DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, yeni anayasa tartışmalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Mevcut iktidarın yürürlükteki Anayasa’yı da uygulamadığını söyleyen Hatimoğulları, demokratik anayasa için önce “yol temizliği” yapılması gerektiğini belirtti. Gezi, Kobani davası ve kayyum uygulamalarını örnek gösteren Hatimoğulları, “Bu atmosferde yeni bir anayasa fiilen imkansız.” dedi. Hatimoğulları ayrıca çerçeve yasanın Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ı da kapsadığını söyledi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tüly Hatimoğulları, Halk TV’de katıldığı programda çerçeve yasa, çözüm süreci, YENİ Parti’nin oylamadaki tutumu ve yeni anayasa tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Hatimoğulları, yeni anayasa başlığında iktidara sert eleştiriler yöneltti. Mevcut iktidarın yürürlükteki Anayasa’yı da uygulamadığını söyleyen Hatimoğulları, demokratik bir anayasanın bu koşullarda hazırlanamayacağını belirtti. Hatimoğulları, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının uygulanması, Kobani ve Gezi davalarında tutuklu bulunanların haklarının teslim edilmesi, kayyum uygulamalarına son verilmesi gerektiğini ifade etti.
Hatimoğulları, yeni anayasa tartışmasına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Mevcut iktidar var olan Anayasa’yı da uygulamıyor. Kobane davasındaki bütün arkadaşlarımız AYM kararı çerçevesinde bırakılmalı. AİHM kararını uygulamıyor. Figen Yüksekdağ’ın, Demirtaş’ın ve arkadaşlarımızın tutuklu olması yasadışı. Demokratik bir anayasa olmaz. Şahsa uygun anayasa olmaz. Demokratik anayasaya ihtiyaç vardır. Ama gökten zembille inmez. Yol temizliği yapılmalı. Gezi tutukluları gibi AYM’den faydalanması gerekir. Kayyum anayasaya aykırı. Cumhur İttifakının kabul ettiği ve anayasaya aykırı bir yasa. Seçme ve seçilme hakkını ortadan kaldırır. Bu atmosferde yeni bir anayasa fiilen imkansız.”
YENİ Parti’nin tamamından evet beklerdik
Hatimoğulları, çerçeve yasa oylamasında “hayır” oyu verenlere de seslendi. Sürecin başında olunduğunu belirten Hatimoğulları, Türkiye’de siyasetin bazı ezberleri olduğunu ve bunların geride bırakılması gerektiğini söyledi. Hatimoğulları, YENİ Parti’nin tamamından “evet” oyu beklediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“YENİ Parti’nin içindeki ret oylarının bir kısmı bazı iktidara güvensizliklerden de olabilir. Bazıları da 100 yıllık zihniyeti devam ettirdikleri için de oy vermediler. Tamamından oy beklerdik ancak buradan bazı tartışmaları derinleştirmek de istemem. Süreç yeni başladı. Şayet her şey yolunda giderse bütün toplumsal dinamiklerin cesur davranması ve ezberlerini bozması gerekiyor. Bugün bir yandan iktidarla süreç devam ederken muhalefet ile gösterdiğimiz ortak çaba bir ezber bozmak değil midir? YENİ Parti’nin yaşadığı mağduriyeti biz her yerde dile getirdik. Sayın Ekrem İmamoğlu ile başlayan operasyonlar, hepsi üst üste geldi. Farkındayız. Bu mağduriyet için bile evet oyu verilmeliydi. Bu yasa AKP’nin değil. 100 yıllık ezberlerle yeni bir dönem kurulamaz. Sayın Özgür Özel’in desteğini biliyoruz. Hem kendisi hem 35 milletvekili oyunu kullandı. Teşekkürlerimizi sunuyorum.”
Hatimoğulları, çerçeve yasanın kapsamına ilişkin de “Yasa hayata geçirildiğinde herkesi kapsar. Bu yüzden Sayın Demirtaş’ı ve Yüksekdağ’ı da kapsıyor.” dedi.
Bu bir seçim anlaşması değildir
Sürecin seçim hesabı üzerinden okunmasına da yanıt veren Hatimoğulları, çerçeve yasayı herhangi bir siyasi partinin dar talebi olarak görmediklerini söyledi. Sürecin Kürt sorununun barışçıl yöntemle çözülmesi ve demokratikleşme meselesi olduğunu belirtti. Hatimoğulları şöyle konuştu: “Seçimde bir koza dönüştürülür mü? Bu toplumsal bir kaygı. Bu bir seçim anlaşması değildir. Bu Kürt sorununun barışçıl yöntemle çözülmesi sürecidir. Bu bir demokrasi meselesidir. Eşit yurttaşlık hakkı ve hukuku ile çözülür. İtirafçılık dayatan bir yasa değil. Dün ret oyunu hararetle savunan vekiller ‘Silah bırakıp Meclis’e gelmek istiyorlar.’ dediler. Bunun nesi kötü? Silah bırakması iyi değil mi?”
Hatimoğulları, sürecin toplumsal zemini konusunda da AKP’yi eleştirdi. İlk çözüm sürecinde akil insanlar heyetlerinin bulunduğunu hatırlatan Hatimoğulları, MHP’nin kendi tabanına anlatım yaptığını ancak AKP’nin benzer bir çalışma yürütmediğini söyledi. Hatimoğulları, çatışma sürecinin Türkiye’ye ağır ekonomik ve toplumsal maliyet yüklediğini belirterek, “3 trilyon dolar bu çatışmalara harcandı. Emekliye, işçiye, çiftçiye harcanabilirdi.” ifadelerini kullandı.
Türk kardeşlerim bu kaygılarla daha fazla yaşamayalım
Hatimoğulları, Türkiye’nin bölünmeyeceğini, halkların daha güçlü biçimde kenetleneceği bir dönemi zorladıklarını söyledi. Ana dil ve eşit yurttaşlık tartışmalarına ilişkin de mesaj veren Hatimoğulları, “Ana dil bölmez.” dedi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları şu ifadeleri kullandı: “Türkiye bölünmez, halkların çok daha güçlü kenetlendiği bir dönemi zorluyoruz. 72 milletten 86 milyon vatandaşımız eşit yaşasın. Hepimiz asli yurttaşlarıyız. Ana dil bölmez, müsterih olalım. Türk kardeşlerim bu kaygılarla daha fazla yaşamayalım.”
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

