Fransa’da aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN), iktidara gelmesi halinde Müslüman kadınların başörtüsü kullanımını yasaklamayı planlıyor. Marine Le Pen’e yakın isimlerden milletvekili Jean-Philippe Tanguy, yasağı ihlal eden kadınlara para cezası uygulanacağını söyledi.
Tanguy, pazar günü BFMTV’ye yaptığı açıklamada, “İslamcı ideolojiyle elbette mücadele edeceğiz ve başörtüsü kullanımını yaptırıma tabi tutacağız” dedi. RN partisinin önde gelen isimleri, daha önce yaptıkları açıklamalarda da başörtüsünün kamusal alandan tamamen silinmesini istediklerini ifade etmişlerdi.
Tanguy, RN’nin 2027’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde iktidara gelmesi durumunda, kamusal alanda başörtüsü takmaya devam eden kadınlara karşı çıkarılması planlanan yasa kapsamında para cezası uygulanacağını söyledi. Milletvekili akıllara zarar bir benzetme yaparak, cezayı otomobilde emniyet kemeri takmayanlara uygulanan para cezalarına benzetti.
Aşırı sağcı Marine Le Pen, 2017 ve 2022 yıllarında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ikinci tura kalmayı başarmış, ancak iki seçimde de Emmanuel Macron’a kaybetmişti.
Fransa’da başörtüsü konusunda mevcut durum nedir?
Fransa’da kamu kurumları dışında başörtüsüne ilişkin bir yasak bulunmuyor. Kamu kurumlarında da hizmet verenler ile hizmet alanlar arasında bir ayrım bulunuyor. Devlet memurları ve kamu kurumlarında çalışan personel için “tarafsızlık” ilkesi kapsamında dini aidiyeti gösteren işaretler kullanmak yasak olduğu için başörtüsü veya başka dini semboller kullanılamıyor. Kamu hizmeti almak için devlet kurumlarına giden kişiler için böyle bir sınırlama yok.
Dini sembollere ilişkin yasak ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri için de uygulanıyor. Üniversite öğrencileri için ise kıyafet ve semboller konusunda bir kısıtlama bulunmuyor.
Marine Le Pen referandum kozunu oynamayı planlıyor
Başörtüsünün kamusal alanda yasaklanması, Marine Le Pen’in daha önceki seçim programlarında yer almış ama parti içerisinde görüş ayrılıkları oluşmuştu. Tanguy, bu konudaki kararın artık kesinleştiğini belirterek, önerinin Fransız toplumunda geniş destek gördüğünü ileri sürdü.
Aşırı sağcı siyasetçi, “Fransız kadın ve erkeklerin yüzde 60 ila 70’i bu öneriyi destekliyor” iddiasında bulunarak, başörtüsünün yalnızca bir kıyafet tercihi olmadığını, bunun arkasında “Fransa’nın yıllardır savunduğu değerlere aykırı bir ideoloji” bulunduğunu savundu.
Öte yandan, Marine Le Pen Anayasa’nın pek çok hükmünü ihlal etme potansiyeli taşıyan böyle bir yasağın Anayasa Konseyi tarafından geri çevrilmesini engellemek adına referanduma gitmeyi düşünüyor.
Referandum, yasağın iptal edilmesini engelleyebilir mi?
Anayasa Konseyi, referandumu “ulusal egemenliğin doğrudan ifadesi” olarak değerlendiriyor ve bu şekilde kabul edilen yasaları denetlemiyor. Le Pen, Konsey’in içtihadından faydalanmak istese de konu bu kadar basit değil.
Zira, Fransa Anayasası’nın 11. maddesi, referanduma gidilebilecek alanları sınırlıyor. Hukukçular, kamusal alanda başörtüsü yasağı gibi bir konunun 11. maddenin çizdiği sınırların dışında kaldığını belirtiyor. Ayrıca Konsey, referanduma götürülmesi planlanan yasa teklifine ilişkin denetim yapabiliyor.
Fransa, aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin başörtüsü yasağı kapsamında gelecek olası ihlal başvurularında, din ve vicdan özgürlüğü ile ayrımcılık yasağının ihlal edildiği yönünde karar vermesine kesin gözüyle bakılıyor. Fransa, diğer tüm üye ülkeler gibi AİHM kararlarına uymak zorunda.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

