Hürmüz Boğazı’nda tam kapanma ilanı olmasa da tanker trafiği ve petrol akışına ilişkin belirsizlik derinleşti. ABD’nin İran’a ait 5 petrol tankerini vurmasının ardından İran’ın ABD hedeflerine ve Hürmüz çevresindeki gemilere saldırdığı bildirildi. Brent petrol, artan arz güvenliği endişesiyle 100 dolar sınırına yaklaştı. Piyasa, artık sadece fiili akışı değil, Hürmüz’den geçen petrolün ne kadarının izlenebilir olduğunu da fiyatlıyor.
Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri. Buradaki her saldırı, kısıtlama ya da veri belirsizliği petrol fiyatı, navlun, sigorta ve enerji ithalat faturası üzerinden küresel ekonomiye yansıyor. Türkiye gibi enerji ithalatına bağımlı ülkeler açısından Brent’in yeniden 100 dolar sınırına yaklaşması, akaryakıt maliyetleri, cari açık ve enflasyon beklentileri üzerinde baskının artabileceği anlamına geliyor. Fiyatlar bir süre önce savaş öncesi seviyelere (72 dolar civarına) dönmüş görünüyordu; ancak Hürmüz’de güvenlik ve şeffaflık sağlanmadan petrolde kalıcı rahatlamadan söz etmek zor. Bugün Hürmüz “tamamen kapalı” değil; fakat güvenli, düzenli ve ölçülebilir akış sorunu büyümüş durumda. Brent de bu belirsizliği fiyatlayarak yeniden 99-100 dolar bandına yaklaşmış görünüyor.
Hürmüz Boğazı yeniden küresel petrol piyasasının ana gündemine yerleşti. Uluslararası ajanslara göre ABD ile İran arasında eylül başından bu yana tırmanan saldırılar, boğazdaki enerji taşımacılığına ilişkin belirsizliği büyüttü. AP’nin aktardığına göre ABD ordusu, İran’ın bir ABD savaş gemisine yönelik füze saldırılarının ardından İran’a ait 5 petrol tankerini imha ettiğini duyurdu. İran ise buna karşılık Ürdün’deki ABD bağlantılı hedefleri ve Hürmüz çevresindeki bazı gemileri hedef aldı.
Reuters, bu gelişmelerin petrol fiyatlarını yeniden yukarı taşıdığını yazdı. Brent petrol bugün 100 dolar sınırına yaklaşırken, fiyatlar temmuz sonundan bu yana en yüksek seviyelerine çıktı. Brent’in geçen hafta başından bu yana güçlü biçimde yükselmesi, Hürmüz kaynaklı arz endişesinin piyasaya yeniden döndüğünü gösteriyor. Ancak bugünkü krizi önceki dönemlerden ayıran önemli bir nokta var. Hürmüz’de mesele yalnızca gemilerin geçip geçmediği değil; ne kadar petrolün gerçekten geçtiğinin sağlıklı biçimde ölçülememesi. Reuters’ın analizine göre tankerlerin takip sistemlerini kapatması ve “karanlık geçişlerin” artması, petrol akışına ilişkin verileri belirsiz hale getirdi.
Düzenli bir akış yok!
Bu nedenle boğazın durumu için tek cümlelik kesin bir tablo çizmek zor. Hürmüz tamamen kapanmış görünmüyor; ancak akış savaş öncesi dönemdeki gibi şeffaf, düzenli ve güvenli değil. ABD yetkilileri ağustos sonunda boğazdan geçen petrol miktarının 17 milyon varili aştığını savunurken, Kpler verileri çok daha düşük bir akışa işaret ediyor. Piyasa açısından kritik sorun da burada başlıyor. Normal koşullarda Hürmüz’den günde yaklaşık 20 milyon varil petrol geçiyordu. Bugün ise hem fiili akış hem de bu akışın güvenilir biçimde ölçülmesi tartışmalı hale geldi. Bu tablo, petrol fiyatlarında kalıcı bir risk unsuru yaratıyor.
Brent petrol daha önce savaş öncesi seviyelere yaklaşarak 72 dolar bandına kadar gerilemişti. Ancak son saldırılar, tankerlerin hedef alınması ve Hürmüz’de görünürlüğün azalması fiyatları yeniden yukarı taşıdı. Bugün 100 dolar sınırına yaklaşan Brent, enerji piyasasında tam normalleşmeden hâlâ uzak olunduğunu gösteriyor.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

