlendirdiğini gösteriyor.
Mehmet Şimşek’in açıklamasının önemli bölümleri şöyle:
- Dün Finansal İstikrar Komitesi toplandı. Net bir şekilde, bütün ekonomi otoriteleri bir aradaydık. Bu kurullar piyasalarda sistemik risk oluşmasını engellemeye yönelik sürekli şekilde istişari bir kurul, orada gereken tedbirlerin alınmasına yönelik kararlar alınıyor. Özetle, piyasalarda dün itibarıyla yaşananlar esas itibarıyla sınırlı sayıda fonlardaki kredi ve likidite problemi. Genele yayılmış sistemik risk söz konusu değil. Borsa ve fon piyasasında yapısal bir sorun yok.
- Serbest fon dediğimiz alan tüm dünyada nispeten serbest bir alan. Nitelikli yatırımcıların yatırım yaptığı bir alan. Dışarıda bunlara hedge fon diyebiliriz. Oradaki regülasyon daha gevşek. 2019 yılından itibaren TEFAS’ta işlem görmeye başlayınca bu alan büyüyor. Sınırlı sayıdaki fondan bahsediyoruz. 2038 fon var Türkiye’de, bunların 131’inden bahsediyoruz.
- Sistemik risk yok. 2025’in sonlarında Finansal İstikrar Komitesinde burada bir sorun olabileceği kaygısıyla konunun çalışılmasını, gerekli düzenleme ve tedbirlerin alınmasını istemişiz. SPK da bugün süreci detaylı şekilde açıkladı. hatta şunu söyleyebilirim, serbest fon alanını dünyadaki uygulamalarına göre çok katı kurallara bağlayan fon rehberi Ağustos sonunda açıklandı. Bazı konularda geçiş süreçleri var, piyasanın uyum sağlaması için. Teminat yapısı güçlendirildi. Teminata ilişkin kaygıları giderecek adımları attık.
- 2024 yılında genel olarak para piyasası fonlarına dedik ki, sıfır risk olarak görülen hazine kağıtlarına sokmak zorundasınız. O düzenleme bugün işe yarayacak. Serbest fonlar için de geçiş dönemi öngörüyoruz. Sınırlı sayıda fonda piyasa bozucu eylemler var, buna ilişkin gereken yapılmıştır. 7 portföy yönetim şirketinin işlettiği 131 fon SPK tarafından tasfiye sürecine konuldu. SPK tasfiyeye ilişkin kapsamlı yol haritasını ortaya koydu.
- Fon piyasasının yüzde 90’ı sağlıklı işlemeye devam etmiş. Buradaki sorun sistemik değil derken, fonların tamamına bakarsanız fon birikimi olarak bakarsanız yüzde 10-11 civarında bir rakam. Bu da şu demek değildir, buradaki fonların hiçbir varlığı yok demek değildir. SPK tasfiye sürecini ilkelere göre yapacak. Tasfiye süreci borsayı baskı altına alacak çerçevede olmayacak. Nitelikli yatırımcı olmasalar dahi, aslında bu atılan adımlar onların haklarını korumaya yöneliktir. Burada bir yoğunlaşma oluşmuş, bunun bulaşıcı olmaması için piyasanın tamamına dün çok güçlü tedbirler devreye alındı, süreç sağlıklı şekilde işleyecek.
Ne olmuştu?
SPK’nın 28 Ağustos’ta yatırım fonlarına yönelik yoğunlaşma sınırlarını sıkılaştırmasının ardından bazı fonlarda portföylerin yeni kurallara uyarlanması ve yatırımcı çıkışları likidite baskısını artırdı. 15 Eylül’de Pusula Portföy, bazı fonlarında yatırımcıların katılma payı iade ödemelerinin zamanında yapılamadığını ve temerrüt oluştuğunu açıkladı.
16 Eylül’de Borsa İstanbul’da satışlar hızlandı; BIST 100 endeksi günü yüzde 5,54 kayıpla tamamladı ve devre kesici çalıştı. Ardından Finansal İstikrar Komitesi, sorunun sınırlı sayıdaki fonlarda yaşanan kredi ve likidite problemlerinden kaynaklandığını açıkladı. Merkez Bankası likidite imkanlarını artırırken SPK, 7 portföy yönetim şirketinin TEFAS’taki fonlarını alım-satıma kapattı ve 130’dan fazla fon için tasfiye süreci başlattı.
Süreç daha sonra adli soruşturmaya da taşındı. Fon ve pay piyasalarındaki işlemler nedeniyle bazı yöneticiler hakkında tutuklama, yurt dışına çıkış yasağı ve mal varlığı tedbirleri uygulanırken, ekonomi yönetimi sorunun sistemik değil, belirli fonlarda yoğunlaşan bir likidite ve kredi problemi olduğunu açıkladı.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

