İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın geleneksel yaz oyunları yaklaşık 80 yıl sonra da devam ediyor. Her yaştan İstanbul seyircisini Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde ağırlayacağı Açık Hava Yaz Oyunları, “Haramiler” oyunuyla başlıyor.
Musahipzade Celal’in yazdığı, Engin Alkan’ın uyarlayıp yönettiği “Haramiler” adlı yeni müzikal oyun 25 Ağustos’ta saat 21.00’de Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda sahnelenecek. Tüm bu geleneksel süreci İBBŞT Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever ile konuştuk.
Ayşegül İşsever.
USTALARIMIZ HEP BU SAHNEDEYDİ
– Harbiye Açık Hava’da geleneksel tiyatro heyecanı başlıyor, bu uzun ve anılarla dolu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Harbiye Açık Hava Tiyatrosu, İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun tarihinde önemli bir yer tutuyor. Bu mekânın hafızası, ustalarımızdan başlayarak bizlere ve daha genç kuşak oyuncularımıza kadar, her zaman canlı olmuştur. Genç oyuncularımız, ustalarımızı bu sahnede seyretti. Ustalarımız, bu sahnede İstanbul seyircisi ile buluşmayı her zaman önemsedi. Bunu onların anlatımından biliyoruz. Üstelik bu mekân, 1947 yılında bir tiyatro oyunuyla açılıyor. Ustamız Muhsin Ertuğrul’un yönettiği ve başrolünü oynadığı Shakespeare’in Kral Oidipus oyunuyla bu sahne İstanbullularla buluşuyor. Artan seyirci ihtiyacını karşılamak amacıyla, ülkemizde çokça bulunan amfi tiyatro mimari geleneğini yaşatan bir açık hava sahnesi olarak planlanıyor. O dönem için baktığımızda büyük ve öncü bir vizyon. Ve İstanbul Şehir Tiyatroları sahnesi olarak teslim ediliyor.
Bugün 79 yılı geride bırakmış bir mimari ve kültürel mirastan bahsediyoruz. Biliyorsunuz bizim atölyelerimiz Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda bulunuyor. Biz bütün dekor, kostüm, aksesuvar gibi oyun malzemelerimizi kendimiz, kendi ustalarımızın emeğiyle yapıyoruz. Ve bu atölyelerimiz, bu tiyatromuzun içinde yer alıyor. Dolayısıyla çok az sahne bizim evimiz gibidir; burası 80 yıllık mazisiyle bizim evimiz olmuştur. Ustalarımızdan genç kuşağa bu geleneği sürdürmek, bu geleneğin bir parçası olarak, bu güzide mekânda sahneye çıkmak, hepimiz için en başta onur ve büyük bir heyecandır.
– Oyunları neye göre ve nasıl belirliyorsunuz?
Her zaman Harbiye Açık Hava Tiyatrosu yaz repertuvarını özenle seçeriz. Oyunlarımızı özellikle müzikal ve komedi tarzında seçmeye gayret ediyoruz. Çünkü bu mekânın büyüklüğü, seyircinin sahne ile mesafesi her zaman bizim prodüksiyonlarımızı bu ölçekte düşünmemize neden oluyor. Elbette söylemeden edemeyeceğim, seyircimiz için de Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda bir oyun seyretmek, her zaman özel olmuştur. Yaz oyunlarını iple çekerler, çok önceden biletlerini alırlar. Her sene olduğu gibi bu sene de öyle oluyor. Tek kıstasımız, seyircilerimizi, sezonda olduğu gibi yaz oyunlarında da güzel ağırlamak ve mutlu uğurlamak. Bu ustalarımızın da bir düsturudur.
– Son birkaç yıldır aslında pandemi sonrası kültür sanat sezonu yazın da devam ediyor. Biz seyircilerin Şehir Tiyatroları’nın oyunlarını yazın da daha sık seyretmemiz neden mümkün olmuyor?
Pandemi zamanı, dijital yayınlarımız, oyun gösterilerimiz, çevrimiçi atölyelerimizle oldukça yoğun bir dönem geçirdik. Sonrasında, seyircimizin tiyatroya büyük bir teveccühle yöneldiğini gördük. Ve repertuvarımızı klasik oyunlarla zenginleştirdik. İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun geleneğinde olabildiğince fazla oyun oynamak her zaman olmuştur. Ustalarımız büyük yaz turneleriyle Anadolu’yu arşınlamış. Biz de onların izinde, seyircimizle buluştuğumuz her anı kıymetli buluyoruz. Oyun oynamak, bizim için her zaman bir şölen olmuştur. İşimiz, mesleğimiz bu.
