Dünyada en fazla can kaybına yol açan tıp sorunlarının başında gelen kalp krizleri ve inmeler, çoğunlukla damarlarda biriken yağlı plakların (ateroskleroz) kan akışını sessizce tıkamasıyla gelişiyor. Semptom vermeden ilerleyen bu tabloyu erkenden teşhis etmek isteyen bilim insanları, göz çevresinde oluşan belirteçleri mercek altına aldı.
Atherosclerosis dergisinde yayımlanan ve Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacılarından Negin Yavari liderliğinde yürütülen çalışma, tıp literatüründe “ksantelazma” olarak adlandırılan göz kapağı lekelerinin kardiyovasküler hastalıklar açısından kritik bir uyarı sinyali olduğunu belgeledi.
35 BİN KİŞİ İNCELENDİ: KALP KRİZİ VE İNME RİSKİ KATLANIYOR
Bağışıklık hücrelerinin kolesterol ve yağlarla dolması sonucu göz kapağı çevresinde oluşan soluk sarı renkli kabartıları inceleyen araştırmacılar, ksantelazma tanısı konmuş 17 bin 925 hasta ile aynı sayıda sağlıklı kontrol grubunun verilerini 10 yıl boyunca takip etti.
Elde edilen veriler, göz kapağında sarı leke bulunan kişilerin ilk yıl içinde kalp krizi geçirme oranının kontrol grubuna kıyasla yaklaşık 3 kat (%1’e karşılık %0,35), inme geçirme oranının 3 kat (%0,95’e karşılık %0,30) ve geçici iskemik atak (mini inme) yaşama riskinin ise 3 kattan fazla (%0,60’a karşılık %0,19) olduğunu gösterdi.
KOLESTEROL SEVİYESİ NORMAL OLANLARDA DA RİSK YÜKSEK
Söz konusu risk farkının 5 ve 10 yıllık uzun vadeli takip süreçlerinde de yüksek seyrettiği belirlendi. Araştırmadaki en dikkat çekici bulgulardan biri ise kanında kolesterol seviyesi normal çıkan ksantelazma hastalarında da kardiyovasküler olayların benzer oranlarda yüksek seyretmesi oldu.
Uzmanlar, durumun yalnızca kandaki yağ oranıyla açıklanamayacağını, vücuttaki sistemik damar sertliği ve hücresel yağ birikiminin doğrudan bir yansıması olduğunu ifade ediyor.
“KOZMETİK SORUN” DEYİP GEÇMEYİN: ERKEN TARAMA HAYAT KURTARIYOR
Ksantelazma lekelerinin kendi başlarına doğrudan bir kalp krizine yol açmadığını belirten araştırmacılar, buna karşın söz konusu belirtinin doktorlar tarafından kolayca fark edilebilir olmasının büyük bir avantaj sağladığını vurguluyor.
Hastaların çoğunlukla cilt doktorlarına kozmetik kaygılarla başvurduğu, ancak arka planda teşhis edilmemiş ağır kardiyovasküler risk faktörleri taşıyabileceği kaydedildi. Birincil bakım hekimlerinin göz çevresinde sarı leke tespit edilen hastaları derhal kalp sağlığı taramasına yönlendirmesi, yaşam tarzı değişiklikleri ve tansiyon/kolesterol tedavileriyle potansiyel inme ve kalp krizlerinin önüne geçebileceği bildiriliyor.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

