Site icon Serbest Görüş

“Süreksiz Benlik” CerModern’de kimliğin değişen hâllerini buluşturdu


Kimlik dediğimiz şey gerçekten tamamlanabilir mi, yoksa yaşadığımız her karşılaşmayla biraz daha değişen, dağılan ve yeniden kurulan bir yapı mıdır?

CerModern’de sanatseverlerle buluşan “Liminal Aporia: Süreksiz Benlik” sergisi, bu sorulardan yola çıkıyor. Sergi, “Ben”i tekil ve değişmez bir varlık olarak görmek yerine, aynı bedende bir arada yaşayan farklı seslerin, çatışmaların ve hatıraların oluşturduğu hareketli bir alan olarak değerlendiriyor.

Devran Altınbay’ın küratörlüğünü üstlendiği serginin koordinatörlüğünü Nilsu Demirel yürütüyor. Küratöryal ekipte Buket Kunaç, Ali Can Kocayiğit ve Emre Talay yer alırken serginin görsel kimliği Doğa Çakmakçı’nın imzasını taşıyor.

Sergide Araf, Ali Can Kocayiğit, Beril Bayrakdar, Beste İleri, Ege Safi, Eylül Esmer, F. Nur Özkaya, Gülçin Geniş, Jan Cihan, Nilsu Demirel, Selin Koçak, Sude Tatar, Toprak Fırat, Türkan Öztekin, Yasemin Günhoş ve Zeynep Zahide Öztürk’ün çalışmaları yer alıyor.

Her katılımcı, benlik ve kimlik meselesine kendi deneyimi, belleği ve sanat dili içinden yaklaşıyor. Birbirinden farklı tekniklerle üretilen çalışmalar; beden, yüz, ses, aidiyet, hatırlama, unutma ve dönüşme kavramları çevresinde buluşuyor. Sergideki işler tek bir düşünceye bağlanmak yerine, birbirine yaklaşan ve kimi zaman birbiriyle çatışan farklı benlik hâllerini görünür kılıyor.

“Liminal Aporia: Süreksiz Benlik”, değişimi kimliğin karşısında duran bir tehdit olarak değil, varlığın kendi içinden doğan kaçınılmaz bir hareket olarak görüyor. Serginin kavramsal çerçevesinde kimlik, tamamlanmış bir bütünlük olmaktan çıkıyor; sürekli yer değiştiren ilişkiler içinde çoğalan, dağılan ve sınırlarını aşan geçici bir düğüm gibi beliriyor.

Bu ortak anlatının içinde her eser kendi kişisel alanını kuruyor. Genç sanatçılar bazen geçmişin izlerine, bazen bedenin taşıdığı belleğe, bazen de insanın kendisiyle kurduğu çelişkili ilişkiye bakıyor. Böylece sergi, ziyaretçiye hazır yanıtlar vermek yerine onu kendi benliğinin parçalarıyla karşı karşıya bırakıyor.

Sergide yer alan çalışmalardan biri de Eylül Esmer’in “Köklerine Sahip Çık” adlı projesi. Bilkent Üniversitesi İletişim ve Tasarım Bölümü bitirme projesi olarak üretilen çalışma, sanatçı Ardan Özmenoğlu’nun atölye yürütücülüğünde biçimlendi. Esmer, projenin gelişim sürecinde Özmenoğlu’nun desteğinin kendisi için önemli bir yeri olduğunu belirtiyor.

Trabzon, Eskişehir ve Muğla arasında geçen bir yaşamın izlerini taşıyan “Köklerine Sahip Çık”, tek bir hikâye anlatmaktan çok, parçalanmış bir hafızanın içinde dolaşmaya çağırıyor. Eski fotoğraflar, unutulmuş nesneler, baskılar ve hareketli görüntüler aracılığıyla geçmiş yeniden kurulurken bu kentler yalnızca birer coğrafya olarak değil, sanatçının belleğindeki duygu alanları olarak beliriyor.

“Pholl”, “Kılçık”, “Boyun Eğme”, “İnat”, “Battı Balık”, “Otur”, “Kapıyı Çal”, “Denizde Balık Çok”, “DÖN” ve “EV” adlı on parçadan oluşan projede serigrafi baskı, kâğıt üzerine karışık teknik ve kare kare animasyon bir arada kullanılıyor. Tekrar eden imgeler; aidiyetin, kopuşların ve geri dönüşlerin taşıyıcısına dönüşüyor.

CerModern’deki serginin ardından “Köklerine Sahip Çık”, Bilkent Üniversitesinin desteğiyle uluslararası bir grafik sergisine seçildi. Avustralya’nın Perth kentinde başlayacak gezici sergi, farklı durakların ardından Çin’de sona erecek.

Böylece Trabzon, Eskişehir ve Muğla arasında biriken kişisel anılar, Ankara’dan Perth’e, oradan Çin’e uzanacak. Eylül Esmer’in bir bitirme projesi olarak başladığı “Köklerine Sahip Çık”, köklerini arayan kişisel bir anlatıdan çıkarak farklı coğrafyalarda yeni izleyicilerle buluşan bir bellek yolculuğuna dönüşecek.

“Liminal Aporia: Süreksiz Benlik” sergisi, 30 Ağustos’a kadar CerModern’de görülebilir.

***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version