Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın anketine göre firmaların yüzde 62’si 2026’nın ilk yarısında çalışan sayısını azalttı. Çalışan sayısını azaltan firmaların yüzde 56’sını, 10 ve üzerinde personeli bulunan işletmeler oluşturdu. Sanayicilerin yüzde 55’i yılın ikinci yarısında ekonomik koşulların daha da kötüleşmesini beklerken, yatırım planlayanların oranı yüzde 38’de kaldı. Yüksek hammadde ve iş gücü maliyetleri ile döviz kurundaki belirsizlik işletmelerin önündeki başlıca engeller oldu. Firmaların yüzde 30’u ise Türkiye’nin öncelikli çözüm alanı olarak adalet sistemine güvenin güçlendirilmesini gösterdi. Firmaların büyük bölümünün çalışan sayısını azaltması, sanayideki maliyet ve finansman baskısının artık doğrudan istihdama yansıdığını gösteriyor.
Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın üyeleri arasında gerçekleştirdiği Ekonomik Değerlendirme Anketi, sanayicinin 2026’nın ilk yarısında üretim, istihdam ve yatırım kararlarında frene bastığını ortaya koydu. Ankete katılan işletmelerin yüzde 62’si çalışan sayısını azalttığını bildirdi. Ekonomim’de yer alan habere göre EBSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Metin Akdaş, iş gücü maliyetlerinin enflasyonun üzerinde artmasının ve firmaların geleceğe ilişkin öngörüde bulunmakta zorlanmasının istihdamı olumsuz etkilediğini söyledi. Sanayicinin yılın geri kalanına ilişkin beklentileri de zayıf kaldı. Firmaların yüzde 55’i 2026’nın ikinci yarısında ekonomik koşulların daha da kötüleşeceğini öngörürken, iyileşme bekleyenlerin oranı yüzde 45 olarak ölçüldü. Yılın ikinci yarısında yatırım yapmayı planlayan işletmelerin oranı ise yüzde 38’de kaldı.
Akdaş, anket sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Üyelerimizin yüzde 55’i 2026 yılının ikinci yarısında ekonomik koşulların daha da kötüleşeceğini öngörüyor. İyileşme bekleyenlerin oranı ise yüzde 45 seviyesinde. Aynı dönemde yatırım planlarını hayata geçirmeyi düşünen firmaların oranı sadece yüzde 38’de kaldı.”
Yüksek maliyet en büyük sorun
Firmaların yılın ilk yarısındaki faaliyetlerini olumsuz etkileyen başlıca sorun yüksek maliyetler oldu. İşletmelerin yüzde 21,2’si hammadde maliyetlerini en önemli engel olarak gösterdi. Döviz kurlarındaki belirsizlik ve kur seviyesinin yetersiz olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 16,4, iş gücü maliyetlerindeki artışı öne çıkaranların oranı ise yüzde 15,7 oldu. Yılın ikinci yarısına ilişkin en büyük risk olarak döviz kurlarının baskılanmaya devam etmesi gösterildi. Firmaların yüzde 28,8’i kur politikasını en önemli risk olarak değerlendirirken, yüzde 19,1’i yüksek kredi faizlerinin sürmesini veya artmasını, yüzde 15’i ise iç talepteki yavaşlamayı öne çıkardı.
Jeopolitik gelişmeler de ihracatçı firmaları etkiledi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından işletmelerin yarısından fazlası ihracatında gerileme yaşadığını bildirdi. Anketin dikkat çeken sonuçlarından biri de sanayicilerin ekonomi dışındaki öncelikleri oldu. Firmaların yüzde 30’u adalet sistemine güvenin güçlendirilmesini Türkiye’nin öncelikli çözüm alanı olarak gösterdi. Yatırım ortamının iyileştirilmesini isteyenlerin oranı yüzde 22, piyasa ekonomisinin işleyişine yönelik müdahalelerden kaçınılmasını isteyenlerin oranı ise yüzde 19 oldu. Akdaş, “Firmalarımızın yüzde 30’u adalet sistemine güvenin güçlendirilmesini öncelikli konu olarak görüyor. Bunu yüzde 22 ile yatırım ikliminin iyileştirilmesi, yüzde 19 ile piyasa ekonomisinin işleyişine yönelik müdahalelerden kaçınılması takip ediyor.” dedi.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

