Site icon Serbest Görüş

György Palfi’nin yönettiği dramatik komedi ‘Tavuk’ gösterimde: Annelik içgüdüsü


Hukkle (2002), Taxidermia (2006) filmleriyle Macaristan’ın Oscar adayı olan Gygöry Palfi, Tavuk (2026) adlı dramatik komedisinde bir tavuğun gözünden insan dünyasının acımasızlığını, Avrupa’ya göçmen krizini, tavuk endüstrisi kompleksinin vahşetini betimler.

Filmin açılış sekansı çok etkileyicidir: Yakın plan yumurta yumurtlayan bir tavuk görürüz, ardından kayan zincirde yumurtalar dizilir, tavuklar ayrıştırılır, civcivler seçilerek ayrıştırılır, tavuklar kesime götürülmek üzere kamyona yüklenir. Şoför, patronu siyah tavuk istemediği için tavuğu arabasına alır.

Benzin istasyonunda tavuk kaçar, ilk kez doğaya karışır. Protesto yürüyüşleri, darı kamyonlu, kuşlu, tilkili riskli, tehlikeli bir yolculuktan sonra bir köpek onu yakalayıp 10 yıldır kapalı olan sahil lokantası Panorama’ya getirir. Tavernanın yaşlı sahibi Yorgos tavuğu iyileştirip onu yaşlı horozların kümesine koyar. Tavuğun düşü bir aile kurmaktır, kümesteki delikten kaçıp evin mutfağına girince yumurtalarının kırıldığını görür, çok rahatsız olur.

Yorgos’un kızının sevgilisi karanlık işler çevirir, içki-sigara kaçakçılığı yapar, mekânı yerel suçluların yardımıyla gelen kaçak göçmenler için geçiş noktası olarak kullanır.

ÖZGÜN ANLATIM 

Bu özel film için yönetmen arkadaşı hayvan eğitmeni Arpad Halasz’dan yardım ister.

Sekiz tavuk çekimden aylar önce eğitmenle çalışmaya başlarlar. Tavuğun bakış açısıyla anlatılan sahnelerde yapay zekâ, dijital efekt kullanılmadı. Palfi, tavuklar ve insanlar arasında canlı bir bağlantının önemine, gerçek, yaşayan bir varlıkla olan ilişkiye değer veren yaratıcı bir yönetmendir. Çekimler tavukların göz hizasının biraz altında yapıldı, periskop lensler kullanıldı. Kameranın hayvan dünyasına yakınlığı filme özgün bir görsel dil kazandırır.

Bazı anlarda Palfi, Ravel’in Bolero’su eşliğinde eğlenceli sahnelerle izleyiciyi rahatlatır.

Görüntü yönetmeni Yorgos Karvelas’ın başarılı kadrajları, zengin renk paleti, dinamik kamera hareketleri filmin atmosferini güçlendirir. Sette gerilim olduğu anda tavuklar hassas bir tepki verdiler, pozitif ortamda her şey tıkır tıkır işledi, tavuklar en iyi performanslarını sundular.

Tavuğun köpekle, tilkiyle olan sahneleri ayrı çekildi, bu sahnelerde dijital efekt kullanıldı.

Tavukların Avrupa Birliği’nden ayrılmalarına izin verilmediği için tavuklar İtalya’dan feribotla Yunanistan’a getirildi. Siyah tavuk insanlar, hayvanlarla ilgili tüm olayları izler. İnsanların dünyası hayvanların dünyasından daha acımasızdır. Sonunda tavuğun civcivleri olur, içlerinden içlerinden biri de siyahtır. Tavuk çok mutludur, geniş ailesiyle artık özgürdür.

SIĞINMACILARIN SÖMÜRÜSÜ 

Film tavuğun yolculuğuyla birlikte karmaşık politikaları, sosyopolitik değişimleri, kötü aile ilişkilerini, vahşi kapitalizmi, dünyadaki adaletsizliği anlatır. Ya bizler insanların dünyasını siyah tavuğun gördüğü kadar görüyorsak? Bizler karton kutudaki tavuktan daha mı fazlayız? Hiç sanmıyorum. Yönetmen tavukların meta olarak ele alınması, sığınmacıların sömürülmesi, hayatlarını yitirmesi arasında rahatsız edici bir paralellik kurar.

“Siyasi nedenlerden ötürü Macaristan’da film çekemiyordum. Evrensel bir tema arıyordum. Çocukluğumdan beri tavuklarla güçlü bir bağım var. Hayat arkadaşım Zsofica Ruttkay’la birlikte senaryoyu yazdık. Şimdi politik değişimden ötürü umutluyum. Çok komik, karanlık bir trajik komedim var, başrolde bir köpek olacak, Faust tarzı bir hikâye” diyen yönetmen Tavuk’un yapımı için üç yıl uğraştı.

Szandi, Eszti, Enci, Feri, Enikö, Eti, Anett, Nora adlı tavuklarla birlikte filmde Yannis Kokiasmenos, Maria Diakopanagioti, Argyris Pantazarras Andonis Kafetzopoulos oynuyor.

***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version