KISA BİR ARA, HAZIRLIK…
Yaz dönemi aslında bizim en yoğun dönemimiz. Bu yıl, sezonumuzu haziran ayının ortalarında kapatabildik. Çok kısa bir aranın ardından, bir sonraki sezonun hazırlıkları başlıyor haliyle. Oyun seçiminden provalara uzanan çok yoğun bir dönemi bu kısacık yaz arasında yapabiliyoruz.
Buna rağmen, yaz oyunlarımız başta olmak üzere, gerçekleştirdiğimiz yurtiçi ve yurtdışı turnelerimizle, yine belirli bir yoğunluk yaşıyoruz. Gönül ister ki daha fazla seyircimizle buluşalım. Ancak tiyatronun malzemesi insan. İnsan, çok değerli. Hele ki sahnede duygularıyla, bedeniyle var olan oyuncu insanı düşündüğümüzde, yaz dönemindeki kısacık aranın biz oyuncular, teknik arkadaşlarımız bakımından ne kadar önemli olduğu aşikârdır.
PERDE HANGİ OYUNLA AÇILACAK?
İşsever: “Perdelerimizi her zaman olduğu gibi seyircimizin büyük teveccüh gösterdiği oyunlarımızla açacağız. Bizim için sezon açılışları her zaman özel olmuştur. Ancak repertuvarında 53 oyunu olan ve bunların çoğu kapalı gişe seyirciyle buluşan bir tiyatronun vakarıyla davranmak durumundayız. Ayrıca kamu kaynağı kullandığımız için, heveskâr bir şekilde, yeni oyun koymak için bir acelemiz yok. Biz bir ödenekli sanat kurumu olarak her zaman seyircimizin nabzını tutarız. Ustalarımız da böyle yapmış. Bir oyun seyircisi bitmeden repertuvardan kalkmamış. Biz de öyle davranıyoruz.”
BİR KOMEDİ BİR MÜZİKAL
İşsever: “Yaz oyunları aynı zamanda bizim bir önceki sezonumuzun bitişi anlamına da geliyor. Bu bakımdan, geçtiğimiz sezon kapalı gişe oynayan iki oyunumuzu, üç seans olarak Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda buluşturuyoruz. Engin Alkan’ın, Musahipzade Celal’in üç oyunundan uyarlayıp yönettiği, Haramiler, sezon boyunca yoğun bir seyirci ilgisiyle karşılaştı. Müziğin, dansın, mizahın, hicvin birlikte olduğu, seyirlik bir oyunu seyircimizle buluşturmaktan son derece mutluyuz. Yine sezon boyunca kapalı gişe oynayan Lerzan Pamir’in yönettiği Yoldan Çıkan Oyun, kendini çoktan ispatlamış bir komedi. Oldukça güzel bir şekilde sahneleniyor ve seyircimiz bu oyunumuzu da çok beğendi. Bu oyunumuz da tadına doyum olmaz bir komedi performansıyla, Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda iki seans olarak seyircimizle buluşacak. “
YENİ SEZON: ÜÇ YENİ OYUN İLE BAŞLIYOR…
İşsever: “Size üç yeni oyunumuzun müjdesini verebilirim. Ahmet Kutsi Tecer’in Köşe Başı oyunu, şu an provalarına başladı. Bu oyun, bugün özellikle büyük şehirlerde artık kaybettiğimiz bir mahalle panoramasında geçiyor. Ve bizim için daha büyük bir önemi var; ustalarımız ve genç kuşak oyuncularımız, bu oyunda birlikte sahneye çıkıyor. Hakan Altıner’in yönettiği oyunumuzun kadrosu şimdilik sürpriz kalsın ancak ustalar geçidi olacağını söyleyebilirim. Yine Burçak Çöllü’nün yazdığı, Yiğit Sertdemir’in yönettiği Hayalinin Hayali isimli oyunumuz, geleneksel tiyatro formunda, Ege’nin iki yakasında bir adada bir dostluk hikâyesini sahneye taşıyor. Bu oyunumuz da provalarına başladı. Yine Alman Grips Tiyatro anlayışının özgün metinlerinden Rainer Hachfeld’in yazdığı Ketçaplı Spagetti isimli çocukgençlik oyunumuz da aile, sorumluluk, bağımsızlaşma ve yetişkinlerin korumacı tavrı arasında gerçekçi bir yerden çocuklarımızla buluşacak. Bu oyunumuzun da provaları devam ediyor. Seyircilerimizi yaz oyunlarımız başta olmak üzere, “Hazır mıyız?” mottosuyla açıklayacağımız iki yıllık repertuvar ve repertuvarımızdaki 53 oyunumuzla birlikte, tiyatro salonlarımıza davet ediyorum. 1914 yılında kurulan ve 112. yaşını idrak eden tiyatromuz, her zaman uzun soluklu sanat maratonlarına aşinadır.”
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

