Site icon Serbest Görüş

Mesut Çiftci’den yeni bir polisiye: ‘Duvara Koşanlar’


Bir balıkçı heykeli, gece yarısı işlenen esrarengiz bir cinayet ve olay yerinde bulunan yedi kişi… Mesut Çiftci’nin “Duvara Koşanlar” adlı yeni romanı, okuru Duvar Mahallesi’nin karanlık sokaklarında sıra dışı bir soruşturmanın içine çekiyor. Daha önce Yaşanmamış Hayata Veda ve Bıçak Islığı adlı kitaplarına imza atan yazar, polisiye türündeki yeni çalışması  “Duvara Koşanlar” ile okuru selamlıyor.

YEDİ KİŞİ, BİR CİNAYET VE BİR HEYKEL

Narsist Kitap tarafından yayımlanan Duvara Koşanlar, 160 sayfalık bir polisiye roman. Hikâye, Duvar Mahallesi’nde yaşayan ve yazarın “Bazı insanları yaşatan nefes, kötülüktür” diye nitelediği, kötülüğü adeta yaşamının bir parçası haline gelmiş Sansar karakterinin öldürülmesiyle başlıyor.

Sansar’ın cesedi gece yarısı bir balıkçı heykelinin dibinde bulunuyor. Heykelin elindeki demirin maktulün sırtına saplanmış olması, soruşturmayı daha ilk anda sıra dışı bir noktaya taşıyor. Üstelik cesedin başında bulunan yedi kişi, olayın göründüğü kadar basit olmadığını ortaya koyuyor.

Başkomiser Ferman, cinayetin gerçek failini bulmak için bu yedi kişinin yaşamlarına ve geçmişlerine uzanmak zorunda kalıyor. Her birinin sakladığı sır, soruşturmanın farklı bir kapısını aralarken, Ferman’ın karşısına cinayetten daha büyük bir gizem çıkıyor: Sırlarla dolu balıkçı heykeli Duvar Mahallesi’ne nasıl geldi?

POLİSİYE ÜZERİNDEN İNSAN RUHUNA BAKIŞ

Duvara Koşanlar, yalnızca “katil kim?” sorusunun peşinden giden bir polisiye değil. Mesut Çiftci, cinayet soruşturmasını karakterlerin geçmişleri ve insan doğasının karanlık yönleriyle iç içe geçiriyor. Suç, kötülük, tesadüf, vicdan ve insan davranışları romanın temel soruları arasında yer alıyor.

Çiftci’nin yarattığı karakterler aracılığıyla kurduğu atmosfer, okuru Duvar Mahallesi’nin dünyasına taşırken, gerçek ile görünen arasındaki mesafeyi de giderek açıyor.

Roman, bir cinayetin ardındaki gerçeği ararken okuru aynı zamanda insanın karanlık tarafıyla yüzleştiriyor. Başkomiser Ferman’ın soruşturması ilerledikçe, başlangıçta imkânsız görünen bir cinayetin ardındaki sırlar birer birer ortaya çıkıyor. Ve geriye tek bir soru kalıyor: Sansar’ı gerçekten balıkçı heykeli mi öldürdü, yoksa katil yedi kişinin arasından mı çıkacak?

***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version