Astrofizik ve uzay bilimleri dünyasında, galaksimizin derinliklerinde yer alan ekstrem cisimlerin incelenmesinde tarihi bir eşik geride bırakıldı. Hollanda ASTRON, JIVE ve Amsterdam Üniversitesi araştırmacıları liderliğindeki uluslararası ekip, Samanyolu Galaksisi bünyesinde ilk kez bir “mikroblazar” saptadı.
Saygın bilim dergisi Astronomy & Astrophysics tarafından yayımlanmak üzere kabul edilen ve arXiv platformunda kamuoyuna sunulan çalışmaya göre, “IRAS 18293−0941” adı verilen sistem, devasa boyuttaki blazarların galaksimizdeki minyatür bir kopyasını sunuyor.
GÜNEŞ’TEN 10 KAT BÜYÜK KARA DELİK YOLDAŞ YILDIZINI EMİYOR
Dünya’ya yaklaşık 12 bin ışık yılı mesafede yer alan sistem, Güneş’in 1,4 katı değil, tam 10 katı kütleye sahip yıldızsal bir kara delik ile onun etrafında her 11 günde bir dönen bir yoldaş yıldızdan oluşuyor.
Kendi etrafındaki yıldızdan sürekli madde çeken kara delik, bu materyali birikim diskine topladıktan sonra devasa bir enerjiyle uzaya püskürtüyor. Zıt yönlere fırlatılan iki yüksek enerjili jetten birinin doğrudan Dünya’ya hizalanmış olması, gökbilimcilere uzak galaksilerdeki süper kütleli kara deliklerin fiziğini yakından inceleme şansı veriyor.
CERN’DEKİ BÜYÜK HADRON ÇARPIŞTIRICISI’NDAN 100 KAT DAHA GÜÇLÜ
Elde edilen radyo, X-ışını ve gama verileri, kara delikten çıkan jetin yıldızlararası ortamdaki yoğun bir gaz bulutuna çarptığını belgeledi. Bu çarpışma sonucunda parçacıklar, İsviçre’deki CERN tesislerinde yer alan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın (LHC) ulaşabildiği maksimum enerjiden 100 kat daha yüksek seviyelere ulaştı.
Işık hızına son derece yakın hareket eden bu parçacıkların, Samanyolu Galaksisi içindeki en hızlı ve en yüksek enerjili parçacıklar olabileceği değerlendiriliyor.
FARKLI DALGA BOYLARINDAKİ TELESKOPLARIN ORTAK BAŞARISI
İlk kez 1983 yılında kızılötesi uzay teleskobu IRAS tarafından fark edilen ancak yapısı çözülemeyen cisim; optik, radyo ve X-ışını teleskoplarının eş zamanlı taranmasıyla netleştirildi.
ASTRON ve JIVE bünyesinde görev yapan Dr. Benito Marcote ve Amsterdam Üniversitesi’nden Jakob van den Eijnden, bu keşfin çoklu dalga boylu uluslararası teleskop iş birliklerinin bir zaferi olduğunu belirterek, evrenin en ekstrem fiziğini laboratuvar ortamına ihtiyaç duymadan inceleme imkanı elde ettiklerini bildirdi.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

