İktidarın yayın organlarından Hürriyet gazetesinin yazarı Abdulkadir Selvi, Ankara’da seçimlerin Kasım 2027 veya Mart 2028’de yapılmasının konuşulduğunu yazdı. Selvi, seçim mevzuatında değişiklik yapılmadan mevcut sistemle sandığa gidileceğini düşündüğünü belirtti. Seçimin siyasi dengelerinde CHP ile YENİ Parti arasındaki rekabetin ve DEM Parti’nin cumhurbaşkanı adayı çıkarıp çıkarmamasının belirleyici olacağını savundu. Muhalefetin adaylığı için ise Mansur Yavaş ve Özgür Özel’i öne çıkardı.
Peki bu tarihlerin bir anlamı var mı?
Takvim olarak hiç bir anlamı yok; zira normal takvime göre Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçiminin olağan tarihi 7 Mayıs 2028 Pazar. Son birlikte seçim 14 Mayıs 2023’te yapıldı; kanuna göre görev süresinin dolmasından önceki son pazar günü oy verme günü olduğu için tarih 7 Mayıs 2028’e geliyor. Dolayısıyla Selvi’nin yazdığı Kasım 2027 seçeneği yaklaşık 6 ay erken seçim anlamına geliyor. Mart 2028 ise olağan tarihten yaklaşık 1,5-2 ay önce sandığa gidilmesi demek. Bunun pratikte hiçbir anlamı yok!
Burada önemli olan şu; TBMM seçimlerin yenilenmesine karar verirse, Erdoğan’ın mevcut anayasal düzen altında bir kez daha aday olabilmesinin yolu açılıyor. Aslında normal şartlarda Erdoğan TBMM karar alsa bile aday olamaz zira 3. kez seçildi ancak AKP’liler ilk seçimi önceki sistemde yapıldığı için saymıyor. Kanunun etrafından dolanıyorlar yani… YSK da AKP’lilerin kararına uydu ve son seçimi ikinci seçim olarak kabul etti! Bu nedenle 2028’e çok yakın bir tarihte alınacak “seçimlerin yenilenmesi” kararı, takvimden daha önemli bir hukuki sonuç doğuracak…
Kısacası her şey Erdoğan’ın yeniden aday olması ve iktidarını sürdürebilmesi için kurgulanıyor…
Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, seçim tarihine ilişkin Ankara kulislerinde iki farklı takvimin konuşulduğunu yazdı. “Seçimin ucu gözüktü” başlıklı yazısında Selvi, sandığın Kasım 2027’de veya Mart 2028’de kurulabileceğini öne sürdü. Selvi şu ifadeyi kullandı: “Seçimlerin 2027 yılının kasım ayında ya da 2028’in mart ayında yapılması konuşuluyor.”
Seçim yasalarında yapılan değişikliklerin yürürlüğe girdikten sonraki bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanamaması nedeniyle takvimin önem taşıdığına dikkat çeken Selvi, Kasım 2027 seçeneği için düzenlemelerin en geç Ekim 2026’da, Mart 2028 seçeneği için ise en geç Şubat 2027’de yapılması gerektiğini belirtti. Ancak Selvi, seçim sisteminde değişiklik beklemediğini ifade ederek, “Ben seçimlere mevcut sistemle gidileceğini düşünüyorum” dedi.
CHP-YENİ Parti rekabetini işaret etti
Abdulkadir Selvi, seçim tarihi yaklaştıkça ittifak ve adaylık pazarlıklarının da hızlanacağını savundu. Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 50+1 şartının siyasi partileri yeni işbirliklerine yönelteceğini belirten Selvi, özellikle muhalefet cephesindeki rekabete dikkat çekti: “Seçim yaklaştıkça ne pazarlıklar dönecek, hayret ederek izleyeceğiz. Siyasi mücadele sertleşecek. Seçimin kaderini CHP ile Yeni Parti arasındaki mücadele ve DEM Parti’nin cumhurbaşkanı adayı çıkarıp, çıkarmaması belirleyecek.”
DEM Parti’nin kararı kritik görülüyor
Selvi’ye göre seçim denkleminin önemli başlıklarından biri de DEM Parti’nin kendi cumhurbaşkanı adayını çıkarıp çıkarmayacağı olacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylığı konusunda iktidar cephesinde bir tartışma bulunmadığını ileri süren Selvi, muhalefetin adayının ise henüz netleşmediğini yazdı. Muhalefette ortak aday tartışmalarının seçim yaklaştıkça yoğunlaşacağını belirten Selvi, mevcut tabloda Mansur Yavaş ile YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in “favori olarak gözüktüğünü” ifade etti. Selvi’nin aktardığı Kasım 2027 ve Mart 2028 tarihleri resmî bir seçim kararı değil; Ankara kulislerinde konuşulduğu belirtilen iki ayrı senaryo niteliğinde.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

