John F. Kennedy, 1961’de ABD başkanı olarak göreve başladığında Normandiya Çıkarması’nın eski başkomutanı Eisenhower’a askeri operasyonunun başarısını sordu, general basitçe “Müttefiklerin Almanlardan daha iyi meteorologları vardı” yanıtını verdi.
Hava koşullarının doğru hesaplanması, harekâtın başarısında en önemli unsurdu. Haziran 1944’te Churchill’in en güvendiği meteorolog Albay James Stagg, hamile eşini evde bırakarak Eisenhower’ın karargâhına gelir. Hava tahmincileri arasında rekabet başlar. ABD’li Krick, geçmişteki benzer olaylara dayandırdığı analoji yönetemini kullanır, inatçı, uzlaşmaz Stagg bilimsel verileri sonuna dek izler. Yönetmen Anthony Maras (Otel Mumbai) yazar David Haig’in Pressure (Baskı/2012) oyununu sinemaya uyarladı.
Dramatik gerilim bilim insanlarının ofisi, müttefik ordusunun strateji odasında geçer. Tarihin en büyük deniz çıkarmasından önceki 72 saatte meteorologla general zorlu bir seçimle karşı karşıya kalır. İskoç James Stagg, tüm komutanlara meydan okur, 5 Haziran için anormal derecede değişken koşullar, dev dalgalar, sağanak yağmur, sıfır görüş mesafesi öngörür, orduya “Doğanın gazabıyla karşılacaksınız” der. 6 Haziran içinse bir durgunluk tespit eder, Eisenhower, Stagg’a güvenir.
KORKUNÇ GERÇEKLER
Yönetmen Anthony Maras’ı bilinmeyen kahramanların öyküsü hep etkiledi. Bu gerçek öykü 1944’te savaş zamanında geçiyor olabilir; özünde, hayatımızın en zor kararlarını nasıl verdiğimizle, iktidara karşı gerçeği söylemek, inançlarımızın arkasında durma cesaretine sahip olmakla ilgili. Stagg duymak istemediklerini bilse bile üstlerine duymaları gerekenleri, korkunç gerçekleri söyler. Aynı zamanda insanlığın doğayla olan ilişkisini de vurgular.
Maras, olaylardan çok insanlara odaklanarak hikâyesini anlatır. Yavaş hareket eden bir hava sistemi etrafında içgüdüsel bir gerilim yaratır, her sahnede gerilimi ustaca artırır.
Derin karakter analizi, senaryoyu yazar Haig’le birlikte yazması, olağanüstü performanslar, titiz yapım tasarımları, özgün dönem detayları, renklendirilmiş arşiv görüntüleri filmin atmosferini güçlendirir.
James Stagg rolünde Andrew Scott, General Eisenhower’da Brendan Fraser, sekreter Teğmen Kay Summersby’de Kerry Condon, General Montgomery’de Damian Lewis etkileyici oyunculuklar sunarlar.
İNSANLAR DİNOZORLARA KARŞI
David Robert Mitchell, It Follows (Peşimdeki Şeytan/2014), Under the Silver Lake (Gölün Altında/2018) filmlerinden sonra bir yerin normal yaşamını altüst eden olay örgüsünü, kentsel kâbusları kenara bırakıp Amerikan hayal gücünün simgesi olan banliyö konutlarını ele alır.
Yıl 1982, ABD’de sakin bir banliyö (Peşimdeki Şeytan/2014) mahallesindeyiz.
Eğlenceli bir günün ardından gece çok garip olaylar olur, büyük bir ışık hüzmesi, sis banliyöyü sarar. Platt ailesi sabah uyandığında Oak Caddesi’nin bilinmeyen bir bölgeye, başka bir zamana (240 milyon yıl öncesi) taşındığını fark eder: Hava çok sıcaktır; elektrik, su, iletişim yoktur, tropik dev ağaçlar her yeri sarmıştır. Bu kozmik olayın karşısında güncel sorunlarını unutan aile hayatta kalabilmek için birlikte hareket eder.
Gerilimle bilimkurguyu 80’lerin estetiğiyle harmanlayan yönetmen belirsizliği, huzursuzluğu her an duyumsatır. Aksiyon, gerilim, dram, komedi içeren filmde 80’lerin sinemasal anlatım dili zoomlar, çift odaklı çekimler, geniş planlar, renk paleti vardır.
Anne Hathaway, Ewan McGregor, Maisy Stella, Christian Covery’nin oynadığı Oak Caddesi’nin Sonu, Steven Spielberg’in dinozor filmlerine saygıda bulunur. Türün hayranları için benzersiz bir yapım.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

