Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün’ün tutuklu yargılandığı “siyasal casusluk” davasında duruşma devam ediyor. Duruşma savcısı, dosyada “siyasal ve askeri casusluk şüphesine ilişkin somut deliller bulunduğu” gerekçesiyle 4 sanığın tutukluluk hallerinin devamını istedi. Merdan Yanardağ ise iddianamenin, siyasi parti faaliyetlerini ve muhalefeti suç gibi gösterdiğini savundu. Yanardağ, Hüseyin Gün’ün ifadesinde yer almadığını söylediği “medya ayağı” iddiasını mahkeme önünde Gün’e sordu; Gün, “Yok!” yanıtını verdi.
Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün’ün “siyasal casusluk” suçlamasıyla tutuklu yargılandığı davaya Silivri’de devam ediliyor. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada savcı, ara mütalaasını açıkladı. Savcı, “siyasal ve askeri casusluk şüphesine ilişkin somut deliller bulunduğu” gerekçesiyle dört sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi. Mahkemenin önceki celsede BTK, Emniyet ve MİT’ten istediği kritik dijital delillere ilişkin ek raporların ise henüz dosyaya ulaşmadığı belirtildi.
İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir, aynı gün görülen diploma davasındaki beklenen evrakın mahkemeye ulaştığını belirterek müvekkilinin önce o duruşmaya katılmasını talep etti. Mahkeme heyetinin kabulü üzerine İmamoğlu, diploma davasındaki işlemler için salondan ayrıldı. Duruşmada savunma yapan Merdan Yanardağ, iddianamenin siyasi parti faaliyeti, seçim çalışması ve muhalefet yapmayı suç gibi gösterdiğini savundu. Yanardağ, “Bu davadan bir ceza çıkarsa Türkiye’deki herkes casusluktan yargılanabilir. Bu anlayışa göre sosyal medya araştırması yapan firmalar, siyasi partiler ve mevcut iktidara karşı muhalefet yapmak suç demektir.” dedi.
Hangi yabancı devlete hangi gizli belgeyi vermişiz?
Merdan Yanardağ, iddianamede hangi yabancı devlet ya da istihbarat örgütü adına çalışıldığının ve hangi gizli belgenin ele geçirildiğinin somut biçimde ortaya konulmadığını söyledi. Yanardağ, “Bu iddianame diyor ki casusluk için yabancı bir devlete veya istihbarat örgütüne gerek yok. Böyle bir şey olabilir mi?” ifadelerini kullandı. Yanardağ, iddianamede Hüseyin Gün’ün kendisini “siyasal casusluk örgütünün medya ayağında yer alan kişi” olarak gösterdiğini belirterek Gün’e doğrudan soru yöneltti. Gün, Yanardağ’ın “Böyle bir ifadeniz var mı?” sorusuna “Yok!” yanıtını verdi.
İddianamede, Hüseyin Gün’ün dijital materyallerinde İBB veri tabanına ait olduğu ileri sürülen veriler üzerinden çok sayıda yurttaşın kişisel bilgilerine erişildiği öne sürülüyor. Savcılık, bu verilerin Necati Özkan aracılığıyla temin edildiğini, belediyeye ait bazı e-posta adresleri ve şifrelerin “Ostin” adı verilen dijital ortama aktarıldığını; veriler üzerinden yabancı istihbarat servisleriyle bağlantılı analizler yapıldığını iddia ediyor.
İddianameye göre bu faaliyetlerin amacı, 2019 yerel seçimlerini İmamoğlu lehine manipüle etmek, İmamoğlu’nun seçimi kazanmasını sağlamak ve İstanbul üzerinden Türkiye siyasetinde etkili hale gelmekti. Savcılık, İmamoğlu, Özkan, Yanardağ ve Gün’ün “siyasal casusluk” suçundan 15 yıldan 20’şer yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep ediyor. Savunma tarafı ise suçlamaların somut teknik verilerle desteklenmediğini, hangi bilginin devlet sırrı sayıldığının, hangi yabancı devlete aktarıldığının ve sanıklar arasındaki suç ilişkisi zincirinin ortaya konulmadığını savunuyor. Dava, savcılığın tutukluluk talebine karşı sanıklar ve avukatlarının beyanlarıyla sürüyor.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

