Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Cumhurbaşkanına hakaret” soruşturması kapsamında Ankara Adliyesi’nde şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Yaklaşık 40 dakika süren işlemin ardından konuşan Davutoğlu, bir başbakanın düşüncelerini ve eleştirilerini dile getirdiği için şüpheli sıfatıyla adliyeye çağrılmasını “Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk” olarak nitelendirdi. SÖzlerinin arkasında olduğunu anlatan Davutoğlu, “11 Eylül 2021 tarihinde yaptığım o konuşma da bir provokatörün sorusu üzerine dosdoğru olmanın bir gereğiydi. O sözlerimin arkasındayım.” dedi.
Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından TCK’nin 299/1. maddesi kapsamında yürütülen “Cumhurbaşkanına hakaret” soruşturmasında ifade verdi. Davutoğlu’na adliyede DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen de eşlik etti.
İfade işlemlerinin ardından Davutoğlu şu açıklamayı yaptı:
- Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak yargıya duyduğum saygı, adalet idealine duyduğum hürmet dolayısıyla biraz önce benden talep edilen ifadeyi verdim. Her şeyden önce bütün bu süreçte desteğini esirgemeyen ve bugün de yanımda olan genel başkanlarımıza; Türkiye’nin her köşesinden, yurt dışından destek beyan eden bütün adalet, hukuk sevdalılarına teşekkür ediyorum.
- Tabii bu, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan, düşüncesini ifade ettiği, eleştirilerini dile getirdiği için şüpheli sıfatıyla adliyeye çağrıldı. Bunun herkes tarafından bilinmesini isterim. Ben yargıya duyduğum saygı gereği, hiç kimsenin de yargının üzerinde olmadığı inancıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ifademi verdim.
- Ama bu ülkeye dışişleri bakanı, başbakan olarak hizmet etmiş bir devlet adamı olarak da ilk kez böyle bir uygulamanın devletin üst katında yaşanmış olmasını da hüzünle karşılıyorum.
- Soruşturmanın açıldığı ilk günden itibaren ulusal ve uluslararası basından çok sayıda görüşme talebi geldi. Geçmişte birlikte çalıştığım muhataplarımdan görüşme ve ne olup bittiğiyle ilgili sorular geldi. Bunların hiçbirisine cevap vermedim, hiçbir demeç vermedim. Ve hatta cuma günü son derece önemli bir kuruluşta eski devlet yetkililerinin, siyasilerin ve akademisyenlerin olduğu bir oturumda konuşmam vardı, onu da iptal ettim.
- Çünkü kendi ülkemi, ülkemin yargısını bir olumsuz algıyla anılmasını asla istemedim. Böyle bir durumu savunmak bile bana zül olur. Hâlâ çok sayıda telefon alıyorum ve bu telefonlara da verdiğim. Kimisine cevap vermiyorum, kimisine verdiğimde de ülkemin yurt dışında olumsuz bir algıyla anılmamasına özen gösteriyorum.
- Şimdi uzun bir açıklama yapacak değilim. Avukatım Sayın Hasan Seymen baştan itibaren süreci takip ettiği için sizlere bütün teknik detayı o verecek. Bundan sonra da ulusal basınımızın temsilcileri, çoğu da telefonla aradı, hiçbirisinin telefonuna dönmedim. Açık yüreklilikle söylüyorum; bundan sonra da ulusal ve uluslararası basının görüşmelerine asla olumlu bir yanıt vermeyeceğim. Çünkü bu benim şahsi itibarım değil, ülkemin itibarı.
- Siyasetten çekilme kararı almıştım. Bundan sonra da aynı ilke çerçevesinde ama inandığım doğrular çerçevesinde görüşlerimi beyan etmeye devam edeceğim. Benim hayatımı yönlendiren en önemli ilke ‘Emrolunduğun gibi dosdoğru ol’ ilahi kelamının kendisidir.
- Akademik hayatta ders verirken, kitap yazarken; büyükelçi olarak devletimi temsil ederken; Dışişleri Bakanı olarak Türkiye’nin menfaatlerini gözetirken ve Başbakan olarak ülkede şeffaflığı, hukuk devletini savunup terörle mücadelenin en sert şartlarında görevimi yaparken hep bu ilkeyle davrandım. Dosdoğru, emrolunduğum gibi dosdoğru olmaya çalıştım, buna milletim şahittir.
- 11 Eylül 2021 tarihinde yaptığım o konuşma da bir provokatörün sorusu üzerine dosdoğru olmanın bir gereğiydi. O sözlerimin arkasındayım. Buradan milletime söz veriyorum: Bundan sonra da Rabbim ve milletim adına dosdoğru olmaya devam edeceğim. Soru almayacağım. İlkesel bir şey söyledim, bu konuda hiçbir soruya cevap vermeyeceğim ülkenin itibarı adına.
Soruşturmanın, Davutoğlu’nun 11 Eylül 2021’de Bingöl’de yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik kullandığı sözler nedeniyle başlatıldığı bildirildi. Davutoğlu o konuşmada, “Milyarlarına milyar kattılar, haram lokma yediler, çevrelerini zengin ettiler. Damadını bakan yaptı, akrabalarını zengin etti, 5 müteahhide Türkiye’yi peşkeş çekti” ifadelerini kullanmıştı.
ÖNCEKİ YAZITren biletlerinde yeni dönem; boş yer olunca yolcuya bildirim gidecek
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

